Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 10 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 132. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Geçen Celsenin Zabıtı Okunuyor.

    (Çerkez Ethem Bey’in ağabeyi olan Reşit Bey’in mebusluktan atılması konusunda itirazlar var. ) Sf. 238

    İstanbul’dan Gelen Zabitler Konusu Görüşülüyor;

    Kemal Paşa: “Yunan ilerliyor” diyor.

    Vehbi Efendi (Konya); “-..Müdafai Milliye Vekâletinin ihtiyacı varsa, zabitlerin şehirde, sokakta işi nedir? Cephede üç-dört kişi bulunuyor, bütün zabitan şurada – burada, çarşıda, pazarda, işinde gücünde dolaşıyor. (gürültüler, devam sesleri) .. şimdiye kadar milletin kucağına atılmayanlar bugün mikrop şeklinde değil de ya nedir?” (alkışlar)

    İsmail Fazıl Paşa (Yozgat); “-Ordu ile uğraşılmaz, orduyu berbat edeceksiniz !” 

    Opr. Emin Bey (Bursa); “Hoca Efendi! Orduya nifak (ikilik, fitne) sokuyorsun!”

    Mustafa Kemal Paşa; (Orduyu savunuyor ve savaş durumu hakkında bilgi veriyor; Ethem nedeniyle Kütahya’ya toplandığımızı gören düşman, diğer cephelerden ilerliyor ve İnönü’de çatışmalar sürüyor diyor. Dualar okunuyor.) Sf. 247

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 132, Celse: 1, – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    İstiklal Mahkemeleri ve İdam Konusu Görüşülüyor;

    (Mehmet Şükrü Bey, Hüseyin Avni Bey’in verdiği ve Hükümet ile Meclis ilişkilerini düzenleyecek olan yasa teklifini görüşüp kabul edelim diyor. Meclis, hükümet üzerinde denetimini kuramıyor diyor. Mustafa Kemal Paşa buna çok kızıyor.) Sf.238

    Mustafa Kemal Paşa; “-…İkide birde Meclisi Ali salahiyetini gayri müdriktir (İdrak edemiyor, yerine getiremiyor), vazifesini yapamıyor demek doğru değildir.”      

    Hakkı Hami Bey (Sinop); (İzinden dönmüş) “-Benim seçim bölgemde İstiklâl Mahkemelerinin bugünkü şu vazifelerini hüsnü surette ifa etmesi (güzel bir şekilde yapması), ebediyyen bu halde devam edeceği kanaatini bendenize verir diyemem.” Sf. 235

    (Hüseyin Avni Bey’in takriri Teşkilatı Esasiye Kanunu ile birlikte görüşülecek)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 2, – Sf. 228 ile 235 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Çerkez Ethem Olayı Hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın İzahatı;

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “ (Paşa, Çerkez Ethem ve kardeşleri Mebus olan Reşit Bey ve Tevfik’ten bahsediyor) -…Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ıskat (sükût ettirmek, susturmak) ederek, yerine Heyeti Umumiye’ye hâkim bir hükümet vücuda getirmek istemişlerdir… memleket içinde daimi bir anarşinin idaresine taraftar bulunuyordu. … bu adamlar memleket ve millet menafii (yararı, faydası) namına ifai vazife ederken (görevlerini yaparken), her vazife ifa ettikleri yerde milleti mutazarrır ediyorlardı (zarar gören haline getiriyorlardı). … Simav civarında bir jandarma kurduk. Çünkü Yunan geri çekilince “Siz Yunan’a yardım ettiniz ” diye ….  Böyle bir takım taadiyatı namütenahide bulunuyorlardı (sürekli halka zulümde bulunuyorlardı) ve bunun neticesi olarak, hıyanet neticesi olarak, oradaki ahali (halk) ya Yunanlılara kendilerini yalnız bırakmamaları için rica ediyorlardı yahut Yunanlılarla beraber kaçıyorlardı…  Tevfik Bey bunu da istemedi ve gönderilen Jandarma Kumandanını maiyetiyle (ona bağlı olanlarla) beraber iade etti. (Paşa, bizzat Reşit Bey kendi ağzıyla bana şunu söyledi, diyor:)

    “-Bizim için hayatımız, haysiyetimiz, bizim menafiimiz, bu milletin bu vatanın hayat ve menafiinden yüksektir. Biz İran’da da Turan’da da kendimize yaşayacak bir yer buluruz.”

      Hüseyin Avni Bey; “Tarihini söyler misiniz? Ne zaman söylediler?”

      Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-O kadar hafızam kuvvetli değildir beyefendi Hazretleri. .. bunu işitmiş arkadaşlardan Celal Bey’in hafızası daha kuvvetlidir. .. Yine bu adamlar demişlerdir ki; … biz Yunanlılardan beraber kalabilirdik ve Venizelos’la ben diz dize oturabilirdim. …. Evvela Bolşevikleri iğfal etmek (aldatmak), komünist renk, şekil ve kisvesine bürünmek.  … Bolşeviklere bu memleket içinde bir feveran, derhal bir inkılâp, bir ihtilal yapmak imkânı olduğu kanaatini verdirmek istediler. … Eskişehir’de bulunan ameleyi isyan ettirmek istiyorlardı.  .. Yunanlılarla dostluk taharri ettiler (yazıştılar)  .. tam da Meclisten bir heyetin nasihate gittiği esnada, … bir Piyade Alayının, 159. Alayın zabitanının kaffesini (tamamını) tevkif etmişlerdi ve efradına da birer vesika (belge) verdiler ve bu vesikanın üzerinde, artık muharebe bitmiştir. Hepimiz Padişahın evamirine (emirlerine) itaat edeceğiz, diye terhis ettiler ve ellerinden silahlarını alarak… topladıkları adamlara ve ondan sonra da Yunanlılara verdiler…  Bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) Yunanlıların emrine tabi olmuşlardır. (kahrolsun, lanet olsun sesleri) .. Reşit Bey’in azalıktan sükûtuna (mebusluktan çıkartılmasına) rey vermenizi istirham eylerim. (kabul, reye sesleri) Kabul ediliyor (Sf.228) (Paşa izahatına devam ediyor: )

    “-… Efendim, evvelîsi gün düşman, Yenişehir, İnegöl, Gediz ve Uşak’tan yani her noktadan taarruz etmiştir. Gediz’de bulunan Ethem 300 kişi kadar bir kuvvetle taarruz etmiştir, tabii ki püskürtülmüştür.” ….

    Mustafa Kemal Paşa Devamla; “- ..Hacı Şükrü Bey, Ethem ve Tevfik’i ihanete sevk edenlerden birisidir. Hacı Şükrü Bey hakkında bazı vesaik de (belgeler de) vardır .. onun için Hacı Şükrü Bey’in dahi azayı muhtereme meyanından (saygıdeğer mebus üyelerin bulunduğu ortamdan) hâriç tutulması muvafık (uygun) olur.” 

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir) “-Bendeniz de söyliyeyim de .. Ondan sonra Paşa Hazretleri!”

    Mustafa Kemal Paşa “-Ve bunu Heyeti Aliye’nize Hükümet Reisi olarak teklif ediyorum ve Reis Bey’den rica ediyorum, reye vaz olunsun (Oylamaya konulsun).”

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-Bu baptaki (konudaki) vesaik (belgeler) verilsin, tetkik edilsin (incelensin), Meclis’çe ıttıla hâsıl edildikten sonra (konuya vakıf olunduktan sonra)  reye konsun. …”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Ufak bir misal daha, Hacı Şükrü Bey hakkında mevcut vesaikten (belgelerden) bir tanesini bir celsei hafiyede (gizli oturumda) Heyeti Umumiye’ye arz etmiştim.”

    Hacı Şükrü Bey; “-Paşa’m! Bendeniz onun yalan olduğunu söyledim.”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Eğer diğer vesaik yalansa o da yalandır.”

    Hacı Şükrü Bey; “-Hepsi yalandır!”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Oturun yerinize! Söz alınca söylersiniz.”

    Paşa: Diğer mebuslar hakkındaki vesikaları da topluyorum diyor. Devam ediyor:

    “Binaenaleyh, Hacı Şükrü Bey’in artık bu Meclis’i Âli’de yeri yoktur. Eğer Heyeti Âliye’niz müsamaha ederseniz (hoşgörü gösterirseniz), tabi salahiyet size aittir.”

    Hacı Şükrü Bey; “-… Paşa Hazretleri’nin benim hakkımda söylemiş oldukları sözlerin hepsinin keenlemyekûn olduğunu (tamamının yok farz edilmesi gerektiğini) ispat ettim ve zabıtta da mevcuttur. ……. Reis Paşa başka misal getiriniz, eğer öyle ise ben kendimi Meclis’in kapısına asarım.”

      Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Efendim! Paşa’yı severiz, fakat kanunu hepsinden ziyade severiz. Hacı Şükrü Bey’i kanuna teslim ettik, kanun hâkimdir!”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 228 ile 235 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2016): Hacı Şükrü Aydındağ Bey, Aydın’ı savunan değerli bir binbaşıymış. Kemal Paşa’nın hain yerine koyduğu Hacı Şükrü Bey, 2013 de Aydın’da “Vatan kahramanı” olarak anıldı.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 2. Celse Hafidir yani gizlidir. Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey. 

    Milletvekili Maaşlarına Zam Tartışıldı Reddedildi.

    (Meclis bütçesi görüşüldü milletvekili maaşları da konuşuldu bu maaş zammı konusunda bir kanun teklifi vardı reddedildi. Tartışılıyor:)

    Hacı Bekir Efendi (Konya);”.. ağnamımız (küçük baş hayvanımız) 18 milyon kadardı. Üç milyon tiftik, on milyon koyun, beş milyon da keçi. Şimdi ise ağnamımız 12 milyon kaldı. Efendiler 15 milyon ahalimiz var. Nüfus başına bir koyunumuz bile yoktur. Olanları da biz bitirmekteyiz. Efendiler; köylü 1334 (1918) senesinde 35 kuruşa aldığı buğdayı 1335’de 15 kuruşa sattı. Geçen sene 15 kuruşa buğday aldı, bu sene beş kuruşa satıyor. Hâlbuki bu sene – tahkik ettirdik – mahsul bire dört ve beşten fazla olmamıştır.” 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 2 Gizlidir, – Sf. 225 ile 228 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey. 

    Linyit Kömürü İhracı İle İlgili Kanun Kabul Edildi.

    Hapishanelerin İmalathane Olması Hakkında Opr. Emin Bey’in Kanun Teklifi. Lâyiha Encümenine Gitti.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 218 ile 225 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey. 

    Encümenlere (Komisyonlara) Üye Seçimi;  

    Müdafai Milliye Encümeni; Selahattin Bey (Mersin), Yusuf İzzet Paşa (Bolu), Hacı Bekir Efendi (Konya), Hüseyin Avni Bey (Erzurum), Musa Kâzım Efendi (Konya), Hacı Ahmet Efendi (Muş).  

    Maliye Encümeni; Yahya Galip Bey (Kırşehir), Osman Bey (Kayseri), Mazhar Müfit Bey (Hakkâri), İsmail Safa Bey (Mersin), Ata Bey (Niğde).  

    Maarif (öğretim) Encümeni; Cevdet Bey (Kütahya), Hasan Basri Bey (Karesi), Rasim Bey (Sivas), Ragıp Bey (Kütahya), Salih Efendi (Siirt).

    İktisat Encümeni; Halil İbrahim Bey (Antalya), Hilmi Bey (Ankara), Salih Efendi (Erzurum), Sami Bey (İçel), Abdülgani Bey (Siverek).

    Nafıa (faydalı işler, Bayındırlık) Encümeni; Hüsrev Bey (Trabzon), Tahsin Bey (Aydın), Süleyman Sırrı Bey (Yozgat), Abdülbaki Tevfik Bey (Dersim), Kâzım Hüsnü Bey (Konya).

    Adliye Encümeni; Nafiz Bey (Canik), Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip, Afyonkarahisar) Nusrat Efendi (Erzurum), Atıf Bey (Kayseri).

    Şer’iye (dini konular) Encümeni; Abdülgaffur Efendi (Kayseri), Abdurrahim Lami Efendi (Ayıntab, Antep), Feyyaz Ali Bey (Yozgat), Rüştü Bey (Ergani), Esad Bey (Lazistan). 

    Sıhhiye (Sağlık) Encümeni; Emin Bey (Bursa), Fuat Bey (Bolu), Avni Bey (Saruhan), Memduh Bey (Karahisarışarki), Mahmut Sait Bey (Muş).

    Hâriciye (Dışişleri) Encümeni; Sırrı Bey (İzmit), Yunus Nadi Bey (İzmir), Hasan Bey (Van), Ziya Hurşit Bey (Lazistan), Mahmut Esat Bey (İzmir).

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 218 ile 225 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey. 

    Askerin Özel Mülke El Koymaması İle İlgili Takrir:

    Mustafa Kemal Bey (Ertuğrul); “-Efendiler! Perşembe günü bir vakanın şahidi oldum. Nokta (karakol) Kumandanlığına bir ev lâzım olmuş ve bu nokta kumandanı her hangi bir eve göz dikerse, gidip inzibat memuru, polislerle falan tahliye ettirip, evdeki eşyayı dışarıya attırıyor.” Sf. 217, 218

    (Meclis genel kurulu bu konuda görüşme açılmasına karar veriyor.)

    Mehmet Şükrü Bey İstiklal Mahkemeleri Hakkında Bir Takriri Veriyor;

    İstiklâl Mahkemelerinin mahkûm ettiği kişilerin adları, suçları ve sonuçlarını bildiren bir cetvel istiyor. Kabul ediliyor. Sf. 222

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 218 ile 225 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.    

    Trabzon ve Elazığ’a İki İstiklâl Mahkemesi Daha Açılması Hakkında Heyeti Vekile Tezkeresi.

    (Hükûmet tezkeresi okunuyor);

    ” … muktazi (gereken) muamelenin (işlerin) ifasını (gerçekleştirilmesi) ve neticenin sürati işarını (hızla bildirilmesini) rica ederim efendim.        

    TBMM Reisi Mustafa Kemal”                                           

    Hüseyin Avni Bey; “-Yalnız intihabına mı (mahkeme üyelerinin seçimine mi) memuruz, yoksa lüzumu olup olmadığına karar vermeye salâhiyettar mıyız? Onu anlayalım!” 

    Opr. Emin Bey; “-Onun takdiri Heyeti Vekile’ye (hükümete) aittir.”

    Hüseyin Avni; “-Yalnız emrolunacak, biz de ifa mı edeceğiz (yerine mi getireceğiz)?”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 218 ile 225 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 130. İçtima 1. Celse, Reisi Sani (ikinci başkan) Celalettin Arif Bey.

    Niğde Mebusu Mustafa Efendi Öldü.

    Gümüşhane Mebusu Veysel Rıza Bey Mutasarrıflığı Mebusluğa Tercih Etti. Sf.192

    Nafıa Vekâletinin İktisat Vekâletine Bağlanmasını İsteyen Bir Takrir:

    (Nafıa Vekâletinin İktisat Vekâletine bağlanmasını isteyen bir takrir var Hüseyin Avni Bey ve Ziya Hurşit vs. imzalı.) Sf. 197

    Vehbi Bey (Konya); “-..Nafıa’dan birinci maksat yollar yapılmak ise, meşrutiyetin birinci gününden bu ana kadar bir kürek toprak atılmamıştır.”  

    2.Celse. Reisi Sani Celalettin Arif Bey

    İdam Cezalarının Meclis Onayından Geçmesi İçin Takrir (önerge)

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); (Padişaha ait tüm yetkiler Meclisimize aittir diyelim olsun bitsin diyor.) “-.. Bir yere harp ilan ediliyor, bizim haberimiz yok ….Tekâlifi Harbiye alındı, (1) haberiniz yok, sulh olurken (Ermenilerle barış antlaşması yapılırken) pek sonra haber aldınız.”  

    Hariciye Vekili Muhtar Bey;  “-TBMM Hükümeti tarafından şimdiye kadar hiç kimseye ilanı harp edilmemiştir ve bunu resmen söylüyorum.”

    Hüseyin Avni; “-Tekzip ederim (yalanlarım); Ermenilere ilanı harp edilmiştir.” 

    Hariciye Vekili Muhtar Bey; “-Ermeniler tecavüz etmiştir… Tecavüzü men edilmiştir.” 

    Hüseyin Avni; “-Tecavüzü men etmekte ilanı harptir.”

    Vehbi Efendi (Konya); (İstiklâl mahkemelerinin uygulamalarını kastederek.) “- …Osman Bey’in (2) Ilgın’da (Konya’nın kazası), yalnız ufak bir kazada, 291 kişi asmış olduğundan mesulsünüz (sorumlusunuz) efendiler.”

    Mehmet Şükrü Bey; “-….Hiçbir mahkemenin mahkûm etmediği binlerce insan asılmıştır. Bunun mesulü sizsiniz .. ben de dâhilim…  Osman Bey Ilgın’da bilâmuhâkeme (yargılanmadan) getirmiş, koyun gibi insanları boğazlatmıştır. Bunun hakkında ne yaptık? Çağırıldı da ne oldu bu adam? Yine bir Fırka kumandanı oldu!”

    Hüseyin Avni Bey; “-Şu halde millet kuzu gibi kesilsin.”

    Mehmet Şükrü; “-.. bu gibi hâlâtın (hallerin) önüne esaslı bir surette geçmek için zaten kanun yapmaya hacet yoktur. Kanun vardır ve idam kararlarını tasdik etmek Meclisimizin cümlei salahiyetindendir. .. Karar veririz Heyeti Vekile’ye (hükümete) teklif ederiz. Hiçbir yerde, hiçbir kimse bizim tasdikimize iktiran etmeden (onayımıza dayandırılmadan) asılmayacaktır deriz.” Sf.210

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 130, Celse: 1, 2 – Sf. 192 ile 210 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.

    BAKKAL’IN NOTU (2) (2016): Osman Nuri Bey (Özpay) İstanbul – 1878 İstanbul Hukuk Mektebi Mesleği ve yaptığı görevler: Dava Vekili – İl Genel Meclis Üyesi ve Meclis 2. Başkanı, Baro Başkanı, Sivas Kongresi Bursa Temsilcisi – Osmanlı Meclis-i Mebusan IV. Dönem Bursa Mebusu – TBMM I. ve II. Dönem Bursa Milletvekili – Konya İstiklal Mahkemesi Reisi, Amasya İstiklal Mahkemesi Üyesi.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Hüseyin Avni Bey’in Meclise katılımıyla demokratlar büyük bir güç kazanıyorlar. Çok değerli ve yürekli bir insan.

  • 27 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 123. İçtima 1. Celse Gizlidir. İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Çete Teşkil Etmek İsteyen Bazı Mebuslar Hakkında Dâhiliye Vekâleti Tezkeresi.

    Hasan Basri Bey (Karesi) “Mevzuu müzakere (görüşme konusu) olan mesele şu tezkerede yazılan meseleden ibaret idi. Fakat bilâhare (sonradan) dallandı, büyüdü, başka bir cereyana doğru gitmeye başladı. Bir kere Kuvayı Milliye ile çeteciliği aynı şey zannetmek bendenizce hatadır. Kuvayı Milliye eğer Kuvayı Milliye ise çete değildir. Eğer arkadaşlarımızdan biri sırf hükümete, orduya muavenet (yardım, muavinlik) etmek endişesi ile böyle bir vesika (belge) vermiş ve Kuvayı Milliye teşkilâtı yapmış ise herhalde memlekete ihanet etmiş addedilemez ve bir mebus olmak haysiyetiyle (kişiliği ile) ihanetten azadedir (ihanetten uzaktır). … sizi bütün namusumla temin ederim ki dairei intihabiyemdeki (seçim bölgemdeki) Kuvayı Milliye hiçbir çapulculuk yapmamıştır. Gayet namuskârane çalışmıştır. Bu Kuvayı Milliye’nin bakayası (artıkları, artanları, geriye kalanları) bugün de yine namuskârane olarak cephede harp ile meşguldür. Kuvayı Milliyeyi çetecilikle tevhit etmek (birleştirmek) hatayı azimdir (büyük hatadır). (Çok doğru sesleri)

    2. Celse Gizlidir. Çerkez Ethem’in Meclis’e Telgrafı;

                        Ankara’da Millet Meclisi Riyasetine

    Kütahya, 29 Kânunuevvel (Aralık) 1336 (1920)

    Bu israfat ve ihtirasat (israflar ve hırslar) ile dolu şerait tahtında (şartlar altında) milletin ve memleketin harbe tahammülü kalmamıştır. İstanbul’dan gelen ve tevkif edildikleri (tutuklandıkları)  şayi olan (duyulmuş olan, işitilmiş olan) sulha tavassut (barışa aracılık eden) heyetinin muvafık (onaylanmış) ve müsait (uygun) şerait tahtında (koşullar altında) geldikleri, beynennâs şayi olduğuna (insanlar arasında duyulduğuna) göre, heyeti müşarüileyhanın (işaret edilen heyetin)  serbest bırakılarak müzakerat-ı sulhiyenin (barış görüşmelerinin) teşriini (yasalaşmasını) menafi-i memleket namına (memleket menfaati adına) ihbarı keyfiyet eylerim (haber ederim). Ankara’da içtima eden (toplanan) Meclisin ne şekilde içtima ettiğini tabii hepimiz biliyoruz.

    İlk icraatları da bu fakir milletin sırtından kendilerine senede üç bin küsur lira tahsisat (ödenek) yapmaları olmuştur ki senede içlerinde yüz lirayı bir arada gören pek azdır. Şimdi bol bol dalkavuklukla me’lufturlar (alışkın oldukları şeyi yapmaktadırlar). Gelen Heyeti Âliye’nin (yüce heyetin) hemen İstanbul’a iadesi ehemmiyetle maruzdur (önemle istiyorum).

    Kuvayı Seyyare ve Kütahya Havalisi Umum Kumandanı Çerkez Ethem

                          Asker Kardeşler:

    Ethem kuvvetlerini imha ettik diyerek Ankara Meclisi’nde Mustafa Kemal alkışlanırken, kendi iflasını hazırlayan Millet Meclisi’ne bu telgrafı keşide (gönderdiğim) ettiğim vakit meclislere lâyık bir temkin ve teenni (ilerisi düşünülerek davranmak) ile karar alınsa idi ne ben ve ne de bu son fırsat gaip olmaz ve sizler de iyi kötü bir huzuru kalple memleketlerinizde işinizin çoluk çocuğunuzun başında bulunur idiniz.                 

                                               Talihsiz kardeşler.  Çerkez Ethem

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 123, Celse: 1,2 Gizli Celse – Sf. 50 ile 52 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 129. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Celalettin Arif Bey.

    Bütçe Görüşmeleri.  

    2.Celse: Reisi Sani Celalettin Arif Bey.

    Bütçe Görüşmeleri

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-… Bugün Erzurum’da diş karıştıracak bir ağaç parçası yoktur. Ta senelerden beri Orman memurini teşkilatı mevcuttur. .. Erzurum’da Orman Müdüriyetinin 17.500 lira senevî (yıllık) bir masrafı vardır. Buna mukabil (karşılık) 400 lira varidatı (geliri) vardır.” Sf.177

    Ziya Hurşit Bey 1337 bütçesinin iyi bir kadro tarafından hazırlanmasını isteyen takriri veriyor. Sf.187

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 129, Celse: 1, – Sf. 161 ile 187 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Ocak (Kanunusani) 1921 tarihinde 128. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    İstiklali Osmani senei devriyesinin kutlama telgrafları okundu, 3 Ocak Osmanlı Devletinin kuruluş günü

    1921 Bütçesi Görüşülüyor.

    (1920 yılında 9.324.279 TL ithalat 11.582.000 TL İhracat 1995) (Sf.126)

    2.Celse: Reisi Sani Celalettin Arif Bey.

    Hariciye Vekili Beyanatta Bulunuyor   

    Hariciye Vekili Muhtar Bey; “-….Batı’da bir istinatgahımız (dayanağımız)  yok…. Hükümetimiz mutlaka ve mutlaka bu mücadelei uzmada (çok büyük mücadelede) kendisine yardımcı olacak harici bir kuvvei azîmeye (büyük bir yabancı güce) istinat etmek (dayanmak) mecburiyetinde bulunuyor. (Sf.147) Ruslarla ittifak etme girişimi ta Damat Ferit Hükümeti ile başlıyor.”  

    (Muhtar Bey Rusya Hâriciye Komiseri Çiçerin’e yazdığı mektubu okuyor; 1995)

                “Komiser Yoldaş;

    … Garp emperyalistlerinin tazyikâtına (baskılarına) karşı, milletlerin hürriyeti prensibi birlikte müdafaa olunduğu cihetle TBMM Hükümeti kendisini, malum olduğu üzere Sosyalist Federatif Rusya Cumhuriyetinin bir müttefiki tabiisi (doğal müttefiki) addediyor.

    (Mektupta ilginç şeyler var; İstanbul’da bize bazı tekliflerde bulunmak için gelenlere nasıl davrandığımızı Kâzım Karabekir Yoldaş Medvani’ye iletmişti.  Bu da Rusya’ya ne kadar yakın olduğumuzun bir göstergesidir diyor. Ve İngilizler bize İstanbul Hükümeti aracılığı ile çeşitli tekliflerde bulunuyorlar ama biz sizinle anlaşma yapacağımız için bunu reddediyoruz. Oysa sizin İngilizlerle bir anlaşma yapacağınız söyleniyor. Endişeliyiz, bu anlaşmanın özetini bize bildiriniz. Amerika bizimle bir ticari anlaşma yapmak istiyor, biz de sizin İngilizlerle yapmak istediğiniz gibi onlarla anlaşma yapmaya arzuluyuz. Diyor. Bu mektup 21 Teşrinisani (Kasım)1320 (1920) tarihli. (1)Sf.148,149

    Hariciye Vekili Muhtar Bey (Devamla); “-Bolşevik Sefareti Müsteşarına (Büyükelçiye) dedim ki; Bizim galibiyetimiz sayesinde siz silah kullanmadan Ermenistan’ı komünize ettiniz. Peki, şimdi neden Ermenistan ile yaptığımız anlaşmayı beğenmiyorsunuz? (Sf.;149) Rusya, komünizminin memleketimize kabul ve tatbiki yolunda bir şart, bir teklif dermeyan etmemişlerdir (ortaya koymamışlardır). Zaten komünizmde sağa doğru hâsıl olmakta bulunan cereyan (yöneliş), Rusya Hükümetini bize karşı böyle bir teklif dermeyanından muhteriz bulunduracağı (bir teklif ortaya koymaktan kaçınacağı) tabii idi. Bizim Rusya ile ittifakımız, sırf emperyalizme karşı müştereken (birlikte, ortaklaşa) mücadele etmektir. ..Hatta biz kapitalizm mücadelesinde dahi Rusların kabul ettikleri prensipleri kabul ve memleketimizde tatbik etmeyiz. Eğer emperyalizmle mücadele bir siyasi yapı icap ettirirse onu da bu memleketin kendi evladı yapar.” (sürekli alkışlar) Sf.150 

      Hariciye Vekili Muhtar Bey (Devamla); (Çiçerin’in yazdığı cevabi mektuptan bahsediyor; Çiçerin diyor ki, biz İngilizlerle hem ticari hem de barış antlaşması yapmak için başvurduk. Ancak İngilizler sadece ticaret anlaşması yapmak istiyorlar. Bu ticari antlaşmayı da Rusların yabancı topraklarda propaganda yapmama şartına bağlamak istiyorlar.)  “Bilhassa (özellikle)… İngiliz İmparatorluk aksamı sairesinde (kesimlerinde) ve Kafkasya ile Anadolu, İran, Efganistan ve Hindistan’da bu misillü (misali) propagandalara müzaheretten (destekten) sarfınazar (göz ardı) edecektir.” 

    (Çiçerin, bu istekler ancak mağluptan istenir, reddettik diyor, şu anda murahhaslar (delegeler) Londra’da diyor. Sf.154, 155 Çiçerin yine devamla, geçen temmuz ayında karşılıklı propaganda ve ilgili çalışmalar yapmak konusunda İngiltere ile anlaştık diyor. İtalya ile de bir ticaret teatisi (alış verişi) anlaşmasını görüştük fakat henüz imzaya açamadılar diyor. Ve Çiçerin önemli bir şey söylüyor; İngiltere, bizimle yakınlaşmanızı istemediği için size yaklaşıyor. Diyor.) Sf.155

    İhsan Bey (Cebelibereket); “-Ermenilerin silahlarını neden ellerinden almıyorsunuz?”

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Ermenilerin ellerindeki fazla silahları alacağız.

    (Kemal Paşa, Komünist partisinden haberim var, hepsi değerli insanlardır diyor. Halk İştirakiyyun Fırkası (Halkın Katılımı Partisi yani Türkiye Komünist Partisi) için de iyi konuşuyor. Sf.160 Rusya bizimle görüşmek için bizim komünist olmamızı falan talep etmedi. Komünizmin sirayeti (yayılması) konusunda da gerekli tedabiri (tedbirleri, önlemleri) aldık diyor.) Sf.160-161

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 128, Celse: 1, – Sf. 151 ile 161 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2016): 1921 Martında birkaç gün ara ile hem Ankara Hükümeti hem de Rusya İngiltere ile ticaret antlaşması imzaladılar. Bizimkiler, Rusya’nın İngiltere ile antlaşma yapması hâlinde Rus yardımının kesebileceğinden korkmuşlar. ABD ile antlaşma yapacağız diye blöf yapıyorlar. Bu konu Yalçın Küçük Hoca’nın kitaplarında ayrıntısı ile işlenmiş. 

    BAKKAL’IN NOTU: (1996): Rusya ile Ankara’nın yakınlaşması, Yeşil Ordu yöneticisi Çerkez Ethem’in, Türkiye Komünist Partisi’nin ve Mustafa Suphi’nin sonunu hazırlıyor. Hâriciye Vekilinin anlattıkları Meclis’in politikasıdır ama onun üzerinde olan Mustafa Kemal’in dış politikası değildir.

  • 30 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 126. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.       

    (Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey Meclis’te.) 

    2. Celse hafidir yani gizlidir: Çerkez Ethem İle İlgili Gizli Celse:

    (Çerkez Ethem ile uzlaşmaya giden heyetten Saruhan Mebusu Mahmut Celal Bey konuşmasında, Çerkez Ethem ile uzlaşılabileceğini, Raşit Bey ve Çerkez Ethem’in ilk kurşunu atmayacaklarını söylüyor. Ama Mustafa Kemal paşa, Çerkez Ethem’i terbiye etmek için hazırlıkların yapıldığını, tertibatın alındığını söylüyor.)

    Refik Bey (Konya); “Paşa Hazretleri müsaade buyrulur mu? Biraz evvel arkadaşımızın izah ettiği veçhile (gibi), meselenin hassasiyeti zâtı devletince malûmdur. Meydan verilmesin. Şüphesiz tedabiri fiiliye (fiili tedbirler) devam edebilir. 

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara) — Beyefendi hazretleri, silâh patlamadan ve bir fenalığa meydan vermeden halledilmek için bir buçuk aydan beri, geceli, gündüzlü çalışmaktayız. Bütün arkadaşlarımız bunu pekâlâ biliyor.

    Salih Efendi (Erzurum): “-Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum (diliyorum)“…

    Mustafa Kemal Paşa: “-Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet varsa ve eğer hükümet bir güce dayanıyorsa, yapılacak şey bu kuvvetin nişanını (belirtisini) göstermek veyahut Hükümetin dayandığı güç yoksa Birinci Seyyare Kumandanının diktatörlüğünü kabul etmek lâzımdır.”

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendim, buyurdunuz ki; bu ahvale (durumlara) iki buçuk aydan beri vakıf idik, kuvvet yapmakla meşgul idik. O halde niçin tevehhüm (şüphe) ve tereddüt ediyoruz? Buyruluyor ki, o zaman böyle teşebbüste bulunmak için elimde vesika (belge) yoktu, şimdi vesika vardır. Binaenaleyh bu zihniyet ve bu noktai nazarın tekevvününe (bu bakış açısının oluşmasına) mani olabilecek esbap (sebepler) ve tedabir ittihaz ettik (önlemler aldık). Sonra elimize kuvvet geçmişti, bugüne kadar niçin fırsat verdik? Mademki bir buçuk aydır kardeşi falan, heyeti mecmuası (bütün heyeti) elinizde iken niçin tevkif etmediniz? Bu eşirrayı (şirretlileri) bir daha memleketin içine saldınız?

    Mustafa Kemal Paşa (Devamla); “Efendim, neticede muttali oldum (sonunda anladım), sonra memlekette mühim ve müseccel (tescilli, kabul edilmiş) bir kudreti imha etmek doğru değildir. Hem o zaman hiçbir vesika (belge) yoktu. Şimdi elimizde vesaik (belgeler) vardır.

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Usulü müzakereye dair söyleyeceğim. Reis Bey. Efendiler, sizden bir şey soran yok. Hükümet kendi kendine istediğini yapıyor, neyi müzakere edeceksiniz? (Gürültüler) (Devam sesleri)

    3.Celse Gizlidir  Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    (Ethem meselesine devam edildi. Ali Fuat paşanın babası Fazıl İsmail Paşa’nın Nafıa Vekâletinden azli ile ilgili takriri okundu görüşmeler de olmuş ama zabıtlar bulunamamış.)

    Ali Fuat Paşanın Babası Fazıl İsmail Paşanın Nafıa Vekâletinden Azli İle İlgili Takriri

    “…  Şevki hamiyetle (yardımcı olmak şevki ile) şurasını da arz edeyim ki, Nafıa Vekâletinin ilk defa olarak malûl (sakat) görülen bir muamelesi (işlemi) – ki esasen pek makûl (akla yatkın) ve hatadan berîdir (hatadan uzaktır) muaheze eden ise asıl milletin paralarını alabildiğine israfa uğraşanlar ve bugün mevcudiyetimizin hayat ve memat (ölüm) meselesinde pek feci rol oynayan bazı vekayî (olaylar, vakalar) üzerine Meclisi Âli’nin bezli himmet (yardım) ve murakabe (denetleme) eylemesini mingayri haddin (haddim olmayarak) tavsiye eylerim. Bu bapta (konuda) bir celsei hafiyede (gizli oturumda) izahatı mukteziye itasına da (gereken izahatı vermeye) hazır bulunduğum maruzdur.” 28 Kânunuevvel (Aralık) 1336 (1920) Yozgat Mebusu

                                                                     İsmail Fazıl

    (Zaptın sonu bulunamamıştır.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 126, Celse: 1, – Sf. 83 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 126. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Düello Kanunu Teklifi

    (Düello Usulünün İhdasına Dair Kanun Teklifi Opr. Emin Bey bu kanun teklifini yapıyor.) Sf. 98

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 126, Celse: 1, – Sf. 83 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 125. İçtima 3. Celse Gizlidir, Reisi Sani Celalettin Arif Bey.

    (Nafıa Vekili Fazıl Paşanın yolsuzluk nedeni ile güvenoyu alamaması istifasına sebep oldu, bir takrir veriyor günahsız olduğunu belirtiyor. Sonra Mustafa Kemal Paşa Çerkez Ethem konusunu izah ediyor.)

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “Reşit Beyin biraderi Ethem Bey vardır, onun biraderi Tevfik Bey vardır. Bunlar Anzavur meselesinde, o zamanlar şimal mıntıkasında (kuzey kısmında) kumandan bulunan Yusuf İzzet Paşa ve Kâzım Paşa Hazretlerinin tahtı emirlerinde (emirleri altında) olarak Biga’da muvaffakiyetle icraatta bulunmuşlardır. Onu müteakip (ondan sonra) Düzce isyanı vuku buldu. Orada yine Fuat Paşanın tahtı emrinde (emri altında) nâfi (yararlı) hizmette bulundular. Ondan sonra idi ki Yozgat hadisesinde dahi istihdam olundular (görevlendirildiler) ve o gün için alevli bir halde bulunan vak’ai isyaniyeyi teskin ettiler (isyan olayını yatıştırdılar). Bu arkadaşların bu saydığım harekâtla hakikaten vaziyetimizi tarsine (kuvvetlendirmeye) ve maksadımızı yürütmeye fevkalâde denecek hizmetleri sebketmiştir (olmuştur)  ve bu hizmetlerinden dolayı hepimiz zannederim kendilerine lüzumu kadar takdiratta (takdirlerde) ve tevkiratta (ihtiramlarda, saygılarda) bulunduk.” 

      “…. Gediz taarruzu yapıldı. Tabii muharebe hakkında tafsilât (ayrıntılı açıklama) verecek değilim. Tabii bendeniz de bilmiyorum. Henüz Garp Ordusu Kumandanı resmen bir malûmat vermemiştir. Yalnız mesmuatımız (duyduklarımız) – ki mevsuktur (vesikalıdır, belgelidir) – bittabi düşmanın kuvveti çoktu. Bu, kumanda eden arkadaşlarımızın ifadeleriyle teeyyüt etmiştir (teyit edilmiştir, pekişmiştir). Bittabi düşmanın mevziî gayet kuvvetli idi. Düşmanın kuvveti daha çok idi. ilk anda mağlup olduk ve ricat (geri çekilme) emri de verilmiştir.  En nihayet geride bulunan Ethem Beyi davet etmiş ve ondan sonra emirleri nafiz (etkili) olmaya başlamış ve öyle zamanda başlamıştır ki Kâzım Beyefendi aldığı ricat (geri çekilme) emrine itaat etmemiş (uymamış), itaat etmeye lüzum görmemiş, anlamış vaziyeti ve sis olduğu için, ihtimal düşman da vaziyeti anlamadığı için ricata karar vermiş. Düşmanın ricat etmiş olması bizim için zahiri (görünür) bir ricat telâkki edilmiştir (algılanmıştır). Bittabi düşman mağlup edilmedi, geriye çekildi. Malûmu âliniz Bursa cephesinden düşman taarruzla Yenişehir’i işgal etmiştir. Oradaki kuvvetlerimizi işgal etmiş, Uşak’tan taarruz etmiştir. Yani cephenin her tarafında bizi tekrar mağlup etmiştir. Orada da bir taraftan yanlışlıktan düşmanın ricatı (geri çekilmesi), diğer taraftan ricata karar vermesi isabet oldu. Açık bir hava olsaydı, belki de düşman mukabil bir taarruza geçer, yegâne (biricik) kuvvetlerimizi de orada imha ederdi. Binaenaleyh işte Gediz taarruzu budur. Fuad Paşanın oraya gitmesini pek muvafık bulduk. Çünkü inkılâbımızda şöhret kazanmış bir kumandanımızdı. İngilizlerin düşmanıdır, yani Moskova’da güzel bir tesir yapacağını düşünerek oraya göndermek istedik ve o da derhal kabul etti. İşte Fuad Paşa Hazretleri…  Zannediyorum, Hacı Şükrü Bey yazmıştır, kendisine. Fakat bir kaç gün sonra Ethem Beyden bir telgraf geliyor, doğrudan doğruya bana. Onda deniliyor ki; filan gece müfrezemden (birliğimden) şu kadar kişi firar etti. Bu firarın esbabı hakikiyesini (gerçek sebebini) tetkik ettim (araştırdım). Binnetice (sonuç olarak) derdest olduğum (elde ettiğim) hakikat şudur: Refet Bey benim firarilerimi Ankara’dan iade ettiği için ve vesikalarını yırttığı için bundan cesaret alarak firar ettiler. Binaenaleyh müsebbibi firar (firarların sebebi) Refet Beydir. Hâlbuki Kuvvei Seyyareye mensup olanlar yahut olmayanlar yani çete tarzında olanlar, böyle hâlî (boş) olan yerlere giriyorlar ve soyuyorlar. Sonra diyorlar ki; siz vaktiyle düşmanla beraber hareket ettiniz. Bir de onları öldürüyorlar. Simav vakası daha evvel olmuştu. Düşmandan tahliye olunan (boşalan) yerlerdeki ahali ya düşmanla beraber kaçıyorlar yahut düşmana yalvarıyor; aman burada oturunuz, bizi muhafaza ediniz (koruyunuz) veyahut bize karşı cephe teşkil ediyorlar.

    4. Celse hafidir, Gizlidir.

    (Çerkez Ethem meselesine devam. Sadece Paşa konuşuyor ve hafi celse bitiyor.)

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara);” ..Efendim, Hacı Şükrü Beyin kabahatleri çoktur, isterseniz onu diğer münasip bir zamanda mevzuubahis (söz konusu) ederiz.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 125, Celse: 1, – Sf. 438 ile 466 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 125. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Celalettin Arif Bey.

    Muvakkat Bütçe Görüşmeleri;

    Üç maddelik geçici bütçe görüşüldü  ve onaylandı. Sf.70, 82

    2.Celse: Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    (Hüseyin Avni Bey, İstiklâl mahkemelerinin lağvedilmesi için bir lâyiha verdi. Ayrıca askeri Levazım Dairelerinin Lağvı ve şehit subaylara ilave tazminat istiyor.) Sf. 91

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 125, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 124. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Frengi Kanunu Görüşülüyor: (Şiddetli kavga var.)

    Op. Emin Bey (Bursa); (5. Madde değişti, kızlar cinsel yerlerinden muayene olmayacak.) “-.. sonra Hoca Efendi Hazretleri buyurdular ki, bilmem Hacı Kemal Bey gitmiş, bir ebeyi getirmişler muayene etmiş. .. Ben bu kürsüden o arkadaşlara lanet ederim. .. Yani tababete karşı onlar, o arkadaşlar, hacısı da hocası da ihanet etmiştir. . tahriri nüfus (Nüfus Sayımı) başladığı zaman memleketimizde birçok itirazat serdedilmiş (itirazlar edilmiş), … yer yer isyanlar olmuş. (gürültüler)”

    Hasan Sıddık Bey (Van); “- Hocaya niçin lanet ediyorsunuz? Rica ederim.”         

    Op. Emin Bey; “-Siz hoca değilsiniz, oradaki hocaya söylüyoruz. O kadar da taassuba (tutuculuğa) meydan yok canım, aman.” 

    Ömer Vehbi Efendi (Konya); “-Sözünü geri alsın!”

    Op. Emin Bey; “-…sizi temin ederim ki; etıbbaya (tabiplere, doktorlara) muayene ettirmek istemediğiniz kadınlarımızı, kızlarımızı ağyar (yabancılar) elinde bırakırsınız.”

    Hulusi Efendi (Yozgat); “-Reddiniz o sözü, millet namına, hayvan herif!”

    Op. Emin Bey; “- Utanmaz herif, rezil herif!”

    (Celse tatil ediliyor.) Sf. 67

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 124, Celse: 1, – Sf. 57 ile 67 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 122. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Memur Tayinleri ve Harcırahlar Görüşülüyor. 

    (Tokat Mebusu Mustafa Bey memurların tayinlerinden dolayı bir milyon harcırah (yolluk, yol ödeneği) sarf edilmesi konusunu soruyor. Bu takrir cevaplanması için Heyeti Vekile’ye (hükümete) havale ediliyor.) Sf. 32

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 122, Celse: 1, – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 121. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Frengi Hakkındaki Kanun Teklifinin Sahibi Dr. Fuat Bey’in Görüşleri ve Encümenin Lâyihası.

    Dr. Fuat Bey (Bolu); “-.. frengi .. yalnız Kastamonu’ya ve Bolu’ya münhasır (yönelik) gibi addediliyordu…. (Eskişehir’deki Zührevi Hastalıklar Hastanesindeki hastaların % 30’u frengiliydi. Askeri Hastanede ise 120 hastadan 45’i frengiliydi) Almış oldukları yerleri tetkik ettim. Kütahya cephesidir. Kütahya’ya gittim, sıhhiye müfettişi ile görüştüm, Sıhhiye Müdürünün tutmuş olduğu kayıtlar sabittir ki; üç bin frengili defterinde mukayyettir (kayıtlıdır),… bunlar askerlik için muayene esnasında meydana çıkmıştır.”

    Frengi Kanunu;

    Madde 1-  Her frengili kendisini istediği bir doktora muayene ettirmeye ve bir vesika bulundurmaya mecburdur.

    Bu madde kabul ediliyor. Sf. 37    

    Madde 2- Her tabip frengi vakasını 24 saatte hüviyet belirtmeksizin ihsaiyat (istatistik)  için bildirmek zorundadır.

    Madde kabul edildi.

    Madde 3 – Tedaviye gelmeyen hastaları tabibi, hükümet veya belediye tabibine ihbar etmek zorundadır. Sf. 38

    Madde Kabul edildi.

    Madde 4 – Hastalığın yayılmaması için doktorlar vesika vermeye hastalar da buna riayet etmeye mecburdur.

    Madde Kabul edildi.

    Madde 5- Evlenecek olanlara tabipten belge getirmek zorunluluğu getiriliyor.

    Kanunun tamamı kabul ediliyor.

    (Ancak bakire kızların muayenesine karşı çıkanlar var.)

    Nusret Efendi (Erzurum); “-1269 (1853) senesinde bizim Türk askerleri Sivastopol’de harb ediyorlarken .. Fransızlarla beraber bulunuyorlardı. . O vakit Türk askerleri Fransızlarla ihtilat etmiş (ihtilat, halt etme, karışma. Yani erkek erkeğe ilişkiye girme) ve ba’del muharebe (Muharebeden sonra) Asya’yı Suğra’ya (Küçük Asya’ya, Anadolu’ya) ilk defa olarak frengi illetini nakletmişler. .. Evvela köylülerin kafalarını değiştirmelidir. Hocalar hutbede sirayet (bulaşma) yoktur diyorlar, işte bunun yanlış olduğunu köylülere anlatmalıdır. Sivas’tan ilk frengi illeti Kastamonu’ya gelmiştir. Dispanserler teşkil etmelidir. (şiddetli alkışlar.)”   

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “- Allah böyle hocaları çoğaltmalı.” 

    Dr. Fuat Bey (Bolu); “- ..köylülerimiz pek güzel muayeneye geliyorlar . Efendiler! Yalnız taassup (bağnazlık) gösteren şehirler ve kasabalardır. Aile hekimliği bu maddede kabul edildiği surette, biz bugün kasabalarda ahaliyi aile tabibi almaya sevk edeceğiz zannederim.” (Sf.; 43)

    Op. Emin Bey (Bursa); “-…muayene edilecek kısım gayet mahduttur (sınırlıdır)…. Boynundaki bezelere bakılacak, bir de doktor ağzını açtıracak boğazına bakacak, bir de dirseklerine bakacak.”

    Emin Bey (Ergani); “-Daha ne kaldı Emin Bey? … Bizim oralarda icra olunamaz. (yapılamaz)” (Sf.45)

    Ali Rıza Efendi (Batum); “-…kocaya gidecek bir kızı doktora muayene ettireceğiz deseler, o doktoru öldürürler.” 

    5. Madde Encümene gidiyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 121, Celse: 1, – Sf. 30 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Ocak (Kanunusani) 1921 tarihinde 127. İçtima 1. Celse, Reisi Evvel Vekili Abdülhalim Çelebi Efendi Hazretleri.

    Yabancı Kumaşların Girişinin Yasaklanması Hakkında Kanun; Kabul Edildi.

    2.Celse. Reisi Evvel Vekili Abdülhalim Çelebi Efendi Hazretleri.

    Frengi Kanunu Görüşülmeye Devam Ediliyor.

    (5. Madde Tunalı Hilmi’nin bir teklifi ile değiştiriliyor. Kızların muayene işini mahalli meclislere bırakıyor. 7 maddede para cezası vazediliyor, 8 maddede hastalığı yayanlara para ve hapis cezası veriliyor.).  Sf. 118

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 127, Celse: 1, 2 – Sf. 11 ile 118 arası) kitabından birebir alınmıştır.