Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Öcalan’ın kendi hareketi içinde, şiddeti daha da tırmandırma eğilimlerine karşı çıktığı ve bu nedenle alttan alta ciddi bir biçimde eleştirildiğini söyleyebiliriz. Sf. 216

    Kürtlerimizin nümayişperest kanadının sık sık “Yalçın Küçük Kemalizm’in ajanıdır” yollu homurdanmaları… Sf. 216

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aydın; üzerine vazife olmayan işlerle uğraşan adamdır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şefik Hüsnü Değmer, Türkiye sosyalizminin bihakkın kurucusudur ve Sabetayist olduğundan kuşku duymuyorum.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • Naum Chomsky, bir Yahudi’dir ve Şebeke’de Batıdaki son ve tek aydın olarak anlatılıyor ve bugün Chomsky’nin dünya Yahudiliğinin politikalarını eleştirenlerin en önünde olduğunu biliyoruz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • Naim Talu’nun Sabetayist olduğundan hiçbir kuşkum yoktur.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sol ile ilgili olarak üç gelişmenin izlendiğini çıkarabiliyoruz; birincisi, içinden ve birden bire kavgaların başlamasıdır. İkincisi, solda önemli bir yer tutan Sabetayistlerin, sol’u, yavaş yavaş boşaltmasıdır. Üçüncüsü; dışından çok acımasız ve öldürücü bir baskı ile karşılaşmasıdır. Her üçünün de zamana yayıldığını ve 1973 İsrail – Arap savaşından sonra da şiddetlendiğini görüyoruz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2003): Yahudi ve Sabatayist Hiram Abas’ın sol üzerindeki müthiş eylem ve operasyonları Türkiye’yi zayıflatıp İsrail’i güçlendiriyor. Tarkan’ın amcası Sabetayist Fethi Tevetoğlu’nun “Komünizmle Mücadele Dernekleri” de solda yıkıcı etki yapıyor.

  • Teorem; Sabatayistler, ülkenin modernizasyonunda önemli katkılarda bulundular.

    Bu arada modernizasyon ile sol’u özdeş saydıkları için solcu oldular ve sol’u geliştirdiler…. Yalnız bütün bu dönemde hem bir İsrail devleti yoktu ve hem de Türk modernitesi anti-Arap bir tutum içerisindeydi. 

    … İsrail Devlet’i kuruldu, .. hem sol’un yıkılmasını ve sol için besleyici saydıkları moderniteyi yok etmeyi, özgür Üniversiteyi hedef seçtiler.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 194) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prof. İhsan Doğramacı’nın ana dilinin İbrani olduğu, annesinin babasının adının Mehmet Ali Kırdar, annesi İsmet Kırdar, dayısı Lütfi Kırdar. Doğramacı anlatıyor;

    “O zamanki gizli servisin, Doğramacı’nın “Müslüman” olmadığı ve karısının da “Türk olmadığı” için profesörlüğünün engellendiğini, bu sırada MİT’in başında İlter Türkmen’in babası Behçet Türkmen var. .. Başbakan rahmetli Adnan Menderes’in yerinde müdahalesi ile engelin kaldırıldığı” 

    Menderes tutuklanmış ve ihtilâlin güçlü lideri Org. Cemal Gürsel, Org. Faik Özdilek ve diğer yüksek rütbeli subaylarla birlikte Doğramacı’yı odasında ziyaret ediyorlar; başlı başına önemlidir. Prof. Dr. Muvaffak Akman şunları ekliyor; “Hoca ziyaretçilerini uğurladıktan sonra tekrar birlikte odasına girdiğimizde gözyaşlarını tutamadı. Öğrendik ki Cemal Gürsel Paşa kendisine “Başbakanlık” önermiş, .. daha sonra Başbakan atanmadığını ve Gürsel’in Devlet Başkanlığı ile birlikte bu görevi de üzerine aldığını biliyoruz.

    İhsan Doğramacı o zamanlar kulislerin dışında tanınmazdı, sadece hırslı bir çocuk doktoru idi. Konuşması çok zayıftı, bilimsel çalışması yok denecek kadar azdı. Sf. 183, 193

    Eğer Türkiye’de Türk Üniversite sistemi artık çöktüyse bu bürokrat düzeyinde ve uygulamada İhsan Doğramacının işidir. (1) Sf. 194

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 183 ile 193 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2014): Doğramacı bir röportajında Özal’ın da ilk kabinesinde ona Dışişleri Bakanlığı önerdiğini, istemediğini Vahit Halefoğlu’nu Özal’a kendisinin önerdiğini anlatıyor. Bu geri çevirmelerin hepsinde de eğitime hizmet etmek isteğini belirtmiş. Doğramacının yaşamının aydınlatılması, Türkiye’nin 50 – 60 ve 70’li yıllarına ışık tutacaktır.  

     BAKKAL’IN YORUMU (2014): Doğramacı, kendisine teklif edilen görevi, Yahudi olduğu için, dedikoduya sebep olacağı için geri çevirmiş. Doğramacı geçmişi çok karanlık bir insandır. Yıllarca Türkmen safsatasına sarılmış ve inandırmış bir adamdır. Ankara’da Kurulu Mayetaş dershanelerinin ortaklarının büyüğüdür, diğer ortaklardan biri Matematikçi Ahmet Karadeniz, diğeri fizikçi Nusret Kürkçüoğlu. Bu adamlar, 1965 yılında yapılan yasal düzenlemeden sonra bu dershaneyi kurdular ve 1973 yılına kadar da yapılan Üniversite sınavlarına soru hazırladılar. Yani hem dershâne sahipleri hem de ÖSS sorularını hazırlıyorlar. Mayetaş dershanesi varlıklı aile çocuklarına çok yüksek ücretlerle üniversite kazandıran bir dershaneydi.1969 yılında Elâzığ Genç Ülkücüler Teşkilatı Sekreteri arkadaşım K. G., bu dershaneye çalışan olarak giriyor, çok yoksul bir ailenin öksüz çocuğu olan K. son derece zeki bir insandı, o zamanların soru hazırlama merkezinden soru ve cevap anahtarlarını imtihandan iki – üç gün önce alıp ta dershaneye getirmek K.’in işiymiş. Kendisinin 1974 yılında bizzat bana anlattığına göre; 1973 yılında K. milli duygularının galeyana gelmesi ile bu üniversite işinden Ülkücülerin yararlanmasını kafasına koymuş, Ocağa haber vermiş, sınav gecesi ve sabahı telefonlarla binlerce insana cevap anahtarının ulaşmasını sağladı. Solcular, telefonlarla iletilen cevap anahtarını mahkemeye tespit ettirdiler, o sınavın ertesi günü gazeteler üniversite sınavı soruları çalınmış diye bomba gibi haber yaptılar. Zamanın ÖSM’si günler sonra 10.000’i aşkın kişinin soruların tamamına doğru cevap verdiği o sınavı iptal etmek zorunda kaldılar. Mayetaş’ın bu aşağılık patronları büyük paralar karşılığında suçu K.’in sırtına sardılar, K. bir – iki ay yatıp çıktı. 1974 yılında K., İstanbul’da Gökçen Dershanesini kurdu, öğrencilere özellikle Ülkücülere soru garantisi vererek yüzlerce insanı dolandırdı.

  • Varlık Vergisinin eşitlik ilkesine göre uygulanması ilkesi yasanın metninde var, ancak, yalnızca gayrimüslimlere uygulandığını biliyoruz; uygulayan Defterdar Faik Ökte’nin daha sonra yazdığı Varlık Vergisi Faciası; uygulama ile ilgili hâlâ en ve tek güvenilir kaynağımız olmaktadır.

    … Profesör Daniel Kazez’in yayınlanan aile ağacından Türkiyeli olduğu anlaşılmaktadır. Danyal Kazaz diyebiliriz. “Jewish Surnames of Turkey” .. Osmanlı ve Türkiye Yahudilerini kapsıyor. … Faik Ökte bunlardan birisidir. .. Demek Varlık Vergisini uygulayan ve bir “facia” olarak yazan bir “Yahudi” idi; dahası var o sırada Vali de Lütfi Kırdar’dı, en azından Sabatayist olduğunu gösteren işaretlere sahibiz, Behçet Uz’da yasayı teklif eden hükümet üyesi.”

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • Akrabalık bağları Kürt köylülerinden daha güçlü görünüyor.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyasal Bilgiler Fakültesinin tarihinde Sabatayistlerin Dekan olmaları bir kuraldır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazım Hikmet’in Şeyh Bedrettin’i çok abartılı ve önemli ölçüde yanlış sunduğu görüşünü burada hatırlatıyorum; bu kalkışma Komünizan olmaktan çok üç kitabî dinden bir din çıkarmaya yöneliyordu ve ayrıca bütün ilkel dinlerin hem bir cinsel özgürlük ve hem de Komünizan terörü olduğunu bilmek zorundayız.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2003): Şeyh Bedrettin olayında, Arabik kaymaya karşı kuruluştaki felsefeye dönüş çabası var, bu açıdan Timur ve diğer Moğol – Türk Orijinalitesi ile ilişkisi ve bilgisi var, Bedrettin’i Marks sayarsak Torlak Kemal de uygulayıcısı Lenin oluyor.

  • Yahudilerin Türk ismini alırken “Samuel” yerine “Kemal” kullanmalarına örnek olarak ta Torlak Kemal’i göstermektedir.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayistlerin cami yaptırmalarının çok yaygın olduğunu biliyoruz. Sf. 176 

    Sabatayistleri, Mevlevi veya Bektaşi’den ayırmak imkânsız; … Kapaniler mutlaka Mevlevî ve Karakaşî’ler ile Yakubiler de kesinlikle Bektaşi’dirler. .. Dervish Efendi de Mevlevi Dergâhında kendisini buluyordu. Sf. 177 

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Güvenilir kaynaklar, Dervish Efendi’nin Fransız Devriminin rüzgârı eserken İzmir’de ortaya çıktığını kaydediyorlar, asıl adının Yahudi Levi Tuva

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbrâni, Constantique bir dildir, bunun anlamı, sadece sessizler ile yazılmasıdır, seslilerin yazılması çok ayrıktır ve daha çok noktalarla gösteriliyordu ve çağdaş İbrani’de noktalar da kullanılmamaktadır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayizm ile masonluk arasında bir içiçelik var. Bu hem doktrin cephesinde ve hem de pratikte kendisini gösteriyor. .. Masonların Sabatayistler tarafından yönetildiklerini saptayabiliyoruz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN BOTU (2003): Bu iddia 50 yıldır İslamcı kesim tarafından dillendiriliyordu, Hoca, o kesimi okumadığından bunun farkında değil.

  • Bilim, normal dışı veya ölçü dışı olanı görebilmek ile başlamaktadır.

    Görmek için ise, “normal” veya “ölçülü” teori veya modelleri şart olmaktadır.

    Teorisi olmayanın göremeyeceği önermesine dönmüş bulunuyoruz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.

  • … Bugünkü Muğla ve Aydın’ı içine alan yöredeki Germiyanoğulları Prenslerinin isimleri çok dikkat çekicidir ve çoğunun Tevrat isimlerini hatırlatması, şimdiye kadar hep ihmâl edilmiştir.

    Başbakanlar ve bir ara “baba – kız” sayılan Sami Süleyman Demirel ve Tansu Çiller’i de tarihsel Germiyan yöresine borçluyuz.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim, çok küçük değişikliklerin senfonisinde gizlidir. Sf.154

    Bütün bilim adamları materyalisttirler ve çoğu, dar anlamda Marksist olmayabiliyorlar. Bilim her maddeden kaçınılmaz olarak bir sonuca yönelme çabasıdır. Sf.157

    Marks; “Eğer dış görünüş ile öz doğrudan doğruya çakışsaydı, bilim tümden gereksiz olurdu.” Sf. 157

    İsim Bilim, “onomastique” … ne yazık ülkemizde hiç bilinmemektedir. Sf. 160

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 154 ile 160 arası) kitabından birebir alınmıştır.