Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Tatarların Hazarlar olduğu görüşünü destekleyen George Gubaroff, Grebentlerin efsanevi atalarının “Kazharovtsy” olduğunu ve “Kazak” etnik isminin “Kazar” ve “Kasak” isimlerinin kombinasyonu olduğunu iddia etmektedir. Sf. 336

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı Askenazik soyadlarında da Hazar ve Kıpçak mirası kalıntılarına rastlamak mümkündür. Bairak/Beirak soyadının “bayrak” anlamına gelen Türki sözcük beyraq’tan türemiş olması mümkündür. Balaban sözcüğü, bazı Türki dillerde şahin anlamına gelir. “Tiger”, Türkçede kaplan demektir ve on sekizinci yüzyılda hüküm süren Kırım Tatarlarının iki hanının adı Kaplan Giray’dır. Her ne kadar bazıları “Kohen” sözcüğünün değişik bir biçimi olduğunu iddia etse de zaman zaman, Kagan/Kaghan soyadlarının, Türki dillerde “kral” anlamına gelen kagan/kaghan sözcüklerinden türediğini iddia edenler de vardır.

    Alperovvitz ya da Alperovitch’in kısaltılmış şekli olan, Askenazik soyadı Alpert’in “Kahraman” anlamına geldiği açıktır. Kökenbilimciler geleneksel olarak, Alpert’e bir Alman kasabasının adı olan Heilbronn’dan türemiş gözüyle bakarlar. Ancak, Alp ve Alparslan adları, modern Türkiye’de çok sık rastlanan şahıs adlarıdır ve Türkçe Alperoğlu (Alper’in oğlu) soyadı, (yine Alper’in oğlu anlamına gelen) Askenazik soyadı Alperowitz’e benzer. Sf. 318

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Polonya Yahudileri, Türk tarzı giyimi, Hıristiyan komşuları tamamen unuttukları halde, uzun süre sürdürmüşlerdir. Bir Yiddiş sözcüğü olan ve “uzun erkek üstlüğü” anlamına gelen kaftan, Türkçeden türemiştir. Hazarların giydiği “bol ceket” muhtemelen bir kaftandı. Sarmatya kökenli Polonya soyluları da uzun kaftanlar giyerlerdi. Sf. 317, 318

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 317, 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir diğer ilgi çekici teori de Kawyory ve Kawyary adlı Polonya köyleri ve mezarlıklarının Hazar kaynaklı olduklarını öne sürmektedir.  “Kawyory” sözcüğü, “Yahudi Mezarlığı” anlamına gelmektedir ve İbranice kevarim (mezarlık) kelimesi gibi bir kelimeden, ortaçağ Polonya’sında kullanılan eski Yiddiş diline ait bir sözcükten türemiştir.  Wexler, bu sözcüğün kökeninin kevarim mi yoksa Aramice qabra (mezar) mı olduğunda kararsız kalmıştır. Sf. 316

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • Martin Gilbert’e göre, Yahudiler, 1016 yılında Hazarya’dan Litvanya’ya göç etmişlerdi. Gerçekten de Vilnius’lu bazı Yahudi aileleri, atalarının Hazarlar olduğunu iddia etmektedirler, öyle anlaşılıyor ki Litvanya ve Polonyalı birçok Yahudi’nin ataları Kırım’dan gelmektedir. Bu Yahudilerin, 1016 yılında Georgius Tzul’u yenen Bizans ve Rus ordularından kaçıp kaçmadığı merak konusudur. Sf. 313

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 313) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yüzyıllarca önce, Szekelylerin Macar lehçesi, otuz iki karakterden oluşan ve bu karakterlerin farklı birkaç şeklinin ilave edildiği, bir runik Türk alfabesi kullanılarak yazıya geçiriliyordu. Szekely yazısı, sağdan sola doğru yazılıyordu. Bu alfabe, on sekizinci yüzyıla kadar kullanılmıştı. Sf. 312

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arpad komutasındaki Macarlar, Macar topraklarını 896 yılında fethettiler. Ülkede önceleri, Avarlar, Bulgarlar, Slovenyalılar, Moravyalılar ve Hırvatlar hüküm sürmüştü. Macaristan’da yaşayan on klan, On-Ogur (On Ok) adı verilen yeni bir konfederasyon kurdu. Bu klanların yedi tanesi Macar ve üç tanesi de Hazar klanlarıydı. Constantine VII. Porphyrogenitus’un kayıtlarına göre, bu yedi Macar klanının adları; Jenö, Ker, Keszi, Tarjan, Kürtgyarmat, Megyer ve Nyek’ti. Kürtgyarmat klanı yakın zaman önce Kürt ve Gyarmat olarak ikiye ayrılmıştı. Sf. 305, 306

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 305, 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Douglas M. Dunlop, Hazar İmparatorluğunun çöküşünde, başlıca üç etkenin rol oynadığına inanmaktadır;

    1-Doğal sınırlarının olmaması;

    2-Öz kaynaklarının çokça dışarıya bağımlı olması;

    3-Homojen bir nüfus yapısına sahip olmaması.  Sf. 295

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.

  • Moğolların 1240’lı yılların başlarında, Gotların, Sugdianların ve Alanların ülkeleri ile Kiev Rusya’sı ve “Gasaria”yı yakıp yıktığını yazmıştır. 1440’larda karısı Maria ile birlikte Trebizond (Trabzon)’a sığınan Got Prensi Loann (John), “Hazarya Lordu” olarak anılmaktaydı. Sf. 294

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarlar, siyasi bağımsızlıklarını 1016 yılının sonuna dek, bir dereceye kadar da olsa sürdürdüler. Son Hazar Kağanının adı George Tzul’du ve görünüşe göre Tzul, Hıristiyan’dı. Tzul hakkında çok fazla bilgi yoktur.

    1016 yılında, Bizans İmparatoru II. Basil ve Ruslar, Hazarların üzerine birleşik bir ordu gönderdi. Bu ordunun başında (Büyük Prens Vladimir’in kardeşi) Sfengus ve Mongus vardı. Georgius Tzul Ruslar tarafından esir edildi ve Hazarlar, hem Kırım hem de Taman yarımadaları üzerindeki hâkimiyetlerini kaybettiler. Bir iddiaya göre, imparatorluğun yıkılmasından sonra, aralarında kralın da bulunduğu bazı Hazar Hanedanı üyeleri, İspanya’ya göç etmiştir.

    Bazı tarihçiler, Hazarya’nın iki yüzyıl daha varlığını sürdürdüğünü iddia etmişlerdir. Dunlop, Hazarların, Volga’nın aşağı kıyısındaki önemli bir ticaret merkezi olan eski kentleri Sarigshin’i, on ikinci yüzyılda geri aldıklarını öne sürmüştür. Sf. 293

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hexagram (altı köşeli yıldız). Oegemaya göre; hexagram, bunu “Süleyman’ın Mührü” olarak adlandıran Asya’daki Yahudi olmayan toplumlar tarafından yaratılmıştır. On üçüncü yüzyıldan itibaren ‘Davud’un Kalkan’ı’ olarak adlandırılmaya ve Yahudi hanedan arması olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ortaçağdan bu yana Fas ve Türk bayraklarında yer alan hexagramın, Oegema’ya göre, bu şekildeki farklı kullanımı İspanya ya ve sonra da Orta Avrupa’ya Müslüman ülkelerden yayılmıştır. Sf. 245, 246

    Macarca                                             Hazarca/ Türkçe

    alma (“elma”)                                      T; alma “elma”

    atya (“baba, ata”)                                T; ata (“baba”)

    buza (“buğday”)                                   T; bughdai (“buğday”)

    csicsöka (Beyaz yer elması; sarı

    ve büyük çiçekleri olan bir bitki)           H ve T; chichek (“çiçek”)

    etel (“nehir” )                                       H; atil “büyük nehir

                                                               Çince; as-til, “büyük su”

    erdem (“fazilet, değer”)                        T; erdam (“fazilet, değer)

    Jobagy (yönetici unvanı)                      H; yabgu, T; jabhgu

    köldök (“göbek, merkez”)                      T; kindik, Ç; kentek

    sârga (“sarı”)                                        T; sarigh (“sarı)

    sâtor (“çadır”)                                       H; chater, T; chadirç

    tâbor (“ordugah”)                                 H; tovar, T; tabur

    talyiga (“dört tekerlekli araba”)             H; talyga (“yük arabası”)

    teve (“deve”)                                        T; deve

     Sf. 268

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bulan sözcüğü “geyik” sözcüğünün Türki karşılığıdır, sözcük Hazar diline ek olarak Çuvaşça, Tatarca ve Kıpçakça’da da görülmektedir. Bulan’ın İbranicesi Sabriel’di. Sf. 240

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarların Judaizm’i kabul etmiş Türkler oldukları unutulmamalıdır. Bu da muhtemelen, Hazarların Judaizmi’nin daima yarım yamalak olduğu anlamına gelir. Bu yargılar artık saf dışı edilebilir. Yeni belgesel ve arkeolojik deliller, Judaizm’in sıradan Hazarlar arasında oldukça yaygın olduğunu kanıtlamaktadır.

    Sonuç olarak; yalnızca Hazar krallarının ve soylu sınıfın Yahudi dinini kabul etmediği ve Hazar tarzı Judaizm’in, standart İlahi inanç olarak tanımlanması gerektiği çok açıktır. Sf. 235

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazar Judaizasyonu’nun -Judaizm’in sıradan Hazar halkının arasında yayılmasının- son dönemi, Obadiah’ın saltanat dönemi ile 930’lu yıllar arasında bir tarihte meydana gelmiştir. İbn Fadlan yaklaşık 921 ya da 922 yılında; “Hazarlar ve kralları Yahudi’ydi” diye yazarken, İbn al-Fakıh 902 yılında; “Hazarların tamamı Yahudi’ydi; fakat yakın zamanlarda Judaist olmuşlardı demektedir. Sf. 229

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi kağanlar ve bekler, kendilerini tamamen yeni dinlerine adamışlardı. Arap seyyah İbn Fadlan, kağanların adanmışlığına bir örnek olarak, Müslümanların Dar al-Babunaj’da bir sinagogu yıktıklarını öğrenen bir kağanın, misilleme olarak Atil’dekİ bir caminin minaresini yıktığını ve müezzinleri öldürdüğünü anlatmaktadır. Yöneticilerin Judaizm’e gösterdikleri bu bağlılık, imparatorluk halkını da geniş ölçüde etkilemişti. Sf. 229

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarların ilk Yahudi yöneticisi Bulan, tartışmaya katılan Arap Mollaların, Hıristiyan Azizlerin ve Yahudi Hahamların savlarını dinledikten sonra, Judaizm’de karar kıldı. Sf. 209

    Molla, aziz ve haham, her biri Kral Bulan’a kendi inanç sistemlerinin yararlarını açıklamaya çalıştılar. Buna rağmen, Bulan Hıristiyan ve Müslüman temsilcilere, diğer iki dinden hangisinin daha üstün olduğunu ayrı ayrı sorarak, konuyu bir adım daha ileri götürdü. Hıristiyan aziz Judaizm’in İslam’dan üstün olduğunu; yine aynı şekilde Müslüman molla da Judaizm’in, Hıristiyanlıktan üstün bir din olduğunu ifade etti. Bu nedenle, Judaizm’in tek tanrılı diğer iki büyük dinin kaynağı olduğunu gören Bulan, kendisi ve halkı için en uygun inancın Judaizm olduğuna karar verdi. Sf. 210

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarlar, Judaizm’i benimsemeden önce Şamanist’ti ve ruhlara ve gökyüzüne tapıyorlardı, inanç sistemleri, Tengri (Gökyüzü) Şamanizm’i idi. Sf. 203

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer tarihçiler, Hazarların Judaizm’i kabul etmelerinin; Hazarya’nın politik bağımsızlığını, etrafını çevreleyen Müslüman ve Hıristiyan imparatorluklara karşı koruyabilmek için alınan, bilinçli bir siyasi karar olduğunu öne sürmektedirler. Bu sonuçla, Hazarya, Hıristiyan Bizans İmparatorluğu ile Müslüman Halifeliğinin gücü arasında dengede kalmıştı. Sf. 202

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarya, Avrupa ve Asya’da gördükleri mezalimden kaçan çok sayıda Yahudi için, güvenli bir cennetti.

    Sasanilerin yönetimindeki İran’da gördükleri zulüm, Yahudileri Doğu Avrupa’ya gitmeye yöneltmişti. İsrailli tarihçi Michael Coidelman’a göre, İran-Ermeni Zerdüştleri, İran Kralı Yazdegard döneminde (450’li yıllar) kendi Zerdüşt dini inançlarını, Zerdüşt olmayanlara zorla kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Bu yüzden, zulüm gören Ermeni ve İranlı Yahudiler, yaklaşık olarak 455 yılında, daha sonra Hazar İmparatorluğu adını alacak olan topraklara göç ettiler.

    Bizans İmparatorluğu’nun Yahudi karşıtı politikaları da birçok Yahudi’yi, Hazarya gibi daha güvenli bölgelere kaçmaya zorlamıştı. Bazı imparatorlar, Yahudileri zorla vaftiz etme yoluna başvurmuşlardı. Sf. 199

    Dokuzuncu yüzyılın sonlarında, Bizans kanunları Yahudilerin kamu kurumlarında görev almalarını ve Hıristiyanlarla ya da Hıristiyan kölelerle evlenmelerini yasaklıyordu. Sf. 200

    Yahudilerin Bizans’tan kaçışı sürerken, Hazar Kralı Joseph Yahudileri ülkesine kabul etti. Hazar Yahudileri, yaptığı eziyetlerden dolayı nefret ettikleri Romanus’a “İblis” adını takmışlardı. Sf. 200

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 199, 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arkeolojik bulgular, Yahudilerin Roma devrinden beri Balkanlarda, Kafkasya’da (Gürcistan dâhil), Karadeniz’in kuzey kıyıları boyunca ve Doğu Avrupa’daki diğer bölgelerde yaşadıklarını göstermektedir. Sf. 195

    Yahudiler, Roma döneminde Moesia ve Thrace (Trakya)’de de yaşamışlardı. Sf. 195

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.