Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Dogma bir defa bir körpe beyne yerleşti mi, onu söküp atmanız hemen hemen olanaksızdır; çünkü beyin bencildir ve bir şeyi öğrenmek için çok karmaşık işlemlerden kaçınır; kestirme yolu izleme eğilimi vardır. Sf. 25

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır. (474 – Evrim – Prof. Dr. Ali Demirsoy – Sf.25)(Evrim – Bilim – Felsefe – Tezler – Din – Eğitim – Beyin)

  • Ancak, bütün bunların neden ortaya çıktığını ve gelecekte de neler olabileceğini yorumlayan bilim dalı evrimdir. Bu, bilgi ister, listelenmiş arşiv ister, evrensel bakış ister, bağımsız düşünme yeteneği ister ve en çok zekâ ve akıl ister. Sf. 24

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçmişte köleler bile köleliğin bir tanrı takdiri olduğuna inanmışlardı. Sf. 24

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sayfaları yazanın derdi, birilerinin inançlarıyla, yaşam tarzlarıyla, dogmalarıyla, mitleriyle uğraşmak değildir; bu sayfalan yazanın derdi, taşıdığı Türk kimliğinin dünyanın sanat, bilim ve uygarlık alanında saygın bir üyesi olabilmesinin yolunu göstermektir. Bunun yolunun da ancak ve ancak yeni koşullar karşısında değişebilmekle sağlanacağını bilmektedir. Bunun bilim dilindeki karşılığı evrimdir. Sf. 21, 22

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 21, 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ya da 21’nci kromozomun bir fazlası herkesin bildiği down sendromuna neden olur. Demek ki ruh dediğimiz duyum dünyamız moleküllerin dizilimleri olarak ortaya çıkmaktadır. Sf. 21

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kutsal kitapların hemen hepsi insana ayrıcalıklı bir yer vererek onu eşrefi mahlûkat {yaratılanların en şereflisi) olarak tanımlamışlardır. Aslında Tanrı insanı kendi özünden, nefesinden (soluğundan) yaratmıştır; ama hiç kimse bu özenle yaratılan insana en azından 9000 çeşit kalıtsal hastalığı neden verdiğini tutarlı bir mantıkla açıklayamamaktadır. Kalıtsal hastalık kişinin kendi elinde olmadığı gibi, yaşam tarzı ve daha sonra vücudunu hor kullanmayla da ilgili değildir. s.20

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslında insanı Tanrı melekleriyle dünyaya indirdi yaklaşımı en çok Tanrı’ya hakarettir; Sf. 20

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siz yaratılış mitini bilimsel bir olgu olarak benimsemişseniz, yani dünyadaki canlıların tümünün Tanrı tarafından ayrı ayrı yaratıldığına, farklı zamanlarda yaratıldığına inanmışsanız, bu bitkileri isteğiniz doğrultusunda değiştirmenize, geliştirmenize giden yolu ta başında kapatmışsınız demektir. Yapabileceğiniz tek şey, “bu Tanrı’nın bize lütfudur” diyerek bu zenginliklerin üzerine oturmak olur. Ancak bu kör inat nedeniyle oturduğunuz kuluçkadan hiçbir zaman yeni bir yavru çıkmaz, olanla yetinirsiniz. Sf. 19

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu topraklarda daha önce ıslah yapıldığına ilişkin önemli bilgiler var, sonra her nedense son 2000 yıldan bu yana bu ıslaha ara verilmiş; çünkü canlıyı her şeyiyle bütün olarak tasarlayanın Tanrı olduğuna inanılmış ve bu nedenle de Tanrı’nın işine belki de karışılmak istenmemiş.

    Anayurdu Anadolu olan üzüm, ceviz, vişne, kiraz, buğday, elma, badem, çavdar, nohut, bakla, bezelye, çilek bitkilerinin hiçbirini ıslah etmemişiz; etmeye de girişmemişiz, sadece doğada kaliteyi arttıran bazı mutasyonlarla ya da kromozom sayısının değişimleriyle (poliployidi) yetinmişiz. En yakın komşumuz İran, karadutun, narın, antepfıstığının anavatanı. Sf. 18

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim, aslında değişimin kurallarını inceleyen bir bilim dalıdır. Evrende hiçbir şeyin sabit kalmadığını, her an mimarisini değiştirdiğini, bu nedenle bugünün geçmişe benzemediğini, benzeyemeyeceğini öngörür. Yani geçmiş tıpatıp örnek alınamaz; ancak gelecek için bilgi sağlanmasına hizmet eder. Amacıysa sosyalleşmiş insanı merak sahibi yapmak ve en önemlisi “A” olarak girdiği bir ortamdan, eğitim sisteminden ya da çevreden “B” olarak çıkabilmesini sağlamaktır; çünkü değişmeyen ya da değişemeyen canlıların bu dünyada varlıklarını sürdüremeyeceğini bilir. Bu bilinci halka da öğretmek ve anlatmak ister. Sf. 15

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1.Yaşama dört elle, çalışmaya bin elle sarılacaksın.

    2.Aynalara kızmayacaksın, küsmeyeceksin. Her kırışıklığın arkasında bir birikimin olduğuna, ilk olarak kendin inanacaksın. Bu kırışıklıkların, geçtiğin yolların, gelecek kuşaklara aktarılması gereken anıların, bilgilerin, deneyimlerin, bir hiyeroglif anlatımı olduğuna çevredekileri inandıracaksın.

    3.Gücünü yaratıcılığa ayıracaksın.

    4.Karanlığa ve karamsarlığa yenik düşmeyeceksin.

    5.Sonuna kadar üreteceksin; onurla, sevgiyle ve mantıkla yaşayacaksın. Her yaşta üretilebilecek bir şeyler olduğunu hiçbir zaman unutmayacaksın.

    6.Hedefin, toplumun esenliği olacak ve bunu sağlayacak şeyler önceliğin olacak.

    7.Zaman zaman, yaşlandım; ancak hiç büyümedim diyeceksin, çocukluktaki mizah tutkunu sürdürmeye çalışacaksın.

    8.Karamsar ve amaçsız insanlardan olabildiğince uzak kalacaksın.

    9.Seni, özenli korunması gereken bir mumya ya da put gibi görenlerden uzak duracak, “zaman zaman kızsan da” senden hâlâ iş bekleyenlere, yardım isteyenlere yakın duracaksın.

    10.Konuşmaya başlarken yaşlandım ancak ihtiyarlamadım diyeceksin.

    11.Zaman bulup bir türlü tadım alamadığın, seni en iyi anlayan doğanın bir parçası olmaya çalışacaksın. Sf. 158

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer sizden sonra insanlar sizin için “iyi ki böyle birisi bu dünyaya gelmiş” diyorsa, kalıtsal mirası taşımaktan öte bir şeyleri bu dünyaya bırakmışsınız demektir. Sf. 161

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle her inanç bu dünyada en iyi yaşamak için hayal ettiği bir dünyayı, öbür dünyası için tariflemiştir. s.157

    En dindar insanın bile öbür dünyaya gitmemek için direnmesi aslında inancını, yaşamının hiçbir evresinde cesaretle yargılamamasından kaynaklanır, çünkü bilgisizlik kuşkuyu artırır… s.157

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu durumda sonsuz yaşama, beyin dalgalarını kullanarak tüm anılarımızı dijital bir ortama aktarıp, gerekli işlemlere oradan devam etme olabilecektir. Sf. 153

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, “insanı insan yapan özelliklerinden biri”, biyolojik işlevleri son bulurken kendinden sonra gelecek kuşaklara, biyolojik materyallerinden dışında bir şeyler bırakabilmesidir. Dilerim bu kitabı okuyan herkes bu hazzı tadar… s.149

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiçbir hayvan gelecekteki bir ölüm korkusuyla yaşamaz. Sf. 148

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beynimizin mercimekten biraz daha büyük amigdale denen uzantısı, bireyin ölümü kendine yakıştırmasına izin vermiyor. Evrim sürecinde kazanmış olduğumuz korunma ve savunma içgüdüsü, ölüm olayında da kendini gösterir ve bireyi “Sen ölümden sonra da yaşayacaksın” sanısı yaratarak bireyin rahatlamasını sağlamaktadır. Sf. 145

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu hipotezi doğrulayan çok sayıda gözlem ve deney yapılmıştır. Öyle ki ışık alma süresi uzun ve sıcak yerlerde yaşayan aynı kökten gelen canlı türlerinin bireyleri, kısa ışık alan ve oransal olarak daha soğuk olan yerlerde yaşayanlara göre ömür uzunluğu daha kısa ve yaşlanma daha hızlıdır. Sf. 105

    Ergenliğe ulaşmanın da sıcaklık ve özellikle fotoperiyotla yakından ilgili olduğu bilinmektedir. Böylece ömür uzunluğunu sınırlayan (kısaltan) ilk iki etmeni, yani, sıcaklığı ve alınan güneş ışığı süresini (fotoperiyodu) yakalamış olmaktayız. Bunlar doğal sınırlayıcı etkilerdir. Sf. 110

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 105 ve 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabah namazına kalktıkları için RAM uykusunu alamıyor. Oruçtan dolayı diyabet ve böbrek hastalıkları katlarca fazla oluyor. Şişli Mezarlığı gezildiğinde Müslümanların ortalama 60, Rum ve Ermenilerin 75, Yahudilerin 90 yıl yaşadıkları saptanıyor (Haydar Dümen’den alıntı) s.95

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuda; yüksek ışın almanın, doğal olmayan katkı ve tatlandırıcı maddelerle beslenmenin ötesinde bildiğimiz fazla bir şey yoktur.

    Akdeniz tarzı diyetin, omega-3 yağ asitlerinin, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin telomer boyunu uzattığı ya da koruduğu gösterilmiştir. Sf. 73, 74

    Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.