Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ormansızlaşma, bu kitapta işlenen geçmiş toplumların çöküşündeki başlıca faktördü. Sf. 608

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 608) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kamu, farklı davranış biçimleri beklediğinde ve buna zorladığında, işletmeleri kamunun istediği davranışları karşılığında ödüllendirdiğinde ve kamunun istemediği davranışları sergileyen işletmeler için ise işleri zorlaştırdığında, işletmeler değişiyor. Aynen geçmişte olduğu gibi, gelecekte de kamu yaklaşımlarındaki değişimlerin işletmelerin çevre uygulamalarındaki değişimler için vazgeçilmez olacağını tahmin ediyorum. Sf. 606

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 606) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otomobil üreticisi Henry Ford, 1919’da işçilerinin günlük asgari yevmiyelerini beş dolar artırdığında hissedarları tarafından mahkemeye verilmişti. Mahkeme, Ford’un çalışanlarına yönelik insani duygularının hoş olduğuna ama işletmesinin hissedarlar için kâr üretmeye devam etmesi gerektiğine karar vermişti. Sf. 604, 605

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 604. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm yenilenebilir biyolojik kaynakların yönetimi zordur ancak deniz balıkçılığının yönetimi özellikle zordur. Tek bir ülkenin kontrolü altındaki sularda yapılan balıkçılık dahi zorken, birkaç ülkenin sularına yayılmış balık sahaları daha da büyük problemlere gebedir ve ilk önce çökmeye meyillidir zira hiçbir ülke tek başına kendi iradesini dayatamamaktadır. Sf. 599

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 599) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ele alacağım son iki kaynak çıkarma sektörü, kerestecilik ve balıkçılık. Bunlar iki sebeple, sert damar madenciliği ve petrol sektörlerinden ayrılıyorlar. Birincisi, ağaçlar ve balıklar kendi kendini yenileyen kaynaklar. Dolayısıyla, bunları yenilenme hızlarından daha yavaş bir şekilde hasat ederseniz hasadınız sonsuza değin sürdürülebilir. Sf. 586

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 586) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tutum araştırmacıları, barajın aşağısında yaşayan insanlara barajın yıkılma ihtimalinden ne kadar kaygı duyduklarını sorsa, barajın yıkılması korkusunun uzak yerlerde en düşük, baraja yakın yerlerde ise en yüksek olması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki barajdan sadece birkaç mil aşağıya indiğinizde barajın yıkılması korkusu en yükseklere çıkıyor, baraja yaklaştıkça ise sıfıra doğru iniyor! Yani, barajın hemen altında yaşayan insanlar, barajın yıkılması durumunda boğulma ihtimali en yüksek olanlar, kaygısız yaşıyorlar. Bunun nedeni psikolojik inkârdır: Her gün baraja bakarak yaşayan birinin akıl sağlığını korumasının tek yolu barajın yıkılma olasılığını inkâr etmesidir. Her ne kadar psikolojik inkâr, bireysel psikolojide iyi tanımlanmış bir olgu olsa da, gurup psikolojisinde de geçerliymiş gibi görünüyor. Sf. 547, 548

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr ediyorsunuz. Üstelik inkârınızın pratik sonuçları nihayetinde felakete yol açabiliyor. Genelde bu inkârdan sorumlu olan duygular, korku, endişe ve keder. Tipik örnekler arasında, korkutucu bir deneyimi unutmak ya da düşüncesi bile çok üzücü olduğu için kocanızın, karınızın, çocuğunuzun veya en iyi arkadaşınızın ölebileceği düşüncesini reddetmek yer alıyor. Sf. 547

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 547) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor. Alman oyun yazarı Schiller’in yazdığı gibi, “Birey olarak görülen herkes, oldukça duyarlı ve mantıklıdır. Bir grup üyesi olarak ise, bir anda ahmaklara dönüşürler.” Sürü psikolojisinin tarihsel örnekleri arasında, Geç Orta Çağ Avrupası’nın Haçlı Seferleri çılgınlığı, Hollanda’nın özellikle 1634 ile 1636 arasındaki süslü lale yatırımları (“Tulipomani”), gösterilebilir. Sf. 546

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 546) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz problemleri çözmeye çalışırken kısmen irrasyonel davranışlardan kaynaklanan başarısızlıklar da, aynı bireyin kısa vadeli ve uzun vadeli güdüleri arasındaki çatışmalardan doğuyor. Ruanda ve Haiti köylüleri ve bugün dünyadaki milyonlarca insan, inanılmaz seviyede yoksul ve tek düşüncesi ertesi günün yemeğini bulabilmek. Sf. 545

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.

  • Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi yaşamaya veya ülkesinden kaçmaya karar verip vermeme noktasına gelmiştir. Uluslar ve toplumlar bazen benzer kararları topluca almak zorunda kalıyorlar. Sf. 544

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 544) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel davranışlara dayalı problemlere karşıt olarak, bariz problemleri çözememe örnekleri arasında, sosyal bilimcilerin “irrasyonel davranış”, başka bir deyişle herkes için zararlı davranış olarak tanımladığı durumlar vardır. Bu tür irrasyonel davranışlar genelde, her birimizin bireysel olarak değerler çatışması içinde olduğumuz durumlarda ortaya çıkıyor: Bazen kötü bir statükoyu, sırf derinden bağlı olduğumuz bir değer tarafından desteklendiği için göz ardı edebiliyoruz. “Yanlışta ısrar”, “kalın kafalılık”, “olumsuz işaretlerden sonuç çıkarmayı reddetmek” ve “zihinsel işlevsizlik ya da durgunluk”, Barbara Tuchman’ın bu yaygın insan özellikleri için kullandığı terimlerden bazılarıdır. Psikologlar, buna benzer bir özellik için “batık maliyet etkisi” terimini kullanıyorlar: Hâlihazırda fazla yatırım yaptığımız bir politikadan vazgeçmek (ya da bir hisseyi satmak) konusunda isteksiz davranıyoruz.

    Dinî değerler genelde fazla derine yerleşiyor ve bundan dolayı feci davranışların sebepleri arasında yer alıyor. Örneğin Paskalya Adası’ndaki ormansızlaşmanın çoğu, dinî bir motivasyonun sonucuydu: yüceltme nesneleri olan dev taş heykelleri taşımak ve dikmek için kereste toplamak. Sf. 542, 543

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 542, 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tuchman’ın çarpıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, “Siyasal budalalığa sebep olan güçlerin başında, Tacitus’un ‘tüm hırsların en rezili’ olarak tanımladığı iktidar hırsı gelir.” Bu iktidar hırsının sonucunda Paskalya Adası şefleri ve Maya kralları ormansızlaşmayı önlemek şöyle dursun, onu hızlandırdılar: Sahip oldukları statüyü korumanın yolu rakiplerinden daha büyük heykeller ve anıtlar dikmeleriydi. Öyle bir rekabet sarmalına sıkışmışlardı ki, ormanları kurtarmak için daha küçük heykeller ya da anıtlar diken bir şef ya da kral hor görülecek ve unvanını kaybedecekti. Kısa süreli bir zaman dilimi içinde değerlendirilen prestij rekabetlerinde bu her zaman görülen bir problemdir. Sf. 542

    Bunun aksine, seçkinler ve halk arasındaki menfaat çatışmaları yüzünden ortaya çıkan bariz problemleri çözememe durumları, seçkinlerin kendilerini eylemlerinin sonuçlarından kurtaramadığı toplumlarda daha az görülür. Son bölümde, Hollandalıların yüksek çevre bilincinin (siyasetçiler dâhil), nüfusun büyük çoğunluğunun deniz seviyesinin altında yaşaması olgusuna dayandığını göreceğiz. Kurdukları setler sayesinde batmaktan kurtulan Hollandalılar, siyasetçilerin budalaca planlamalarının kendi hayatlarını tehlikeye atacağını biliyorlar. Sf. 542

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel davranışlara sürükleyen bir diğer menfaat çatışması, karar alıcı seçkinlerin menfaatlerinin toplumun geri kalanının menfaatleriyle çatışması sonucunda ortaya çıkıyor. Özellikle seçkinler, kendilerini eylemlerinin sonuçlarına katlanmaktan kurtarabildiklerinde, bu eylemlerin herkese zarar verebileceğini hiç düşünmeden kendi faydalarına bir şeyler yapmaya yatkın oluyorlar. Bariz bir şekilde Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Trujillo ve Haiti’de yönetici seçkinlerin örnek olarak verilebileceği bu tür çatışmalar, zenginlerin kendi korunaklı sitelerinde yaşayıp şişe suyu içtiği modern ABD’de giderek daha fazla görülüyor. Örneğin Enron yetkilileri, şirket kasalarını yağmalayıp tüm hissedarları zarara sokarak kendilerine devasa paralar kalabileceğini ve kumar masasından rahatça kalkabileceklerini hesaplarken haklılardı. Sf. 541

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz çözümlerden biri, hükümetin ya da başka bir dış gücün, tüketicilerin davetiyle ya da davet edilmeden adım atıp Tokugavva Japonya’sındaki şogun ve daimyo, Andlar’daki İnka imparatorları, 16. yüzyıl Almanya’sındaki prensler ve zengin toprak sahiplerinin kerestecilik konusunda yaptığı gibi kotalar dayatmasıdır. Ne var ki bu, (açık okyanus gibi) bazı durumlarda imkânsızdır ve bazı durumlarda da aşırı idari ve polisiye tedbirler gerektirir. İkinci bir çözüm, kaynağı özelleştirmek yani her bir mülk sahibinin kaynakları kendi menfaatleri doğrultusunda sağduyulu yönetmeye meyilli olacağı biçimde bölüştürmektir. Sf. 539

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 539) kitabından birebir alınmıştır.

  • “O balığı ben tutmazsam ya da koyunlarımı o çayırlıkta otlatmazsam başka bir balıkçı ya da sürü sahibi bunu yapacak, bu yüzden aşırı balıkçık ya da aşırı otlatmadan kaçınmam için bir sebep yok.” O halde, doğru rasyonel davranış, nihai olarak ortak kaynaklar yıkıma uğrasa ve tüm tüketiciler zarar görse bile, bir sonraki tüketici yapmadan önce kaynakları tüketmektir. Sf. 538, 539

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538, 539) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok özel bir menfaatler çatışması örneği, “mahkûmun ikilemi” ve “kolektif eylem mantığı” adlı çatışmalarla yakından ilişkili “ortak malların trajedisi”dir. Çok sayıda tüketicinin toplumun sahip olduğu bir kaynaktan faydalanması, örneğin balıkçıların okyanusta balık tutması ya da koyun yetiştiricilerinin topluma ait bir çayırlıkta koyunlarım otlatması gibi bir durum düşünün. Herkes kaynakları aşırı kullandığında, aşırı balıkçılık ya da aşırı otlatma nedeniyle kaynaklar azalır, hatta yok olur ve tüm tüketiciler bunun cezasını çeker. Sf. 538

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel kötü davranışların sık görülen türlerinden biri şudur: “Benim için iyi, senin için kötü, herkes için de kötü.” Açıkça ifade etmek gerekirse “bencil” davranışlar bu türe girer. Sf. 537

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yol haritasındaki üçüncü durak, en sık görülen, en şaşırtıcı ve çok geniş bir yelpazede görüldüğü için en etraflı tartışmaları gerektiren bir başarısızlık türü. Joseph Tainter ve neredeyse herkesin bekleyeceğinin aksine, toplumlar bir problemi tespit ettikten sonra dahi çözmeye girişmeyebiliyorlar.

    Bu başarısızlığın sebepleri, iktisatçıların ve diğer sosyal bilimcilerin “rasyonel davranış” adını verdikleri, insanlararası menfaat çatışmalarından kaynaklanan bir başlık altında toplanıyor. Yani bazı insanlar, diğerlerine zarar veren davranışlar sergileyerek kendi menfaatlerinin peşinde koşabiliyor. Bilim insanlarının bu davranış türüne rasyonel sıfatını yakıştırmasının nedeni, bazen ahlaken hoş olmasa da mantıken doğru görünmesidir. Sf. 536, 537

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 536, 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emekleyen normallik ya da coğrafya amnezisi, koşulların ellilerde nasıl olduğunu hatırlamalarını zorlaştırmıştı. Bu tür deneyimler, insanların neden büyümekte olan bir problemi artık çok geç olana kadar fark edememelerinin başlıca sebeplerinden biridir. Sf. 535

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 535) kitabından birebir alınmıştır.