Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Einstein’ın çözüm önerisi, ışığın birimler hâlinde olan fotonlardan oluştuğunu, dolayısıyla elektromanyetik alanların da tamamıyla fotonlardan oluşmuş olacağını bildirir. Sf. 24

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Işıklı parçacıklar, frekanslarıyla orantılı olarak enerji taşır ve bu enerji metallerdeki elektronlara aktarılır. Işığın etkisiyle metalden kopan elektronun enerjisi, ışığın şiddetine değil frekansına bağlıdır. Işığın frekansına bağlı olarak metal yüzeyden kopan elektronun hızı, kuantal paketçiğin enerjisine yani frekansına bağlıdır. Sf. 24

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fotoelektrik etki olayı şöyledir: Vakumlu ortamda ışık göndererek metallerden elektron sökülebilmekte, elektrik akımı iletilebilmektedir. Metallerden bu şekilde elektron koparma olayına fotoelektrik etki denir. Metalin ısındığını, metalden dışarı verilen ısıyı hissettiğimizde anlarız. “Lenard tarafından titizlikle yürütülen deneyler, kopan elektronların enerjisinin, ışığın şiddetine değil frekansına (dalga boyuna) bağlı olduğunu göstermiştir.” Sf. 23

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Planck sabiti, enerji ile frekans arasında bir (doğru) orantı olduğunu bildirmektedir. Kuantum, eneğinin en küçük parçasına; kuanta, en düşük enerji alma ve verme aralığına gönderme yapar. Sf. 19

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Metaller ısıtıldığında ışık yaymaya başlar. Verilen ısı artırıldıkça metal önce kızarır, kızıl kor hâline gelir. Eğer biraz daha ısıtılırsa ışıma yapmaya başlar, akkor hâline gelir. Bu durum, ısıtılan cisimlerin her frekansta ışıma yaptıkları anlamına gelir. Bunun tersi de geçerlidir. Bir siyah cisim, üzerine düşen ışınları kolayca soğurduğu için siyah görünür. Bir siyah cisim ısıtılırsa ışıma yapar fakat aynı zamanda üzerine düşen her frekanstaki ışığı soğurmaya devam eder. Burada soğurma ve ışıma spektrumları eşdeğerdedir. Sf. 18

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok Grek düşünürü için varlık böyledir. Çünkü onlar, yaratıcı tanrı fikrinden yoksunlukla maddi olan varlığın kökeninin ve sınırlarının yine varlığın kendisi olduğunu doğal olarak varsaymaktadırlar. Dolayısıyla Grekler için madde, kesintiye uğratılamayan bir süreklidir. “Akla gelebilecek en küçük şeyleri bile sonsuza kadar kesip daha küçük şeyler elde edebilir[iz].” Sf. 15

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Atomlar ilkece gözlenebilir olamaz; deneyimin gerçekliği» görüngünün veya görünüşün gerçekliğine bağlıdır. “Hiçbir atom, görü’nün kendisi atomik bir süreç olduğundan görülemez.” Çünkü algıya dayanan kavrayışın kendisi de atomlardan meydana gelir. Sf. 14, 15

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14, 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşte, evren bir bütün olarak aynı atomlar ve ilkelerden hareketle açıklanabilir. Maddi olmayan özler; bilgi edinme süreci, ruh, düşünce, algı, tin, rüya, mitos, teos vd. tüm özler ve süreçler yalnızca şeffaflık ve hareket dereceleri farklı atomların birleşme ve ayrılmalarından meydana gelir. Atomlardan kurulu evrende rastlantı ve tesadüfe yer yoktur. Her şey, mekanik nedenlerle gerçekleşir. Sf. 14

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nicelik doğanın, nitelik aklın görünürlüğüdür, edimselleşmesidir (gerçekleşmesidir, fiiliyatıdır). Akıl, nicelikleri belirlerken -nicelikler akla görünürken- nitelikleri kullanma yolunu seçmiştir.  Sf. 14

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Klasik mekaniğin temel sayıltısı (kabulü) olan atom kuramının geçmişi felsefe tarihi kadar geriye, ilk filozoflardan Efesli Demokritos’a (M.Ö. 460-370) kadar gider. Demokritos için atomlar, kendi kendileriyle “aynı” kalarak sonsuz bir hareketi sürdürürler. Evren, doluluk ve boşluk atomlarından meydana gelir. Boşluk atomları, hareketin ontolojik koşullarını sağlarlar. Evrende hiçbir kuraldışılık, düzensizlik, şans veya rastlantı yoktur; düzensizlik, rastlantı ve tesadüf gibi durumlar, insan zihninin bu tür durumlara yol açan yeterli nedenleri bulma konusundaki aciziyetinden ileri gelir. Sf. 13, 14

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer, fiziksel nesneler evrenin her yerinde aynı olmasalardı, bu sayıltı (önerme – kabul) bugüne değin yanlışlanmış olsaydı, modem bilim kurulamazdı. Platon ve Aristoteles’ten beri tekilin biliminin olamayacağına inanılmaktadır. Sf. 13

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Helmholzt ise Newton mekaniğini şöyle övmekteydi: “Bir fenomeni kavramak demek, onu Newton yasalarına indirgemektir. Fenomenin açıklaması böylece doyurucu bir şekilde yapılmış olur.” Sf. 2

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Modern bilimin kurucusu” Galileo Galilei’nin (1564-1642) çağdaşı ve “modem felsefenin kurucusu” olan Rene Descartes’ın (1596-1650) dediği gibi: “Gerçeği arayanın, yaşamında bir kez tüm nesnelerden gücünün yettiği oranda kuşku duyması gerekir.” Bu tutum, iyi bir başlangıç için gereklidir. Sf. XI

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. XI) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha önce Los Alamos’daki araştırmanın başkanı olan George Cowan, yeni gelişen doğrusal olmayan dinamik teorisinde bir çıkış yolu olduğuna 1980’lerin başında karar verir. Doğrusal olmayan dinamikte küçük etkenler büyük sonuçlar doğurabilir, katı kurallar anarşiye yol açabilir ve bütünün parçalarında olmayan yetenekler tam gelişmemiş de olsa genellikle bütünün kendisinde vardır. Sf. 322

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • Newton saat gibi tıkır tıkır çalışan, yaratıcı tarafından harekete geçirildikten sonra kaçınılmaz tek bir yol izleyen bir evren öngörmüştü. Bu görüş özgür iradeye yer bırakmaz, dolayısıyla bilimin soğuk ve katı olduğu inanışının ilk kaynaklarından biri olabilir. Bu görüş aynı zamanda radyo, televizyon, radar, cep telefonu, ticari uçak, iletişim uyduları, insan yapımı elyaf, plastik ve bilgisayarı bize sunan bir görüştür. Sf. 314

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.

  • Algoritma kavramı (bir problemi çözmenin sistematik prosedürü) bunlardan biridir (algoritma adı, Arap cebirci El- Harezmî’den geliyor). Sf. 309

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama matematikte sonuçlar sınırlı değildir ve görmezden gelerek mantıksal çelişkilerden kaçamazsınız. Matematikte kanıtlanmış olan bir şey başka kanıtlarda da kullanılır. 0=1 olduğunu kanıtlarsanız bunun yol açacağı pisliği temizleyemezsiniz. 0=1 derseniz bütün sayılar eşit olur. Şöyle ki, x herhangi bir sayı olsun, 0 = 1 ile başlayıp bunu x ile çarpalım. O zaman 0 = x olur. Benzer şekilde y bir başka sayı ise 0 = y olur. Ve x = y olur. Sf. 283

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.

  • Russell’ın önerdiği daha az formal olan paradoks şöyledir: köyde kendi kendine traş olmayan herkesi berber tıraş ediyor. Berberi kim tıraş eder? Kendisini tıraş ediyorsa, tanım gereği bu kişi köy berberidir, kendisidir! Kendisini tıraş etmiyorsa, tıraş eden berberdir, yani yine kendisidir.

    Bazı mantık oyunları bir yana (örneğin berber bir kadın olabilir), olası tek sonuç böyle bir berberin olmadığıdır. Sf. 277

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uzay zamandaki herhangi bir noktaya olay deniyor. Olay, zamanın herhangi bir anında parlayan ve sonra yine sönen nokta-parçacık gibidir. Görelilik gerçekten olayların fiziğiyle ilgilidir. Geleneksel mekaniğe göre uzayda hareket eden bir parçacık t zamanında (x(t), y(t), z(t)) koordinatlarını işgal eder ve bu konum zamana bağlı olarak değişir. Minkowski’nin uzay zaman bakış açısına göre bu tür noktaların tümü uzay zamanda bir eğridir, parçacığın hayat çizgisidir ve bu zaman boyunca kendi başına varlığını sürdüren bir nesnedir. Görelilikte dördüncü boyutun tek ve sabit bir yorumu var: zaman. Sf. 266, 267

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 266, 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu yüzden Roosevelt’e göre demokratik özgürlük, sadece politik hakların güvence altına alınması değil, aynı zamanda ekonomik olarak güçsüz olanlara, güçlünün insafına kalmama garantisinin sağlanmasıydı. s.342

    Alıntı; Onurlular, Alçaklar ve Hilekârlar (Spinoza, Matriks ve İkinci Tür Düşünme Devrimi) – Halil Doğru, (Hayykitap Yayınevi 1. Baskı Eylül 2021, s.342) birebir alınmıştır.