Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ahir Zaman Peygamberi Ebu Cehil Kemal Tahir Sf. 222

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Baha Tevfik’in ise tabutunu dört hamal taşıdı. Türkiye’de ilk felsefe dergisini çıkaran adam, Türkiye’de materyalizmin babası Baha Tevfik’in cenazesinin arkasından gelenler tabutunu taşıyamayacak kadar azdı. Hamal tutuldu. Kısa ve neşeli ömrü hakkında ne kadar az bilgi var. Bu az bilgilere göre de Sosyalist Hilmi’nin “akıl ho­cası” olduğu kesin. Neşeli mizacından, sosyalizmi ciddiye alıp almadığını kestirmek zor. Ölümü ise her aydın için zor. Yalnız. Tabutunu iri yarı dört hamal taşımış. Sf.185

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1621 yılında Parlamentoya verilen bir dilekçede Lancashire’in yünlü dokumacıları şöyle bir rekabetten yakındılar: «Küçük funda ve çalılar üzerinde büyüyen toprak meyvesi olup, bu Krallığa, İzmir, Kıbrıs, Akra ve Sidon’dan Türkiye Tüccarları tarafından getirilen, ancak genellikle pamuk yünü denilen» bir hammaddenin kullanılmaya başlamasından yakındılar. Sf. 253

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pekiyi, insanlar neden anı okurlar? Daha doğrusu hangi insanlar anı okuyorlar? Bir; ucuz tarih veya daha doğru bir deyimle, sözde bilim öğrenmek isteyenler. Tekili genel, somutu soyut sananlar için anılar bir büyük hazinedir. Sf. 163

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • Merkantilist dönemde, Elizabeth döneminde koyun, kuzu ihracı yasaklanıyor. İkinci Charles zamanında yün ihracatı da yasaklanıyor. Yasakları delenlere ağır cezalar verilip, halk huzurunda eli kesiliyor, tekrarında idam ediliyordu. Sf. 135

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Orta çağ ve modern çağların başlarında, yünlü do­kuma sanayiinde şapın önemi konusunda hiç bir kuşku kalmaması gerekli. Çünkü bu önemin anlaşılması yünlü dokuma sanayiinin öneminin anlaşılmasına yardım ede­cek. Avrupa, Grande Industrie ya da Great industry de­diği ve bütün ekonomisine damgasını vuran yünlü sana­yiinin bir inputu nedeniyle Türklerin elindeki Anadolu’ya çok insafsız bir biçimde bağımlı oluyor. Bu bağımlılık, bugünkü zamanların, petrole bağımlılığını hatırlatıyor. Av­rupa, bu bağımlılıktan kurtulmak için, Anadolu’nun şapı­na benzer şap aramaya başlıyor. Ve 1462 yılında Papa­lık Devleti toprakları içinde Tolfa’da benzer kalitede şap madeni buluyor. Fontana Economic History of Europe bu buluş ile ilgili olarak şunları yazıyor: «1462 yılında Papa­lık Devleti‘nde, Tolfa’da şapın bulunması, tekstil sanayiini çok ağır bir kölelikten kurtardığı için, Foça’daki maden­leri elinde tutan ‘Türklere karşı bizim en güzel zaferimiz’ olarak nitelendi». Tolfa’da şap madeni bulmayı, Avru­pa, İstanbul’un Türkler tarafından fethinden dokuz yıl sonra «Türklere karşı bizim en güzel zaferimiz» olarak değerlendirebiliyor. Sf. 122

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eskiden mühendislik sanayi anlamında kullanılırmış. Sf. 116

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sayın kelimesi 1960 yıllarından sonra İsmet Paşa’nın Türkçeye soktuğu bir ikiyüzlü kelimedir. Sf. 174

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ebu Cehil Kemal Tahir aslında, Türkiye’nin tüm cahillerinin babasıdır.  Kemal Tahir ise bir gericidir; Bir Osmanlı sevdalısıdır. .. Aynı zamanda bir Mustafa Kemal Paşa hayranıdır.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marks ve Engels, günlük yazılarında Türkofil olarak görünüyorlar. Hep Osmanlı devletinden yana bir tutum alıyorlar. Şu nedenle; Marks ve Engels Rus Çarlarının despotluğundan tiksiniyorlar.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çukurova’da Osmanlı’dan kalma bir şirket var:

    Forbos, güneyin kromunu ve meyan kökünü Amerika Birleşik Devletleri’ne ihraç eder. Daha doğrusu ithal eder. Forbos büyük ve özel limanları olan bir şirkettir. Meyan kökünü Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderir. Meyan kökü Amerika Birleşik Devletleri’nde Coca-Cola esansına dönüşür.

    1960 yıllarında memlekete solculuk hâkim oldu. Yabancı sermayeli Coca-Cola tesislerinin kurulacağını haber alan o zamanın etkin solcu dergisi Yön, kampanya açtı. «Coca Cola içmeyin, yarısı zehirdir» diye yazılar yazdı. Gençler yürüyüşe başladılar. Meyan suyu içen halkımıza Coca Cola içirme projesi suya düşecek oldu. Neyse ki, Yaşar Kemal duymasın, Çukurova’nın insanı akıllı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Has Ailesi bu işin başına emekli generallerden, MİT müsteşarlığı yapmış, Behçet Türkmen’i getirdi. Behçet Türkmen, şimdiki Dışişleri Bakanı İlter Türkmen’in babasıdır. Sf. 171

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU: (1996): Hammaddesi, esası, meyan kökünden. 1960’ın başında Has ailesi Adana’da Coca Cola şişeleri işine el atıyor. Solcular “Yön” Dergisinde karşı çıkıyorlar. Has ailesi eski Dışişleri Bakanı, Sabetayist İlter Türkmen’in babası olan Emekli general ve eski MİT Müsteşarı Behçet Türkmen’i getiriyor, firmayı kuruyor. 1960’ın ortalarında Coca cola içmeye başladık.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat, Prof. Dr. Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 171) kitabından notlar alınmıştır.

  • Kültür Devrimi kültürsüzlük demek oluyor. Kültürsüzlük ise insanı hayvana yaklaştırıyor. Böyle durumda kokuşma kaçınılmaz, rezillik açınılmaz. Sf. 43 

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amatör, Latince amare kökünden geliyor; seven demek.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pamuk ipliği ve pamuklu dokumada devrim yapan İngiltere, pamuk ipliğini ilk önce 17. yüzyıl ortaları, Osmanlıdan öğreniyor.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı’nın Avrupa’yı, Batılı tarihçilerin deyimiyle “kemirmesi”, Türk tarihçilerinin deyimi ile Avrupa’nın “Kucak açması” çok büyük ölçüde, Osmanlı askerlerinden önce Osmanlı elçilerinin fethedilecek ülkenin tüccarları ile anlaşması ile gerçekleşiyor. Bu sırada dünyanın en kalabalık kenti İstanbul ve geniş çevresinde hep tüccar devletler yer alıyor. Osmanlı, tıpkı Bizans’ın yaptığı gibi iki tüccar devleti, Venedik ve Ceneviz, birbirine karşı oynuyor. “İki düşmanı” birbirine karşı oynamak, Osmanlı’nın geleneğine burdan giriyor.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998): Çağdaş iktisatçılar, merkantilist iktisadı, metale düşkünlük olarak yorumluyorlar. Merkantilist dönem sanayi devriminin habercisidir.  Merchan, tüccar demek.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998): Yalçın Küçük: “Çeşitli Avrupa kaynaklarına dayanarak 12. 13. 14. 15 yüzyıllarda, yünlü dokuma Fransa’da çok ilerlemiş, Flander yünlü dokuma çok ünlü, Yün üretiminde ise İngiltere çok iyi olduğunu yine yünde ve özellikle boyada Türk kırmızısı, Şap denilen boya katkı maddesi ve koyu kırmızının katkı maddesi olan Kirmiz ya da kermes Anadolu’nun çok önemli bir yün üretim ve boya hammaddesi merkezi olduğunu, dokuma çok iyi değil ama ticaretin çok iyi olduğunu” söylüyor.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 125, 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal arıyor. Köylük kesimde rejimin güvencesini arıyor. İşte Türkiye ekono­misinin başına bugün de büyük bir belâ olan taban fi­yatları uygulaması bu arayışla birlikte ortaya çıkıyor. Tür­kiye devletinin kapitalist çiftçiyi çok yüksek destekleme alımlarıyla destekleme politikası bu dönemde doğuyor. Sf. 35

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Serbest Fırka kapatılıyor. Tam bu sırada o zamanki ABD Büyükelçisinin ülkesine gönderdiği gizli raporda, “Altın Fırsat” olarak nitelendirdiği Kubilay Olayı oluyor. Sf. 27

    Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.