Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 16 Eylül 1666’da Sabatay Sevi Divan huzurundadır.  Divan; Edirne’de, Saray-ı Hümayun’da, Sadrazam Kaymakamı Mustafa Paşa, Şeyhülislam Minkarîzade Yahya Efendi ve Padişah imamı meşhur vaiz Vani Efendi’den oluşmaktadır.  Padişah IV. Mehmed de, Kafes arkasında müzakereyi takip etmektedir.  Sf. 274

    Sabatay, Türkçe bilmediği için, tercümanlığını “Yahudi Dönmesi” Hayati-zade yapıyor.  …  Yahudi Doktor Moché ben Raphael Abravanel, İslamiyet’i kabul edip Hayati-zade ismini alarak, IV. Mehmed’in hizmetine girdi.  Sf. 275

    Hayatizade, İspanyol İbranicesiyle ona, “Dünyayı karıştıran sen, eğer mucize gösterme ve kendini koruma gücün varsa onları göster; kendini ve milletini kurtar” diyor.  Padişah bir mucize konusu seçiyor ve Hayatizade vasıtasıyla Sabetay’a bildiriyor.  Mucize konusu şudur: Sabatay, çırılçıplak soyunacaktır.  Vücuduna en maharetli okçular nişan alacaktır.  Eğer atılan oklar vücuduna işlemezse, o zaman Sultan da Mesihliğini tanıyacaktır.  Sultanın bu teklifi karşısında, Sabatay, Mesih olduğunu inkâr ediyor; basit bir haham olduğunu, bu işin Yahudilerce uydurulduğunu ve kendisine “M e s i h” ünvanlının onlar tarafından verildiğini açıklıyor.  IV. Mehmed, bu cevapla yetinmeyerek, Hayati-zade vasıtasıyla ona Müslüman olmasını teklif ediyor.  …  Hayati-zade, eğer o anda Müslüman olmazsa uğrayacağı işkenceleri bütün fecaatiyle tasvir ediyor; hatta bir rivayete göre, Müslüman ismi ve kıyafeti altında da isterse işinde devam edeceğini (fikren de olsa) telkin ediyor.  Sabatay başka kurtuluş yolu olmadığını anlayınca, Şehadet Kelimesi’ni geveleyerek Müslüman olduğunu söylüyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 274 ile 276 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’nın, Sabatay’ı huzuruna çağırıp konuştuğunu belirten… “Düzme Mesih’in boş bir adam olmadığını anladı ve ilmî vukufunu takdir etti.  Fakat umumi heyecanlar ve tefrikalar üzerine Sevi’nin İstanbul’da kalması tehlikeli görüldüğünden Aydos kalesine nefyedilmesine ve orada kal’a-bend olmasına karar verdi”

    Yuda (Juda) Çelebi vasıtasıyla Sadrazamın sarrafı Mordehay Kohen, Fazıl Ahmet Paşa’nın ayaklarına kapanıyor, ona, Sabatay’ın bu hapishanede çok rahatsız olduğunu bildiriyor ve başka bir hapishaneye nakledilmesi için yalvarıyor. Sf. 267 

    Paşa da, onun Çanakkale’ye sürülmesini ve Kumkale’de (Aydos) hapsedilmesini emrediyor.  Nisan 1666.  Sabatay, artık Aydos’taydı.  …  Dünyanın her tarafında heyecanlı bir merak vardı.  Danimarka, Hollanda ve Almanya’dan birçok kimseler işlerini, güçlerini bırakıp, Aydos’a (Kumkale) hususi gemiler ve hediyelerle koşuyorlardı. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 267 ile 269 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mesihlik meselesi, Yahudiler arasında değil, bir kısım Müslümanlara arsında da taraftar buluyor.  Bu durum, Sabatayistlerin Bektaşi dervişlerinden birini ve dolayısıyla da taraftarlarını elde etmeleri sayesinde “Bektaşiler” arasında cereyan ediyor.  …  Şiilerden az bir grup inanıyor. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şubat 1666.  Sabatay İstanbul’dadır.  Subaşı (Emniyet Müdürü) tarafından sorguya çekiliyor.  … Sabatay her şeyi inkâr ediyor.  Subaşı’ndan iyi bir dayak yedikten sonra zincire vuruluyor.  

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay İzmir’de iken, davasını güçlendiren başka bir olay meydana geliyor.  “İhya-yi Emvat” olayı oluyor.  Bu olay şöyle cereyan ediyor: Livorna’dan İzmir’e Josef Penhaz isminde bir İtalyan Yahudi’si geliyor.  Bu Yahudi İzmir tüccarlarında bulunan alacaklarını toplamak istiyor.  Bunu rahatça tahsil etmek için de Sevi ve taraftarlarının desteğini sağlamayı düşünüyor.  Bunun için halk arasında Sevi aleyhinde bir teşebbüsün olduğunu taraftarlarına bildiriyor.  Sevi de bunu tezvirat kabul edip, Penhaz’ın iyice dövülmesini emrediyor.  Halk, Penhaz’ın kaldığı eve nümayişkârâne gidiyor.  Bu durumu pencereden gören Penhaz; bunlara karşı bir şey yapamayacağını anlıyor ve hile yoluna sapıyor.  Boylu boyunca uzanıyor ve kendisine ölü süsü veriyor.  Sevi taraftarları eve dolduğunda Penhaz’ı hareketsiz bir vaziyette buluyor.  Bu hal karşısında şaşırıyor ve “Mucize! Mucize” diye bağırıyorlar.   Sevi, Penhaz’ın kaldığı eve gidiyor.   Penhaz’ın durumu bir mucize göstermeye uygundur.  Sevi, ölüyü affedip diriltmeye karar verdiğini yanındakilere bildiriyor.  Penhaz’ın yanına yaklaşıp bir iki dua okur gibi yapıyor.  Sahte ölü hemen diriliyor ve her ikisi kısa bir süre birbirine bakıyor.  …  Mesîh de taraftarları arasında “Muhyi Emvat” (ölüleri Dirilten) sıfatını kazanıyor.  …  “bugünkü manasıyla propagandanın ne demek olduğunu da bu adam keşfetmiştir”  Sf. 260, 261

    İzmir’in tanınmış Talmudistlerinden Sloman Algazi ve hahamlığın diğer üyeleri, bu hareket karşısında, onlardan ayrılmıştır.  Kadı’dan, dini tehdit eden ve “Rabbanizm” kadar Türkiye’ye de zararlı olan bu harekete, son vermesini istediklerini kaydetmekte, “Kadı, korktu ve Mesih’i Başkent (İstanbul) otoritesine gönderdi” ifadesine yer vermektedir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 260, 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyayı 38 müridi arasında taksim ediyor ve onları da kral olarak isimlendiriyor.  … Genelgeler gönderiyor ve onlara:

    “Tanrı’nın tek ve ilk doğan oğlu Sabatay Sevi’den İsrail’in Mesih’i ve kurtarıcısından bütün İsrailoğullarına selam!  Mademki biz, şerefli büyüklerimiz İbrahim, İshak ve Yakup’un görmeyi arzu ettikleri (söyledikleri) Tanrı’nın büyük gününü görme şerefine nail olduk, artık acı günlerimiz sevince, oruç günlerimiz eğlenceye dönüşmelidir.  İşte bunun için Tanrı size ifadesi güç teselliyi verdi.  Tamburlarla, orglarla sevincinizi ilan ediniz.  Asırlardan beri size vaat ettiğini bugün yerine getirmiş olana, bu suretle, şükranlarınızı ifade eyleyiniz.  Eskiden beri yaptığınız ibadetleri yapınız.  Üzüntü günlerinizi, benim gelişim şerefine, Purim (Şeker Bayramı) adı altında bilinen neşeli günlere (bayramlara) çevirin.  Hiçbir kimse hiçbir işe koyulmasın, sadece neşelensin.  Yaşayın!” Sf. 259 

    Son bölümü ise şöyledir:                                                                     

    “Nihayet hiçbir şeyden çekinmeyiniz.  Çünkü sizin hâkimiyetiniz bütün milletlere şamil olacaktır ve siz yalnız dünya yüzündeki mahlûklara değil, denizlerin dibindeki mahlûklara bile hükmedeceksiniz.  Bütün bunlar sizin teselliniz ve hazzınız içindir.”

    Sabatay dünyayı 38 krallığa böldükten sonra, Kudüs’ü merkez yapacağını kralların da Elie tarafından Sion’un büyük şehrinden idare edileceğini tamim ediyordu.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 259, 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dimont, Sera’yı, beynelmilel fahişe olarak tavsif ediyor ve Yahudi yayınlarında; hem azizilik hem de fahişeliğin bir kadında birleşmesinin ilk olmadığını ve Hoşea Peygamber’in de Gomer gibi bir fahişe ile evlendiğini ifade ediyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 253 ile 256 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her cumartesi, sinagogda yapılan ayinden sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun (Sultan IV. Mehmed) adını anmak adettir.  Bu âdeti, Padişahın adı yerine kendi adının (Sabatay Sevi) konulmasını emrederek değiştiriyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay’ın kardeşi İlyas (Elias), karşı çıkıyor ve Sabetay’a Türklerin düşmanlıklarını çekeceğini söylüyordu.  Sabatay da bunun üzerine, “Bu, bütün Yahudilerin ıstırap çekmesinden iyidir.” diyordu.  Sf. 253

    İzmir Kadısı, Sabetay’a ziyaretinin ve İzmir’de uyandırdığı hareketin manasını soruyor.  Sabatay; ne söyleyeceğini şaşırıyor ve mucize göstereceğini ümit ediyor.  Böyle bir şey zuhur etmeyince, bir müddet duraklıyor ve sonra Sultan’ın aleyhinde bulunan üç Yahudi’nin cezalandırılması için ziyarete geldiği cevabını veriyor. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 253 ile 255 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dipnot:  Hanuka:  Kislev ayının 25’ine tesadüf eden ve 8 gün süren bir Yahudi bayramıdır.  M.Ö. 167 senesinde İsrail topraklarında hüküm süren Suriye Kralı Antikos Epifanes (Kommagene Kralı Nemrut), Yahudi dinini yok edip, onun yerine Yunanlıların putperestliğini yaymaya çalışmıştır.  Musevilerin, Hasmonay ailesine mensup Malatya adındaki kâhin, az bir Milli Kurtuluş ve din hürriyeti için çarpışmaya devam edip, Kudüs’ü ele geçirerek, Mâbedi putlardan temizlemiştir.  Mabede devamlı yanması gereken Menora (Yedi Kollu Şamdan) için hususi yağ Antiokus’un orduları tarafından yok edilmiştir. Büyük aramalardan sonra küçük bir yağ ölçeği bulunmuştur.  Mucize olarak ölçekteki yağ 8 gün yanmıştır.  Bu olayı hatırlamak için 8 gün kandil yakılmaktadır.  “Bu kandil, ideal ve haklı davanın tahakkuku yolunda gösterilen kahramanlık ve sanatkârlığın sembolü” olarak görülmektedir.  Bayram da bunun anısı için yapılmaktadır.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Sabatay kendisine; “İlk yaratılmış, Allah’ın yegâne oğlu, Mesih, Münci-i İsrail (İsrail’in kurtarıcısı) unvanlarını verdi.  Sf. 247

    Kudüs hahamlarının düşmanlıkları karşısında Sabatay, Kutsal Şehri terk etmeye karar veriyor.  İstanbul’a gitmek için İzmir’e hareket ediyor.  …  Eylül 1665.  Sabatay sevi İzmir’dedir.  Sevi İzmir’e taraftarlarının coşkun tezahüratı arasında giriyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 247 ile 249 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay’ın bir Yahudi’nin evinde aşk alemi yaparken Subaşı’nın baskınına uğradığını, Subaşı’yı evinde gören Sabatay’ın sara hastalığına tutulup, ağzından köpüklerin geldiği ve onlarla beraber olan Josef (Yusuf) Çelebi’nin kaçıp gizlendiği; Sf. 245

    Sabatay, Sarrafbaşından ve oradaki halktan topladığı yardımlarla yanında karısı Sara ve birçok taraftarı ile El-Ariş yoluyla Kudüs’e dönerken Gazze şehrine uğruyor.  Orada Abraham Benjamen Nathan ile tanışıyor.  Bu, Gazeli Nathan veya “Peygamber” Nathan olarak adlandırılıyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 245 ile 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kudüs hahamlarının düşmanlıkları karşısında Sabatay, kutsal Şehri terk etmeye karar veriyor. Burada bir şey yapamayacağını anlıyor ve İmparatorluk merkezi olduğundan, önemli saydığı İstanbul’a gitmek için İzmir’e hareket ediyor. Kudüs’ten ayrılmadan, İstanbul’a vardığında, taraftarların muhteşem karşılama törenlerinin beklenmedik olaylara sebep olabileceğini düşünerek, Mesih’in geleceğini haber vermek üzere, Mısır ve Avrupa’ya elçiler gönderiyor. Sf. 249

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olaylar bu safhaya geldikten sonra Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’nın duruma müdahale ihtiyacı duyduğunu ve Sabatay’ı huzuruna çağırıp konuştuğunu belirten “Bir Tarih Müdekkiki” şöyle bir iddiada bulunuyor: “Düzme Mesih’in boş bir adam olmadığını anladı ve ilmi vukufunu takdir etti. Fakat umumî heyecanlar ve tefrikalar üzerine Sevi’nin İstanbul’da kalması tehlikeli görüldüğünden Aydos kalesine nefyedilmesine (sürgün edilmesine) ve orada kal’a-bend (kalede mahkûm) olmasına karar verdi”.

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay Yahudi mahallelerini geziyor.  Soranlara, İsrail’in kurtuluşunun “Balık Burcu”nda olacağını söylüyor.  Sabatay mensuplarının ayinlerindeki balık remzi, işte buradan kalmıştır.  … hahamlarca bir rehber görevlendiriliyor ve döğdürülüyor.  …  1659. Sabatay, İzmir’e babasının yanına dönüyor.  Sf. 238 

    1662-63.  Sabatay Sevi, Kahire’dedir.  …  Raphael Joseph Tchelebi (Çelebi) …  1663’de Kudüs’e hareket ediyor. Sf. 240

    Sara ile evlendi. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 238 ile 243 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir Tarih Müdekkiki”, Sabatay’ın bu tür hilelerinin çokluğuna ve “bugünkü manasıyla propagandanın ne demek olduğunu da bu adam keşfetmiştir” dense yeri bulunduğuna; onun, safdillere yutturmak için, bu türlü hileleri mübalağalı şekilde duyurduğuna, düşmanlarının maksadını önceden sezmek suretiyle önüne geçtiğine ve para yoluyla kendisini himaye ettirdiğine yer vermektedir. Sf. 261

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik Kabala öğretisinin kalesidir.  Sabatay geldikten sonra, Selanik’i, on beş gün devam eden çalkalanma ve çılgınca bir neş’e kaplıyor, ziyafetler veriliyor, halaylar çekiliyor.  … oradaki hahamların büyük çoğunluğunu bir ziyafette topluyor.  Bu ziyafet sırasında Sabatay, Mesihlikle ilgili bahisler açıyor ve kendisinin hiç evlenmeyeceğini beyan ediyor.  Beraber getirdiği “Sefer Tora” dan (Tevrat’ın elle yazılmış tomarı) evlenme ile ilgili bahsi okutuyor ve onunla evlendiğini ilan ediyor.  … İzmir’de yaptığı gibi, Tetragramme (J.H.V.H.)’yi açıkça söylüyor.  Bu durum karşısında şaşırmış olan hahamlar, ona, bu hareketin sebebini soruyor.  O da “Mesihim” cevabını veriyor.  Bu sözü küfür addeden hahamlar şiddetle aleyhine geçiyor. 

    Selanik’te evine misafir olduğu bir Yahudi, Sevi’ye kızını verdiği … kızı boşadığı rivayet ediliyor.  1658’de Sabatay Atina’ya gidiyor.  Orada da takip edildiğini, rahat ve huzur bulamayacağını anlıyor ve İzmir’e, İzmir’de de fazla kalamayarak İstanbul’a hareket ediyor.  …  Sabatay, İzmir’de fakir, İstanbul’da zengin Yahudilerin tarafını tutuyor.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 236 ile 237) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007); Bizim mistiklerimiz de tanrıya ve peygamberine aşık oluyorlar.

  • A. Gövsa; “Sabatay, İzmir’de geçen bu muvaffakiyetli zaman esnasında eskiden perhizkâr bulunduğu kadınlara karşı büyük bir düşkünlük göstermiştir. Karısı Sara da zaten hafifmeşrep olduğundan, Mesih’in karısı olmaktan gelen istisnai vaziyetinden ve bütün günahlara karşı sigortalı gibi olmaktan mütevellit bir serbesti içinde birçok erkekle düşüp kalkmıştır”. Sf. 255

    Dimont, Sara’yı, beynelmilel fahişe olarak tavsif ediyor ve Yahudi yayınlarında; hem azizlik hem de fahişeliğin bir kadında birleşmesinin ilk olmadığını ve Hoşea Peygamber’in de Gomer gibi bir fahişe ile evlendiğini ifade ediyor. Sf. 256

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 255, 256) kitabından birebir alınmıştır.

  • … bir Frenk darb-ı meseli olan “Nul n’est prophéte dans son pays = Kimse kendi memleketinde Peygamber olamaz” …  “Ev danası öküz olmaz”  …  Bütün Musevi uleması bir araya geldiler ‘Sevi’nin katline fetva verdiler.  ‘Sevi’, İzmir’de dikiş tutturamayacağını anladı, daha müsait bir faaliyet sahası aramak üzere 1648 senesinde İstanbul’a hareket etti.  Sf. 230

    Josef Kastein; Mora, Atina ve Selanik’e uğradıktan sonra İstanbul’a geldiğini ifade ediyor. Sf. 232

    İstanbul’da dedikodu, şikâyetler ve nümayişler başladı.  … Sevi İstanbul’da da duramayacağını anladı; ..  Selanik’e (1654) hareket etti.  … 

    Dipnot: Selanik’te o zaman 10.000 Türk, 4.000 Yunanlı ve 22.000 Yahudi yaşamaktadır.  Burada 30 tane Sinagog ve binlerce Kabala öğrenimi görenleri barındıran evler vardır.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 230 ile 232) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Engizisyon (Inquisition)

    Spinoza 1632-1677 yılları arasında yaşayan, Amsterdam’da doğup La Haye’de ölen bu genç Yahudi düşünürü, haham olmak üzere mistik eserleri tetkik etmiş ve Kutsal Kitabın yanlışlıklarla dolu olduğunu ileri sürmüş, bu hususta eserler yayınlamıştır.  Bu fikirlerinden dolayı Sinagog’dan, Yahudi cemaatinden tard edilmiştir.  Spinoza, Felsefesini Etika’da (Ethica) şöyle açıklıyor: …bazen insan görünüşü olan bir Tanrı tasarlıyorsa, bunu sebebi kendi benliğini ve zihninin imkânlarını tanımamasıdır.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 222, 223) kitabından birebir alınmıştır.