Yaşama düşmanlara tebaa’yız.
Yaşama düşman yaşayanların, mutlak ölümleri mutlaktır, önceden göremedim. Sf. 187
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.
Yaşama düşmanlara tebaa’yız.
Yaşama düşman yaşayanların, mutlak ölümleri mutlaktır, önceden göremedim. Sf. 187
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.
Falih Rıfkı, Hüseyin Cahit için, “Mustafa Kemal ile aynı şeye inanmakla beraber Mustafa Kemal’e inanmıyor” diyordu. Sf. 185
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.
Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum.
Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve Mısır’da esir kampında asker tayınına bağladılar. Malta’dan sonra ve büyük heyecanla, Rusya üzerinden Ankara’ya kavuştu. Görev mi, Kabil’e sefir yaptılar, …
Yakup Şevki Paşa olmasa, kurtuluş savaşı kazanılabilir mi, Erzurum’da ordu komutanıydı, mütareke emirlerini dinlemedi, silahları direnişçilere dağıtıyor ve direniş hazırlıyordu; “Yakup Paşa vermem diyor”, neden böyle bir Türkü yok, bilmiyorum. İngilizler, komutanlığı bırakmazsa, İstanbul’u işgal etmekle tehdit ettiler, orduyu kolordu yapıp Kazım Paşa’ya verdiler. Yakup Paşa, İstanbul’a döndü, kömürlüklerde saklandı, gizli oldu ve yakaladılar ve menfi yaptılar. Malta’dan dönünce kısa bir süre ordu komutanı idi ve yirmi iki yılından sonra, şuraya aldılar ve orada öldüler.
Rauf, bir süre itibarda oldu ve sonra Londra’ya kaçarak hayatını kurtardı. Yirmi altıda tasfiye edilenler arasındadır. Sf. 182
İsmail Canpolat, yirmi altıda idam edildi. Kara Kemal idam edilmemek için intihar ettiler, Sf. 183
Doktor Şimşir, “yedilerin hepsi Malta adaylarıdır” diyordu, İngilizler’in eline geçseler, Malta’ya sürülecekler, İngiliz belgeleri bu yönde ışık saçıyor. Bunlar, Enver, Talat, Cemal Paşalar ve Doktor Nazım, Bedri, Azmi ve Bahattin Şakir Beylerdiler. Doktor Nazım, yirmi altıda asıldı ve Enver, Talat, Cemal, yirmi ikiyi idrak ettiğimizde öldürülmüşlerdi.
Malta sürgünlerinden sadece Fethi ve Ali Çetinkaya yükseldiler. Ali Fethi Okyar, yükselebileceği en yüksek yere kadar çıktı ve Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne yaver oldu. Çetinkaya’ya, “Kel Ali” de deniyor, İstiklal Mahkemesi reisi olarak, eski arkadaşları için, sürekli, idam kararları veriyordu.
Öyleyse Malta sürgünlerinden geriye bir yaver ile bir giyotinin kaldığı kesindir.
Bütün kabiliyetler, tüm gözü pekler, hep ufku genişler, kırıldılar. Sf.183
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 182, 183) kitabından birebir alınmıştır.
Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de öneriyorum, Almanya Siyonist politika izleyen tek büyük devletti ve Londra, Almanya’nın elinden bu silahı da almak istiyordu. Sf. 180
Yirminci yüz yılın başında, Siyonizm’in savunucusu Almanya ve en güçlü olduğu yer ise Türkiye’dir. Sf. 180
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.
Kafkasya’yı Kemalistler Sovyetize ettiler. Sf. 155
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.
Manda’sızlığı, Kemal Paşa Hazretlerine değil General Harbord’a borçluyuz. Sf. 176
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.
Bu zamanda, “Küçük Ermenistan”, İskenderun, Adana, Antep ve çevresine deniyordu, Sf. 175
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.
Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.
Bir küçük nokta daha var, Mustafa Kemal başta hepimizin manda davetçisi olduğumuz zamanda, aslında yalnızca kendi kendimize “gelin-güvey” oluyorduk. Kimse bize manda olmayı bile layık görmüyordu; Sf. 175
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.
Çerkez Ethem’i de kripto-komünist telakki etmeyi münasip buluyorum. Çerkez Ethem, Ankara’nın Sovyetler ile bir antlaşma ve Sovyetlerin de Londra ile uzlaşma görüşmeleri sırasında tasfiye edilmişti. Sf. 157
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.
İzmir’in işgalinden üç gün sonra, 18 Mayıs 1919 tarihinde, İstanbul’dan, Amerikan komiseri, Washington’daki Dışişleri Bakanlığına bir rapor çekiyor ve bir gün sonrası için, Darülfünun gençliğinin bir miting düzenlediğini haber vermekle, “onlar açıkça Amerikan mandasından yana” diyordu, sokaktaki insan, gençlik ve seçkinler, hep manda peşindeler. Aynı yılın sonuna doğru Sivas Kongresi, ittifakla, manda kararı verdi ve manda çağırdılar.
O tarihte başta Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, adını bildiğimiz herkes, manda istiyordu. Sf. 174
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.
İsyancılar, iktidarı görünce, en çok, yoldaş isyancılardan korkarlar.
Ve korktular. Sf. 149
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.
Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve dolayısıyla büyüme tutkunları, yasaklandılar ve kapatıldılar; bu mu, çöküşün dinamiklerini barındırmak demektir. Fakat Kahraman-ı Hürriyet için bu yol kapalıdır; kendi kendisine kapatıyor; insanın kendi içinde kendinden gelen bir zor yoksa trajediyi kuramıyoruz. Çünkü içleri çok esnek ve uyumlu insanlar, trajedi dışındadırlar.
Çöküşü önceden ve zamanında göremedim. Acı veriyor. Sf. 172
Dar kadrolu mücadeleyi seçtiler. Sf. 173
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan uzaktı, Paşa Hazretleri dersleriyle yakinen alakadar oluyor ve bu nedenle her yere götürüyordu, bu dört kız Paşa’nın huzuruna çıktılar, huzurunda kalıp bira dahi içtiler, pek şatafatlı elbiselerle pek güzel danslar yaptılar. Ancak Antalyalılar bu güzel geceyi hazmedecek moderniteden pek uzaktılar ve bir de, hainâne bir tarzda, Paşa Hazretleri’nin bu üç teen-ager ve güzel kızı da manevi evlat yazacağı dedikodusunu çıkardılar. Müessif gelişmeler olmuştur. Sf. 130
Teen-ager kızlı aileler evlerine kapandılar. Paşa Hazretleri büyük bir teessüre kapılarak derhal Antalya’yı terk ettiler. Mutat merasim aksamıştır. Danslarla göklere uçan Cahid Uçuk ise, nişan yüzüğünü havaya atarak nişanı bozdu, oğlan ailesi pek muğber oldular (küstüler), belki de nişanı oğlan tarafı iptal etti, bu daha ziyade hem mümkün ve hem de muhtemeldir ve Uçuk kız da terk-i diyar etti ve yavrucuk pek küçük yaşta İstanbul’a vasıl oldu. Amma bundan böyle pek çok ve izahı hayli müşkül izdivaç ile “Kadın Yazar” rütbesini iktisap etti. Paşa Hazretleri’ni bir dahi gördüğüne dair hiçbir rivayete sahip değiliz. Sf. 130, 131
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 130, 131) kitabından birebir alınmıştır.
Irk, dil ve din itibariyle Türkiye Çerkezlerinin hayli karışık olduklarını buyuruyordu. Sf. 145
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
Batı dillerinde “Transkafkasya” ve Arabi “Mavera-i Kafkas” çağrılıyor, bizim yamaçtan ise “Kafkas-Berisi” demektir, Rusça “Pred-Kafkas” diyoruz, Azeriler, ki Rusyalılar ve bunlardan etkilenerek Batılılar “Tatar” tesmiye ediyorlar, Gürcüler ile bilhassa Ermeniler yaşıyorlardı, iç içedirler. İçlerine, Hazar Yahudileri, sürgünde gelip İsrael ile bağları kopuk Yahudiler ile Kripto-Yahudiler mebzulen (zibil gibi yani bol olarak) karışmışlar. Hakiki Tatarlar, Kırım Tatarları, Çerkezler ve Dağıstaniler meyanında pek çok Yahudi ve Sabetayist teşhis ediyoruz, O kadar öyle ki “dağlı” ya da Moğolca “-tay” ile yapılanı “berktay”, ki melezleme ile “dağlı” anlamına gelmekte olup, “Yahudi” karşılığında da istimal edilmektedir. Bu hal, hem her hareketin seyrinde zigzaglara sebebiyet veriyor ve hem de teşhis ve teşrihini müşkül hale getiriyor; zemin had safhada kaygandır, diyebiliyoruz. Sf. 145
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
Bu açıdan Evangelistleri hatırlatıyorlar; bütün Yahudilerin eninde-sonunda, İsa’yı Mesih kabul edeceklerinden eminler ve bu nedenle bir Yahudi düşmanlığı sergilemiyorlar, yarın’ın Hristiyanları olarak görüyorlar. Sf. 139
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı.
Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden sahipleri rekabet güçlerini yitirmişlerdi, ücretler üzerinde baskıyı arttırıyorlardı ve umum işçiler, bahusus madenciler ise pek militan davranıyorlardı. Dünyanın her yerinde ve bu arada Moskova’da, dünya kapitalizminin merkezinin sosyalizme düşmek üzere olduğuna inanılıyordu; Londra’nın sallandığı zamandaydık.
.. işçiler cephe kurdular. Hükümet de, yakın zamanlarda, belki de ilk ve son defa, silahlı kuvvetlerini, işçilere karşı mevzilendirdi; Musul’da bir çatışma ihtimalinde, İngiliz askerleri, içerde meşguldüler. Bu hal de resmi tarihte nakıs’tır (eksiktir), kimseler bilmiyorlar.
İngiliz Hükümeti, buna dayanarak, genel grevi illegal ilan ediyordu. Askerler, grevci işçilerin karşısına yerleştiler; iç savaşın eşiğindeydik.
Sonunda ayak sesleri, ses olarak kaldılar, umutlar söndü, sosyalizm kurulmadı, fakat İngiltere, sınıf mücadeleleri içinde perişan haldeydi.
İşte hediye bu şerait altındadır, belki de acıdıkları için hediye ettiler. Belki de maden ocakları kapanıyor, petrol yatakları verelim, dediler.
İşte o kadarını bilemiyoruz. Bildiğimiz, Musul, emperyalizme hediye edilmiştir. Görüyoruz ve gösterebiliyoruz. Sf. 119, 120
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 119, 120) kitabından birebir alınmıştır.