Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Hazar tarihindeki en dikkat çekici olaylardan bir tanesi Judaizm’in, imparatorluk topraklarında büyük ölçüde benimsenmesiydi. Hazarlar, Karait mezhebi inançlarındansa, Judaizm’in herkes tarafından kabul edilen Yahudi kanunlarına ve geleneklerine dayanan seklini tercih etmişlerdi. Sf. 193

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ruslar, aslen İskandinavya’dan gelen Viking tüccarlardı. Sf. 179

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarların dini geleneklerini Radhanitlerden aldıkları, çok sık bahsedilen bir konudur. Sf. 177

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sekizinci yüzyılda Hazar kağanlarının ya da beklerinin hangi birinin Yahudi olduklarına dair bir kanıt yoktur. 782 yılında Hazar kağanının pagan olduğunu çok açık bir şekilde anlatmaktadır. Bu dönemdeki kağanlar -Baghatur Kağan gibi- Türk isimleri taşıyorlardı ve Judaizm’in etkili olduğunu gösteren hiçbir iz de yoktu. Sf. 227

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rusların 960’larda Atil’i (Hazarya’nın başkenti) işgal etmeleri ve ardından Hazar İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla Hazar’ın kuzey – batısı Yahudi tüccarların merkezi olmaktan çıktı. Sf. 176

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi Radhanit tüccarlar da Çin, Hindistan ve Asya’nın diğer bölümlerindeki ülkelerle ticaret yapmak için Hazarya yolunu kullanan tüccarlar arasındaydı. Radhanitler İspanya’ya kadar gidiyorlardı.

    Yaygın olarak, Radhanitlerin kökeninin, Güney Fransa’daki Province bölgesi olduğuna inanılsa da Moshe Gil Radhanitlerin, aslında ortaçağdaki adı Radhan olan, Irak’taki Tigris bölgesinden geldiklerini savunmuştur.16 Birçok kaynak, Radhan’ın İran ve Bağdat’a komşu bir bölge olduğunu anlatır. Sayısız hurma ağacı ve buğday tarlalarına sahip bereketli bir bölge olan Radhan’da çok sayıda Hıristiyan ve Yahudi yaşıyordu. Sf.175

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazar Klanı mensupları, doğrudan doğruya ticarete atılıyorlardı. Gardizi’ye göre, Hazarlar balmumu ve bal ticareti yapıyorlardı. Hazar Yahudileri aynı zamanda şarap ticareti de yapıyorlar ve Kafkasya ile Mezopotamya’ya şarap ihraç ediyorlardı. Arkeolojik kazılar, Hazar yapımı gümüş kâseler, bardaklar, kemerler ve kemer süsleri gibi eşyaların Urallar’a (bugünkü adı Perm eyaleti), Batı Sibirya’ya (Ob Nehri bölgesine), Kiev Ruslarına (Riazan bölgesi) ve diğer şehirlere ihraç edildiğini ortaya çıkarmıştır; fakat Hazarların ihraç ettiği malların birçoğu Hazar topraklarından değil, diğer yerleşim bölgelerinden gelen mallardı.

    Yahudiler ve diğer tüccarlar, ipek, tütsü, parfüm, baharat, mercan, altın ve gümüş gibi mallarını İpek Yolu vasıtasıyla naklederlerdi. Sf. 172

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sibirya (Kuzey); Altay, Chulym, Dolgan, Karagas (Tofa), Khakas (Abakan Türki), Shor, Tuvinian, Yakut (Saka)

    Kıpçak (Merkez); Başkir, Belarus-Litvanya Tatar, *Kırım Tatar, Kuman (Kıpçak), *Karaçay-Balkar, Karaim, Karakalpak, Kazak, Kırımçak, *Kumik, Kırgız, Nogay, Peçenek, *Tatar (Volga Tatar)

    Çağatay (Doğu); Aynu, Çağatayiş, *İli Turki, Salar, Uygur, Sarı Uygur (Batı Uygur), Güney Özbek, Kuzey Özbek

    Oghurik (Batı); Çuvaş, Tuna Bulgar, *Hazar, *Volga Bulgar

    Oğuz (Güneybatı); Kuzey Azeri, Güney Azeri, Balkan Türk, Gagavuz, Osmanlı, *Kaskay, Kuşhani (Horasan Türkçesi) Selçuk, Türkçe (Anadolu Türkçesi) Türkmen

    Yukarıda * işaretli olanlar ölü dillerdir. Sf. 161

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Al-lslakhri; “Hazarlar ve Hazarya’da yaşayan diğer toplumlar, ceketler ve entariler giyer” diye yazmıştır. Ruslar kısa ceketler giyerlerken, Hazarlar, Bulgarlar ve Peçeneklerin ceketleri uzundu. Bu, uzun ceketler, aslında Askenazik Yahudilerin on dokuzuncu yüzyılda giydikleri cüppelere benzeyen, kaftanlardı.

    Türk halkının erkekleri ve kadınları saçlarını örerlerdi. Yedinci, yüzyıla ait Çince bir kaynağa göre, yalnızca Türk Kağanı uzun saçlarını (bir kurdeleyle bağlayarak) serbest bırakabilirdi. Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydı. Sf. 157

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anlaşıldığına göre, Hazarlar Avrupa’da kâğıt üreten ilk toplumdu. Hazar kalesi Sarkel yakınlarında bulunan ve dini törenler için kullanılan bir yapıda, bir iskeletin yanında kına ve kâğıt bulunmuştur. Sf. 149

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok arkeolojik keşif, Hazarların birçok mal ürettiklerini ve ihraç ettiklerini kanıtlıyor. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan birçok demir ve çömlek atölyesi, Hazarya’da birçok yerli imalat yapıldığını gösteriyor. Sf. 147

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • Al-lstakhri şöyle anlatıyor;

    “Bulgar dili Hazarların diline benzer; fakat Burta’lar başka bir dili konuşurlar. Aynı şekilde, Rus dili de hem Hazar hem de Burta dilinden farklıdır.”

    İbn-Fadlan ise; şöyle demektedir;

    “Hazarların konuştuğu dil Bulgar diline benzemesine rağmen, ne Farsçaya, ne Türk dillerine ve ne de dünya üzerindeki diğer dillere benzer” Sf. 143

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazar ülkesinde Müslümanlık başka bir dinle birlikte tam bir eşitlik içinde kabul edilmişti, Kağan, İslam’ın kurallarını ve Hazar Kralı da Yahudiliği uyguluyordu. El Bekrinin tanıklığına göre Hazarlar daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ve nihayet tartışmanın sonunda, 763 yılında Kağan Savriel-Obadiah döneminde oylarını Yahudilikten yana kullandılar, çünkü İslam’ın elçisi tartışmada bulunmamıştı, yolda zehirlemişlerdi onu. Sf. 125

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarlar, düzenli bir hukuk sistemi de kurmuşlardı. Al-Masudi, Atil’de iki Yahudi, iki Müslüman, iki Hıristiyan ve bir Pagan olmak üzere, toplam yedi kişiden oluşan bir yüksek mahkeme olduğunu nakletmektedir. Al-Masudi, iki hazar yargıcının davaları sonuçlandırmak için karar verecekleri zaman, Torah’a danıştıklarını anlatıyor. Mahkemenin Pagan üyesi Hazarya Slavlarının temsilcisi olarak görev yapıyordu. Sf. 125

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kağanın karısına Hatun denirdi. Sf. 114

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hem Batı Türklerinde hem de Hazarlarda, tuhaf bir “kağan- katletme” âdeti vardı. Arap tarihçi al-lstakhri’ye göre, Kağan göreve başladıktan sonra, yaşayacağı süre için bir limit belirlenirdi. Soylular, ipek bir sicimi kağanın boynuna dolayarak nefesi kesilinceye dek sıkarlar ve tam o anda sorarlardı: “Ne kadar süre iktidarda kalmayı düşünüyorsun?” Soylular, kağanın iktidarı o sırada söylediği süreyi bir gün dahi geçse, kağanı öldürme kararı alırlardı. Diğer tarafta İbn-Fadlan, kağanların iktidarda kalması için tanınan en fazla surenin ne kadar olacağını da tam olarak söylüyor. Bir kağan, en azından kırk yıl süre tahtta kalmışsa, maiyetindekiler ve tebaası, yaşlılıktan dolayı muhakeme yeteneğinin bozulmuş olacağını düşünürlerdi ve bunun sonucunda da kağan katledilirdi. Al-lstakhri’nin aktardığı senaryo, Batı Türklerinin uygulamasının neredeyse aynısıydı. Batı Türkleri, yeni kağanı göreve başlarken keçeden yapılma bir halı ile taşırlar ve dokuz kez döndürürlerdi, Sonra kağan ata biner ve gezinmeye başlardı; fakat bu sırada soylular ipek bir eşarpla boğazını sıkar ve ne kadar süreyle hüküm süreceğini sorarlardı. Kağan neredeyse boğulmak üzere olduğu için, bu soruya anlaşılır bir cevap veremezdi. Bu yüzden soylular kağanın mırıldanmalarını yorumlayarak, çıkardıkları sonuca kağanın ne kadar süreyle tahtta kalacağını belirlerlerdi. Görünüşe göre, Hazarlar bu eski Türk geleneğini, Judaizm’i kabul ettikten sonra bile unutmamışlardı. Sf. 113, 114

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 113, 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarlarda en üst düzey yönetici Kağan’dı; bu yüzden, Hazarya bir “Kağanlık” olarak adlandırılırdı. Kağan, kutsal bir dini figürdü ve halktan izole edilmiş bir yaşam sürerdi. Hazarlar, kağanın imparatorluğa iyi şans getirdiğine inanırlardı. Hazar kağanları, geleneksel kanunlarını (töre) kağanlığın anayasası olarak uygularlardı.

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hazarya, ortaçağ Avrupa’sında, içinde çeşitli milletlerden insanları barındıran ülkelerden bir tanesiydi. Judaizm’i, İslam’ı, Hıristiyanlığı ve diğer inançları benimsemiş, Slav, Türk, İran, Arap ve Kafkas ırklarının oluşturduğu çok ırklı bir toplumdu.

    Dokuzuncu ve onuncu yüzyıllarda, Judaizm Hazarlar arasındaki en etkili din olmaya başlamıştı. Diğer dinler de imparatorluğun çeşitli klanları arasında oldukça rağbet görüyordu. Örneğin, Hazarların bir kısmı, tahminen 690 yılından onuncu yüzyılın sonlarına kadar Müslümanlığı seçmişti. Sf. 97

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm Rus şehirlerinin anası olan bu olağanüstü şehir, bin yıldan daha eskidir ve ilk zamanlarında, Hazarlara ve Macarlara ev sahipliği yapmıştır. Sf. 77

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Chufut-Kale, Bahçesaray şehri yakınlarındaydı. Ortaçağ boyunca, Chufut-Kale’de çok sayıda Yahudi yaşamıştı. Kırım Tatarlarının dilinde “Yahudi Kalesi” anlamına gelen Chufut-Kale’de, Hazar Yahudilerine ait bir mezarlık bulunmaktadır.

    1299 yılında. Nogai Han’ın göçebeleri tarafından yıkılan şehir, yıllar sonra yeniden inşa edildi. Sf. 67

    Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.