Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Grigor Ekizyan’ın Tanıklığı (D 1921 Malatya)

    Babam Malatya’ya gitmiş; karısının ve çocuğunun sürgün yollarında öldürüldüğünü duymuş…

    Mecburen yeniden bir Ermeni’yle evlenmiş; yeniden ev bark kurmuş. Ben, Grigor, babamın ilk çocuğuyum; 1921’de doğdum. Sonra, 1925’te diğer erkek kardeşim doğdu. 1929 yılına kadar babamın ailesi o Türk Hüseyin’in altı erkek kardeşiyle çok sıkı ilişkiler içerisindeydi; zira onlar babamın hayatını kurtarmışlardı. Her yıl bize hediye olarak inek, yağ, peynir, karpuz ve daha başka pek çok şey getirirlerdi. Bu Türkler bize pek çok iyilikte bulundular. Babamı o kadar severlerdi ki, keselerle altınlarını saklaması için babama verirlerdi. Ya da, pazara geldiklerinde, alışveriş hesaplarını yapması için babamı da yanlarında götürürlerdi; babama işte o kadar güveniyorlardı.

    1929 yılında, biz Malatya’dan Ermenistan’a göç etmeye karar vermiştik altı kardeşiyle arabamızın önüne çıktı; yerlere yatıp, gitmememiz için rica etti: ama babam onlara: “Hayır, orası benim vatanım; gideceğim” dedi.

    Türk kardeşleri: “Git, Hovhannes; ama pişman olmayasın; ama eğer iyiyse bize yaz; biz de geliriz” dediler.

    İşte böyle Türkler de var. Sf. 427

    Bundan yirmi yıl önce, 1970’lerde, bir mektup geldi. İçinde şöyle yazıyordu; “Benim adı Rıza. Korucuk’lu Hüseyin’in oğluyum. Siz Hovhannes’in oğlu Grigor musunuz? Sizi bulmak istiyorum. Babam Hüseyin, ölmeden önce sizi bulmamı rica etti.” O, bir adam aracılığıyla adresimizi zar zor bulmuş ve o mektubu göndermişti. .

    Öyle ki, Türklerin arasında da iyi insanlar vardır! Babamı 6-7 yıl onlar saklamışlardı; sonra da ilişkiyi kesmemişlerdi..

    Şimdi, Azerbaycanlıların arasında veya Sumgayit’te iyi insanlar yok mudur Vardır! iyi insanlar da vardır!…  Sf. 428

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 427, 428) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sargis Grigori Saryan’ın Tanıklığı (D. 1911, Balu [Palu], Piran Köyü)

    1919 yılı geldiğinde savaş sona ermişti. Amcam Simon, Fransız Ordusu’nun Ermeni Lejyonuna gönüllü yazıldı. Ermeni gençler Kıbrıs’ta talim görüyorlardı. Onlar Adana’ya gidip dövüştüler. Sf. 422

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 422) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karapet Sahaki Faraşyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Balu [Palu])

    Babam ve annem Büyük Kharberd [Harput] Koleji’ni bitirmişlerdi. Kharberd’de Yeprat Koleji, Fransız Koleji, Alman Koleji ve Büyük Amerikan Koleji vardı. Bizim, köydeki yazlık evimize gitme alışkanlığımız vardı. Köyün ismini hatırlamıyorum; bir su kaynağının adını taşırdı. Orada sıcak günler geçirirdik. Sonra, bağbozumundan ve meyveleri topladıktan sonra Balu’ya dönerdik. Babam, üzümü ahşap bir teknede ayaklarıyla ezdikten sonra, toprak kaplarda şarap imal ederdik. Sf. 416, 417

    Bir gün Mehmet Hoca’nın karısını bir güzel dövdüğünü gördüm; ben evimizde böyle şey görmemiştim; çok etkilendim; ama o olayın tekrarlandığını görünce bunun onların alışkanlığı olduğu sonucuna vardım.

    Mehmet Hoca’nın benden evvel on iki yaşında Kiğılı bir Ermeni oğlanı eve getirdiğini duymuştum. Ben evine gittiğimde, o çocuk orda yoktu. Bir gün bahçelerden dönüşümde Hasan adı verilmiş olan o oğlanı gördüm.

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 416, 417) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marta Caniki Öylenciyan’ın Tanıklığı (D. 1912, Kharberd [Harput])

    1914’te babamı askere aldılar; onu bir daha görmedik.

    1915’te bir gece Türk komşumuz evimize geldi; bizi kendi evine götürüp sakladı. O adam Ermenilerin katledileceğini duymuştu. Ama sabah zaptiyeler gelip bizi buldular; sürgün edilenlerin kervanına katılmamız için tüfek dipçiğiyle iterek bizi dışarı çıkardılar.

    Artık yürüyemiyorduk. Bir evin kapısının önüne oturduk. O ev Çıkmoğlu Muhammed’in eviymiş. Annem ondan rica etti: “Bu kızımı içeri alır mısın?” dedi. Ona para da verdi. Adam beni içeri aldı. Sonra beni Urfa Şehri’ndeki evine götürdü. Birkaç yıl orada kaldım. Bir gün ağam geldi ve şöyle konuştu: “Ermenileri ve Süryanileri keseceğiz”.

    Karısı: “Bu da Ermeni” dedi.

    Ağam ona: “Bu küçüktür” cevabını verdi.” Sf. 413

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anniman Torosi Tukhmanyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput], Çınkuş Köyü)

    Kharberd’in Çınkuş Köyü’nde 8.000 Ermeni ve 2.000 Türk yaşardı; bu Türkler Ermenice bilirlerdi. Taştan inşa edilmiş, uygun, hep dolu olan ve bolluğun yaşandığı evimizi hatırlıyorum. Babamın adı Toros, annemin adı Oğida, erkek kardeşimin adı Melikset, benim adım ise Annıman idi. Sf. 411

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 411) kitabından birebir alınmıştır.

  • Margarit Sargsi Nacaryan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput])

    Babamın adı Sargis Torosyan’dı. Babam Kilikya’da bulunmuş ve Büyük Devletlerin Ermenilere bağımsızlık verecekleri umuduyla Ermeni gönüllülerle birlikte 1918’de savaşmıştır. Köyümüzde pek çok Ermeni evi vardı. Köyümüz gibi zengin bir köy yoktu; suları bol, toprakları geniş, kazancı boldu. Evde yağ, et, ekmek, her şey vardı. Yalnızca sabunla kumaşları şehirden getirirlerdi. Köyümüzde yemiş, karpuz, kayısı, incir yetiştirirlerdi. Dutlarımızın çekirdeği olmazdı; kurutup, öğütür, cevizle yoğururduk. Pestilimizi pamuklu kumaş içinde hazırlardık; temiz olurdu. Yemek olarak, köfte, sarma, yoğurt yerdik. Sf. 410

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeğsa Antonyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput]}

    (Olayların sağ kalan görgü tanığı uzun süre konuşacak durumda değildi, Ağlayıp titriyordu. Ben de etkilendim ve onunla beraber ağlamaya başladım. Şuuru yerine geldi, kendini topladı ve gözyaşları dökerek anlatmaya başladı. V.S.)

    “Ebeveynim çiftçiydi. Kışın masanın üstüne büyük bir yorgan serdiklerini, altına da çanak içinde yakacak koyup ateş yaktıklarını, çevresine de oturduklarını hatırlıyorum. Bitişikteki ev Türk Müdürün eviydi. Bir gece Türk Müdür evimize gelip babama; “Ağabeyciğim, bu kadar sene birlikte ekmek yedik, sizin başınıza kötü bir şey gelmesini istemiyorum. Hükümet’ten Ermenileri tehcir etme, katletme emri geldi..” dedi.  Sf. 408

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 408) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stepan Zakari Stepanyan (D 1907 Kharberd Til Köyü)

    Babam beni görünce bayıldı. Sonra, diğer çocuğu da getirtti. Bir de bir kadın getirdiler; Kürt elbisesi giymiş, bir de yaşmak takmıştı; baktık ki, amcamın karısıymış; birbirimize sarıldık. Dersim Kürtleri eskiden Ermeni’ymiş; sonra din değiştirmişler. Soygun yaptıkları doğrudur; ama Ermenilerin canına zarar vermezlerdi. Eşyalarımızı toplayıp, yola düştük. Sf. 406

    1920’de Ermenistan’a geldik. Koleraya, tifüs olduk. Gelince muhacirdik; ekmek, su dilendik.

    1929’da Nor Kharberd’i kurduk. Kolhoza girdim; ev inşa ettim; yuva kurdum.

    İkisi kız, ikisi erkek dört çocuğum oldu.

    Allah’a şükür özgür vatanımızda ancak huzurlu bir yaşam sürdürebiliyoruz. Sf. 407

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 406, 407) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stepan Zakari Stepanyan (D 1907 Kharberd Til Köyü)

    Meşrutiyet ilan edilene kadar Ermeni gençleri askere alınmıyor idiyse de, ondan sonra Ermenileri silahaltına almaya başladılar. Ermeni gençlerimizden pek çoğu Rusların tarafına gönüllü olarak geçti. Bu durum Türklerin hoşuna gitmedi. Onlar Kaiser Wilhelm’in yanına şikâyete gittiler; o da Türklere; “Ermenileri tehcir edin” dedi. Sf.405

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır.

  • Turfanda Muradyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Kharberd [Harput])

    Muş, Van, Samsun, Kars, Ardahan, Erzurum, Keği (Kığı), Palu, Çarsancak, Erzmka [Erzincan], Sivas, Yozgat, Arabkir, Malatya, Kharberd, Tigranakert (Digranakert, Diyarbakır) ve diğerleri, bütün bunlar bizim eski Ermenistan’ı oluşturan şehirlerdi. Bizim Eski Ermenistan topraklarına Iran Kürtlerini sürmüşlerdir… Sf. 403

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 396) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sargis Karapeti Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput], Khula Köyü)

    Türklerin arasında da iyi insanlar vardı. Bütün Türklerin kötü olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk aileleri pek çok Ermeni’yi yanlarına alıp saklamıştır; bazılarını da para karşılığında saklamışlardır. Büyük annem sık sık beni tanıdığımız bir Türk Bey’in evine götürürdü. Bey’in annesi bana Türkçe şiir okuturdu. Büyük annem beni onun evine götürüp, bana: “Ben geri dönene kadar buradan ayrılma dedi.”

    Bey’in annesi bana İslam propagandası yapmaya başladı. Okumam için bana bir Kuran verdi. Ben bıkıp dışarı kaçtım. Sf. 395

    O kadın beni götürdü, dama çıkarıp sakladı. Onun kocası olan Türk, Sevkiyat müdürüydü. O iyi kalpli kadın beni bir gün sakladı; sonra dedi ki: “Zaman kötü; senin adın Mustafa olsun.”

    Ben yakınlarımdan hiçbirini bir daha görmedim. Dokuz kişilik ailemizden sadece ben sağ kaldım. İntikam almaya karar verdim. Yayan olarak Dersim’e vardım. Dersim Kürtleriyle samimiyet kurdum. Sf. 395

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sargis Martirosyanın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput])

    Kharberd’de doğdum; anne tarafından asil Nazlıyan ailesinin evladıyım. Kharberd bir Ermeni merkezi olarak Osmanlı diyarında en aydınlanmış yerdir. Ben başlangıç eğitimimi Ermeni Katolik okulunda aldım.

    Kharberd nüfusunun yüzde kırk-ellisi Ermenilerden oluşurdu; yüzde onu Kürt’tü; onlardan pek çoğu da Ermenice bilirdi. Sf. 396

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 396) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sargis Karapeti Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput], Khula Köyü)

    Beş çeşit üzüm yetiştiriyorduk. Doksan dört yaşındaki büyük babam her gün bağa gelip çalışır ve her gün şarap içerdi. Köyümüz Kharberd’in batısında yürüyerek bir saatlik mesafedeydi. Biz o köylere at veya eşekle gidiyorduk.

    Köyümüzün evleri taştan yapılmış ve iki katlıydı. Birinci katta yemek hazırlanan ayrı bir yer vardı, banyomuz vardı. Suyu ısıtıp tekne içinde yıkanıyorduk. Masamız, sandalyelerimiz vardı.

    Bizim köyde sadece Ermeniler yaşıyordu. Kürtler başka köylerden bize misafirliğe gelirlerdi. Kürtler genellikle soygunculukla uğraşırlardı. Sf. 394

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri);

    Kaymakam yerli eşrafın adamlarını ve sivil giyimli Kürtler olan Hamidiyeleri de silahlandırmıştı. Canavar görünümlü adamlar şehir kuşatmışlardı. Kimse kaçamazdı ve vicdan sahibi Türkler tanıdıkları Ermenilerin evlerine yaklaşmaya korkuyorlardı. Sf. 391

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri);

    Babam yiyeceği aldıktan sonra, alçak sesle: “Oğlum bana bir tane taze koyun postu getir ki, sırtıma koyayım; o kadar çok dövdüler ki, yaralarım simsiyah kanla kaplı” dedi. Ben babamın o ricasını yerine getirdim. Pazar günü amcamın evine döndüm. O günlerde belediye reisi olan Grigor amcam hâlâ görevinin başındaydı. Onun canını esirgemişlerdi. Grigor amcam araya girdi; tabii bu rüşvet vermeden olamazdı ve babamı eve götürdük; kurtuldu. Babamın demirci arkadaşlarından Levon Khaçikyan onu sırtına alıp eve götürdü; zira yürüyemiyordu. Sf. 391

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri);

    Sonbahar aylarında bağcılık faaliyetleri başlardı. Yazın dutu kuruturlardı; o kış aylarında temel yiyecek maddesiydi. Ermeniler üzüm özünden ceviz sucuğu hazırlıyorlar, pestile sarıyorlar ve yılbaşında açmak üzere çömlek içine yerleştiriyorlardı. Sf. 389

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri);

    Katliam başladığında, bölgemizdeki altmış dört köyün Ermenileri ve merkezimiz Berri (Peri) şehri müreffeh bir durumdaydı. Bizim Berri Şehri’nin 700 hanelik nüfusunun büyük bir kısmı Ermenilerden oluşuyordu; sadece 100 hane Türk vardı; onlar da başka yerlerden gelen insanlardı; yerli değildi. Şehir altı mahalleden oluşuyordu: “Kaler Mahallesi, Tonağbür Mahallesi, Kamarağbür Mahallesi, Türk Mahallesi ve çömlekçi atölyelerinin bulunduğu mahalle olan Bardakhane Mahallesi. Onların üretimi bütün bölgeye yetiyor, şehir dışına, Berri Nehri’nin akıntısı sayesinde sallarla Malatya ve Arabkir’e de ihraç ediliyordu. Sallar 10-20 koyun tulumunun şişirilip tahtalarla birleştirilmesinden oluşuyordu; onları yönetenlere Kyalakçi deniliyordu. Berri, yüzden fazla manifaturacı ve zanaatkâr dükkânının bulunduğu bir zanaatkârlar şehriydi; orada sadece bir tane Türk dükkânı vardı; o da bir berber dükkânıydı. O berber dükkânında dışarıdan gelen Kürtlerin ve Türklerin otel olarak yararlandıkları bir üst kat vardı. Sf. 388

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 388) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeğsa Antoni Khayacan Yan’ın Tanıklığı (D. 1900, Kharberd [Harput], Habusi Köyü)

    Ben Kharberd’in Habusi Köyü’nde doğdum. Köprünün öteki tarafı Palu’ydu. 1922 yılına kadar oradaydım. Köyümüzde pek çok ağaç ve çiçek vardı. Biz altı yüz haneydik; içimizde kasap, marangoz, ayakkabıcı, çiftçi vardı; hepsi de Ermeni’ydi. Sf. 386

    Köyümüzde bir kilise ve okul vardı. Okulumuz Protestan okuluydu. Kharberd’de Yeprat Koleji vardı; orada Amerika’da eğitim almış hocalar ders veriyordu. Sf. 387

    Sonra, 1936’da Ermenistan’a geldik. Gözyaşlarım kana dönüştü. Ekmek karnesi vermediler. 1937’de kocam koyun kesip etini satıyor diye ihbar etmişler, kocamı hapsettiler. Ona ekmek ve tütün götürüyordum. Sonra duydum ki, onu Sibirya’da öldürmüşler. O kadar zavallıydım ki, dileniyordum. Kaç evde çalışıyordum. Bez dokuyordum, iki çocuğum da fabrikaya geliyordu; çünkü onlara evde bakan kimse yoktu. Yalnız Türkler değil, Ermeniler de bana eziyet ettiler. Sf. 388

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 386 ile 388 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tsirani Rafayeli Matevosyan’ın Tanıklığı. (D. 1900, Kharberd [Harput], Çmşkatsag [Çemişkezek], Mamusa Köyü)

    Dedem Karapet ağa köyün en zengini idi. Köyümüzün yarısı Rum, yarısı Ermeni idi. Rumların Ermenilerle bağlantısı yoktu. Kürt Hasan bizim hizmetkârımız idi, bir de Kürt beslememiz vardı; birbirleriyle evlendirdik. Onlar bizimle yiyip, içip yaşıyorlardı. Bizim memlekette çok kar gelirdi. Ayda bir ekmek hazırlıyorduk. Orası başka bir memleketti’. Komşularımız, altınlarla bezenmişti. Dedemin Halep kentinde bile dükkânları, kervansarayları varmış. Zengin ve medeni yaşamışız. Ambarlarımız şarap, votka, sucuk, pestille ağzına kadar doluydu; damımıza kışlık niyetine yazın kurumaları için seriyorduk. Sf. 385

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 385) kitabından birebir alınmıştır.

  • Harutyün Zakari Martikyan’ın Tanıklığı (D. 1899, Kharberd [Harput], Tsovk Köyü (Gölcük Köyü)

    Köyde yedi yıllık bir okulumuz vardı; eski usulle Ermenice alfabe öğretirdi. Zemine oturuyor, örtünün üzerinde iki kat olmuş halde ve her birimiz dersi okuduktan sonra ‘Haç bana yardım et’ diyorduk. Amerika’da yaşayan Kharberdlilerin himayesinde olduğundan eğitim ücretsizdi. Sf. 383

    Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.