Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Dr. Kannapin, Gladio’nun kurucusu Nazi Generali Gehlen’in öğrencisi, CIA ajanı Ruzi Nazar ile Alparslan Türkeş’in yakın dostu, MİT görevlisi Enver Altaylı’nın “hamisi”, Alman istihbaratçı bir Türkolog’du. Sf. 286

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunanistan’daki Albaylar Cuntası 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’u devirip yerine EOKA’cı Nikos Sampson’u oturttu. Bunun üzerine Başbakan Ecevit, Londra ve Zürich anlaşmalarından doğan müdahale hakkının kullanılması için İngiltere’nin işbirliğini aradı. Bundan bir sonuç alınamayınca, Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs’a çıktı. Sf. 259

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Genelkurmay Başkanı olan Faruk Gürler’in oğlu Metin Gürler, 1 Ekim 1972’de Ziverbey’e götürülüp, 7 Ekimde kendisine ve babasına küfredilerek Sultanahmet Meydanı’nda serbest bırakıldı. Sf. 245

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ben Dışişleri bakanıydım. Amerikan büyükelçisi bana geldi. ‘Sayın Demirel’e söyleyiniz. Sizde nerede, ne kadar haşhaş ekiliyorsa biz onun parasını verelim, ekimi durdursunlar’ dedi. Peki, söylerim’ dedim. Sayın Demirel’e söyledim. Aldığım cevap şöyleydi:

    ‘Bizim 27 ilimiz ve çevresinde haşhaş ekiliyor. Bizde ismini afyondan alan ilimiz var. Bunu yapamayız. Ama ekim alanlarını giderek daraltabiliriz.’ Gittim, Amerikan elçisine söyledim. Bana, ‘Beni bir kere bu konuda başbakanınızla görüştürebilir misiniz’ dedi’ ‘Peki söylerim’ dedim. Gittim Demirel’e yine söyledim. Demirel kabul etti. Aynı cevabı verdi Sayın Demirel. Bu görüşmeden sonra Amerikan büyükelçisi, ‘Çok yazık, bundan fena neticeler doğacak’ dedi. Çok fena neticeler belli oldu. Üç ay sonra bizim hükümetimiz düşürüldü.” Sf. 175

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Mart 1969’da Hafız Esad Suriye’de; 25 Mayıs 1969’da Cafer El Numeyri Sudan’da; 1 Eylül 1969’da Kaddafi Libya’da başarmıştı… Sf.162

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Atletiki Enosis Kontsantinopoliton) yani, “İstanbullular Spor Birliği”. Sf. 139

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eski Başbakan Ürgüplü bu düğünde Sunay’a bir teklifte bulundu: “Mason olur musun?” Ürgüplü ailesi Türkiye’nin önde gelen mason ailelerinden biriydi. Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay öneriye sıcak baktı. Dönüşünde Roma’ya uğrayıp masonluk yemini etti. İki ay sonra da, 17 Mart 1966’da tabiî senatörlük, 28 Mart 1966’da ise cumhurbaşkanlığı yemini etti. Sf. 129

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Millî Birlik Komitesi içinde Amerikan aleyhtarlığıyla bilinen subaylar vardı.

    Sovyetler, bir ilişki kurulabilir düşüncesiyle yeni hükümete bir öneri götürdü: NATO’dan çıkarsanız, Kafkasya’daki Türkiye sınırından ve Karadeniz kıyılarından itibaren 250 km derinliğe kadar bütün bir alanı askerden arındırırız. Ayrıca 500 milyon dolar hibe ederiz.”

    Konu Cemal Gürsel’e aktarıldı, Sovyetler Birliği’nin teklifi MBK’da görüşülmeye değer bulunmamıştı. Sf. 98

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • MAH bünyesinde çalışan Ziya Selışık getirildi.

    Hiram Abas yine şanslıydı.

    “Ziya Selışık” adını ortaya atan Komutan Fahri Özdilek de, MAH’ın yeni başkanı da masondu!..

    “Birader” öz kardeşten önce gelirdi…

    Baş kuraldı: birader, biraderi daima kollardı…

    MAH’ın başına yine yeni bir “birader” gelmişti!..

    İhtilalcilerin büyük çoğunluğu o tarihlerde “masonluk nedir” bilmiyorlardı.

    27 Mayıs’ın hemen ertesi günü bazı genç subayların İs­tanbul’daki mason locasını basmalarını anlayamamışlardı. Yeni kurulan kabinede başbakan yardımcılığı görevine geti­rilen “birader” Özdilek Paşa, bu olayı büyük bir sorun hali­ne getirmişti. Hemen ardından subayların politikayla uğraş­maması şeklinde sert bir bildiri hazırlanmıştı. Sf. 97

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD Başkanı George Washington 17 Eylül 1796 tarihinde siyasî hayattan çekilirken yaptığı veda konuşmasında bakın neler diyordu:

    “Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. Başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları beslemeyi âdet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. Zira bir millet ortaklık hayaline kapılarak başka bir millete bağlandı mı, bu İkincisinin kavgalarına boşu boşuna karışır.”

    “Üstelik ona imtiyazlar tanır. Bu ise kendisinin sömürülmesine yol açmakla kalmaz, başka ülkelerin düşmanlığını ve misillemelerini de üstüne çeker. Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir ilişki kuran küçük yahut zayıf bir millet, ötekisinin uydusu olmaktan kurtulamaz.”

    “Yabancı entrikaların aleti durumundaki kişiler, güvenini ve alkışını kazandıkları halkı aldatarak, onun çıkarlarını başkalarına teslim etmesini sağlarken, bütün bunlara karşı çıkan gerçek yurtseverler şüpheli duruma düşürülüp lanetlenebilirler.” Sf. 77

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Emekli Pilot Albay Hüseyin Avni Güler anlatıyor;)

    “.. Fatin Rüştü Zorlu bizzat nezaret etmekteydi.

    Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalar da, hep “yiyecek içecek taşındığı” yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’ydı:

    Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hemen hepsi Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda Kırıkkale yapımı silahlar, toplar ve binlerce mermi vardı. Ben 5 kez gittim Lübnan’a. Kıbrıs üzerinden gittik hep. O zaman Kıbrıs, İngiltere kontrolünde. Hava sahalarından geçmek zorundayız. Biz havalanmadan önce, ‘Korkmayın, İngilizler size uyarıda bulunurlarsa parolayı söyleyin’ derlerdi. Parola, Victoria’ydı!..

    Kıbrıs üzerine geldiğimizde İngiliz uçakları bizi çevirirdi. Ancak Victoria deyince bırakırlardı. Silahları Beyrut Havaalanında Müslümanlarla çarpışan Hıristiyan milislere teslim ederdik. Müslümanlar o yıllarda giderek güçlenen Nasır taraftarıydılar. Arap milliyetçiliği çığ gibi büyüyordu.” Sf. 70, 71

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 70, 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ertuğrul Özkök değindi: “Olay 1958 yılında geçiyor. Dönemin başbakanı, rahmetli Adnan Menderes, dışişleri bakanı, rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı da yine rahmetli Melih Esenbel. Bu üçlü, 1958 yılında bir gece Başbakanlık Konutunda çok gizli bir görüşme yapıyor. Görüştükleri kişiler İsrail’in tanınmış iki siması. Birisi dönemin Başbakanı Ben Gurion, öteki ise Golda Meir. İsrail’in iki tarihi kahramanı bir gece gizlice Ankara’ya geliyor ve Başbakanlık Konutunda gizli bir toplantı yapıyor. Sf. 68

    Türk hükümetlerince 32 yıl saklanan bu gizli toplantı, ilk kez Dan Raviv ve Yossi Melman adlı yazarların 1990’da yayımlanan Every Spy a Prince kitabında yer almıştı;

    “Ben Gurion tarafından geliştirilen ‘peripheıy’ (dış sınırlar) yaklaşımına göre; Arap dünyasının etrafında yer alan İran ve Türkiye’nin oluşturduğu ‘kuzey bağlantısı’ ile diğer uçta yer alan Etyopya’nın bulunduğu ‘güney bağlantısı’, işbirliği alanının temelini oluşturuyordu. İşbirliğine girilmesi istenen ülkelerin ortak noktasını, Arap komşularıyla olan sınır anlaşmazlıkları ve Sovyet işgali korkusu oluşturuyordu.

    Bölgede güvenliğini sağlamanın yolunu ‘düşmanlarının ardına dolaşıp vurma’ (outflank) stratejisi temeline oturtan İsrail, askeri istihbarat AMAN (İsrail Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Birimi) tarafından organize edilecek bu işbirliğinde, Türkiye’nin müdahale alanları olarak Suriye ve Lübnan’ı belirlemişti. Planlanan güvenlik hattının Türkiye’nin katılımı olmadan gerçekleşemeyeceğini fark eden ABD, Türkiye’ye İsrail’le yakın işbirliğine girmesi konusunda sürekli telkinde bulunmaya başladı.” Sf. 69

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 68, 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hiram Bey evladım, sana ilk öğüdü ben vereyim. Sakın unutma; söz ağzımızda iken biz ona, ağzımızdan çıktıktan sonra o bize hâkim olur!”

    Müsteşarın bu öğüdüne bir anlam verememişti… Sf. 64

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Müsteşar Korur, öğrendiklerini satır satır Başbakan Menderes’e anlatıyordu:

    “Kiminle konuştuysam” diyordu, “Millî Emniyet’in sadece CIA’dan değil, öteki yabancı gizli servislerden de ‘para’ aldığını söylüyor.”

    Ne var ki, Türk gizli servisine yardım adı altında yapılan, karşılığı istenen paraların verilmesinde CIA’nın yöntemi ile öteki servislerin uygulamaları arasında fark vardı. Fransız, İngiliz ve İtalyan gizli servisleri “parayı”, Millî Emniyet’in Ankara’daki merkezine” veriyorlardı. CIA ise, ne merkez tanıyordu, ne de yöntem değiştirmeye yanaşıyordu. Egemenliğine aldığı gizli servis ünitelerine her ay CIA’nın adamları gidiyor, birimin başındaki kişiye zarf içinde “para” bırakıyordu.

    Yapılan saptamalara göre, Millî Emniyet birimlerine; CIA ayda 100.000, İngilizler 30.000, Fransızlar 7.000 – 8.000, İtalyanlar da 4.000 lira ödüyorlardı. CIA’nın uygulamalarıyla olay, “hizmet mukabili bir miktar yardım” olmaktan çıkmış, Türk gizli servisini aylık ücretlerle çalıştırmaya yöneltmişti. Sf. 59

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı tarihte, ABD, “Eisenhower Doktrinini dünyaya duyurdu:

    “Hür dünya devletleri birbirlerine karşılıklı olarak bağlıdırlar. Bir devletin kendi kendine yetmesi artık gerilerde kalmıştır. Ortak egemenlik karşılıklı bağımlılıkla sağlanır…” Sf. 53

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Teşkilatın kod adı; Bozkurt’tu!

    Adaya sivil olarak, illegal yollardan giren Türk subayları, Seferberlik Tetkik Kurulunun elemanlarıydı. Kıbrıslı Türkleri örgütleyip, tıpkı Amerikan Harp Doktrinleri kitabında yazdığı gibi “kontrgerilla” savaş teknikleri öğretiyorlardı. Sf. 52

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pardon Paşam, pek anlayamadım. 6-7 Eylül Olayları mı?

    Tabiî… 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. (Paşa bunları söylerken benden de soğuk terler boşandı.) Sorarım size! Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi? Sf. 51

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkler binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Rum, Ermeni, Yahudi vatandaşlara ait ev ve işyerlerini birkaç saat içinde yakıp yıktılar, yağma ettiler: Lebon. Markiz. Lion pastaneleri. Banco di Roma, Beyoğlu, Arnavutköy, Bebek, Beşiktaş, İstinye, Yeniköy semtlerini dolaşan öfke Adalar’a kadar ulaşmıştı…

    Göstericiler, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır, Rumlar ittir it kalacaktır” diye slogan atıyorlardı sürekli.

    6 ve 7 Eylül günlerinde süren olayların bilançosu korkunçtu: 3 kişinin öldürüldüğü, 30 kişinin yaralandığı saldırılarda. 73 kilise, 1 fabrika, 8 ayazma (alt katı kilise üstü cami olan ibadethane), 2 manastır, 3 584’ü Rum vatandaşlara ait olmak üzere 5.538 gayrimenkul tahrip edilip yakılmıştı.

    Hükümet hemen teşhisini koydu: bu olay olsa olsa komünist kışkırtması olabilirdi!

    Zaten Başbakan Adnan Menderes de 12 Eylül günü meclis kürsüsünde, komünistlerin tertibinden söz etmişti.

    “Haberi” yapan Mithat Perin’in kişiliği çok ilginçti. 27 Mayıs 1960’tan sonra, 1962 yılı sonlarında MAH Başkanı Fuat Doğu’ya Kayseri Cezaevi’nden bir mektup geldi. Gönderen Mithat Perin’di. Perin, önce geçmiş yıllarda “servise” (MAH’a) verdiği çeşitli hizmetleri, “25 seneyi bulan gazetecilik hayatımda açık veya gizli hiçbir faaliyetten geri durmadığımı herkesten evvel senin bildiğin kanaatindeyim…” gibi sözlerle uzun uzun anlattıktan sonra baklayı ağzından çıkarıyordu. Hapisten çıkınca gazeteciliğe devam edecekti. Yapacağı yayınlarla komünizme ve Kürtçülüğe karşı cephe oluşturacaktı. Bunun için sahibi olduğu Havadis Matbaası’yla (Güneş Matbaacılık AŞ) İstanbul Ekspres gazetesine malî yardım, resmî ilan ve kredi kolaylığı rica ediyordu! O yıllarda Millî Emniyet Hukuk ve Basın Müşaviri Askerî Yargıç Doğan Tanyer bu mektubu dokuz yıl sonra, Devrim dergisinin 19 Ocak 1971 tarihli sayısında yayımladı. Sf. 45, 50

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 45 ile 50 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyasal’da herkesin bir lakabı vardı. Arkadaşları Hiram Abas’a önceleri “Davul” diyorlardı. Çok palavra atanlara böyle denirdi.

    Herkesle şakalaşmayı seven Hiram Abas, çocuksu yüz ifadesiyle arkadaşlarına sevimli ve yumuşak bir insan olarak geliyordu. Hatta sınıf arkadaşlarından Mehmet Ali Kışlalı’nın ona bazen “Lokum” diye hitap ettiği bile oluyordu. Sf. 45

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • MAH (Millî Amele Hizmeti) veya MEH (Millî Emniyet Hizmeti) 6 Ocak 1927 tarihinde kuruldu. Sf.41

    MAH 1953 yılından itibaren dış istihbaratı CIA ya bıraktı kendisi iç istihbarata yöneldi. Sf. 42

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.