Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Yahudi’nin ilk sabah duası şöyle;

    “Sen kutsalsın. Tanrım, bizim Tanrımız,

    Dünyanın hâkimi,                                                                                          

    Beni esir olarak yaratmayan,

    Beni Yahudi olarak yaratan

    Beni kadın olarak yaratmayan?.” Sf. 49

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1860’da kurulan Alliance Israelite Universelle’in misyonu, Doğu cemaatlarını Batı’daki kardeşlerimizi utandıran bir az gelişmişlikten kurtarmaktı. Bu kapsamlı program olmasaydı cahil kalırdım: Alliance’tan önce, Konstantinopolis’te kızlara eğitim vermek kimsenin aklından geçmemişti. Sf. 45

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kipur (büyük oruç günü) sabahı. Sf. 43

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Durumun suçluları Rumlar ve Ermenilerdi. Yahudilerle birlikte ticaret ve finans sektörünü paylaşıyorlardı. Sayıları daha fazlaydı, iç çekişmelerle daha az bölünmüşlerdi, pazarlarımızı yavaş yavaş kemiriyorlardı. Sf. 40

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Goy; Yahudi olmayan kişi.

    Kaşerut, etin Yahudi inanışına uygun kesildiğini doğrular. Sf. 39

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oysa Yahudilerde ölçüsüzlüğe kaçanlara az rastlanır. Sf. 39

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sokakta reayadan biri, kaldırımları Müslümanlara bırakmak zorunda olan ikinci sınıf bir vatandaş olduğunu nasıl düşünebilirdim? Diğer Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gibi, babamın yüksek evler yaptırmaya, ata binmeye ve silah taşımaya izni olmadığını bilmiyordum. Kimsenin önünde eğildiğini, insanların önünde küçüldüğünü, yapılan hakareti köle gibi kabul ettiğini görmemiştim. Sf. 33

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kızların yetiştirilmesi onun işi değildi. On üç yaşında yapılan dinsel erişkinlik töreni Bar Mitzva’ya kadar oğlanlarla da ilgilenmezdi. Ona göre kadınlar, yalnız cır cır ötmeye yarardı. Hepsinden çok da annem, Bir de yemek yapmaya. Yahudi takvimine saygı göstermeye. Eve dönüş anının kutsanmış bir an olmasını sağlamaya. Sf. 32

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ağabeyim Babıâli’nin uyanacağına inanıyordu, çeşitli cemaatlerin anlaşması olasılığına;

    “Yakında, diyordu, Rum, Yahudi, Ermeni kalmayacak, yalnızca Türkler olacak. Din özel bir konu, kişiye özel bir alan olacak. Yasa hepimiz İçin bir olacak. Bizim Yasamız değil, Yasa.” Sf. 31

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi düşmanı Rumlarla.. Sf. 29

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumartesi neşeli olunurdu, Yom Kipur ve Roş Aşana’da asık suratlı, Purim’de çıldırılırdı… Yahudi takviminin kutlanması özel hazırlıklara yol açar, masraflara ve sadakalara vesile olurdu: Bayramlar, Yahudi cemaatinin ve ekonomisinin temeli, kalıcılıklarının güvencesiydi. Sf. 24

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu beyler tütün içer, tespih çeker, annemin yere bakarak getirdiği mezeleri tadar, rakı içerlerdi. Politika konuşurlardı, El Tiempo gazetesinin makalelerini yorumlar tutucu hahamlardan, Rumlardan ve Ermenilerden yakınalardı,, daha nadir olarak da Türklerden ticari bilgi alışverişinde bulunurlardı… Sf. 19

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Annem temizlik konusunda çok titizdi. Yahudilerin adı pise çıkmıştır. Yoksul Yahudiler öyleydi, iyi ailelerden gelenler değil, Sf. 14

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nahum boyun eğdi. Yalan söylemeyi ve pazarlık etmeyi sevmiyordu. Kötü bir tüccardı, kuyumcu kuzenine kısa sürede yük oldu, Sf. 11

    Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa VI. Paul 1977’de ölmeden kısa bir süre önce şu sözleri söylemişti: “Şeytan Kilise’ye girdi. Buralarda bir yerde.” Peki, şeytan Roma Katolik Kilisesi’ne ilk olarak ne zaman girmişti? Cehennemin kapıları ilk olarak ne zaman açıldı da şeytan dışarıya çıkabildi? Kimilerine göre şeytan 22 Ocak 1929da Lateran Antlaşması’nın imzalanmasıyla, kimilerine göreyse çok daha önceleri 312 yılının güneşli bir ekim sabahında Roma’nın yaşlı piskoposu Miltiades’in, Roma İmparatoru Konstantin’in ve paranın önünde diz çöktüğü gün girdi! Sf. 228

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 228) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elbette ki Papa II. John Paul ne mafya ailesindendi ne de bir P-2 üyesiydi. Ancak buna rağmen Gelli’nin gizli mason topluluğunun Vatikan içinde barınmasına göz yumdu ve Kilise’nin mafyayla olan bağlantısına son vermedi. Tam aksine bu bağlantıları daha da sağlamlaştırdı, Sf. 226

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • Polonya aynı zamanda güçlü devletlerin ve terörist gurupların cephaneliği haline geldi, örneğin Filistin Kuruluş örgütü neredeyse bütün silahlarını Polonyadan satın alıyor

    Ama Mafya için Polonya’da yapılacak en kârlı iş çöp işidir. Burada dünyanın başka hiçbir yerine dökülmesine izin verilmeyen çöpler istenildiği şekilde dökülebilir ya da bazı maddeler gömülebilir. Örneğin tıbbi atıklar, kimyasal fabrikaların zehirli atıkları, inşaat alanlarındaki zararlı maddeler ve nükleer güç fabrikalarının atıkları gibi. Çöp işiyle uğraşmak, son zamanlarda Avrupa’da ve Amerika’da Sicilya Mafyasının en gözde faaliyeti haline geldi. Sf. 223, 224

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 223, 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa D. John Paul’ün 1978’de papalık tahtına oturuşundan beri Sicilya Mafyası Polonya’da cirit atıyor…

    Hap bağımlılığı ve uyuşturucu dağıtımının hemen hemen hiç olmadığı Polonya, 2002 yılında uyuşturucu ticaretinin en gözde yerlerinden biri haline geldi. Her yıl on beş tondan fazla eroin Türkiye’deki limandan babalar (Türk uyuşturucu dağıtıcıları) tarafından Sicilya Mafyasının üyelerine verilerek oradan Polonya’ya getiriliyor. Sf. 223

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2002 yılında Fr. John Geoghan Boston’da papazlık yaparken 130 çocuğa cinsel tacizde bulunmaktan on yıl hapse mahkûm edildi. Geoghan’ı görevden almak yerine onu başka yerlere atayarak aynı suçu orada da işlemesine göz yuman Kardinal Bernard Law, medyanın büyük tepkisiyle karşılaştı. Sf. 216

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Calvi’nin Mason Locaları (P-2)  ve mafya ile olan bağlantıları gün gibi ortada… Calvi’nin 10 milyar dolar olarak tahmin ettiği Vatikan’ın, bankasında yatan para, Kilise’nin diğer bankalardaki serveti yanında ancak devede kulak kalırdı.

    17 Haziran 1982’de Roberto Calvi’nin cansız bedeni Londra’da Karakeşiş Köprüsü’nün altındaki bir ağacın dalına asılmış olarak bulundu. Sf. 191, 192

    Calvi’nin öldürüldüğü yer akıllarda soru işaretleri bıraktı. İtalya’da mason loncalarına üye olan çoğu kişi siyah elbiseler giyer ve birbirlerine “keşiş” diye hitap ederlerdi. “Kara Keşişler” – fratelli neri – İtalyan masonlarına verilen takma bir addı. Üstelik Calvi’nin üzerinden çıkan tuğlalar da Mason geleneğinde hainlere uygulanan bir yöntemdi. Mason yemininde, hainlerin akan bir suyun üzerinde ipte sallandırılması yer alıyordu.

    Sicilya Mafyasının eroin trafiğinden sorumlu olan Francesco DiCarlo bu cinayeti kendisinin işlediğini, çünkü Corleone ailesinden böyle bir emir aldığını itiraf etti. Sf. 192

    Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2. Baskı Eylül 2004 – Sf. 191, 192) kitabından birebir alınmıştır.