Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Birçok Kürt araştırmacı Kürtlerin tarihteki yerini pekiştirmek için 1171-1252 yılları arasında Mısır ve dolaylarında hüküm sürmüş Eyyubi Devlet’ini Kürt devleti sayarlar. 1576’da Kürtlerin ilk tarihini yazan Bitlis Emiri Şeref Han’a göre de Eyyubiler bir Kürt devletidir. .. Eyyubi Devletinde yerli halk Arap’tır. Orduda ise Türkler Kürtlere nazaran çoğunluğu teşkil etmektedir.

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 176, 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtçedeki birçok harfin Türkçede olmaması (w, x, q, û, î, ê, x, h) buna karşılık Türkçedeki bazı harflerin Kürtçede olmamasıdır (ı, ö, ü, ğ)

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Etik bakış, dışarıdaki bir gurubun bir başka gurubu tanımlamasıdır.

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1847 yılında Bedirhan Bey liderliğinde gelişen Kürt isyanında, Ermeniler Osmanlı’nın yanında yer almışlar, Vasparukyan Ermenileri, Cezire’de Bedirhan’ı sıkıştırıp isyanın bitmesini sağlamışlardır. Bu isyan öncesinde Kürtleri Osmanlı’ya şikâyet eden Ermeni Patriark Matteas şöyle yazıyordu:

    “Van bölgesinin ahalisi, artık Kürtlerin (Marların) sebep oldukları eziyetlere dayanamayacaklarına kanaat getirerek kitle halinde Rusya’ya göç etmeye karar vermişlerdir.”

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008); 1847 Yılına kadar Ermeniler sadık bir millet. Eşitsiz gelişme durumu, yani Ermenilerin Kürtlere oranla zenginleşmiş olmaları ve bunun sonucunda çıkan çatışmalarda Abdülhamit’in Kürtleri desteklemesi, Hamidiye alayları vs. Ermenileri rahatsız ediyor. Diğer taraftan İngiltere ve Rusya Ermenileri bağımsızlık için cesaretlendiriyor. Ermenileri bizden kopartan ekonomik süreci başlatan ekonomik sebep: yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması sonucu, Müslüman: Türk, Arap ve Kürtlerin askerlik gibi gayri ekonomik işlerde istihdamı sonucu fakirleşmeleri ve cahil kalmaları, gayrimüslimlerin ise sanat ve ticaretle uğraşarak zenginleşmeleri sonucu ortaya çıkan eşitsiz gelişme durumunun yarattığı gerginlik ve bu ekonomik gerçeği göremediği için hatalı siyasi süreci başlatan, Osmanlı devletinin en reformatör padişahı olan İkinci Abdülhamit’tir.

  • Mehmet Şerif Fırat gibi Zazalıkta, Zazaların Türk olduğunda direnen önder ve yazarlar öldürülmüştür. (1)

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında Zazalarla ilgili bu iddia var. Bu kitabı yazdıktan bir hafta sonra öldürülmüş. Faili meçhul.

  • Emik bakış, bir gurubun kendi kimliği ile ilgili kendi tanımıdır, kendini “ne”, “kim” olarak gördüğüdür. Emik bakışta etnikliğin ölçütü, tamamen gurubun kendi kabulüdür.

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır.

  • Etnik bir gurubun diğer gurup ya da guruplar içerisinde eriyip, asimile olmasına karşı, en dirençli öge, dilden çok, “dini inançtır.” 

    Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1922 Ağustos’unda taarruz kararından evvel Mustafa Kemal Paşa, Akşehir’de Garp Cephesi Karargâhında İsmet Paşa ile Ordu Kumandanlarını toplayarak,  taarruz hakkında fikirlerini sorarken, İsmet Paşa ile Yakup Şevki Paşa böyle bir taarruzu başarıya vardıracak bir halde ve kudrette olmadıklarını iddia etmişler.

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • Altı ay içinde Bozüyük civarında İnönü tepelerinden, Sakarya gerisine kadar Garp Ordusu’nu mağlubiyetten mağlubiyete ve perişanlığa düşüren acaba başka bir İsmet Paşa var mı?

    Meşhur tarihçi Michelet’in kitaplarında yazılı olan şu ifade ne büyük hakikati ihtiva eder:

    “Napoléon, Waterlo muharebesinde son derece sıkışmıştı.  Vaziyeti kurtarabilmek için yardıma muhtaçtı.  Etrafına bakındı; ufukları gözden geçirdi; bir general, hakiki bir general aradı. Fakat heyhat! Etrafında emir erlerinden başka kimseyi bulamadı.”

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal Paşa, neden bu beceriksiz ve mütereddit adamı tutuyor?  Bari Fevzi Paşa’yı Cephe Kumandanı yapsana?

     “-İcabında yine kendisi kumandayı eline almak için” cevabını verdi ve güldü; (1)

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Bu cevabı veren, 1926 yılında İzmir’de idam dilen Ayıcı Arif

  • İsmet Paşa odaya geldi.  Dedikodu mevzuunu kendisine izaha mecbur oldum: İşte Kemalettin Sami Bey, işte Yakup Şevki Paşa, aynı şeyleri duymuşlar; söylüyorlar: Ankara’da kız Muallim Mektebi’nden (N…) isimli bir kızın Çankaya’ya getirilerek orada bazı tecavüzlere uğradığı ortaya yayılmıştır. Sf. 308

    …  İsmet Paşa bu lafların yalan ve iftira olduğunu, ismi ileri sürülen kızın Mustafa Kemal Paşa’ya  hususî maruzatta bulunmak için gelmiş olduğunu, Paşa’nın yanına gelince aşk ve muhabbetten bahsettiğini, bunun üzerine Gazi Paşa’nın canı sıkılarak bu kızı götürmesini yanındaki yaverine emrettiğini, .. Yaverlerin ve Arif Bey’in (1) bulundukları dairede alıkoyduğunu, orada Arif Bey’in yaverinin münasebetsizlik yaptığını, ..Paşa’nın bizzat bir ferd-i millet olarak adliyeye müracaat eylediğini söyledi.  Sf. 308, 309

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 308, 309) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Ayıcı Arif, 1926 da asıldı.

  • 1910 senesinde Alman ordusunda hizmet ederken, Alman zabitlerinin ve küçük zabitlerinin köylü neferlere “Siz” kelimesiyle hitap ettiklerini gördüğüm zaman, hayret etmiştim.  Büyük Frederik zamanında verilmiş olan bir emirle neferlere bile “Sen” diye hitap etmek men edilmiş.                    

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1921 Ekim ayının son günlerinde Afyonkarahisar tarafında bizimkilerin yaptıkları taarruz, tahmin ettiğim gibi, muvaffakiyetsizliğe müncer olmuş (başarısızlığa dönüşmüş) ve zayıf mevcutlu beş piyade ve üç süvari fırkamız, düşmanın üç piyade fırkası karşısında muvaffak olamayarak geri çekilmeye mecbur kalmışlar ve büyük zayiat vermişlerdi. Sf. 130

    Garp cephesi karargâhına mensup birçok subayların ve memurların aileleri karargâh ile beraber bulunuyordu.  Karargâh bir yerden bir yere nakledilirken resmi karargâh eşyalarından başka bir sürü ev eşyası, kadın, çoluk çocuk, muhacir kafilesi gibi, cephe karargâhını takip edermiş.  Hiçbir harp karargâhında görülüp işitilmemiş bir şey… Sf. 138

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 130, 138) kitabından birebir alınmıştır.

  • Miralay Refet Bey, Birinci Dünya Harbi’nde Filistin cephesinde, Gazze’de Kolordusuyla muvaffakiyetli muharebeler verirken, Miralay İsmet Bey de Birrüssebi’de Üçüncü Kolordu’nun başında bulunuyordu.  Bu hususta türlü türlü rivayetler vardı.  Bu meseleler hakkında biraz konuştuk. Kolordusunu bırakıp Birrüssebi’deki karargâhından dar kaçmış şayiasını tahlil ettik.  Nihayet Refet Paşa ile veda ederek ayrıldık; ben de yattım.

     İsmet Paşa’nın İstanbul’dan Anadolu’ya cebren sevk olunduğunu bilenler pek çoktur.  Bu hadisenin en doğru şekli 1921 senesinde Kartal Maltepe’sinde Piyade Endaht Mektebi (Atış Okulu) Müdürü bulunan Binbaşı Şükrü ve ev sahibi Hulusi Beylerden naklen şu suretle vaki olmuştur: Sf. 124

    1920 Mart’ında Mustafa Kemal Paşa’nın talebi üzerine Şükrü Bey, Erkan-ı Harp İsmet ve Saffet Beyleri, Maltepe’de Bağdat Caddesi’nde Hulusi Bey’in evine davet edip getirtmiş; Mustafa Kemal Paşa’nın kendilerini Anadolu’ya çağırdığını ve oraya gitmeleri lazım geldiğini söylemiş.  İsmet Bey hulasa olarak şu cevabı vermiş:

    -Muntazam ordu teşekkül etmedikçe böyle çetecilikle iş yürümez.  Ordu teşkil etmek de bu şartlar içinde mümkün değildir.  O halde ben ne diye gideyim?  Olmayacak bir şey peşinde koşmak deliliktir.

    Şükrü Bey sert ve ciddi bir tavırla ve yüksek sesle şu ihtarı yapmış.

    “Bu memleket, bizi bu gün için yetiştirdi Beyefendi!  Biz askeriz; işte silaha sarılmış, vatan uğrunda seferberiz.  Siz de başımıza geçin; bizi idare edin.  Gitmem ne demektir?  İstiyorlar; emirdir; itaat lazımdır.”

    Saffet Bey (Saffet Arıkan) ayağa kalkarak, vaziyetin ciddiliğini ve vahametini idrak etmiş ve başıyla Şükrü Bey’e tasvip ve kabul işareti vermiş.  Şükrü Bey evvelce hazırlamış olduğu nefer elbisesini masanın üzerine koyarak ve İsmet Bey’e hitaben, sert bir çehre ile getirdiği esvabı göstererek:

    -Haydi bakalım! 

    İsmet Bey, mukavemet imkânı kalmadığını anlayarak, yola gelmiş; üzerindeki siyah sivil esvabını Hulusi Bey’in evinde bırakarak, verilen askeri elbisesini giymiş; Saffet Bey’le beraber muhafız posta refakatinde kerhen Anadolu’ya gitmek üzere geceleyin yola çıkarılmış.  Sf. 124, 125

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 124, 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu esnada postadan bir kart aldım; sansürden kurtulup gelmiş; bu bir kartvizit idi.  …

     6 Şubat 1921 (1337) tarihini taşıyan bu kartta yazı yazılmıştı:

     “İhsan Paşa’ya;

     …  Büyük tarihli, büyük Türk sizi bekliyor.  Koş gel.   Ahmet Hamdi”  Sf. 71

     Kara Kemal’in komiteci ruhu ve kafası imdadımıza yetişti; Sf. 72

     5 Eylül 1921 Pazar günü, bizi kurtaracak nakliye vasıtası, Malta’ya gelmişti;  bu, Tricotti isminde küçük bir İtalyan kaçakçı gemisi idi. Sf. 73

     Birinci kafile: Ali İhsan Paşa, Nevzat Bey, Sabit Bey, Nemci Bey;

     İkinci kafile: Mahmut Kâmil Paşa, Bedri Bey, Nevzat Bey, Gani Bey, Faik Bey;

     Üçüncü kafile: Memduh Bey, Muammer Bey, Tahsin Bey, Şükrü Bey, Macit Bey.

     Kara Kemal, Malta’daki işleri tanzim vazifesini deruhte etmiş olduğundan, hepsine nezaret etmiş ve en sonra gemiye binmiştir.  Sf.76

     10 Eylül 1921 Cumartesi, süratle resim çıkartıp pasaport almaya koyulduk.  Ben, süratle anavatana gitmek istiyordum.  Roma’da iki Türk sefiri vardı.  Birinde İstanbul hükümetinin Osman Nizami Paşa, diğerinde Anadolu’nun mümessili Cemil Bey buluyordu.

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 71 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008); İngilizler Maltadakilere adeta “gidin” diyor. İtalya’da Cemil Bey Malta sürgünlerine pasaport veriyor.

  • İzmir işgalinden evvel, Samsun civarındaki Pontus hadiselerinden çok ürkmüş olan İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal Paşa’yı fahri yaver ve Üçüncü (veya Dokuzuncu) Ordu Müfettişi olarak olağanüstü salahiyetlerle Samsun’a göndermeye karar vermiş ve Pontus isyanını tedibe memur eylemiş.  Sf. 62

    Artık hepimiz, platonik birer Anadolu mücahidi, aşırı derecede Mustafa Kemal taraftarı, nasyonalist veya İngiliz tabiriyle müfrit Kemalist kesilmiştik.  Sf. 68

    Nihayet bir gün, kati karar ile sandala binerek, Malta’dan açıldık.  Sekiz kişi idik.  Sahilden biraz açıldıktan sonra, rüzgâr kesildi.  Yelken düştü; biz dönmek zorunda kaldık.  Kürek çekerek Ada’ya geri geldik.  Muhafızlara bahşiş vererek geç kalmamızı kapattık.  Sade yelken ile bu işin yürümeyeceğini kabule mecbur olduk. 

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 62 ile 68 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Miralay Köprülü Kazım Bey (Kazım Özalp)  …  Yunanlılar 28 Mayıs’ta Aydın’ı da işgal etmişler,  Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in kumandasında bir milli kuvvet ve cephe vücuda getirmişler; Aydın’ı üç günlük muharebe neticesinde 30 Haziran’da Yunanlılardan kurtarmışlar; fakat yeniden gelen kuvvetlerle takviye edilen Yunan müfrezesi, Aydın’ı tekrar ele geçirmiş.  Sf.61

    (Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pontus isyanını bastırmak üzere Üçüncü Ordu Müfettişliğine tayin ve İstanbul’dan Samsun’a izam edilen (gönderilen) Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs’ta Samsun’da karaya çıktıktan sonra, ..

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Merhum (Hüseyin Avni Ulaş) tarafından Erzurum’da bir miting yapılarak işgal kuvvetlerinin şımarık hareketleri protesto edilmiş ve altı vilayet arasında müşterek (ortak, birlikte) teşkilat vücuda getirilmesine ve Temmuz ayında bu vilayetler tarafından Erzurum’da bir kongre akdine karar verilmiştir. Sf. 55

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ocak.1919; Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin bir an evvel kurulmalarını, valilere ve mutasarrıflara tavsiye ettim.  Sf. 29

    İstanbul’daki hain padişah Vahdeddin’in …  Sf. 41

    Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 29, 41) kitabından birebir alınmıştır.