Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ruşen Çakır’ın bir Amerikalı diplomat ile konuşması, Amerikalı diplomatın şu sözleri, bugün söylendiği zamana göre daha değerlidir; “Özal bana Refah Partisi’nin istikbal vadeden bir parti olduğunu ancak temel iki sorunu bulunduğunu söylemişti. Başında genç bir lider bulunmayışı ve Yahudilere, İsrail’e sert tavrı.” Bu tespitten sonra hem Washington’un ve hem de Dünya Yahudi Partisinin İslâmist Partiye bir lider aramaya ve bir program yapmaya başladığını tahmin etmek durumundayız.

    Ertuğrul Özkök’ün M. Abromowitz’in “Kravatlı, daha şehirli görünen Tayyip Erdoğan’ı Erbakan’a tercih ederiz” sözlerini açıklaması da aynı yıldadır. Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi ve Yahudi politikasının önemli figürlerinden Abramowitz’in İstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyareti ise 15 Ekim 1996 tarihinde oluyordu.

    Jewish Telegraphic Agenci’nin yaydığına göre Tayyip Erdoğan Aralık 2002 tarihinde, American Jewish Committee’nin on yöneticisine “İsrail ile mevcut bağları az buluyor ve ekonomik entegrasyon istiyordu. Sf. 285

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 285) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diktatoryalar, halksız düzenlerdir, tabansız düzenlerdir ve aynı zamanda hak’sız düzenlerdir.

    a) Bu düzende, karar yeri, parlamentolardan, oligarşinin bürolarına kaymıştır. .. Tekelokrasi benim icadımdır. Bu, bilimsel bir tespittir u-parlamenter sistemde karar yeri bürolardır. Yalnız bir de daha da utanç vericidir, büroların büyük bir kısmı Brüksel’de, IMF ve Washington’da ve Bağdat İşgal Kuvvetleri Karargâhındadır.

    b) Yönetim yüksek bürokrasinin elindedir. Sf. 263, 264

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 263, 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hızlı parlamento u-parlamento demektir. Bu tür sözcük konstrüksiyonunu, Thomas More’a borçluyuz. “U- topia” sözcüğünü icat etmişti, “ütopya” yok ülke, olmayan ülke demektir.

    Halkın, halkın temsilcilerinin tartışmalarına katılabilmeleri için, Meclis’in yavaş çalışması gereklidir. Sf. 259

    Yavaş çalışma ancak çift Meclis ile olmaktadır. Fransa’da çift meclis var. Sf;260

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 259, 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayizm ise başta Nurculuk olmak üzere her türlü, Kürdist ve Türkist tonlu tarikatları geliştirerek, pro-Arap bir tandansa sahip solun yayılmasının önünü kesmek istiyordu ve bu daha sonra, solu bozmak isteyen devlet kadrolarının politikasıyla birleşmiştir. Sf. 243

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 243) kitabından birebir alınmıştır.

  • Schmitt’in doktrinine göre, devletin alanını daraltan her adım anti – political’dir; ve buna depolitizasyon demek yerindedir. .. demokrasi içinde devletin alanı genişlemelidir. Schmitt, devletin alanını daraltmayı, anti demokratik olarak niteliyor, her türlü depolitizasyon süreçleri de antidemokratik olmaktadır. Sf. 223 

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demokratik mücadele yaptım, fakat hiç demokrat olmadım ve özenmedim; Robespierre’den başka da önemsediğim bir demokrat olmamıştır. Sf. 192

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.

  • Machiavelli’nin teoremini hatırlamak durumundayız; baronlar varsa fetih kolaydır, diyordu. Osmanlı’da yoktur; dolayısıyla Levant Kampanyası Osmanlı ekonomi politikasını paralize edebilmiş fakat Doğu Hindistan Kumpanyası misali, despotik bir imparatorluğa dönüştürememiştir. Sf. 187

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zergun Hanım’ın Kararnamesinin yüksek tasdike sunulduğu haberleri gelmektedir. Ben Zergun Hanım’ın bu atama işini takip ediyorum, yıllardır MİT beni takip ettiği için ben de yeni Müsteşarını takibe aldım. Zergun Hanım’ın “Zer” yine İbrani isim sözlüğünde var, “taç” doktrine uygun düşmektedir. Ayrıca Zergun Hanım’ın İbrani bildiği de öne sürülüyor ve her halde açıklama yapacaktır, göreve gelmesiyle MİT – MOSSAD yakınlaşmasının doruğa çıkacağından hiçbir kuşkum yoktur. Sf. 266

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük keşiflerin, Türklerin İstanbul’u alarak Doğu yollarını kesmeleri üzerine zorunlu hâle geldiği iddiası ciddiyetten uzaktır; bir kez İstanbul’un Fethi sembolikti ve Türkler o zamana kadar yeterli ölçüde ilerlemişti. İkincisi; Türkler hiçbir zaman ticarete engel çıkartmadılar ve kapitülasyonlar vermek te dâhil her yolla özendirmişlerdir. Üçüncüsü asıl zenginliğin Hindistan’da olduğu çok önceden biliniyordu, karayolu hem çok pahalı hem de denizden daha riskliydi, deniz yoluyla yapılan ticaret maliyeti üçte bire indiriyordu. Sf. 173

    Kumpanya yerini sağlamlaştırdıktan sonra İngiltere’den ajan getirmektense yerlileri ve özellikle Yahudi ve Ermenileri kullanmaya başlamaktadır, bu politikadır. Sf. 186

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 173 ile 186 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şimdi korsan ambasadör’u (elçi) düşünebiliriz, sanıyorum fazladır ve tüccar= ambasadör uygundur. Bunun, tüccar ambasadörün belki de ilk işaretini Adam Smith’te buluyoruz; Ekonomi Politik’in kurucusu sayılan Smith namdar (namlı, ünlü) kitabında .. Levant Kumpanyasına, Turkey Kumpanyası da demektedir ve demek ki tarihte ilk ambasadörlerden bir tanesinin ya da netlikle bilinen ilk devamlı elçiliğin İngiltere tarafından İstanbul’da açıldığını Smith’ten öğreniyoruz.  İngilizler için Hindistan’la ilk ticaret ilişkisini Türkiye Kumpanyası tüccar ya da ajanları başlatmıştı, karadan Hindistan’a giderek değerli emtia alıp kervanlarla bunu Türkiye’ye buradan da gemilerle İngiltere’ye nakledilmişlerdi, .. Doğu Hindistan Kampanyası bütün kampanyaların en gelişmiş olanıdır,

    a) Kendi adına savaş yapabiliyordu.

    b) Raja, Kral atayabiliyordu.

    c) Zemindardı. (mülkün sahibiydi)

    ç) Vergi topluyordu

    d) Yeni fetihlere çıkabiliyordu.

    e) Gümrük vergisi alabiliyordu.

    f) İşkence yapıyordu ve kuşkusuz her türlü ceza alabiliyor ve idam edebiliyordu.

    Öyleyse devlettir ve temel konstrüksiyon budur ve Türkiye Kumpanyası bunu zenginleştirilebilir. Sf. 173 

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yakup’un Oğulları; Elias, İshak, Aruc ve Hıdır ya da Hızır. Sf. 168

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Demokrasinin yaşayabilmesi için bütün uyrukların melek, filozof ya da üstün insan olmaları, bunu yurttaşlığın gerek koşulu sayabiliriz, zorunlu görünmektedir. Güzel, fakat bunun yanında, bir de devletin sürekli büyüme ve sürekli bozma yasası var, devletin özü burada saklıdır; uyruklarını gittikçe mediocre, vasat veya aparatçik yapma zorunluluğu var, paradoks buradadır. Hâlbuki bir yaratığın aynı anda hem melek ve hem de aparatçik ya da sürü olması imkânsızdır; öyleyse buradan demokrasinin imkânsızlığı ilkesine varıyoruz. Sf. 166

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hâlâ dar bölgeli, tek tek adayların yarıştığı seçim sisteminden uzak kalmak ve bir de çok yüksek barajlarla ve tombala usulü hesaplamalarla sonucu ilan etmek, bu durumda çıkanlara “milletvekili” demek milletle alay etmektir. Bu da düzlemedir,.. siyasi adamızın çölleştiğini görüyoruz. Sf. 164

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devletin çok büyük sulama yatırımları yapması, uyruklarının köleleşmesini zorunlu kılmaktadır. Sf. 161

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Güçlü ve yaygın bürokrasi olmadan despotizmi düşünemiyoruz. Sf.160

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nivellement, düzleme işi. Sf. 160

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bölücülük günahının olduğu bir yerde özgürlüklerin ve muhalefetin olabileceğini sanmıyorum. Sf. 159

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birinci Selim, İdris-i Bitlisi’nin de yardımıyla Kürt iklimini zapt ettiği zaman, buraları yönetmemeyi tercih etmişti. Kürt feodalleriyle bir üst egemenlik üzerinden anlaşıyordu. Anlaşma yazılıdır ve feodal devlette, Lordun vasalları ile yaptıklarından çok daha ayrıntılı olduğunu tespit edebiliyoruz. Hükümdar ya da Hükkâm denilen Kürt prensleri, ayrı ayrı, askerlik ve vergi meselelerinde ve kuşkusuz yargıda egemen oluyorlardı ve bu durumun Fatih unvanını alan İkinci Mehmet’e kadar sürdüğü kesindir. Bunun bir Bunun, burada yapmakta olduğumuz tartışma bakımından önemi; Kürtlerde ve Ermenilerde feodalitenin var olduğudur. Buna mukabil Türklerde ve Moğollarda olmadığına inanılıyor. Sf. 159

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • İklimin bu kadar ön plana çıkartıldığı bir tartışmada, topoğrafyanın ihmal edilmesini şaşırtıcı buluyorum; uçsuz bucaksız bir çölde muhalefetin yaşamasının zor olduğunu kabul etmek durumundayız. Sf. 158

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Engels de büyük adamı bulunduğu yerden çıkarınız bir boşluk bulursunuz formülasyonunu ortaya koyuyordu. Sf. 157

    Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.