Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •  Geleneksel fıkha göre, kadınlar hür ve cariye olarak iki kısma ayrılmaktadır. Cariyelerin örtünmesi tıpkı erkeklerinki gibidir. Yâni onlar edep yerlerini örttüklerinde örtünme görevlerini yerine getirmiş olurlar. Dahası da var. Cariyeler, örtünmeme serbestisine sâhip olarak kalmazlar, örtünmemeleri şart koşulur. Hattâ namaz kılarken bile, örneğin başlarını örtmelerine izin verilmez.  

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadın, fıkıh tarihinin hemen hemen ortak kabulüyle, köpek ve domuzdan daha aşağı görülmüştür. Hak mezhep diye anılan mezheplerin en büyüğü sayılan Hanefilik’in kabulüne göre, erkek ve kadınlara birlikte namaz kıldırmaya niyet etmiş bir imamın arkasında namaz kılan cemaatte, bir kadın, saflardan birinin ortasında namaz kılmaya kalksa sağ, sol ve arkadan birer kişinin namazı bozulur. Hâlbuki sözü edilen yerde bir köpek veya domuz dursa kimsenin namazı bozulmaz.   

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbnü’l-Kayyım gibi bir büyük isim bile kadın konusunda saçmalamaktan kurtulamamıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hadi’l- Ervah’ında, cennet sakinlerinin büyük kısmını kadınların oluşturduğunu söylüyor. Bu rivayete göre, cennette kadınların çoğunlukta olmasının sebebi, her erkeğe en az iki hanım verilmesindenmiş.  Ünlü üstadımıza göre, cennette ne kadar cinsel temasta bulunursanız bulunun, yıkanmak gerekmezmiş. Orada meni, mezi türü akıntılar yokmuş. Cehennem sakinlerinden çoğunluğunun kadın olması ise tartışmasız ve yoruma ihtiyaç bırakmayan bir gerçekmiş.  

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Alman İçişleri Bakanı Schily şu beyanatı vermiştir: “Kin kusan vaizleri susturmak için gerekirse camileri kapatabiliriz.” (20 Kasım 2004 tarihli gazeteler)  Berlin polisinin basında yayınlanan bir raporuna göre camilerde kara para aklanıyor. Bu paraların büyük bir kısmı, camilere yardım, camilerin inşası ve imarı adıyla verilerek aklanıyor.

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • İslâm hukukçusu Abdülkadir Udeh, “Nas (tek ve kesin anlamlı Kur’an ayeti) olmadan suç ve ceza olmaz ilkesi dinin temel ilkelerindendir, ama kamu yararı bu ilkenin esnetilmesini bazen gerekli kılar” diyor.  

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Suudi idarecilerinin ana meşgalesi, Batı’ya olan tam bağlılıklarını gizlemektir. 1928’de krallığını kuracak olan Abdülaziz, daha 1913’lerde iken Büyük Britanya siyasetinin izinden gidecek, bunun karşılığı olarak da Büyük Britanya onu gerektiğinde koruyacaktı. Biri için koruyucu olmaya, diğeri için ise uslu olmaya dayalı bu ilişkiler 1927’de Cidde Antlaşması ile yenilenir. İngiltere, taahhüdünde durur; 1948 Katif silahlı ayaklanmasını ezer. 

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa 2. Paul ve Vatikan’ın 7 kardinali kilisenin bir günahını dile getirip insanlıktan özür diliyor. Bu günahları şöyle sıralıyorlar:

    1. Dinler arası savaşlarla başka kök ve soydan gelen kitlelerin halkları yaralanmış, onların kültür ve inançlarına saygısızlık edilmiştir. Bu savaşların en büyüğü, kuşkusuz, Müslümanlara karşı sürdürülen Haçlı Seferleri’dir. Kudüs’e doğru yürürken her yâni yağmalamış, yakıp yıkmışlardır    

    2. Engizisyon mahkemelerinde işkence ve katliamlar yapılmıştır. 

    3.Engizisyonun, kilisenin bölünmesinde ve Protestanlığın ortaya çıkmasında tarihsel bir günahı vardır.  

    4. Yahudilere karşı sürekli düşmanca tavır sergilenerek de günah işlenmiştir.  

    5. Amerika’nın keşfinden sonra yerli halk arasında zorla misyonerlik yürütülmüştür.

    6. Kadınlara ve öteki ırklara karşı eşit davranılmamıştır.   

    7. İnsan hakları çiğnenmiştir.   

    “Papa, ayrıca, Katolik kilisesinin ateistlere karşı tavrından dolayı da özür dilemiştir. Papa, ateizmin de insanlar için bir dinsel inanç gibi hak olduğunu kabul etmiştir.” 

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Sahte dinin sömürüsü pahasına ‘dindar’ olmaktansa, dinsiz kalmayı tercih edin! Çünkü bu takdirde hiç değilse gerçek dinî bulma ümidiniz canlı kalır.

    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arapça koyun yünü, koyun postu anlamına gelen suf sözcüğünden türeyen sûfilik.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

                                                                             

  • Ermişlere tapınmacılık.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa II. Urban 27 Kasım 1095 günü Kudüs’ün geri alınması buyruğunu vermiştir. Haçlı sürüleri ilk iş olarak Avrupa’da yaşayan Musevilere saldırıp onların tüm birikimlerini soymuşlar ve 1096 yılında Kudüs’e doğru yola çıkmışlardır.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halifelerin Mutezile çizgisinden uzaklaşmaları Gazali’yle başlamıştır. Gazali…  “Aristo felsefesini aktarırken, hem bu filozofları hem de onların İslam filozofları arasındaki İbn-i Sina ve Farabi gibi yandaşlarını imansızlar olarak addetmeliyiz. .. Örneğin, bir parça pamuğun ateşte yandığını ele alalım. İnançsız akılcı düşünürler, pamuğu yakan şeyin ateş olduğunu savunacaklardır. Bunu inkâr ediyoruz ve diyoruz ki: o pamuğu yakan ateş değil, pamuktaki siyahlığı ve kısımlara ayrışmasını yaratan Tanrı’dır.” …”kişinin geometri ve aritmetik aracılığıyla tehlikeli doktrinlere kapılacağından korkuyoruz.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 341, 348) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ata’nın oğlu Vasıl’ın önderliğinde kurulan Mutezile mezhebi, … Emevilerin koyu karanlık baskıcı yönetimine karşı çıkarak; “Ümmet imamını seçebildiği gibi onu azl edebilir de” görüşünü savunanlarca oluşturulmuştur. Emevilerin kan dökücü, baskıcı, korkunç yönetimi altındaki Müslümanlar arasında, biri katlanıcı boyun eğici sufilik (tasavvuf)  akımı, diğeri akla dayalı, bilimci, başkaldırıcı, Mutezilecilik olmak üzere başlıca iki akım ortaya çıkmıştı… Mutezilecilik… Abbasi Devleti’nin resmi görüşü oldu…. 823-833 yılları arasında Abbasi Halifesi Me’mun döneminde Mutezile görüşünü benimsemesi, Müslümanların yeryüzünde dört-beş yüzyıl sürecek ilerici bilimsel başarılarını başlatan en önemli olaydır.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 336, 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Müslüman olduk” diyen Hıristiyan Nesturiler kendi İsa inançlarını ve tapım biçimlerini Müslüman adı altında koruyup sürdürmeye yöneldiler.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • Araplar, Aristoteles’in yapıtlarıyla karşılaşınca… Büyük İskender’in öğretmeni olması nedeni ile kâfirlik, dinsizlik diye nitelemeksizin çevirtip okumuş ve dahası ona Muallim-i Evvel adını vermişlerdir.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an’da adı Arapça Zülkarneyn (Türkçesi çift boynuzlu) olarak geçen, yeryüzünde Tanrı’nın buyruklarını yerine getirmiş savaşçı bir imparator olarak olumlulanan kişinin, eski Yunan İmparatoru Makedonyalı Büyük İskender olduğu inancı yaygındı.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Atina Okulu Jüstinyen’in buyruğuyla 529’da kapatılıp okulun pagan (putperest) öğretmenleri işkenceden kaçmak zorunda kaldıklarında, Yunanlı öğretmenler İran Sarayınca hoşnutlukla karşılandılar.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki Müslüman Araplar, ilk elde özellikle Bizans’ın Hıristiyanlık açısından yıkıcı sayıp yayılmasından korkarak yasakladığı Eski Yunanca yazmaları, Bizans’ı yıpratmak amacıyla çevirtmiş ve Hıristiyanlığa karşı kullanmışlardır.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk Müslümanların 632 den 700’lü yılların sonlarına dek ellerine geçirdikleri komşu ülkelerde karşılarına çıkan eski Yunanca yapıtları böyle sulara atmaları ve bu yapıtları yaşatan düşünürleri topluca öldürmeleri sonucu, bu dönemde hiçbir bilimsel başarıya damga vurmadıkları bilinmektedir.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aristoteles, Büyük İskender’in öğretmeniydi ve İskender ordusuyla birlikte gittiği her ülkeden o ülkenin bilgi birikimini, kitaplarını toplayıp Aristoteles’e iletmiştir.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.