Irak’ın Halepçe’de kimyasal silahlar kullanması 17, 18 Mart 1988 yılı. Sf. 141
Alıntı: Ortadoğu’da Devlet Terörü – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Temmuz 1991 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Irak’ın Halepçe’de kimyasal silahlar kullanması 17, 18 Mart 1988 yılı. Sf. 141
Alıntı: Ortadoğu’da Devlet Terörü – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Temmuz 1991 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
Türk basını, Türk polisinin itibarsız bir yardımcısıdır. Cop, sopa, değnek gibi.
Alıntı: Ortadoğu’da Devlet Terörü – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Temmuz 1991 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
Hürriyet Gazetesi 12 Aralık 1982 tarihli sayısında; “Donanma ve Sıkıyönetim Komutanlığı Gölcük Askeri Mahkemede görevli iki hâkim yüzbaşı, idam talebi ile yargılanan dört teröristin yakınlarından, cezayı hafifletmek için rüşvet aldıkları iddiasıyla mahkemeye çıkartılıyorlar. Bir milyon iki yüz elli bin liraya anlaşıp, yarısını peşin aldıkları öne sürülen iki hâkim tutuklandı.” Gazete daha sonraki haberinde Dz. Hak. Yzb. Eyüp Menteşe’nin Adalet Bakanı Cevdet Menteşe’nin yeğeni olduğunu vurgulamaktadır. Hâkim Yüzbaşı Eyüp Menteş 8 yıl iki ay, Hâkim Yüzbaşı Çağlar Aksoy ise 6 yıl 1 ay 20 gün ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardır. … Sözü edilen rüşvetçi yargıçlar Hâkim Yüzbaşı Eyüp Menteş ve Çağlar Aksoy benim duruşmamın yargıçlarıdır. Sf. 352, 353 Beni yargılayan yargıçlar en az benim kadar dürüst olmalıdır. Sf. 360
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 352 ile 360 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Voltaire; “Düşüncelerinize katılmıyorum ama düşünce özgürlüğünüzü sonuna kadar savunacağım. Sf. 247
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.
Türk resmi ideolojisi yalana dayanmaktadır.
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.
Resmi ideolojiye göre yapılan bir yargılama, bilimsel düşüncenin resmi ideoloji tarafından yargılanması, hukuksal bir yargılama değildir. Sf. 209 .. Bu davada düşünce ve bilim yargılanmıştır. Davanın sanığı düşünce ve bilimdir. Ben değilim. Sf. 230
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 209 ile 230 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Gözlediği ve izlediği olguları oldukları gibi algılayan, algıladığını olduğu gibi yansıtan bir kişi özgürdür.
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi – (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
(Beşikçi savunmasını yapıyor:)
Kişiler toplumsal yaşantı içinde çok değişik kişilerle ve kurumlarla görüş ayrılığı içinde olabilirler. .. Fakat mahkeme ile hâkimler ile düşünce ayrılığı içinde olan bir sanığın duruşması ceza ile sonuçlanabilir. Bu da adalet adına gerçekten korkunç bir durumdur. “Vahim” dir. ..benim, yargılamanın ve mahkemenin meşru olduğuna dair en ufak bir güvencim yoktur. Sf. 68 … kişiler bir hukuk kuralına .. o hukuk kuralını meşru buldukları için uyarlar. Sf. 84 .. Sayın Yargıçlar; Düşünmeyi yargılayan bir mahkeme siyasal bir mahkemedir. Sf. 100 Kararı önceden bilinen meşru olamaz. Sf. 104
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. ile arası) kitabından birebir alınmıştır.
Toplumsal bilince, tarih bilincine sahip olmayan kişiler, her yeni duruma rahatlıkla uyarlar. Yeni siyasal ve toplumsal düzenlemelere karşı eleştiri yapamazlar. Sf. 60
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
… ideolojiler, olgulara; yararlıdır, zararlıdır, sakıncası vardır, sakıncası yoktur biçimine yaklaşım gösterirler. Sf. 46 .. bilim adamları kendi iradelerine uygun davranırlar. .. ideolojik yaklaşımlarda, kişi, kendi iradesine uygun hareket edemez. … daha önceden hazırlanmış bir kalıba göre düşünmek zorundadır. İdeolojiler katı sistemlerdir, eleştirilemezler, tartışılamazlar, yenilenemezler. İdeolojiler sadece öğrenilir, kabul edilir. Bilim ise dinamik bir yöntemdir. Amacı, “mutlak gerçek” i bulmak değildir. .. Bilimde doğrunun tek ölçütü vardır; o da olgulardır. İleri sürülen hipotezler, olgular tarafından doğrulanıyorsa o bilgi doğrudur. .. ideolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ..inançtır. Sf. 51
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 41 ile 51 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Siyasal Bilgiler Fakültesi 3. Sınıfında okurken 1960 yılında, staj için Elâzığ İli Keban İlçesine gittiğimde, İlçe Kaymakamı ile köyleri dolaşırken bir kısım köylülerin Kürtçe dediğimiz farklı bir dille konuştuklarını görerek Türkiye’de böyle bir toplumun olduğunu orada anladım. Sf. 33
Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.
Göçebeler genellikle kanlı canlı, deli dolu ve aktif kimselerdir. Çok hızlı konuşurlar bunun sebebi dilin basit oluşudur. Sf. 269
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 269) kitabından birebir alınmıştır.
Göçebe karakterinin önemli özelliklerinden biri de yeniliklere kapalı olmamasıdır. Sf. 269
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 269) kitabından birebir alınmıştır.
Göçebe özgür yaşamaya alışmıştır. Sf. 265 … göçebenin sert ve kaba bir yaratılışı vardır. Fakat bu sertlik ve kabalık altında engin bir ruh, cesaret ve iyi niyet yatmaktadır. Sf. 267 Reis ve göçebeler arasındaki bağ, modern devletlerdeki idare edenle edilenler arasındaki bağdan başka bir şey değildir. Sf. 269
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 265 ile 269 arası) kitabından birebir alınmıştır.
(1) .. böylelikle lâik bir ahlâkın en önemli özelliklerinden biri cesaret normuna dayanmış olmasıdır. Bu cesaret normu yabancıya saygı, misafire hürmet ve mertlik, sözünde durma, sorumluluk ve yalan söylememek şeklinde görünüyor. Sf. 265
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 265) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1997): Beşikçi Hoca: göçebelerde sürekli göçerliğin ve tabiatla mücadelenin sonucunda lâik bir yapı oluşuyor, din görevlisi yok, mabet yok, ahlâki yapılarında da günah ve sevap değil de toplumsal yasaklar, töreler söz konusu değerlendirmesini yaptıktan sonra;
İslamiyet’in çok defa aşırı bir şekilde yorumlanan ezici kurallarını göçebelerde görmek mümkün değildir. Şafii Mezhebindendirler. Hoca, imam gibi bir görevlileri yoktur. Göçebelerde bâtıl inanışlar, mistik bir hayat felsefesi geniş ölçüde çalışmamıştır.
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 231 ile 233 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1997): Göçebeler, hayvancılıkla uğraşıyorlar, bahçe ve tarla ziraatı yapanlar kadar meteorolojik şartlardan etkilenmiyorlar. Meteorolojik şartlar tarımla uğraşanların rızkını yok edebiliyor, onlar bu şartların iyi olması için Tanrıya bağlanmaktan başka bir çare göremiyorlar, ama hayvancılıkla uğraşanlar bu konuda daha rahatlar, onun içindir ki göçebe Kürtler de göçebe veya tüccar Türkler de imanı zayıf halklardır.
(Gözlem; Alikân Aşireti) Ailelerin yıkılması çok zor hatta imkânsızdır. Boşanma diye bir hâdise yoktur. Evlilik dışı zina gibi ilişkiler gayet azdır. Böyle bir aileye Prof. Zimmermann Cemaatler Ailesi demektedir. İslami ailenin Anadolu’nun pek çok yerinde görülen ezici tesiri göçebelerde yoktur.
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.
Ziya Gökalp’in “Kürt Aşiretleri” adlı kitabından; “Sultan Abdülhamit Doğu’da Ermenilere karşı Kürtleri bir tampon olarak kullanmak amacıyla 36 Hamidiye Alayı teşkil etmiştir. Sonraları bu aşiretler kendi aralarında mücadeleye girmişlerdir. Zaten Sultan Hamit’in esas amaçlarından biri de bu idi; Kürtleri kendi aralarında mücadeleye sevk ederek birleşmelerine ve bağımsızlık istemelerine engel olmak.” Sf. 115
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
.. değişmenin hareket noktası alışkanlıklar ve zihniyetteki yöneliş tarzları ile yakından ilgilidir.
… icatlar kendi başlarına bir değişme meydana getirmezler. Değişme ancak toplumun o icadı uygulaması sayesinde meydana gelir. Sf. 53
Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.