Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Can korkusu var, .. bir maske olarak miskin – bitkin bir hâl – tavır benimsemişti. Bu maske altında aslında zeki bir beyin ve ne istediğini gayet iyi bilen bir irade gizliyordu. Sf. 63

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunların bedelini ilişkiyle bulaşan bir hastalığa yakalanarak (1) sağlığıyla ödedi. Bütün bunlara tepki olarak tüm kadınlara karşı inancını kaybetti ve şimdilik kaydıyla kendi (kısa bir boşluk) bağlı kaldı. Sf. 39

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1997): Dr. Rıza Nur’a göre Paşa frengi hastası.

  • .. hep resmi geçitteymişçesine dimdik dans etmeye başladı.  Ne yakışıklı ve ne de çekici bir erkekti, tavırları çiğdi; ya kasvetli ve donmuş gibi bir yüz takınarak azametli bir tavırla dimdik yürüyordu, ya da ters türs konuşuyordu. (iki üç kelime yok.) Sf. 38

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmet İnönü, 29 Haziran ile 15 Temmuz 1935 tarihleri arasında aniden “Doğu Gezisi” yapıyor. .. Bu gezi sırasında il ve ilçe yöneticilerine garnizon komutanlarına, “kürtlük işinin” (1) kökünün kazınması gerektiği ısrarla bildirilmiştir. Sf. 91

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1997): Kürtlük sözünden kastedilen Kürtçülük veya Kürt kimliği talepleri olmalı.

  • Her ikisinin damarlarında da kavgacı Arnavut kanı dolaşıyordu.

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu raporda önerilen pek çok konunun gerek 1936’dan önce ve gerek 1936’dan sonra uygulandığı, devletin önemli bir politikası olarak yürürlükte kaldığı bilinmektedir.  Sf. 109 

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal Selanik’te 3. Orduya geldi ve Vedata Locasına katıldı. Sf. 16

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Raporunun son paragrafı;

      “… Türk’ü büyük saadetlere kavuşturan ve Türk vatanını her gün fersahlarca ileri götüren Büyük Hükümet Şefi İsmet İnönü’den memleketin görebildiğim bir derdinin hal ve takibi için direktifler alabilmek gayesini güderek yaşadığımı arz eylerim.”

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik’te iken zamanının çoğunu ona Fransızca öğreten bir Dominiken Keşişi ile geçiriyordu. Sf. 7 Okul sicili; Zeki fakat asabi ve samimi olunması imkânsız bir genç. Sf. 7 (On beş satır boşluk var.)  Cinsel iştahını doyurmanın dışında, yaşamında kadının yeri yoktur. Sf. 8 

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 7, 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abidin Özmen devam ediyor; 1997)

    Madde 1Kürtlüğün (Kürtlük sözünde kastedilen Kürtçülük veya Kürt kimliği talepleri) kaldırılması veya sağlam idarenin kurulması için yola ihtiyaç vardır. ..  Kürtlerin askerliğini Amele Taburlarında geçirtmek ve bu yolları kendilerine yaptırtmak ve bu esnada Türkçe öğretmek. ..

      Madde 2(Bu bölgeye sürgün memur gönderilmesi yanlıştır diyor. Doğuda hayatın çok pahalı olduğunu memurlara lojman yapılması gerektiğini söylüyor.)

      Madde 3–  Bölgenin memleketin diğer tarafına hiçbir yönden benzeyişinin olmadığını, aynı kanunlarla idaresine devam etmenin bu bölgede arzu edilen huzur ve sükûnu ve temsil işini halledemeyeceğini…  Birinci Umumi Müfettişlik (Diyarbakır merkezinde ve Elâzığ ve Dersim hâriç Kürt Bölgesini kapsıyor) Bölgesinde hususi (özel) bir Adliye Rejimi kurulması lâzım olduğu kanaatindeyim.

    1-Her kazada her nevi davaya bakacak kaza hâkimliğinin kurulması.

    2-.. Her işin temyize (bir üst mahkemeye itiraz için) gitmesinin önüne geçmek için üç kişiden mürekkep (oluşmuş) Bitlis ve Diyarbakır olmak üzere iki İstinaf Mahkemesi (Bölge Yüksek Mahkemesi) kurulması.

    3-Sorgu Hakimliği kalksın, mahkeme kararını süratle versin..” 

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal öğretmenlerine karşı vahşice davranıyordu. Diğer çocuklara karşı da uyumlu değil, kavgacı. Günün birinde büyük bir kavgaya karıştı, öğretmenlerinden birinden .. sıkı bir dayak yedi. Okuldan kaçtı ve bir daha oraya dönmeyi kesinlikle reddetti. Sf. 3 Askeri okulda yerini bulmuştu, başarılıydı fakat hâlâ sevilen bir çocuk olmamıştı. Sf. 4 .. kendisinden başarılı olan her hangi bir çocuğa karşı giderek haince bir nefrete dönüşebilen büyük bir kıskançlık da gösteriyordu. Sf. 5

    (On beş yirmi satır boş, sansürlenmiş)

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 3 ile 5 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abidin Özmen’in raporunun çözüm bölümü;)

    A) Doğu Vilâyetlerinin Van Gölü Havzası, Muş Ovası, Bulanık, Malazgirt kazaları, trenlerin ve şoselerin (karayollarının) uğradığı sahanın iki tarafı Türk muhacirle iskân edilmelidir (yerleştirilmelidir). .. Geri bir milleti ileri bir milletin kültürü asimile edebilir. Sf. 92, 93

    B) Lisan Öğretme İşi; .. Devşirme ile köy çocuklarını alıp yatılı mektepler kurmak icap eder. Bu mekteplerde seri Türkçe konuşmayı ve Türklük propagandasını ve Türk büyüklerine karşı sevgiyi uyandıracak bir program takip edilecek ve tahsil müddeti üç sene olup çocuk senenin on bir ayı mektepte kalacaktır. (Bu çocukların yeme, içme, yatma paralarını da aileleri verecek diyor.)

    C) Türklük Merkezi; Bu merkezlerin tesirini, ekonomik, sağlık, sosyal ve kültürel olmak üzere üç sahada ilerletmek kâbildir (mümkündür);

    Türklük Merkezinin Ekonomik Tesiri (etkisi); Geniş bir Bölgenin ortasına kurulacak Türklük Merkezindeki iktisadi hâkimiyet, Kürtçe ile ilgisini katiyen kesmiş bir zümre eline geçirilmeli, diğer taraftan da mevcut tüccarlara kendisi ile münasebette (ilişkide) bulunan her dağlı Kürdü Türkçe konuşturmak ve hükümete ısındırmak yolunda…  Köy köy gezerek her nevi eşya satan ve mükemmeliyen Kürtçe konuşan .. ayak satıcılarını (çerçileri) ortadan kaldırmak lâzım gelir. .. Ekonomi bahsinde, Türk’ün, Türk işçisi kullanmak suretiyle kuracağı fabrika ve imalathâneler de müessir (tesirli, etkili) olacaktır. Sf. 96 

    Türklük Merkezinin Kültürel Tesiri; .. Türk kültürünü aşılamak kabiliyetini arttırmaya çalışmak lâzımdır. Sf.99 Halkevlerinin (1), bilumum münevverlerin (bütün aydınların), devlet daireleri, müesseseleri memur ve müstahdemlerinin (hademelerin, işçilerin) vazife başında Kürtçe konuşmasına katiyen müsaade edilmemelidir. İşi olan köylü Türkçe bilmiyorsa bile memur, derhal onunla Kürtçe anlaşmaya başlamamalı, memur olmayan bir tercüman getirmeye mecbur tutulmalıdır. Bu suretle yaratılacak müşkülat (zorluk) Türkçe meramını (sorununu) anlatmaya saik (sebep) olacaktır.” (2)

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 92 ile 99 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1997): Halkevleri, CHP döneminde yapılan halkı eğitmek ve toplum mühendisliği için yaptığı yerlerin, kültür evleri.

    BAKKAL’IN NOTU (2) (1997): Abidin Özmen raporunda: Kürtçe konuşan memura önce ihtar sonra maaştan kesme sonra da ihraç etmeli atmalı diyor. Ağa, Şeyh gibi güçlü kişilerin zorunlu iskâna yani sürgüne tabi tutulması şarttır diyor ve bu çalışma zaten başlamıştır 3 bin kişiye uyguladık diyor ve 15 – 20 sene sürmeli diyor. Müthiş bir belge.

    BAKKAL’IN YORUMU: Abidin Özmen’in raporu çok önemsenmiş. Sıdıka Avar ile Dersim’de devşirme çocuk programı uygulandı, Avar bir misyonerdi. Sonra Köy Enstitüleri ile de bir nebze devşirme işlemi devem etti.

  • Ali Rıza hiçbir derin inancı ya da dikkat çekici yönü olmayan silik bir adamdı. Sf. 1 

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 1) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abidin Özmen’in Raporundan:)

    “İlk düşünüş şu olmalıdır;

    bu Kürtler tamamen asimile edilerek cennet kadar güzel olan oturdukları ülke, Türk vatanının ayrılmaz bir parçası haline mi getirilecektir yoksa .. birçok senelerden beri sürüp gelmekte olan halin devamını kabul etmek tarafına mı gidilecektir?

    Benim düşüncem; devletin iç ve dış siyaseti müsait olduğu anda, birinci şekli ihtiyâr etmek (seçmek) tarzındadır. O kadar ki, Doğu ve Güney sınırlarımız dışında Kürtlük (Kürtlük sözünde kastedilen Kürtçülük veya Kürt kimliği talepleri) gayesi ile uğraşanlar, bu sınırlar içinde, kendilerinin konuştuğu dili anlar ve hisleri (duyguları) onlarla müşterek (ortak) adam kalmadığına kanaat getirsinler.” 

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1997): Abidin Özmen: Niğdeli, Mülkiye Mezunu, 1935 ile 1947 yılları arasında Diyarbakır 1. Müfettişlik görevi yapmış, Siyah Kitabı yazmış, uygulamasında bulunmuş, Dersim Kırımında aktif rol oynamış bir adam.

  • (Çeviren Gül Çapalı Güven itiraf ediyor:)

    “Yazarın Atatürk’ün çok özel yaşamına ilişkin kanıtlanması olanaksız kimi iddialarına yer verilmesinin, kitabı çevirmekteki amacına ters düşeceğinden, yayınevinin bunların çıkartılması yönündeki kararını onayladım.”

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. IX) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1997): Çevirmen, çıkartılan kelimelerin toplamı bir paragrafı bile geçmez diyor. Bilimi, gerçekleri ve tarihi karartan bir yayınevi ve bir çevirmen. Oysa Mustafa Kemal yazılan sefahatlerin doğru olduğunu söylemiş. Afet İnan Kemal Paşa’nın hatıralarını sansürlemişti, İlhan Selçuk da Yüzbaşı Selahattin’in hatıralarını katletmişti, Sıdıka Avar’ın Dağ Çiçeklerim isimli yüzlerce sayfalık kitabını da zamanın Milli Eğitim Bakanlığı sansürlemişti.

  • Tunceli ile ilgili yasanın yapılması 1935 yılının sonlarına rastlıyor. .. Dersim’i yönetmek için ayrı bir Müfettişlik (Elâzığ Merkezinde) kuruldu,  Dördüncü Genel Müfettiş bölgedeki en yetkili askeri komutandır, aynı zamanda Vâli, aynı zamanda Bölgede kurulan olağanüstü Askeri Mahkemenin başkanıdır. Bu mahkemelerde sanıklara iddianâme verilmiyor, sanıklar avukat tutamıyor, mahkemede tercüman yok. Mahkemenin kararları kesin, kararlar temyiz (bir üst mahkemeye itiraz) edilemiyor. Mahkeme idam kararlarını veriyor ve bir iki saat süre sonunda idam hükmü infaz ediliyor. Dördüncü Genel Müfettiş.. Bölgesindeki köylerin ve kasabaların sınırlarını değiştirebiliyor, istediği an istediği köy ya da kasaba halkının tamamını sürgüne gönderebiliyor. .. İdam hükümlerini onaylama yetkisi de var.  .. Müfettiş Abidin Özmen, bu tür mevzuatın Kürtlerin yaşadığı bütün yerlerde de yürürlüğe konulmasını istemektedir. Sf. 91

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bozkurt ilk Atatürk biyografisidir. 1932’de yayınlandığında bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük yankı uyandırmış, İnönü Başkanlığındaki Bakanlar Kurulu Kararı ile yurda girişi yasaklanmıştı. Bu güne kadar da çevrilmedi. (Kılıç Ali’nin anlattığına göre Atatürk içki sofrasında kitabı çevirterek okutmuş ve şunları söylemiş;) “Bunun ithalini men etmekle (girişini yasaklamakla) hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız sefahati eksik yazmış, bu eksikleri ben ikmal edeyim de (tamamlayayım da) kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun!” Diye lâtife etmişlerdi. Sf. VIII Mustafa Kemal’in sözünü tutup, kitaba ilişkin kimi düzeltmeleri yaptığı ve bunların Necmettin Sadak’ın kaleminden Akşam Gazetesinde yayınlandığı… Sf. IX  …”

    Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. IX) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abidin Özmen 1935 – 1943 yılları arasında Birinci Umumi Müfettişlik Bölgesinin Müfettişi. Ağustos 1936’da bir rapor hazırlayarak Başbakanlığa ve Milli Emniyet Başkanlığına sunmuş. O rapordan alıntı:) 

    “İlk sözde, netice ve gayemi derhal bildirmek isterim; Raporun hedefi Kürtlük (Kürtlük sözünde kastedilen Kürtçülük veya Kürt kimliği talepleri) işinin herhangi bir hal şekline iktiran ettirilerek (bir çözüm biçimine dayandırılarak) tabiatın birçok varlıklar ve zenginliklerle doldurmuş olduğu bu bölgenin, daima Türk vatanının öz ve ayrılmaz bir parçası olarak kalmasını temindir (sağlamaktır)… İstatistik Umum Müdürlüğü tarafından çıkarılan 1927 tarihli nüfus sayımını gösteren rakamların, .. Birinci Umumi Müfettişliğin bugünkü sınırları içerisinde yaşayan nüfusu 877.283 olarak göstermektedir. Bu rapora bağlı cetvelde bir de anasır (etnik unsurlar) taksimi (oranları) yapılmıştır. Konuştukları lisan itibarı ile yapılan tasnifin (sınıflandırmanın) unsur tasnifi (etnik sınıflandırma) olarak kabulü zaruridir (zorunludur). Bu cetvelde de görülüyor ki o zaman bu nüfusun 206 bin kadarı Türk, 543 bini Kürt olarak kaydedilecektir. .. 1935 nüfus sayımının sonucunda bölgenin nüfusu; 1.126.577dir. .. 228 bin Türk, 765 bin Kürt ..  Sf. 77  1927 senesi .. İstatistikte Türkiye’de 53 vilâyette 1.350.374 Kürt kaydedilmiştir. Sf. 80 ….   Şeyh Sait hadiseleri Kürtlük duygusunun besleyip büyüttüğü bir vakıadır (olaydır). .. Ağrı Vakası da aynı mefkûreye (fikre) istinat etti (dayandı). Zeylan Vakasını körükleyenler, Kürtlüğe dayanmışlardır.” Sf. 83

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 80 ile 83 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Gözlerimiz ve kulaklarımız bizim öğretmenlerimizdir. Doğa gözlenmeyi sever, sırlarına sokulabilmek gerek. .. Çevrenize bakın; her şey hareket ediyor, her şey akıyor. Bir ırmağa iki kere girilmez. .. Hiçbir yerde durgunluk, hiçbir yerde huzur yok…”  Sf. 63 

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi – (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan haklarını gözetmeyen bir hukuk anlayışının hiçbir meşru temeli yoktur.  

    Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.