Çoğu bakımlardan aşırı derecede aptal ve câhildi. Sf. 225
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Çoğu bakımlardan aşırı derecede aptal ve câhildi. Sf. 225
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.
Kendi heykellerinin yapılmasını emretti. Ankara’da çıplak modellerle çalışacak karma bir sanat okulu açtı.
Batı müziğini yerleştirmek istiyordu. Türklerin Araplardan öğrendikleri genizden gelen, kedi sesine benzeyen yüksek sesten vaz geçilmeliydi. En son çıkan Viyana Valslarını son moda zenci cazını ve fokstrotu ülkeye getirmişti. Sf. 213
Herkesi, bakanları, mebusları ve bürokratları .. baloda dans etmeye mecbur etti. Sf. 213
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.
Ali utanç içindeydi. İsmet’le münakaşa etmişti. Kendisi ve bir arkadaşı için hükümette bir görev istemişti. İsmet ise reddetmiş; bu külhanbeylerden hiç birinin kendi işine karışmasına izin vermeyeceğini açık açık söylemişti. Ali, İsmet’in konuşma tarzına içerlemişti. Mustafa Kemal’e kendisi ortadan kalkacak olursa, İsmet’in derhal onun yerine geçeceğini ima etti.
İsmet sağırdı ama bu sözleri açıkça duydu. Mustafa Kemal’e Ali’yi şikâyet etti. Mustafa Kemal de Ali’yi sertçe uyardı ve bunun üstüne Ali içki içerek geldi. Ali cesaretini toplamak için içki içerek gelmişti. Saygısız bir tarzda bacaklarını ayırarak oturdu. .. ardından Mustafa Kemal’e hitap etti, İsmet’ten yakındı. İsmet’e sövüp saydı. Kendisi ve arkadaşı için kabinede birer bakanlık istedi.
Mustafa Kemal hırsla ona döndü ve kendi işine bakmasını, politikadan uzak durmasını emretti.
Ali çok sarhoştu. Eli pantolonunun arka cebine gitti, fakat hızlı bir atıcı değildi. Tabancasını çekmeden önce diğerleri onun üstüne atıldılar, sandalyesi ile birlikte arkaya devirdiler; onu dışarıya, salona sürüklediler, haykırarak, homurdanarak onu tekme – tokat dövdüler. Sf. 217, 218
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 217, 218) kitabından birebir alınmıştır.
Çiftliğin ortasına bir havuz emri; “Marmara Denizi modelinde bir rezervuar yapın.” Diye emretti. “Ve boyutlarının tam olarak doğru olmasına dikkat edin.” Mösyö Yencke emri yerine getirdi. Bu çok büyük paraya mal oldu.” Sf. 215
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.
Söylediklerinin ve yaptıklarının çoğu, mantıksız, gerçek dışı, hatta aptallığa varacak bir mantıksızlıktaydı.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.
Almanya’dan Prof. Jansen ve Viyana’dan Prof. Oerley’den, geniş ve farklı caddeleri, heybetli binalarıyla büyük bir kent planı hazırlamalarını istedi. .. Kısa bir zaman içerisinde on üç milyon Paund harcanmıştı.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 211) kitabından birebir alınmıştır.
“Selam” yasaklandı. .. Selam vermek üzere şapkanın baştan çıkarıldıktan sonra ne kadar kaldırılacağı belirlendi. Eski üçlü temennanın yerini tokalaşma aldı. Sf. 210
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.
Mustafa Kemal; “Devrimler dökülen kanlar üzerinde yükselmelidir.” Dedi. .. Ülkenin dört bir yanına askeri birliklerle beraber İstiklâl Mahkemeleri gönderdi. Bunlar yüzlerce Türk’ü astı, kurşuna dizdi ve dayak cezasına çarptırdı. .. Onları hapislere düşmekten dayaktan ve celladın ilmeğinden koruyacak olan, ne buldularsa başlarına giydiler. Sf. 206, 207
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 206 ile 208 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Güce inanıyordu; “Ancak kılıçlı el hükümdar asası tutabilir.” Şeklindeki Tatar atasözünü şiar edinmişti. Acımasızdı. Sf. 204
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.
Türkiye’yi gizli polis, casuslar, sivil polisler, ajan provokatörlerden oluşan geniş bir sistem kapladı. Mustafa Kemal padişahlıktan miras kalan bu sistemi geliştirmiş ve daha da yaygınlaştırmıştır.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 194 ile 195 arası) kitabından birebir alınmıştır.
O, tam yetkili bir diktatördü.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.
Zührevi bir hastalığa yakalanmıştı. Hastalık beyine sirayet etmiş, bu yüzden öldürmekten zevk alıyor olmuştu, zalim ve gaddardı.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.
Türk lirası düşüyordu, kredi kaynakları kaybolmuştu. Türkiye’de hiç sermaye kalmamıştı. İsmet de yenisinin gelmesini engelliyordu. .. yabancı bankerlerle görüşmeyi reddediyor, onları sövgülerle kovuyordu. İsmet hükümette olduğu sürece hiç kimse Türkiye’ye borç vermemişti. Büyük İzmir limanı yıkıntı hâlindeydi ve yeniden inşa etmek için iki yıldır hiç bir şey yapılmamıştı. İstanbul kasıtlı bir iflâsın içine sürüklenmişti. .. İsmet yaratmış olduğu tekelleri armağan olarak kişisel dostlarına peşkeş çekiyordu. Sf. 184
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
Fikriye onun tüm ihtiyaçlarını gözetiyordu. Türk ve doğulu olduğu için onun hem metresi hem de kölesiydi.
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
Keskin bir hiciv yeteneği vardı, … onu insandan çok hayvana benzetiyordu; güçlü, duygu ya da vicdandan yoksun, kendi hayvani arzuları dışında tüm ahlâk kurallarına veya kılavuz ilkelere boş veren bir kurt! Sf. 122 Osman Ağa (Topal Osman, Paşa’nın muhafız birliğinin komutanı.) adamlarının keskin sadakatine güveniyordu; ayrıca bunlar, Mustafa Kemal’in teatral zevklerini de tatmin ediyorlardı. Sf. 122
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.
Halide Edip Mustafa Kemal’in durumunu anlatıyor; “… kızgınlıktan gözleri kurşunîleşmiş, kaşları aşağı sarkmış, çenesi sıkılmıştı; tavırları tehdit edici bir hâl almıştı; ‘Demek istiyorum ki herkese ne diyorsam yaptıracağım, herkes emirlerimi yerine getirecek. Hiçbir şekilde eleştiri ya da öğüt almayacağım. Kendi yolumu çizeceğim. Herkes tabii siz de, ben nasıl istersem, hiç soru sormadan, kesinlikle yerine getireceksin.’ Dedi.”
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.
İngiltere cezalandırma konusunda şiddetli ve ibretlik bir eylem yapmaya karar verdiler; ancak, ülkenin iç kesimlerinden son İngiliz birlikleri de çekilmekte olduğundan, askeri eylem olanağı sadece İstanbul’da vardı. 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. Sf. 100
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
1919’un ilk ayları geldiğinde düşmanın ülke üzerindeki baskısı gevşemeye başlamıştı. Orduları terhis edilmiş, geri çekilmeye başlamıştı. .. Danışmanları Lloyd George’a “Türkiye’yi kendi hâline bırakın otomatikman parçalanacaktır. Biz de parçalarını sonradan bölüşürüz.” Demişlerdi. Sf. 83
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.
Miralay Arif Almanya’da eğitim görmüş, yetenekli bir kurmay subaydı…. Ortak zevkleri vardı (Bir cümle sansürlenmiş.) Mustafa Kemal’in kolunu omuzuna atmak ve onu okşayıcı isimlerle çağırmak yoluyla açıkça şefkat gösterdiği tek insan Arif’ti. Bu yakınlık Mustafa Kemal’in düşmanlarının, ikisinin birer sevgili olduğunu iddia etmesine yol açmıştı. Mustafa Kemal’e nerede ise köpekçe bir saygı ve bağlılık gösteriyordu. (1)
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1997): Ayıcı Arif 1926 İzmir Suikastı nedeni ile asıldı. Arif son dakikaya kadar Paşa’nın kendisini kurtaracağını zannediyordu.
“Eğer siz de uygun görürseniz” dedi Mustafa Kemal “Yaşamımı sizinkiyle birleştirecek bir şey önermek istiyorum.” Devamla “Bir Ordu’nun kumandasını almayı talep edin, Bütün Alman Prensleri bir orduya kumanda ediyor. .. Sonra da beni Kurmay Başkanı yapın.” “Hangi Ordunun Kumandanı olayım?” dedi Vahdettin. “Beşincinin” cevabını verdi Mustafa Kemal; Bu ordunun İstanbul ve çevresindeki bölgelerin denetimini elinde bulundurduğunu ve her hangi bir siyasal bunalımda belirleyici bir etken olduğunu söylüyordu. (Vahdettin İstanbul’a dönünce bunu düşünürüz dedi ama korkaktı yapamadı.) Sf. 66
Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.