Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • O karışık günlerde Evliyazâde Mehmed Efendi İzmirli bazı tüccar arkadaşlarıyla birlikte Mekke’ye gitti, “hacı” oldu.

    Giderken limanda nasıl ilahilerle uğurlandı ise dönüşlerinde de aynı törenle karşılandılar. Her gidenin yaptığı gibi dostlarına dağıtmak üzere, tespih, poşu, akik yüzük, allı pullu minicik torbalarda Kâbe toprağı, Zemzem suyu, hurma ve hasır yelpazeler getirdi.

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komisyonun adı, Düyunu Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi’ydi.

    20 Aralık 1881’de yürürlüğe konulan bu sistem, dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirecekti: yabancılar, alacaklı oldukları ülkenin başkentinde bir şirket kurarak, devlet adına bir kısım vergi ve gelirleri tahsil edecekti.

    İdaresinde İngiliz, Fransız, Alman, Avusturya-Macaristan, İtalyan ve Osmanlı alacaklarının temsilcisi bulunan Duyunu Umumiye, Osmanlının sanki ikinci bir maliyesiydi.

    Zamanla “birinci maliyesi” de olacaktı. 1911’de Osmanlı Maliyesinde 5.472 memur çalışırken, Duyun Umumiye’de 8.931 memur çalışacaktı!

    Başta tütün olmak üzere kaçakçılığı önlemek için silahlı jandarma gücü bile kuracaktı…  Sf. 27, 28

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 27, 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rusya savaşını gerekçe gösteren II. Abdülhamid, 13 Aralık 1877’de Sadrazam Midhat Paşa’yı Yıldız Sarayı’na çağırttı ve Meclisi Mebusan’ı süresiz tatil ettiğini bildirdi.

    Midhat Paşa’nın sadrazamlığı kırk sekiz gün sürmüştü… Sf. 27

    II. Abdülhamid, her fırsatta “babası gibi sevdiğini” söylediği Midhat Paşa’yı İzzeddin adındaki vapura bindirerek İtalya’ya sürgüne gönderdi. Bu arada halkın Midhat Paşa’nın sürgüne gönderilmesini protesto edebileceğini düşünerek vapuru biraz bekletti. Fakat Osmanlı halkından hiçbir tepki gelmedi.

    Midhat Paşa’nın sürgüne gitmesinden iki ay sonra II. Abdülhamid, meşrutiyeti kaldırdığını, Meclis’i kapattığını açıkladı. Soma İngilizlerin desteğini alarak Rusya’yla masaya oturdu.

    İngilizlerin desteği yine karşılıksız değildi. İngilizlere, Kıbrıs ve Mısır rüşvet olarak verildi.

    II. Abdülhamid sadece İngilizlere toprak vererek kurtulamadı.

    Bulgaristan fiilen, Romanya, Sırbistan, Karadağ tam bağımsız oldular. Bosna-Hersek ve Yenipazar sancağı Avusturya işgaline bırakıldı. Diğer yandan Rusya Kars, Ardahan, Batum ve Besarabya’yı; İran Kotur’u; Yunanistan Tesalya’yı; Fransa ise Tunus’u aldı. İngiltere ayrıca, Sudan ve Kuveyt üzerinde fiili egemenlik kurdu.

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Midhat Paşa Rusçuklu Hacı Hafız Mehmed Eşref Efendi’nin oğlu olarak bilinmektedir. On yaşında Kuranı Kerim’i ezberlediği söylenen Midhat Paşa’nın Yahudi bir aileden geldiği iddia edilmektedir. 1889 yılında yayımlanmış olan Edvaro Drumont’un La France Juwe adlı kitabının birinci cildinin 113. sayfasında Yahudilikten geldiği ileri sürülmektedir. Bu kitapta Midhat Paşa’nın annesinin Macaristanlı bir hanım olduğu yazılmaktadır.” (Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, c. I, s. 259) Sf. 26

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yavuz Sultan Selim’den beri Saray’a Türk kadınları sokulmazdı. Padişah ve şehzadeler, çoğu Slav olmak üzere yabancı kan taşıyan devşirme kadınlardan dünyaya gelmişlerdi. Ancak zamanla bu “ganimet” ve istila yolları kapanınca sarayın kapıları bu sefer de Çerkez ve Gürcü cariyelere açıldı. Sf. 26

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rus yanlısı olduğu için “Nedimof” diye anılan Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın 6 Ekim 1875 tarihinde yaptığı bir açıklama Avrupa’yı ayağa kaldırdı. “Tenzili faiz kararı” ile Osmanlı hükümeti, beş yıl süreyle faiz borçlarının ancak yarısını ödeyeceğini, ödeyemeyeceği faizlere karşılık ise yüzde 5 faizli tahviller vereceğini açıkladı.

    Mali iflastan iki ay sonra, 2 Mayıs 1876’da Bulgarlar, üç ay sonra ise Haziran 1876’da Sırplar isyan etti.

    İstanbul’da da hareketlilik vardı: 10 Mayıs 1876’da medrese öğrencileri hükümet aleyhine gösteri yaptılar. Veliaht Murad’ın sarrafı Hınstaki’den aldığı paraları Midhat Paşa vasıtasıyla öğrencilere dağıttırdığı iddiası başkent İstanbul’da kulaktan kulağa fısıldandı.

    Bir gün sonra, borçları ödememe kararını açıklayan Rus yanlısı Sadrazam Mahmud Nedim Paşa azledildi.

    Ancak “iç isyan” durmadı.

    30 Mayıs sabahı saat 03.00’te Sultan Abdülaziz’in oturduğu Dolmabahçe Sarayı, Askeri Mektepler Komutanı Süleyman Paşa tarafından kuşatıldı. Donanma da Dolmabahçe’yi denizden sardı. Sf. 24, 25

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 22 ile 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmir Belediye başkanlığına neden Evliyazâde Mehmed Efendi atanmıştı?

    Evliyazâde Mehmed Efendi’nin göreve getirilmesinde başta Giraud-Whittall ailesi olmak üzere yabancı tüccarların katkısının olmaması imkânsızdır.

    Ayrıca İzmir’deki konsolosların etkisini de unutmamak gerekir. 

    Tanzimat’ın önemli isimlerinden Sadrazam Ali Paşa, 1850-1884 yılları arasında Osmanlının Londra büyükelçiliğini yapan Kostaki Musurus Paşa’ya gönderdiği mektupta bakın ne diyor: “Görevini yaparken, konsolosların hoşuna gitmemek bedbahtlığında bulunan bir vali, mahvolmuş demektir.”

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evliyazâde Mehmed Efendi işte bu yerli simsarlardan biriydi.

    “Sebilürreşat’tı, yani “komprador”!

    Evliyazâde Mehmed Efendi’nin “iş ortağı” J.J. Frederic Giraud adlı bir Levanten’di! Sf. 19

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu.

    Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltuk – makam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, “İngilizci”, “Fransızcı”, “Ruscu” gibi isimlerle anılır oldu. Sf. 18

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarih, 16 Ağustos 1838.     

    Sadrazam Reşid Paşa, samimi dostu İngiliz elçisi Lord Stratford Canning’le Osmanlı – İngiltere ticaret antlaşmasını imzaladı. Antlaşma aynı yıl Avrupa’nın öteki devletleriyle de yapıldı.

    Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti, dış ticaretteki tekel düzenini, savaş dönemlerinde mâliyeye gelir getirmesi için koyduğu ek vergileri ve darlığı çekilen hammaddelerin ihracatına izin vermeyen “devletçi ekonomiyi” rafa kaldırdı. Sf. 16

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • O yıllarda babası Mehmed Reşid Bey’in İzmir’de sorgu yargıcı yardımcısı olarak bulunması nedeniyle İsmet İnönü de Tilkilik’te doğdu (24 Eylül 1884). Doğduğu “San Sino” Mahallesi’nin adı daha sonra İsmet Paşa olarak değiştirildi. Sf. 15

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evliyazâde Mehmed Efendi’nin, Tilkilik’te büyük bir köşkü, köşkün de iki dönümlük bir bahçesi vardı.

    Çatısında büyük kubbesinin olduğu bu köşk, Konak’ta Kemeraltı Caddesi’nin başlangıç bölümündeydi. Özellikle yoksul Müslümanlar, bu köşkü yakandan tanırdı; çünkü her ramazan ayında köşkte, otuz gün boyunca iftar yemeği verilirdi. Evliyazâde Mehmed Efendi, bu iftarlara yakın dostlarını da çağırırdı. İftarda namaz kıldırmak için imam, müezzin de getirtilirdi. Bazen konağa, mukabele okuması için güzel sesli hafızlar davet edilirdi. Onlara da hayli yüksek miktarda “diş kirası” (bahşiş) verilirdi…

    Evliyazâde Mehmed Efendi’nin, iftar yemeklerinin gösteriş şekline getirmesi, bazı çevrelerin eleştirisini almıyor da değildi!..

    Tilkilik’te bir dönemin ünlü isimleri de oturuyordu…

    Evliyazâde Mehmed Efendi’nin mahalledeki komşularından biri de, İzmir Belediyesi personelinden Hafız Hacı Şakir Efendi’ydi. Gümrük İdaresi’nde başkantarcı olarak görev yapan Hacı Şakir Efendi, bugün Türkiye’nin en büyük aile şirketlerinden Eczacıbaşı Holding’in kurucusu Süleyman Ferid Eczacıbaşı’nın babası, Nejat Eczacıbaşı’nın dedesiydi…

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Belediye,  Osmanlı kentleri için 19. yy. ikinci yarısında ortaya çıkmış yeni bir kurumdur. Başta İngilizler olmak üzere yabancı ticaret şirketlerinin baskısıyla kurulmuştu. Bu şirketlerin belediyelerden bekledikleri, ticaret akışını kolaylaştıracak altyapı hizmetlerini yapmasıydı. Örneğin, 1867’de İzmir’de belediyenin kurulmasına Liman’ın büyütülmesi sebep olmuştu. Sf. 12

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eski Museviler Süleyman Mabedindeki Kudüsülakdas’da Tanrı ile birlikte onun dişi dengi Shekinah She Kinah (şekinah) ın da oturduğuna inanırlardı.  Ruhsal bütünlük arayan erkekler sevişecekleri rahibeleri ziyaret etmek için mabede gelirler ve fiziksel birleşme sayesinde kutsallığı tecrübe ederlerdi.

    Sonra Hıristiyanlar seksi kötü gösterdiler, iğrenç ve günahkâr bir davranış olduğuna inandılar, diğer dinler de onu izlediler. Sf. 341, 342

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 341, 342) romanından birebir alınmıştır.

  • “Tarih; üzerinde anlaşmaya varılan bir masaldan başka nedir ki?”

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 283) romanından birebir alınmıştır.

  • Çarmıh olayı sırasında, Magdalalı Meryem hamileydi. İsa’nın doğmamış çocuğunun güvenliği için kutsal topraklardan yani Filistin’den kaçmaktan başka çaresi yoktur. Mesih’in güvendiği amcası Arimetea’lı Yusuf’un yardımıyla Magdalalı Meryem o zamanlar, gizlice, Gaul olarak bilinen Fransa’ya gelmişti. Oradaki Yahudiler arasında kendisine sığınacak güvenli bir yer buldu. Kızının adı Sarah’tı. Sf. 283

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 283) romanından birebir alınmıştır.

  • Beş yaprak; dişi hayatının beş evresini temsil ederdi; doğum, adet, annelik, menopoz ve ölüm. Sf. 283

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 283) romanından birebir alınmıştır.

  • İsa’nın karısı Magdelalı Meryem ve İsa’nın ölümlü oluşu kilise için bir sırdır. Vatikan bu sırrı dördüncü yüzyılda örtbas etmeye çalışmıştı. Haçlı Seferlerinin bir sebebi de buydu; bilgileri toplayıp yok etmek. Sf. 282

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 282) romanından birebir alınmıştır.

  • Mesih bir Yahudi idi ve o zamanlardaki sosyal kültür Yahudi bir erkeğin bekâr kalmasını yasaklıyordu. .. Eğer İsa evli olmasaydı İncil ayetleri bundan mutlaka bahsederdi ve normal olmayan bu evliliğin açıklamasını yapardı. Sf. 274

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 274) romanından birebir alınmıştır.

  • Constantine yeni bir İncil yazdırdı, eski İncil’i toplatıp yaktırdı. Yasaklanmış İncilleri Constantine’in yazdırdığına tercih edenler kâfir ilan ediliyordu. Kâfir heretik kelimesi tarihin bu döneminden gelir. Sf. 262

    Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 262) romanından birebir alınmıştır.