Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Uzman, çok dar bir alanda yapılabilecek bütün hataları yapmış kişidir.” Niels Bohr Sf. 11

    Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Müzik iletişim kurar. Ama her insanda farklı biçimde duygular uyandırır. Sf. 10

    Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Matematik, insanlığın bize miras bıraktığı tüm bilme araçlarından daha güçlüdür.” Rene Descartes. Sf. 10

    Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilime göre, bir insan bir şeye bakar ve onun nasıl işlediğine dair bir hipotez (veya teori) ortaya atar. Sonra, bu hipotezi sınamak için bir deney düzenler. Deney uygulandıktan sonra, deneyin sonucuna bağlı olarak teori düzeltilir veya bir kenara atılır. Bu süreç tekrarlana tekrarlana o hadiseye dair bilimsel anlayışımız yavaş yavaş gelişir.  Sf. 8

    Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Modern Bilim (Klasik Mekaniksel Bilimler)Postmodern Bilim (Kuantum Mekaniksel Bilimler)
    YaklaşımİndirgemeciBütüncül
    BirlikçiBilimlerin bütüncülüğü
    UzmanlaşmaDisiplinlerarası etkinlik
    EtkileşimBelirlenimciBelirlenimsizci
    ÖngörüKesinlikliOlasılıklı
    Tasvir ilkesiKesinlikKesinsizlik
    GenişlemeKartezyenTensörel
    Bileşim kurallarıSıra değişimliSıra değişimsiz
    GerçeklikYerellikYerel-olmama
    Nesnel gerçeklikBağlamsal gerçeklik
    VarlıkVar-oluş
    TözselSabit töz yok
    NesnelBağlamsal
    YöntemÇözümlemeBirleştirme
    Ölçüm Süreçleri süreçleriTersinirTersinmez
    MantıkÖzdeşlikAyırım Aynm
    KarşıtlıkÇelişki

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • Galilei’nin cisimleri idealleştirmesiyle ve bu ideal cisimlerin devinimlerinin matematiksel bir yolla (aritmetik ve analitik geometri ile) tasvir edilmesinin yolunu açmasıyla modem bilim başlamıştır.

    Descartes, ruh ve bedeni (düşünce ve maddeyi), farklı tözler (kök, ilk madde) olarak kategorize ederek bu ikisi arasında varsayılacak bir fiziksel etkileşim imkânını ortadan kaldırır. Bir töz olarak maddeye, düşünce hiçbir şekilde etki edemez. Sf. 144

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diferansiyel ve integral hesabını bulma onurunu, Newton’la paylaşan Leibniz (1646-1716), Newton (1643-1727) ile aynı dönemde yaşamış bir filozof ve matematikçidir. Sf. 123

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elektronu görmek için elektrona doğru en az bir foton gönderilmelidir. Gönderilen foton, elektrona “çarpmalı” ve “geri” dönmelidir. Bir nesneyi görmek için o nesne üzerine ışınların düşmesi, bu düşen ışınlardan bazılarının yansıyıp göze ulaşması gerekir. Sf. 83

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapalı sistemler üzerinde çalışan bir fizikçi, sistemin belli bir zaman kesiti boyunca evrimini; yani girdinin, sistemin başlangıç koşulları üzerindeki etkisini hesaplayarak ürettiği çıktıyı kesin olarak öngörebilir. Bu fizikçi için en azından ilkece yasaklanmamıştır.

    Kuantal durumları tasvir eden sistemler açıktır. Açık sistemler, sistemi oluşturan parçacıklar, parçacıkların niceliksel parametrelerini tespit etmekte kullanılan ölçüm aletleri, sistemi kuran fizikçi, gözlem ve gözlem süreci vb. sistemi dışa açan/bağlayan bir dizi bileşenden oluşur. Sf. 81

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçmiş şimdiden, şimdi ise gelecekten daha az entropi içerir. Sf. 80

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hume, yaptığı çözümlemede tüm felsefi bağıntıların temelinde yer alan belirlenimciliğin (determinizmin – gerekliliğin) aşağıdaki özelliklerini tespit etmiştir

    -Etki ile tepki, uzay ve zamanda ardışıklık veya bitişiklik (contiguous) özelliği gösterir.

    -Etki, tepkiden uzay (uzak, yakın vb.) ve zamanda (önce, sonra vb.) daha önce gelir.

    -Etki ile tepki arasındaki ilişki sabittir.

    -Aynı etki daima aynı tepkiyi üretir, aynı tepki yalnızca aynı etkiyle meydana gelir.

    -Aynı tepkiyi doğuran farklı nesneler arasında ortak bir nicelik bulunur.

    -Her etki bir tepkiye, her tepki de başka bir tepkiye yol açar.

    Etki daima tepkiden öncedir. Sf. 80

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiçbir bilgi ışıktan hızlı yol alamaz. Sf. 67

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün bunlar, ışığın dalga karakterinin bir sonucu olarak algılanan girişimin aslında yalnızca ışık dalgalarına özgü bir durum olmadığını, “madde parçacıkları” ve hatta “makroskobik nesneler” için de geçerli olduğunu göstermektedir. Sf. 57

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şöyle ki: Gözlemin tek yetkisi, gözlemciden bağımsız bir gerçeklik hakkında gözlemciyi bilgilendirmektir; gerçekliği tedirgin etmek, oluşturmak, kurmak veya biçimlendirmek değil. Sf. 51

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Varlık tümüyle maddenin farklı türden açılımlarıdır. Örneğin materyalist diyalektik jargonda tinsellik, maddenin türevi olarak yorumlanır. Bu madde, maddeye dair hüküm verebilen zihinden bağımsız dışsal bir gerçekliktir. Bu dışsal gerçeklik, zihne “tümüyle” kendini açar. Bilimsel ilerleme bu anlamda, maddenin doğasının ve hareketinin bilinir kılınması süreci olarak -eninde sonunda- nedensel açıklamaya kendini teslim eder. Sf. 50

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazılarının iddiasına göre sistem çevreyle dolanık durumda olduğundan ne deney ne de gözlem yinelenebilir. Çünkü sistem, ölçüm yoluyla her seferinde başlangıç koşullarına geri götürülmekte, ölçüm, sistemin bir sonraki evreye geçebilmesini mümkün kılmamaktadır. Bu yüzden kuantum ontolojilerinde ölçümün tersinir olmasının özel bir anlamı vardır. Kuantal ölçüm, otantik bir olgusallık alanında gerçekleşir; ölçümün verdiği çıktılar biriciktir.

    Klasik mekanikte ölçüm, dalga denklemini entropik olarak ileriye götürür ve sistem ölçüm sonrasında dışarıdan kasıtlı bir müdahale olmadıkça asla başlangıç koşullarına geri dönmez. Fiziksel sistemlerin gözlemiyle ilgili bu olguya tersinmezlik denir. Maxwell denklemlerinde kullanılan matematik çizgisel (lineer), durum vektöründe kullanılan ise çizgisel değil (non-linear) dir. Sf. 46

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğanın birbirine indirgenemeyen ancak birbirine bağımlı iki yüzü vardır. Bunlardan bi­rincisi parçacık, diğeri dalgadır. Doğa, sonsuza değin bölünebilir değildir; bir takım temel parçacıklardan müteşekkildir. Sf. 37

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elektronlar bir dış yörüngeden bir iç yörüngeye geçmek için foton alırlar; iç yörüngeden bir dış yörüngeye geçmek için de foton salınımı (radyasyon) yaparlar. Sf. 31

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrenin başlangıcından beri yeterince zaman geçtiği hâlde bu yok edici senaryonun niçin gerçekleşmediği klasik mekaniğin yanıtlaması gereken önemli bir sorundur. Yanıt belki şudur: Evren, şimdiye kadar kendi üzerine çökmediğine göre, atomlar kendileri olarak kalmaya devam ediyor olabilirler. Belki de şudur: Elektronların hem salınım yapmasına izin veren hem de çekirdeğe düşmelerini önleyen başka bir model vardır fakat henüz keşfedilmemiştir. Sf. 28

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu modelde elektronlar kapalı bir yörünge çizerler; yani düz bir çizgi üzerinde yol almazlar. “Bir eğri üzerinde yol alan cismin hızının büyüklüğü sabit bile olsa, cismin hareketi ivmeli bir harekettir.” Bu durumda elektronların ışıma yapmaları gerekir. Işıma, elektronların enerjilerinin bir kısmını azaltır. Azalan elektron enerjisi, atomun da enerjisinin azalması anlamına gelir. Elektronların enerjisi, yörüngelerinin yarıçaplarıyla doğru orantılı olduğu dikkate alındığında azalan enerjinin yörünge yarıçaplarının da küçülteceği sonucu kendiliğinden çıkar. Böylece elektron yörüngesi, elips veya dairevi olmaktan çıkar, içe doğru giden bir spiral hâlini alır. Spiral şekilde hareketi elektronun, sonlu bir zaman aralığında çekirdeğe düşmesine, çekirdeğin nötrleşmesine ve yok olmasına neden olur. Sf. 28

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.