Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Evet, Marshall Yardımı, ilkokullar, süt tozunu öğrendiler, Amerikan tarımcılarının satamadıkları Cheddar peynirini tattılar. Daha önce Missuri Donanması gelmişti nasıl geldiği Tezlerde var, Truman Doktrini izledi ve Türkiye, Amerikan himayesine girdi, bir tür manda olduk. 1947 yılındadır. 1948 yılında ise Truman, İngiltere’nin muhalefetine rağmen, İsrael Devleti’ni ilan etti. Türkiye’yi himaye etti ve İsrail’de devlet kurdu. Sf. 336

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Değerli Yargıç, Turgut Beyefendi, Kürtler, benim gibi Türkler olduğu için bu topraklarda birlikte yaşayacaklar” diyordum. Beş taş oynamıyoruz Ne yaptığımızı biliyoruz. Sf. 340

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizimkiler sömürge üniversitesidir; terfi etmek için yabancı dilde yazmak şarttır. Bazı çok değerli rektörlerimiz dahi bu utanç verici kuralda ısrar ediyorlar; gaflet içindeler, internet icat edildi, mertlik bozuldu, internetten, her dilde makale yazma sanayimiz de kurulmuştur. Kendi kendimizi aldatıyoruz. Sf. 325

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsrael’in kurucuları, Osmanlı toprağı Filistin’e, en çok Hamid ve Jön Türk iktidarlarında yerleştiler. Kesin rakam yok, 1882-1903 döneminde, 20 binle 30 bin arası Yahudi Osmanlı toprağı Filistin’e göç etmiş.. .1904-1914’de 40 bin, asıl kurucular bunlardır. Sf. 335

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mizah çelişkiyi görme yeteneğidir. Özellikle gülünçlü çelişkiyi sezebilme işidir. Bu da eleştirinin kaynağı anlamındadır. Bunun için mutlaka zekâ gerekiyor, ama tersi de doğrudur; mizah yapa yapa zekâ gelişiyor.

    Mizahı kurumuş bir toplum aptallaşmaya mahkumdur.. Aptallar mizah yapamazlar. Mizah yapamayanlar aptallaşırlar. Bu arada eklemek gerekiyor, solcu olamazlar. Sf. 317, 318

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 317, 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hülâgü Bağdat’ı alınca son Abbasi halifesinin bu dünyadan nasıl ayrıldığı tartışmalıdır. Bir rivayete göre Hülâgü, zengin halifeye, altınlarını teker teker yutturmuş ve bir diğer rivayete göre altınlarla dolu hâzineye kapatmış, yemek vermemiş. Altınların karın doyurmadığı tarihlerde yazılıdır. Sf. 315

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 315) kitabından birebir alınmıştır.

  • Barzani’yi beğenip beğenmediğim ortadadır. Barzani’nin başına geçtiği devletimsi organizmanın Türkiye’yi bölmek üzere olduğunu hep tekrarlıyorum. Musul alınmazsa Diyarbakır verilir, diyen de benim. Aşiret reisidir. Ama Tayyip Bey’e göre bir devlet adamı tablosu çiziyor, ağır başlı ve saygı uyandırıyor. Bölgede, Türkiye’ye rakiptir ve bu nedenle de artık Erdoğan’ı indirmek bir zorunluluktur. Sf. 306

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kurtlar ile birlikte uluyorlar. Kurt sürüsünün içine düşen çakalların yöntemidir, yoksa yem olurlar. Sf. 296

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir, döviz sağlamak nedeniyle, Almanya’dan kullanılmış otomobil ithalatını, bedelsiz ithalat, kapısını açtı. İki, Fadıl Akgündüz’e, Malezya’dan otomobil ithalatı imkânı veriliyordu. Daha ucuzdu; bunlar, Tofaş ve Renault satışlarını tehdit ettiler. Krizde olan otomobil imalatı daha büyük bir krize bağlanıyordu. Üç, kamu gelirlerinde “havuz sistemi” getirmeyi denediler, Abdüllatif Şener’in başkanlığında, başbakanlıkta bir düzen ihdas edildi. Sf. 280

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • Simyonoğlu Fabrikası, Has’a geçince, “Milli Mensucat” oldu. Ben de ne zaman “Türk” veya “Milli” başlıkları görünce, bir tuhaf olmaya başladım. Bu açıdan, Bezmen’lerinki “Santral Mensucat” olunca, “mensucat” ol tarihte “tekstil” karşılığı idi, rahatlıyorum. Bezmen’ler. -Varlık Vergisi Faciası” sırasında ortakları Taranto’lardan kurtuldular ve zamanında Türkiye’nin en büyük fabrikasının tek sahibi oldular.

    Taranto’lar Yahudi ve Bezmen’ler dönme idiler.

    Varlık Vergisi Faciası sırasında, Elenlerin ve Ermenilerin fabrikalarının malik değiştirdiğini biliyoruz ve bazı Yahudilerin fabrikalarının ortakları Sabatayistlere geçmesini hakiki facia telakki ediyoruz. Sf. 255

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kampın ilkini Moda’da kurdular; Moda’ya yakın Kuzguncuk, dün de bugün de Türkiye Yahudilerinin toplandıkları yerdi, Kuzguncuk’u çok seviyorlar, Moda ise Sabatayistlerimizin tercihi oldu. Çok sıkıntı çekmemiş olmalarım temenni ediyorum ve bir bölüğü buradan Aşkale’ye sevk edildiler. Sf. 241

    Neden mi, güvendiğim Yahudi otoriteleri, Türkiye Yahudilerini tadat ederken Faik Ökte’yi de zikrediyorlar; bu listede Sabetayistler yer almamaktadır. Demek ki Varlık Vergisi’ni icra eden, bir Kripto-Yahudi idi;

    Dokuz Kasım 1942 tarihinde ise, Atina gazeteleri, Hitler’in, “international Jewry will disappear from Europe” demecini yayınladılar, enternasyonal Yahudiliğin, Avrupa’da, kökünün kazınacağı ilanını haber yaptılar. Bundan üç gün sonra, 12 Kasım 1942 tarihindeki Ankara’da, Yüce Meclis, Varlık Vergisi yasasını kabul etti, çıktı ve resmi gazetede yayınlandı. Tam bir senkronizasyon buluyoruz; iki yanlı tedbir, tehdit’e karşı hem yaranma ve hem de koruma görüyoruz. Müthiş bir adım, demek, zorundayım.

    Komisyon başkanı ise İstanbul Valisi Lütfi Kırdar’dır; defterdar’ın, doğrudan “defter” ile bir ilgisi yoktur, Farisi’de “defter”, daire, devlet dairesi, anlamındadır ve dolayısıyla, defterdar Ökte’yi, tabii mali meselede, en yüksek devlet dairesinin başı olarak anlıyoruz. Kırdar’a gelince, “malumattar” veya “hissedar” sözcüklerini de biliyoruz, “malumatlı” veya “hisseli” anlamındadır. “Kırdar” da “kır-lı” veya “kırca” ile özdeş veya çok yakın manadadır, “kır-cı” da anlayabiliriz ve “kır-can” harika’dır. Sf. 242

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalnız bir mesele daha var neden Aşkale; eğer taş kırmak ve yol yapmak ise, yapılacak yol ve kırılacak taş mı kalmadı, Aşkale çok uzaktadır; üstelik Aşkale‘ye gidenlerin hiç birisinin taş kırıp yol yapmadığını biliyoruz. Evlerde veya otellerde kaldılar, evlerinden uzaktılar, sıkıntı çektiler, ama güven içindeydiler. Sf. 239

    Öyle mi, “varlık vergisi faciasını” mı, bizim masalımızda ise bir tedbir ve bir hediyedir. Sf. 240

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başka iddia Türkleri cezalandırmak için değil İtalyanların eline geçmesini önlemek üzere, işgal ettirdiler, buna katılıyorum. Çok acele ve hazırlıksız olarak işgal ettiklerini not etmiştim, Sf. 231

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

  • Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ermenistan’da Türk Kuvvetleri Umum-Müfettişi Nogales Bey, Ermenilere verilen acıların birinci derecede sorumlusu olarak Halil Paşayı işaret ediyor; biz Halil Paşa’yı, Kut-al-Amara Kahramanı olarak biliyoruz. Sf. 215

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vladimir Jabotinsky’nin “The Story of the Jewish Legion” nam eseri de, kısmi bir otobiyografi telakki ediliyor;

    İstanbul’da aynı zamanda, 1919 yılıdır, dört Siyonist yayın olduğunu öğrenmekle hayli şaşırıyoruz; Jabotinsky bunların dördünün birden genel yayın yönetmeni idi. Encyclopedia Judaica, bunların, Fransızca, İbrani ve Ladino yayın yaptığı konusunda bizi malumattar yapıyor. Sf. 203

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Price’ın anlattıkları arasında başka masallar da var. 1938 yılındaki cenazede bulunmuş, hemen önce de gelmiş, Gazi’de, en kibar sözcükle gerileme teşhis etmektedir. Otuzlu yıllarda önemli hiçbir işle uğraşmadığı ve hep manevi kızlarıyla vakit geçirdiğini haber veriyor. Manevi kızlar ise Paris’ten giyiniyorlar ve Paşa Hazretleri bunlarla oynamayı seviyor; bir Ankara akşamı yüzme havuzunun başında eğlenirlerken birden bire iki manevi kızına öylece havuza atlamalarını emrediyor, kızlar güzel roplarıyla havuza dalıveriyorlar, neşeli oldukları rivayet edilmektedir. Aynı gece Paşa Hazretleri, birden bire kızların annesine de aynı emri veriyor; anne de havuza dalmakta tereddüt göstermiyor, ancak yüzme bilmediği için bir miktar sorun yaşandığı da kayıtlarda var. Sf. 199

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197 ile 199 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir muammadır, Bilmiyoruz, Sf. 197, 198

    Ward Price’ın 1957 yılında yayınlanan bu kitabında, resmi tarihi alt üst eden rivayetlerine rastlıyoruz. Her halde Mütareke’nin hemen başındaydık, Price, Pera Palas’ta Liman Paşa ile görüşürken, otel müdürü başka bir Türk Paşa’sının görüşmek istediği haberini getiriyor; kahve içip görüştüğü Mustafa Kemal Paşa idi. Bu görüşme ile ilgili Price’ın yazdıkları, resmi tarihçiler tarafından da kaydediliyor, ancak hepsi, Kemal Paşa’nın müttefikleri şaşırtmak istediğinde ittifak halindedirler. Bu mülakattan net olarak çıkan ise; Kemal Paşa, İngiliz yetkililerle görüşme peşindedir.

    Paşa, savaşta yanlış tarafta cenk eylediklerini söyleyerek mülakata başlıyor. İngilizler’in Anadolu’yu parçalayacağından ve buraya geleceklerinden emin görünüyor, bir itirazı yok ve temenni ettiği izlenimini veriyor ve İngilizler’in deneyimli Türk valilere ihtiyacı olacağını ekliyor. İngiliz valisi olarak hizmet vereceği yeri öğrenmek istiyor, mülakatta meselesi budur. …

    Hem görüşme öncesinde ve hem de sonrasında istihbarattan sorumlu Albay Heywood’a haber veriyor izin alıyor ve rapor veriyor; Heywood, önemsemiyor, görev isteyen Türk generallerin hızla artacağından emin görünüyor, .. Sf. 198

    Price, görüşmede hazır bulunan Rifat (Refet Bele olmalı) adlı bir Türk generalinin yıllar sonra, Mustafa Kemal Paşa’nın samimi olduğunu ve İngilizler’in ciddiye alarak Anadolu’ya gelmemekle büyük hata yaptıklarını kendisine söylediğini de, aktarıyor, General Rifat, İngilizleri Anadolu’da kök salmış görmekten yanadır. Sf. 199

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197 ile 199 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, neden, başlarken, “ilk hedefiniz Akdeniz’dir” dedik; bir coğrafi yanlışlık sayamayız. Yoksa asıl zor olan hedefe, Akdeniz’de, İskenderun Körfezi’ne mi, dönecektik; bilemiyoruz, sadece çok silik işaretlere sahibiz. Önce öyle düşünmüş olsak da, daha sonra temkinli davranıp, gitmedik; belki de hiç akıl etmedik, sadece fikir yürütüyorum. Sf. 174

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk tarafından Anzac tarafına bir paket sigara uçuyor ve üzerinde, Türk zabitler, Fransızca “bizim kahraman düşmanlarımıza” yazıp, az sigaralarından bir paket uçuruyorlar, Sf. 197

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.