Birtakım Birinci Dünya ülkeleri çöp dağlarından kurtulmak için, işlenmemiş çöpleri, toksik kimyasallar içeren atıkları kabul etmesi karşılığında Çin’e para ödüyor. Ayrıca Çin’in giderek genişleyen imalat ekonomisi ve endüstrileri, yeniden dönüştürülebilir ucuz ham madde kaynakları olarak kullanılabilecek çöpleri/hurdaları alıyor. Basit mallardan bir örnek vermek gerekirse Eylül 2002’de Zhejiang şehrinin gümrük ofisinde ABD’den gelen, hurda elektronik ekipmanlardan ve kırık ya da eski renkli televizyon setleri, bilgisayar monitörleri, fotokopi makineleri ve klavyeler gibi parçalardan oluşan dört yüz tonluk bir “elektronik çöp” kaydı yapıldı. Sf. 466
1998 ile 2002 arasında ise Hong Kong üzerinden Çin’e gönderilen Birinci Dünya çöpleri yıllık iki milyon üç yüz bin tondan üç milyon tonun üzerine yükseldi. Bu rakamlar, Birinci Dünya’dan Çin’e yapılan doğrudan kirlilik transferini yansıtıyor.
Çöpten daha vahim konular da var. Bir yandan pek çok yabancı şirket Çin’e gelişmiş teknoloji transfer ederek Çin’in çevresine katkıda bulunuyor olsa da, pek çok diğer şirket artık kendi ülkelerinde yasa dışı sayılan teknolojiler de dâhil olmak üzere kirlilik yoğunluklu endüstrileri Çin’e transfer ederek çevreyi tahrip etmeye devam ediyor. Sf. 467
Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 466, 467) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın