Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • İngiliz süvarisi yeniden harekete geçerek 4 Teşrinsani’de (Ekim’de) Musul şehrine doğru ilerlemeye başladı. Muhasamatın (hasımlığın, düşmanlığın) tekrar başlamasına meydan vermemek için askerlerimizi süngü takmış olarak göğüs göğse ve adım adım geri çektirip şehrin kenarını bir kale gibi kapattırdım.  İngiliz süvarileri de bizi muhasara ettilerse de (kuşattılarsa da)şehre giremediler.  Yalnız cesur ve terbiyeli bir İngiliz Generali olan Kassel’i şehrin kenarındaki köşklerden birinde misafir ettirdim.  Mükerrer ısrarlarım üzerine birbiri arkasından bir fırka kumandanı General Fenşow ve General Kob müteakip günlerde karargâhıma gelerek benimle görüştüler.  Ben de mütareke imzalanmış olduğundan, ileri hareketlerin doğru olmadığını, mütarekeyi ihlal ettiklerini, yeniden ateşin başlayacağını, bunun mesuliyetinin mütarekeyi bozan İngilizlere ait olacağını karargâhımda kendilerine şiddetli bir lisan ile söyledim.  “Elinizde mükemmel telsiz, telgraflar var.  Mütarekeyi kabul ve imza etmiş olan İngiliz Filosu kumandanına ve Harbiye Nazırı Müşir İzzet Paşa ile mütemadiyen muhabere ettim.  İzzet Paşa hareketimi takdir etmekle beraber mütarekenin bozulmasına meydan vermeyerek mecburiyet halinde Musul şehrinin terk edilmesini bildirdi

    İki gün sonra İngilizlerin Irak’taki orduları kumandanı General Marşal bizzat geldi.  Onunla da aynı surette görüştüm ve mütarekenin metnini çıkarım.  O da kendi elindeki mütarekenâme suretini çıkardı.  Karşılaştırdık, her ikisi de birbirine mutabık (aynı) idi.  General Marşal’ı mütareke hasebiyle ileri hareketin doğru olmadığını kabule mecbur oldu.  Fakat mütareke maddelerini birer birer okuyarak bu maddelerden Musul şehrinin işgaline imkân veren fıkralar aradı.  Evvela 16. madde mucibince Altıncı Ordunun kâmilen teslim olmasını talep etti.  Buna gülerek mukabele ettim ve bu maddenin Medine gibi yerlerde kapanmış Türk Garnizonlarına ait olduğunu, bizim seyyar ordu olduğumuzu söyledim.  …  İzzet Paşa ile muhabere neticesinde Altıncı Ordunun tekmil askeriyle ve silahıyla ve cephanesiyle geri çekilmelerini temin ettik.  Ancak 10 Teşrinsani’de İngiliz askeri Musul şehrine girdi.  Ben de Karargâhımın birinci kademesiyle Musul’dan Nusaybin’e çekildim.

    Alıntı; Harp Hatıralarım IV (Birinci Dünya Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 317, 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hâlbuki İngiliz Ordusu Kumandanı mütarekeden haberdar değilmiş gibi davranarak Musul şehrinin zapt edilmesi emrini vermiş.  Sf. 316

    Alıntı; Harp Hatıralarım IV (Birinci Dünya Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu esnada İngiliz tayyareleri yeni Türk hükümetinin mütareke müzakerelerinde bulunduğunu bildirerek beyhude muharebe yapmamaları için askerimize ve zabitlerimize fesat saçan beyannameleri attıklarını haber aldım.

    Alıntı; Harp Hatıralarım IV (Birinci Dünya Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.

  • 21 Eylül 1918’de Filistin’de taarruz hareketlerine başlamış olan General Allenby kumandasındaki İngiliz kuvvetleri bizim Yedinci, Sekizinci ve Dokuzuncu Ordularımızı çekilmeğe mecbur ederek Şam’a doğru ilerlemeye başladıklarından…  Bütün emelim, Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığım gibi mütarekeden evvel Musul şehrini İngilizlere terk etmeyerek elimizde tutmak idi.

    Alıntı; Harp Hatıralarım IV (Birinci Dünya Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 299) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5. Fırka Van cenup müfrezesi 6 Nisan 1918’de Van’a girdi.  

    Alıntı; Harp Hatıralarım IV (Birinci Dünya Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20.4.1915 …Van’ın muhtelif köylerinde Ermenilerin ve Çölemerik’te (Bingöl merkezinde) Nasturilerin isyan ettiklerini Van’a kuvvet göndermek lazım geldiğini.. Sf.429

    Ruslar… Van isyanını körüklemişlerdir.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 429 ile 433 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1915 senesi Nisanının on yedisinde Van tarafında Ermeniler isyana başlamışlardı. 

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 407) kitabından birebir alınmıştır.

  • En mühim kararlar Enver Paşa ile bu üç alman (Bronzart) arasında düşünülüp veriliyordu.  Bunlar içinde Türkler hakkında hiçbir muhabbet beslemeyen Liman Paşa ile Toveney en meş’um (kötü, uğursuz) rolü oynamışlardır.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zeki Paşa, bu seferin icrasındaki zorlukları ve çöl seferinin icrası için lazım gelen malzemenin bulunmadığını, daha deve tedarikinin bile yoluna girmediğini, uzun ve amansız bir çölün her türlü mahrumiyetini yenmek için erzak ve cephaneden başka, içecek ve yıkanacak suyun bile beraber götürülmesi zaruretini izah ederek bu seferin sarih (açık) olarak aleyhinde bulundu.

    Yarbay Von Kress’in hesapları neticesinde bir fırkalık bir seferî (hareketli) kuvvetin çölden geçerek kanala varabilmesi için on binden fazla deveye, su kırbalarına, artezyen kuyularına vesair malzemeye, deve ve erzak mubayaası (satın alınması) için bir milyon altın paraya ihtiyaç bulunduğu meydan çıkmıştı.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 118, 119) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karargâhı Umumide biz, üçlerin ağzımızı bıçak açmıyordu.  Cihat (savaş) ilanının, ..hatta bizimle beraber yaşayan Araplar ve Kürtler  üzerinde bile tesir yapacağı şüpheli idi.    …  Onlara bizzat kendim Türkçe sorduğum suallere karşı aldığım cevapların hulâsası şu idi:

    “-Bu din değil, gün kavgasıdır.  Bugün bir Müslüman Devletler Birliği ve onların başında İmam ül-Müslimin idaresi ve ümmet rejimi mevcut değildir.”  …   Fakat her zaman görülen dalkavuklar ve çanak yalayıcılar, bu defa da bu yüksek vatan işlerine burunlarını sokmaktan hali (geri) kalmamış ve cihat ilanından sonra, para kopartmak ve mevki kazanmak için riyakârlıktan, kasideler söylemekten ve hattâ Başkumandanının kaşındaki beyaz kılların cihangirlik alameti olduğunu, “Turan Fatihliği”ni ileri sürmekten geri kalmamışlardır.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 116, 117) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şu tetkik ve mütalâaya göre, bizim filomuz 29.10.1914 sabahı Sivastopol ve Novorosiski limanlarına ilerleyip bombardıman yapmasaydı, belki, 30 sabahı, Rus gemileri Boğaz’ın önüne gelecekler ve torpil dökerken yakalanıp ateş başlayacaktı.  Netice aynı ise de, şekil ve yol bize daha uygun olurdu. Sf.106

    1914 senesinin Ekim ayı sonunda Kurban Bayramı, Türk milletinin neticesi meçhul bir harbe başladığı günlere tesadüf etmiştir.

     30.10.1914 günü, Rus, İngiliz ve Fransız Sefirleri, Karadeniz’deki hâdiseler üzerine bizimle siyasî münasebetlerini kestiklerini ve harp halinin başlamış olduğunu bildirdiler.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 106, 107) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Harp hud’a dır”  (hud’a=oyun, aldatma)

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanların bir sözü vardır: “Erst Wagen, dann Wagen.”  Yani ilk önce işler, kuvvetler, hadiseler iyice tetkik edilip hesap olunacak; sonra tehlike göze alınıp harekete geçilecek.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapitülasyonlar, 10 Eylülde (1914) lağvedildiği (yürürlükten kaldırıldığı) zaman Almanya’nın bile bizim aleyhimizde bir tavır alması da memleketimizde hiç kimsenin hoşuna gitmemişti.

    Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz sefiri bunları Londra’ya bildirmiş, …aldığı talimat üzerine Cemal Paşa’ya şu cevapları vermiş:  Kapitülâsyonların adlî kısmı şimdi ilga edilemezmiş, mali kısımlarından bazılarının ilgasına, diğer müttefikleri razı olmak şartıyla, İngiltere muvafakat edebilirmiş.  Adalar ve Mısır meseleleri harpten sonra görüşülebilirmiş; Rusların Türkiye’ye şimdilik tecavüz niyetleri yokmuş, bu cihetten pek ziyade emin olmaklığımız lazım imiş.

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Talat Paşa harbin sonunda; Beklendiğinden daha fazla devam eden harp, nakliye ve ticaret işlerinde ve ihtiyaç maddelerinin tevzisinde (dağıtımında) yolsuzluklar yaratmıştır.  Bugün bunlara imkân yoktur.  Yolsuzlukları cezalandırmak elbette hükûmetin vazifesi idi.  Bu vazife ifa edilmemiştir.   Bu ihmalden kimlerin mesul olduğu malûmdur.  Bu mes’uller biziz ve hareketlerimizin bütün mesuliyetini çekmeye hazırız.  Yolsuzluklar çok umumi bir şekil almıştı.  Birçok memurların, askerin ve tüccarın işin içinde parmağı vardı.  Bu kimseleri tevkif etseydik, bir takım mesai arkadaşlarımızdan kendimizi mahrum edecektik.  Bunun için mes’ulleri cezalandırmağı harbin sonuna bıraktık.”…Bu iş yapılmamıştır; demir tavında dövülür.        

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 199, 200) kitabından birebir alınmıştır.

             

  • ..bazıları, İstanbul vesair büyük şehirlerde, halk ince testere talaşı veya keçi boynuzu tozu karıştırılmış ve bıçak kesmez kara ekmeği güç bulurken, francalayı kâfi görmediler. 

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • ..bana gelen bazı mektuplarda Hüseyin Cahit’le diğer bir muharririn, British Council’den yedişer bin İngiliz Lirası aldıklarının rivayet olunduğunu, …  Peyami Safa’nın neşrettiği bir makalenin sonunda şu fıkralar ibret ile okunmuştu: “Herkes gibi kendisi de bilir ki yabancı bir memleketten para aldığı en çok söylenen muharrir, bizzat Hüseyin Cahit Yalçın’dır.” 

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 190, 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı işlerde Almanların bizden ziyade Enver Paşa’ya yakın olduğunu hissediyorduk. Gizli kararlardan biri de, büyük kıtalar, birlikler kumandanları Alman olursa Erkânıharp Reisinin Türk olacağını ve kumandan Türk olursa Erkânıharp Reisinin Alman olacağına dairmiş.

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2014); Enver Paşa’nın sanıldığı gibi Alman yanlısı olmadığına dair iddialarda var.

  • Van Jandarma Alay Kumandanı olan Binbaşı Köprülü Kazım Bey.. Kazım Özalp’dir. (1) …  Van gölü civarında, sonradan vuku bulan savaşlar bu düşünceyi teyit etmiş ve kendisi cepheden geri alınmış idi.  O zaman Muş bölgesindeki Ermenilerin yolsuz hareketlerini bertaraf etmek için Muş Jandarma Kumandanlığına veya mevki kumandanlığına tayin olunmuştur.  … 

    ..dört sene süren birinci dünya harbinin sonuna kadar fırka kumandanı kalmış ve kolordu kumandanlığına  terfi olunmamıştır.

    Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Sâbis, Kâzım Özalp’ın askeri başarısızlıklarından bahsediyor.