Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Toplumların bir problemi algılayamamasına neden olan en yaygın koşul belki de, yukarıdan aşağıya geniş dalgalanmalarla gizlenen yavaş bir trendin oluştuğu durumdur. Modern zamanların bu konudaki en birincil örneği, küresel ısınmadır. Bugün, dünya çapında sıcaklıkların, büyük oranda insanların yol açtığı atmosfer değişiklikleri sebebiyle son birkaç on yıldır yavaş yavaş arttığını biliyoruz. Öte yandan iklim her yıl, bir önceki yıla göre tam olarak 0,01 derece sıcak olmuyor. Sf. 534

    Orta Çağ Grönlandlıları da iklimlerinin giderek daha soğuduğunu anlamakta benzer zorluklar yaşamışlardı ve Maya ve Anasazi toplumları kendi iklimlerinin kuraklaştığını anlayamamışlardı. Sf. 534

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir problemi, oluştuktan sonra hâlâ algılayamamanın bir diğer yaygın sebebi, büyük toplumlar ya da işletmelerde sıkça görülebilen uzak yöneticilerdir. Örneğin bugün Montana’nın en büyük özel arazi sahibi ve kereste şirketi eyalet içinde değil dört yüz mil ötedeki Seatde’da bulunmaktadır. Sf. 533, 534

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir toplumun bir problemi gerçekleşmeden önce öngörmesi ya da öngörmemesinin ardından, yol haritamdaki ikinci durakta, gerçek manada oluşmuş bir problemi algılama ya da algılayamama konusu var. Bu tür başarısızlıkların en az üç sebebi bulunuyor ve bunların tümü iş dünyasında ve akademide yaygın olarak görülüyor.

    Birincisi, bazı problemlerin kökenleri gerçek anlamda fark edilemez oluyor. Örneğin toprak verimliliğini sağlayan besleyiciler gözle görülmez ve ancak modern zamanlarda kimyasal analiz yoluyla ölçülebilir hale gelmiştir. Sf. 533

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 533) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yanlış analoji yoluyla mantık üretmeye verilebilecek trajik ve meşhur bir modern vaka, II. Dünya Savaşı için hazırlık yapan Fransız ordusuna aittir. I. Dünya Savaşı’nın dehşetli katliamlarının ardından, Fransa, kendisini bir başka Alman işgali olasılığına karşı koruma ihtiyacı hissediyordu. Sf. 532

    Ne var ki I. Dünya Savaşı’nda yenilen Alman ordu subayları farklı bir stratejinin gerekli olduğunu görmüşlerdi. Alman ordusu, saldırıların ön hattına piyadeleri değil tankları yerleştirdi, tanklar ayrı zırhlı birliklere yerleştirdi, önceden tanklar için uygun olmadığı düşünülen ormanlık alandan geçerek Maginot Hattı’nı aştı ve Fransa’yı sadece altı hafta içinde yenilgiye uğrattı. Sf. 532, 533

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 532, 533) kitabından birebir alınmıştır.

  • O örnekte Mayalar, yazı kullanıyorlardı ancak hava raporlarından ziyade kralların yaptıkları işleri ve astronomik olayları kaydettikleri için 3. yüzyılda yaşanan kuraklık, Mayaların 9. yüzyıldaki kuraklığı tahmin etmelerine yardımcı olamamıştı. Sf. 531

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 531) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ayrıca şu soruyu da yönelttiler: insanlar ne sıklıkla kasten ya da en azından olası sonuçlarını bilerek ekolojik zararlara yol açıyorlar? İnsanlar ne sıklıkla bunu hiç istemeden ya da cehaletten yapıyorlar? Sf. 528

    Toplumların feci kararlar aracılığıyla kendilerini neden yok ettiği sorusu, yalnızca benim UCLA’daki lisans öğrencilerimi değil, profesyonel tarihçileri ve arkeologları da şaşırtıyor. Sf. 528

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 528) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğitim, farklı roller oynadıkları düşünülen iki tür katılımcıyı içeren bir süreçtir: öğrencilere bilgi aktaran öğretmenler ve öğretmenlerden bilgi edinen öğrenciler. Aslında her açık fikirli öğretmen, eğitimin aynı zamanda, öğretmenlerin varsayımlarına meydan okuyarak ve öğretmenlerin daha önce aklına gelmeyen soruları sorarak öğretmenlere bilgi aktaran öğrencileri de içerdiğini keşfeder. Sf. 527

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok Avustralyalı, ülkelerinin Asyalı komşularına kıyasla çok az nüfusa sahip olması dolayısıyla tehlike altında olduğu ve bütün boş arazileri hızla doldurmadıkları takdirde olası bir Endonezya işgali için cazip bir hedefe dönüşebileceği sonucuna vardı. Bu nedenle, 1950’ler ve 1960’larda bir kamu politikası olarak göçmenleri ülkeye davet etme programı başlatıldı.

    Bu program, ülkenin eski Beyaz Avustralya politikasının terk edilmesini gerektiriyordu. Bu politikaya göre (1901’de oluşturulan Avustralya devletinin ilk yasalarından biri) göç, Avrupa kökenli olmak şöyle dursun, sadece Britanya ve İrlanda kökenli insanlara açıktı. Resmî hükümet yıllığına göre, “Anglo-Kelt kökenli olmayan insanları düzeltmek mümkün olmayabilirdi.” Sf. 498, 499

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 498, 499) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çiftçiler topraktaki ve toprak altındaki yabani otları temizledikten sonra çıplak kalan toprak dış etkilere açık hale geliyor. Çiftçilerin ektiği ürünler olgunlaşmazsa toprak yabani otlardan dahi mahrum kalmış oluyor ve erozyon meydana geliyor. Dolayısıyla, Avustralya yağmurlarının tahmin edilemez doğası, kısa vadede ürün yetiştirmeyi pahalı kılıyor ve uzun vadede erozyonu artırıyor. Sf. 484

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 484) kitabından

  • Üçüncü sonuç beni oldukça şaşırttı ve okurların da şaşıracağını sanıyorum. Balık sahalarının toprak verimliliğine ihtiyaç duyduğunu düşünmüyor olabilirsiniz: Sonuçta balıklar nehirlerde ve okyanuslarda yaşar, toprakta değil. Ne var ki, nehirlerdeki tüm besleyiciler ve okyanusların kıyı şeridi yakınlarındaki besleyicilerin en azından bir kısmı, nehirlerin taşıdığı ve okyanusa sürüklenen topraklardan geliyor. Dolayısıyla Avustralya’nın nehirleri ve kıyı suları da görece verimsiz olduğundan, Avustralya balık sahaları da aynen tarım alanları ve ormanları gibi hızla tüketiliyor. Sf. 481

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 481) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çin, dünya eğitim masraflarının yalnızca %1’ini harcamaktadır. Sf. 473

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çinli liderler, insanların doğaya hükmedebileceğine ve bunu yapması gerektiğine, çevresel tahribatın yalnızca kapitalist toplumları etkilediğine ve sosyalist toplumların bundan muaf olduğuna inanıyorlardı. Sf. 470

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 470) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çin ile diğer ülkeler arasındaki bir diğer alışveriş, iki misli zarara yol açan bir ithal malı; ormansızlaşmaya yol açan kereste ithalatıdır. Çin, kereste tüketiminde dünya üçüncüsü konumunda çünkü ülkenin kırsal alanlarında yakacak olarak %40 oranında odun kullanılıyor. Sf. 468

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 468) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ekonomik etkilere yol açan bir başka Çin türü ise, giderek daha fazla ithal edilen Homo sapiens. Örneğin bugün Avustralya’daki yasal göç kaynaklarından biri olarak Çin üçüncü sıraya yükseldi. Pasifik Okyanusu’nu geçerek ABD’ye kadar ulaşan yasal ve yasa dışı göçmenlerin sayısı da kayda değer miktardadır.

    Bir yandan bilerek ya da bilmeyerek ihraç edilen Çin böcekleri, tatlı su balıkları ve insanları denizaşırı ülkelere gemi ya da uçaklarla ulaşırken, bir yandan da başka ürünler atmosfere salınıyor. Birinci Dünya ülkelerinin 1995’te koyduğu yasakların ardından, Çin kloroflorokarbon gibi ozon delici gazların en büyük üreticisi ve tüketicisi konumuna yükseldi. Çin bugün dünya karbondioksit emisyonunun %12’sinden sorumlu ve bu küresel ısınmada başlıca bir rol oynuyor. Mevcut trendin devam etmesi halinde emisyonlar Çin’de yükseliyor, ABD’de sabit durumda, diğer yerlerde düşüyor. Çin karbondioksit emisyonlarında dünya lideri olarak 2050 itibarıyla dünya toplamının %40’ından sorumlu hale gelecek. Çin hâlihazırda sülfür oksit üretiminde dünya lideri ve ABD’deki üretimi ikiye katlamış durumdadır. Sf. 468

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 468) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birtakım Birinci Dünya ülkeleri çöp dağlarından kurtulmak için, işlenmemiş çöpleri, toksik kimyasallar içeren atıkları kabul etmesi karşılığında Çin’e para ödüyor. Ayrıca Çin’in giderek genişleyen imalat ekonomisi ve endüstrileri, yeniden dönüştürülebilir ucuz ham madde kaynakları olarak kullanılabilecek çöpleri/hurdaları alıyor. Basit mallardan bir örnek vermek gerekirse Eylül 2002’de Zhejiang şehrinin gümrük ofisinde ABD’den gelen, hurda elektronik ekipmanlardan ve kırık ya da eski renkli televizyon setleri, bilgisayar monitörleri, fotokopi makineleri ve klavyeler gibi parçalardan oluşan dört yüz tonluk bir “elektronik çöp” kaydı yapıldı. Sf. 466

    1998 ile 2002 arasında ise Hong Kong üzerinden Çin’e gönderilen Birinci Dünya çöpleri yıllık iki milyon üç yüz bin tondan üç milyon tonun üzerine yükseldi. Bu rakamlar, Birinci Dünya’dan Çin’e yapılan doğrudan kirlilik transferini yansıtıyor.

    Çöpten daha vahim konular da var. Bir yandan pek çok yabancı şirket Çin’e gelişmiş teknoloji transfer ederek Çin’in çevresine katkıda bulunuyor olsa da, pek çok diğer şirket artık kendi ülkelerinde yasa dışı sayılan teknolojiler de dâhil olmak üzere kirlilik yoğunluklu endüstrileri Çin’e transfer ederek çevreyi tahrip etmeye devam ediyor. Sf. 467

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 466, 467) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu plan, ülke arazilerinin yarısından fazlasını kapsıyor ve Çinli liderler tarafından ulusal gelişimin anahtarı olarak görülüyor. Sf. 463

    Daha ciddi maliyetler arasında kum ve toza karşı Pekin’i koruması için ağaçlardan oluşturulan ve altı milyar dolar maliyeti olan “yeşil duvar” var. Sf. 464

    Çinli kentlilerin kanlarındaki ortalama kurşun seviyesi, dünyanın diğer yerlerinde tehlikeli derecede yüksek sayılan ve çocukların zihinsel gelişimini riske atan seviyelerin neredeyse iki katı düzeyinde. Sf. 464

    Örneğin ormansızlaşma, aşırı otlatma, erozyon ve kısmen insan kaynaklı kuraklıklar sonucu daha fazla toprak çorak hale geldikçe toz fırtınalarının da sıklığı ve şiddeti artıyor. MÖ 300 ile MS 1950 yıllan arasında toz fırtınaları Kuzeybatı Çin’i ortalama olarak otuz bir yılda bir kez vururdu. 1950 ile 1990 yılları arasında yirmi ayda bir, 1990’dan beri de neredeyse her yıl vurmaya başladı. Sf. 465

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 464, 465) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çin’de şu anda sürmekte olan dünyanın en büyük inşaat projelerinin tamamının ciddi çevresel problemlere yol açması bekleniyor. Yangtze Nehri üzerine yapılan Üç Boğaz Barajı’nın, 1993’te yapımına başlanan ve 2009’da bitirilmesi planlanan, dünyanın en büyük barajıdır, otuz milyar dolarlık finansal maliyeti, milyonlarca insanı yerinden eden toplumsal maliyeti ve toprak erozyonu ve büyük bir ekosistemin bozulmasına sebep olan çevresel maliyetleriyle, elektrik, sel kontrolü ve gelişmiş navigasyon sağlamayı amaçlıyor. Sf. 463

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 463) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1958-1965 yılları arasındaki Büyük İleri Atılım döneminde, fabrikaların sayısında kaotik bir artış (yalnızca 1957-1959 arasındaki iki yıllık dönemde dört misli artış!) görüldü ve buna (etkisiz çelik üretimi için gerekli yakıtı sağlamak için) daha da fazla ormansızlaşma ve kirlenme eşlik etti. 1966-1976 Kültür Devrimi süresince fabrikaların savaş durumunda hassas olabileceği düşünülen kıyı bölgelerinden alınıp derin vadilere ve yüksek dağlara taşınmasıyla birlikte kirlilik daha da yayıldı. 1978’de ekonomik reformun başlamasından itibaren, çevresel tahribat artmaya ya da hızlanmaya devam etti. Sf. 458

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 458) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çin’in nüfus eğilimlerindeki bahse değer bir başka özellik de hızlı kentleşmedir. Çin’in toplam nüfusu, 1953’ten 2001’e kadar “sadece” iki katına çıktı; kentli nüfusun oranı ise %13’ten %38’e fırladı. Dolayısıyla kentli nüfus yedi kat artarak yaklaşık yarım milyara ulaştı. Şehirlerin sayısı beş misli artarak yaklaşık yedi yüz oldu ve mevcut şehirler de yüzölçümü olarak büyüdü.

    Çin’in ekonomisi için yapılabilecek en özlü tanım şudur: “Büyük ve hızlı büyüyor.” Çin, dünyanın en büyük kömür üreticisi ve tüketicisidir, dünya toplamının dörtte birini oluşturmaktadır. Ayrıca en büyük çelik, çimento, akuakültürle üretilen gıda ve televizyon setleri üreticisi, tarımsal malçlama filmlerinin en yaygın kullanıcısı, ikinci en büyük elektrik ve kimyasal tekstil üreticisi ve üçüncü en büyük petrol tüketicisidir. Son yirmi yıl içinde çelik, çelik ürünleri, çimento, plastik ve kimyasal elyaf üretimi sırasıyla beş, yedi, on, on dokuz ve otuz misli artarken, çamaşır makinesi üretimi de otuz dört bin misli arttı. Çin dünyanın en büyük gübre üreticisi ve tüketicisi konumuyla, dünyada kullanılan gübrenin %20’sini üretiyor ve 1981’den bu yana gübre kullanımındaki küresel artışın %90’ından sorumludur. Bunun nedeni, şu anda kendi gübre kullanımının beş misli artmış olmasıdır. Bu oran, dekar başına dünya ortalamasının üç katı büyüklüğündedir. Dünyanın ikinci en büyük böcek ilacı üreticisi ve tüketicisi olan Çin, dünya toplamının %14’ünden sorumludur ve böcek ilaçları konusunda net ihracatçı konumundadır. Sf. 456

    Çin taşımacılık ağı ve araç filosu patlama derecesinde çoğaldı. 1952 ve 1997 arasında demir yolları, otoyollar ve hava yollarının uzunluğu sırasıyla iki, beş, on ve yüz sekiz misli arttı. Motorlu araçların sayısı (genelde kamyon ve otobüsler) 1980 ile 2001 arasında on beş kat, otomobillerin sayısı yüz otuz kat arttı. 1994’te, motorlu taşıtların sayısının dokuz misli artmasının ardından, Çin otomobil üretimini dört sacayağı endüstrisinden biri haline getirmeye karar verdi. Sf. 457

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 456, 457) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ülkenin eğitim sisteminde Trujillo’ya şükran belirtme telkinleri yapıldı ve her çeşmenin başına “Suyumuzu Trujillo veriyor” şeklinde teşekkür yazıları asıldı. Sf.428

    30 Mayıs 1961’de, gece geç saatlerde yanında koruma olmadan, özel şoförüyle metresini ziyarete giderken, Trujillo tuzağa düşürüldü ve dramatik bir kovalamaca ve silahlı çatışma sonucunda, belli ki CIA’nin de desteğiyle Dominikliler tarafından öldürüldü. Sf. 429

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 428, 429) kitabından birebir alınmıştır.