Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Hürriyet’in ortaya çıkışı ile Türkiye’de şimdi adı “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olan organın kurulması, aynı zamana denk düşmektedir; zamanın Bayar – Menderes Hükümeti, Türkiye için bir Kıbrıs sorununun varlığını kabul etmezken, Hürriyet bunu Milli Mesele yapıyordu ve Özel Kuvvetlerin ilk ciddi sınırdışı ve “gayrinizâmi harp” tarzı faaliyeti Kıbrıs’ta gerçekleşiyordu.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük , (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplum yapısında firmalar büyürken insanın küçülmesi zorunlu olmaktadır; evrenin en hârika yaratığı olan insanı, bir kez yükselmişse, ne yazık, pisletmeden küçültmek imkânsız oluyordu, kir imalatı bu nedenledir.

    Bir insan topluluğunu alçaltmak, onu sürü ve her türlü alçaklığın alıcısı hâline getirmek için, tariflerini yıkmak yeterlidir. Sf. 299, 300

    Bunun için medyamız çok uygun enstrümandır. Sf. 300

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 299, 300) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türklerde “tükenme” kompleksi kadar, “bölünme” korkusu da ürkütücüdür.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türko – Mongol İmparator Cengiz, zapt ettiği kentlerde sadece, zanaatkâr ve tüccarın canına kıymıyordu; Türklerin tarihin kaydettiği ender tüccar kavimlerden birisi olduğunu söyleyebiliriz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihçinin avantajı, bir tekil olayı, önceleyen izleyen olaylar sistemi içinde çözümleme imkânına sahip olmasıdır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadın profesör oranı Hollanda’da yüzde üç, İngiltere ve Almanya’da yüzde beş ve ABD de yüzde on dört iken Türkiye’de bu oran yüzde yirmiye çıkıyordu, her halde “hanım hanımcık” üniversite olgusunun sırrı buradadır. Yalnız bu kadar değil, Profesör Kaya bize, Türkiye’de doçentler arasında kadın nüfusunun yüzde kırk ikiye vardığını haber veriyor, demek, yakın bir gelecekte üniversiteler de ecza dükkânına dönecekler, paketlenmiş – etiketlenmiş dersler akarken kadın profesörlerimiz de hırka örecekler, anlaşılan, yakındır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 279, 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • İdeoloji eninde sonunda, birikmiş şiddettir.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • a)Türkoloji İngiliz emperyalizminin icadıdır ve daha çok Rusya’nın İç Asya’yı kolonize etmesine bir çare olarak düşünülmüştür. Türkiyat’ın Türkiye’ye atlaması daha sonra gerçekleşiyordu.               

    b) Rusya buna karşı olarak Kürdoloji’yi buluyor ve geliştiriyordu, karşı silah olmuştur.

    c)Türkoloji’nin temellerinin Macar asıllı İngiliz istihbaratçısı Vambery ile Fransız Cahun olduğunu biliyoruz ve bugünün en popüler temsilcileri ise, Anglo – Amerikan Lewis ile Fransız Dumont oluyorlar; Sırlar (Hoca’nın kitabı)  bunların dördünün de Yahudi olduğunu tespit ediyor ve yeni türkünün adı, artık “Her yerde Yahudi var.” Olmaktadır.

    d) Şimdi Türkoloji, İngiliz’den Amerika’ya geçmiştir ve Washington, Kürdoloji’ye de damgasını vurmak üzeredir. 

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 263) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gerçekten biz Türklerde din var, iman yoktur ve hiç olmadığını söylemek zorundayız.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • Akıl, kendini güven içinde göremediği zaman çalışmamaktadır, bir zaaf, fakat gerçekliktir.

    Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir İngiliz’e bir yol sorduğunuzda hızlı hızlı anlatır ve sonunda “You can not miss it.” derdi, kabaca, “eşek olsan anlarsın” anlamındadır.

    Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • İddiaların tam aksine, devlet küçülmüyor, bunun yerine, pek çok özel sektör kuruluşu devletleşmektedir.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Washington, İskenderun’dan Tiflis’e kadar olan bir hat ve çevresini koparmak istemektedir ve buna Kuzey Irak ile İran Azerbaycan’ının eklenebileceğini düşünmek doğaldır. Önümüzdeki tarihte Amerika’nın bu hattın dışında kalan Türkiye’ye hiçbir ihtiyacı kalmıyor ve çok rahatlıyor.

    … Peki önlemek mümkün mü? Çok mesafe alınmıştır kolay görünmüyor. Ayrıca bugünkü nokta Demirel – Ecevit ikilisinin mahsulü olarak ortada duruyor, sevgiyi bilmediler ve topraklarımıza ve çevremize sevgisizlik ektiler, zordur. Onlar ektiler ve biz biçiyoruz. “Olsun”; çünkü onlar, çocuksuz bir dünyanın babaları olabildiler. 

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olağanüstü bir duygu sömürüsü, beyinsizleştirmenin en kestirme yolu olarak görünüyor.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

  • Akıl, ancak iğretiliğin, korkunun, güvensizliğin olmadığı bir ortamda işleyebilmektedir. Sf. 227

    Akılsızlığın olduğu yerde tarikatlar kaçınılmazdır, .. tarikatlar sığınaktır. Sf. 227

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyanın milletleri, kendi zorbaları ile Amerikan zorbaları arasına sıkışmış durumdalar; zor bir zamandır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Celal Bayar’ın Amerika’dan dönüşü, Türkiye’de o günü bir bayram olarak kutluyorduk, okullar tatil oldu, öğrenciler ve memurlar Bayar’ın dönüş yoluna dizildiler. Sf. 221

    1991 yılında Başkan Bush geldi ve gelişi, İstanbul’da aynı anda on iki devrimci sol liderinin ve Diyarbakır’da Vedat Aydın’ın öldürülmelerine denk düşüyordu. Sf. 221

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ülkemiz “Tekelistan” olmak üzeredir ve bunun için şiddet gerekmektedir.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir; Türkiye İşçi Partisi kapatılmasaydı belki de PKK olmazdı. TİP’nin 1970 yılındaki 4. Kongresi, “Türkiye’de Kürt Halkı vardır.” Kararını aldığı için TİP Anayasa Mahkemesince kapatılıyor ve başta Behice Boran, lider kadrosu on beş yıla mahkûm ediliyordu.

    İki; Eğer Eylülizm’in hapishane içindeki görülmemiş zulmü ve dışındaki polis baskısı olmasaydı PKK, bu kadar rahatlıkla kadro bulamazdı. Zulüm ve baskı sanki PKK’ya çalışıyordu.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.