Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 27 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 123. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Nafıa Vekâletine seçim var  

    Celsenin Sonunda Hafi Celse var. 

    3.Celse; Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    (Nafıa Vekili seçimi devam ediyor. Kısa bir celse.)         

    4.Celse: Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 123, Celse: 1, – Sf. 50 ile 52 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 121. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Nafıa Vekâletine (faydalı işler bakanına yani bayındırlık bakanına) Soru Önergesi;

    (İtalya’dan Şimendifer Malzemesi Alımına Giden İki Mebus Hakkında; Mehmet Şükrü Bey İstizah sahibi olarak Meclis’e emrivaki yapılıyor diyor. Hükümet, mebusu gönderiyor sonra izin alıyor, diyor. Giden mebuslar, Saruhan Mebusu Süreyya Bey ve Kozan Mebusu Dr. Mustafa Bey bu konudan anlamazlar diyor. Nafıa Vekili olan İsmail Fazıl Paşa ise Mühendis Necip Bey ve tamirci Mustafa Efendiyi de gönderdik diyor. Mehmet Şükrü Bey “Roma’da Eski Dâhiliye Vekili Cami Bey ve Enver Bey bu işi takip edebilirdi” diyor.)

      Vehbi Efendi (Konya); “-…Abdülhamit zamanında, Harbiye Nezaretine fişek ve mavzer (bir cins tüfek) alınacak olsa .. Bahriye Nezaretinden …. söylediğimiz efendilerden ikisi giderdi. (Şimdi de öyle sedaları) … Şu muameleyi (uygulamayı) hâlâ unutmayacak mıyız? Süreyya Bey Mülkiye (Siyasal Bilgiler) mezunu, göremeyeceği vazifeye gönderildi mi mutlaka kayırılmaktadır. .. (Şiddetli alkışlar). (Bakana soruyor) Hiç firmalarla görüştünüz mü bu konuyu?” Sf. 14

    Tahsin Bey (Aydın); “- …Eğer Heyeti Vekile (hükümet) bizi buraya, yalnız milletin başını tutturmak için gelmiş zannediyorsa hata ediyorlar. Biz buraya namusumuzla geldik, namusumuzla gideceğiz.”

    İhsan Bey (Cebelibereket) (1): “Nafıa’da (Bayındırlık Bakanlığında) daha bu değil, orada pek çok tezebzüb (karışıklık) vardır. Nafıa’yı düzeltmek isterseniz Nafıa Vekili Beyefendiye âdemi itimat (güvensizlik, itimatsızlık) beyan ediniz…” Sf.16

    Nafıa Vekili 28 e karşı 69 oyla güvensizlik alıyor. Sf.18

    3.Celse; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi. Kira Kanunu Görüşülüyor.  

    (Süleyman Sırrı Bey ve Kütahya Mebusu Cemil Bey kiracıların fahiş kiradan kurtulması ve Belediyelerin evsiz olanlara iskân yaptırması (yerleştirilmesi) için bir kanun teklifi getiriyorlar. Görüşülmesi sonraya kalıyor) Sf. 26

    Hüseyin Avni Bey Meclis’te.  

    2. Celse sonu hafidir. Hiçbir not yok.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 121, Celse: 1, 2 – Sf. 4 ile 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Meşhur Topçu İhsan, Bahriye Vekili iken Yavuz – Havuz davasında yolsuzluk yaptığı için Yüce Divana gitti hüküm giydi.!

  • 25 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 121. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Sabah Celsesine Gelmeyenlere Ceza Verilmesi ve Alafranga Saat Konuları Görüşülüyor;

    Opr. Emin Bey (Bursa); “-….Divanı Riyasetin iki türlü saati vardır. Birisi alaturka, diğeri alafrangadır. … Hükûmet alafranga saati kabul etti bir kere. Divanı Riyasette resmi saat kullanılıyor.” Sf. 4, 5

    2.Celse; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi.

    Meclis Başkanlığına Bağlı Olan Matbuat Müdüriyetinin Hariciye Vekâletine Bağlanması Kararlaştırıldı. Sf.8, 9, 10

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 7 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 121, Celse: 1, – Sf. 4 ile 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 23 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 120. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Muallim ve Talebelerin Askerliklerinin Tecili Hakkında Kanun;)  

    (Görüşmeler devam ederken Mustafa Kemal Paşadan gelen bir talimatla bu kanunun sonra görüşülmesi sağlanıyor.)

    2. Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    (Muallim ve Talebelerin Askerliğinin Tecili Hakkındaki tasarıyı Encümen geri istiyor. Mehmet Şükrü bu işe çok kızıyor.) Sf.522

    Malta Esirlerine Maaş Bağlanması Konusu  Görüşülüyor. Encümene gönderiliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 120, Celse: 1, – Sf. 500 ile 522 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 119. İçtima 1. Celse Gizlidir, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Hıristiyanların Askerliği ve Bedeli Nakdi (Kan Parası) Hakkında Gizli Celse:)

    Hristiyanlarla İlgili Bedeli Nakdi Kanunu kabul edildi.

    Fevzi Paşa (Çakmak) Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “-…Halen yedi – sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumide (Genel savaşta, 1.Dünya Savaşı’nda) hemen silahsız hidematta (görevde) kullanıldılar.”

    (Hıristiyanlardan, askerlik hizmeti yerine, Bedel-i Nakdi, yani Kan Parası alınması 22.01.1921 günü kararlaştırıldı)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 119, Celse: 1 Gizlidir: (TBMM GCZ II – Sf. 478 ile 500 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 119. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun 13. ve 14. 17. Maddesi: Vilâyet Meclisleri ve Nahiyeler Hakkındaki Maddeler Görüşülüyor:

    Madde 13 – Vilâyet şuraları (meclisleri), vilâyetler halkınca müntehap (seçilmiş) azadan (üyelerden) mürekkeptir (oluşmuştur). Vilâyet şuralarının içtima devresi iki senedir. İçtima müddeti senede iki aydır. (Sf.483) Kabul edildi.

    Madde 14- Vilâyet Şurası azası meyanında (içinden), icra amiri (yürütme amiri) olacak bir reis ile muhtelif şuabatı (şubeleri) idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihap eder (seçer). İcra (yürütme) salahiyeti (yetkisi) daimi olan bu heyete aittir. Sf.483

    (Karesi Mebusu Vehbi Bey, Encümen namına yaptığı konuşmasında, biz âdemi merkeziyetten (yerinden yönetimden, merkezi olmayan yönetimden) kaçındığımız için çok ülke kaybettik diyor. Amasya Mebusu Ömer Lütfi Bey bir takrir vererek vilâyetlerde artık valiye gerek olmadığını öneriyor kabul ediliyor ve 14, 15, 16 maddeler encümene geri gönderiliyor.) Sf.492

      2. Celse:   Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun 17. Maddesi

      Madde 17 Nahiye, hususi hayatında muhtariyeti haiz bir manevi şahsiyettir. 

      Tunalı Hilmi Bey (Bolu); “-…ne kadar daire (idari birimin boyutu) küçülürse o kadar büyük salahiyet veriniz, korkmayınız. … Kardaşlarım! Bu millet Türklük itibariyle asırlardan beri, minel evvel (eskiden beri) demokratlıktan ruhunu almış ve İslamiyet’in inzimamıyla (eklenmesi ile) bütün diğer anasırı muhtelife (muhtelif unsurlar) etrafına toplanarak, bu dünyada demokratlığı, müsavatı (eşitliği) tesis etmiş bir millettir.  Bundan hiç korkmayınız.”

      Süleyman Sırrı Bey: “-.. Nahiye kelimesini biz bunu Fransızcası olan komün kelimesinden tercüme ettik.“

      17. Madde aynen kabul ediliyor. Sf.500

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 119, Celse: 1, – Sf. 478 ile 500 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 21 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 118. İçtima 2. Celse: İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Seyahat Vesikası (Belgesi) Hakkında Görüşme. Kanun Kabul Edildi;

    (Konya Mebusu Vehbi Efendi, seyahat edenlerden vesika sorulması ticareti baltalıyor diyor.)

    Dâhiliye Vekâleti Vekili Dr. Adnan Bey; “-.. Kendileri de pekâlâ itiraf buyuruyorlar ki, şu bulunduğumuz zamanda lalettayin (rastgele) herkesin her tarafa serbestçe gidip gelmesine müsaade etmek imkânı yoktur.” 

    Mustafa Kemal Paşa; (Vesika uygulamasının yararlarına bir örnek veriyor; Benim bir akrabamın kocası eline bir kâğıt alarak Anadolu’ya geçmek istemiş. Oysa bu casustur. Adı Kapiten Bent’tir. Bu adamın elinde İngiliz Yüzbaşı’sı Benet imzalı bir belge varmış. Tevkif ettirdim diyor.) Sf.471

    (Canik Mebusu Nafiz Bey, hukukçu Samsun Savcısı; İdarenin vatandaşı potansiyel suçlu farz etmesi bir vehimden (kuruntudan) ibarettir diyor. Samsun’dan İstanbul’a gelecek vatandaşa izini Samsun Valisi versin diyor.) 

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Ya Samsun Mutasarrıfı müşterek olursa (suça ortak olursa) faraza (meselâ, diyelim ki). ..”

    Nafiz Bey (Devamla); “-.. O vakit hiçbir şey demeye lüzum yoktur.”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Fakat bu gibi hakayıkı (hakikatleri, gerçekleri) meydana çıkarabilmek için bu takyidata (sınırlamaya) lüzum vardır.” 

    Nafiz Bey; “-Bendenizce bu tevehhümden (vehmetmekten, kuruntudan) ibarettir.”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Tevehhüm değil, Samsun mutasarrıfının ne olduğunu sorunuz. Hakikatten bahsediyoruz, vehimden bahsetmiyoruz.” 

    Nafiz Bey; “-Yine o da Hükümetin kabahatidir. Samsun Mutasarrıfını daha evvelce takdir etmeden oraya, Samsun’a göndermek ve koca bir memleketin hayatını ona tevdi etmek (vermek) Hükümetin basiretsizliğinden (ileriyi görememesinden) başka bir şey değildir. …. Her şahıs adam öldürür diye eli bağlanmaz. … Polis her hareketi pek yakından tetkik eder (inceler). Fakat polis hiç kimsenin hürriyeti şahsiyesine (kişisel hürriyetine) taarruz edemez (saldıramaz). Polis tecavüz etmez.” 

    Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-Memleketin vaziyeti bununla kabili kıyas değildir (kıyaslanmaz, mukayese edilmez).

    Nafiz Bey; “-…..bu dereceyi geçtikten sonra, ne hürriyeti şahsiye kalır ne de hareket kalır ne de hürriyeti mesâkin (mesken hürriyeti) kalır. Bu hürriyeti şahsiyeye tecavüzdür. … memleketin iktisadiyatını günden güne daraltmak meselesidir.” Sf.471-472

    Tunalı Hilmi Bey; “-Meselâ ben kaymakamım. Çok sevdiğim bir adam geliyor izin veriyorum. İyi niyetle.”

    Süleyman Sırrı Bey (Yozgat); “-Şu halde sen kaza reisi değil, eyyam (vaziyeti idare etme, günün adamı) reisisin orada.”

    Vehbi Efendi (Konya); “-…Bu memleketi berbat eden memurlardır. … bu vesika (belge) meselesi suiistimale (kötü kullanma) sebep oluyor. …. Mahalline terk etmek şartıyla kabul edelim.”

    Takrir olduğu gibi kabul ediliyor. Sf.477

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 118, Celse: 1, – Sf. 477) kitabından birebir alınmıştır.

  • 21 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 118. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    (İstiklâl Mahkemesi Üyelerinin İmtihan Edilmesi Teklifi; Reddedildi.)

    (Kütahya Mebusu Cemil Bey, İstiklâl Mahkemesi Üyelerinin İmtihan Edilmesi İçin Bir takrir veriyor. Reddediliyor.) (Sf. 459)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 118, Celse: 1, – Sf. 549) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 117. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Adliye Vekili Zeki Bey İstifa Ediyor

    (Mustafa Kemal Paşa; 115. İçtimada Adliye vekilinin Vekili olan Muhtar Bey’in işlerinin çok fazla olduğunu Vekâlet etmek istemediğini söylemişti ve yapılan seçimle Vekil olan Zeki Bey’in istifa dilekçesi:) Sf. 433

      “BMM Heyeti Celile’sine;

      “… birkaç gün içerisinde vazifei Vekâletin başına geleceğine (Celalettin Arif Bey’den bahisle) ve kendi namına icrai vekâlet eden (vekâletle yürüten) Hâriciye Vekili Muhtar Beyefendi de daha üç beş gün için bu vazifeyi ilaveten tedvir edeceklerini (yürüteceklerini) beyan buyurmalarını mebni (dayanarak) … istifa eylerim efendim.  18.12.136 Adana Mebusu Zeki.” 

    2.Celse: İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey.

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun 1921 Anayasası’nın 13. Maddesi Tartışılıyor. Sf. 452

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 117, Celse: 1, 2 – Sf. 423 ile 452 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 116. İçtima 2. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    (Konya Vilayetinin küçültülmesi ile ilgili kanun teklifi:) (1)

    Mehmet Şükrü Bey (Bu teklife karşı çıkıyor); “Adalet olmazsa inzibat olmaz, Efendiler.” Diyor.

    Kanun kabul ediliyor, Akşehir, Seydişehir, Karaman bağımsız liva oluyor. Sf.420, 421

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 116, Celse: 1, – Sf. 399 ile 421 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Konya İsyanından dolayı herhalde Konya’yı cezalandırıyorlar. Mehmet Şükrü Bey; yapmayın, yanlıştır diyor. Bu iş bazı kişileri memnun etmek için yapılıyor diyor.

  • 18 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 116. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Erzurum Mebusu Salih Efendi imam ve hatiplere verilen maaş azdır diyor.)

    Opr. Emin Bey (Bursa); “Yağma hasanın böreği!” 

    Bu teklif Evkaf encümenine havale ediliyor. Sf.404

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 116, Celse: 1, – Sf. 399 ile 421 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 116. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Ordu İlinin Liva Olması Sorun Yaratıyor.

    (Canik Mebusu Nafiz Bey, Ünye’nin Ordu’ya değil de Samsun’a bağlanmasına tepki gösterildiğini, miting yaptıklarını söylüyor.)

      Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-…Eğer memlekette bir teşkilat yapılacaksa o teşkilatın, ilmi, fenni bir surette, iktisadi ve coğrafi mülahazalar (hassasiyetler) göz önüne alınarak yapılmasını ileri sürmüştüm. … Memleket dâhilinde kazaları ve livaları birbiriyle çarpıştırmak bir mesele çıkartıyor. Biz böyle meseleler çıkartmak için buraya toplanmadık.”  Sf.403

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 116, Celse: 1, – Sf. 403) kitabından birebir alınmıştır.

    .

  • 16 Aralık 1920 tarihinde 115. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Genel Durum;

    Hüsrev Bey (Trabzon); “-Önceki celsede Müdafai Milliye Encümeni namına konuşan Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey’in  “Bu millet Erkânı Harplerin (kurmayların) bazicesi (oyuncağı) olamaz ve olmayacaktır ” sözünü geri alsın. (Bu, Orduyu anarşiye sevk etmek demektir diyor.) Sf.394, 395

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir);(Harbiyeli ve Binbaşı) “Bunun Zabıtlardan çıkmaması lâzımdır. … Erkânı Harplerin (kurmay subayların)  iyisi de vardır kötüsü de vardır.”

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri (Ankara); “-Muhterem Arkadaşlar! TBMM’nin Müdafai Milliye Encümeni Reisi olan zat tarafından bu kürsüden, Erkânı Harplerin (kurmayların) tahtı esaretinde (esaretleri altında), istibdadında (baskıları altında) ordu duramaz, mahiyetinde (içeriğinde) bir şey söylediğini işittiğim zaman fevkalade meyus (umutsuz) ve müteessir oldum (üzüldüm). … bu zatın ağzından bu kadar fena bir söz çıkmamalı idi. ….Encümen Reis’inin heyeti zabitanımızın (subaylarımızın) bir kısmının diğer kısmına tefevvukuna (üstünlüğüne) ve istibdadına temas eder bir fikir dermeyan etmesinin (ortaya koymasının), bir sui maksada (kötü amaca) matuf (yönelik) olduğunu Heyeti Celile’nize alenen söylüyorum. (Alkışlar, bravo sadaları) … Bu gibi insanlara çok dikkat edelim. Meclis, dimağında (beyninde) böyle hasis (pinti) maksatlar dönen insanların bazicesi (oyuncağı) olmaktan çok uzaktır. (alkışlar) … Ordunun içine fesat ilka etmeyelim (atmayalım)…. buna tevessül (sebep olmak) ve teşebbüs etmek isteyenlerin hiçbir vakit muvaffak olması ihtimali yoktur. … bu Meclis ve bu Millet o gibilerin kafasını ezmeğe muktedirdir.” 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 115, Celse: 1, – Sf. 379 ile 398 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hacı Şükrü Bey ve hiç kimse Kemal Paşa’nın bu sözünden sonra hık bile diyemiyor. Hacı Şükrü Bey’in sözleri de keenlemyekün (tamamı yok olarak) addedildi. Sf.397

     

  • 16 Aralık 1920 tarihinde 115. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Adliye Bakanı Seçimi;

    (Mustafa Kemal Paşa Meclis kürsüsünde: Adliye Vekili Celalettin Arif Bey beş – on güne kadar gelecek ama onun yerine vekil olan Hâriciye Vekil’inin çok meşgul olduğunu yerine bakamayacağını söylediğini belirtiyor. Maarif Vekâletine Antalya Mebusu Hamdullah Suphi seçiliyor. Adliye Vekâleti seçiminde itirazlar var.) Sf.392 

    Abdulgafur Efendi (Karesi); “-…Dâhiliye Vekili Beyefendi aylardan beri taşrada bulunuyorlar ve umuru Dâhiliye (dâhiliyenin işleri) vekâleten idare ediliyor. Binaenaleyh bunun da vekâleten ifası (yerine getirilmesi) lâzımdır.”

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Efendiler, Adliye Vekâleti umuru (işleri) bugün muallâktadır (boşluktadır).”

    (Üçüncü seçimde Vekilin vekili olarak Adana Mebusu Zekai Bey seçiliyor.) Sf. 397

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 115, Celse: 1, – Sf. 379 ile 398 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 16 Aralık 1920 tarihinde 115. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Mebus ve Vali Olan Haydar Bey’in Sorgusu; Konya’da asayişi temin için şehrin ileri gelenleri bir birlik oluşturmuşlar. Vali Haydar Bey buna gerek olmadığını söylüyor ve “Ben bin Arnavut jandarma getiriyorum, asayişten ben sorumluyum.” diyor. Bu Arnavut jandarmalardan Delibaş’a binbaşılık, miralaylık gibi rütbeler veriyor. Delibaş ise isyana başlıyor, Vali ikaz edildiği halde aldırış etmiyor. Sf.390

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 115, Celse: 1, – Sf. 379 ile 398 arası) kitabından not şeklinde alınmıştır.

  • 14 Aralık 1920 tarihinde 114. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun kabul ediliyor.) (Tunalı Hilmi Bey’in Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun Teklifi kabul ediliyor.) Sf.358

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülüyor; 

    Vehbi Bey (Karesi); (Encümendeki maddeler hazırlana dursun biz diğer maddelere bakalım diyor.  Bir an önce Nahiye Teşkilatı Kanunu’nu oluşturmamız lâzım, halkın idaresini eline vermemiz lâzım diyor.) Sf.359-360

    Madde 11; (Türkiye’nin idari taksimatı hakkındaki madde.)

    Zekai Bey (Adana); “-…nahiye burada komün manasına alınmıştır. .. Bulgaristan’daki cemaatler gibi kendisine bir vaziyet verilmiş oluyor.” Sf.364

    2.Celse: İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülmeye Devam Edildi;

    Madde 12 (Vilâyet ve nahiyelerin yerinden yönetilmesi ile ilgili madde.)       

    Musa Kâzım Efendi (Konya); “-Bu madde âdemi merkeziyete (merkezi olmayan yönetime, yerinden yönetime) doğru atılmış bir hatveden (adımdan) ibarettir. Eksiklik olarak, şer’i işlerin de merkezi idareye bırakılacağının vazedilmiş olmasıdır.” 

    (Encümen şer’i (dini) işleri de mahalline ilave ediyor. Alkışlar var.) Sf.369

    Tahsin Bey (Aydın); “-İç güvenlik merkezi mi olacak yoksa mahallinden mi halledilecek, bu maddede bu durum açık değildir. … Dâhiliye Nâzırı… Bitlis Vilâyetinde ahaliyi kırbaçla öldüren jandarma neferinin ceraiminden (cürümlerinden, suçlarından) haberdar olamaz. Bunlar da herhalde mahalli vezaiften (görevlerden, vazifelerden) addedilmeli ve hiç olmazsa bunlar vilâyetlerin Mecâlisi Umumiye’sinin (Vilâyet meclislerinin) nezaret (gözetimi) ve murakabesi (denetimi) altında bulunmalı ve bunlar tarafından muaheze (azarlama), asil (asli görevli yapma) azil (görevden alma) ve nasıp edilmeli (makam verilmeli)… Yoksa biz ömrümüz oldukça dayaktan, kırbaçtan kurtulamayacağız.  Nitekim şimdiye kadar Tanzimatı Hayriye’den beri, halk, hükümetinden nefret etmiş ve daima ezilmiştir.”

    Abdulgafur Efendi (Karesi); (Maarif mahalline bırakılsın ama medreseler merkezi hükümette kalsın diyor. Takriri nazarı itibara alınıyor.) Sf.376

      12. Madde kabul ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 114, Celse: 1, – Sf. 357 ile 377 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14 Aralık 1920 tarihinde 114. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Sovyet Rusya ve Azerbaycan’ın yaptıkları bağışları alan Kâzım Karabekir’in bilgi telgrafı okunuyor.

    “Müdafai Milliye Vekâletinin, Gümrü’de, Rusya İçtimai Şura Cemaatleri (Rusya Sosyalist Devletleri Birliğinin) Müteferrikası Vekili (seçilmiş vekili) tarafından Rusya Cemahiri Müteferrikası (Rusya Cumhuriyetlerinin bütçesi) namına Erzurum’daki askeri mektepleri ve sanayi gürbüzleri müessesesi için elli bin altın ruble ve Azerbaycan İçtimai Şura Cumhuriyeti (Azerbaycan Sosyalist Cumhuriyeti) namına da vekil tarafından 500 adet yüzlük Osmanlı altını teberru edilerek (bağışlanarak) Hükümetimiz namına tarafımdan teşekkürnâme yazıldığı maruzdur (arz ederim). 1.Kânunuevvel. 1336

                                       Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir.” (Sf. 357)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 114, Celse: 1, – Sf. 357 ile 377 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Aralık 1920 tarihinde 113. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    12 İçtimada Ticaret Vergisi Kanunu Görüşülüyor.

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu 1921 Anayasası Görüşülüyor.

    5 Madde. (Meclisin İçtima (toplanma) süresi ile ilgili madde.)

    Vehbi Bey (Karesi); “..Dört seneyi değil iki seneyi geçtikten sonra, mebusların milleti temsil kuvveti kalmaz… Sf.337

    Mesud Bey (Karahisarışarki); (Halka kanun teklifi yapma ve bizim çıkardığımız kanunları lağvetme (ortadan kaldırma) yetkisi verelim diyor. Halkçı Mehmet Şükrü Bey bile bu teklife kızıyor.) “-… Şimdi bir tek meclisiz. Vereceğimiz kararı tadil edecek bir kuvvet yoktur. … bir takım şeylere, vatanın menafidir (menfaatinedir, yararınadır) diyerek karar verebiliriz ve onun için bu Meclis’in fevkinde olan millettir. … Halkçılık programı da bunu icap ettirir. … İsviçre’de benim dediğim bir usul mevcuttur.”   

    Mustafa Bey (Tokat); ” Beş on sene için Avrupa’ya gitseniz pek iyi olur.”

    Mesud Bey; (Üç maddelik bir kanun teklifi veriyor. Birinci madde halkın yasaları oylaması ve yasa önermesi hakkını veren madde.)

    “- 2. Madde; … Kanunlardan bazılarının tarihi neşrinden (yayınlanması tarihinden) itibaren iki ay zarfında (içerisinde), milletin tasdikine (onaylamasına) arz ve teklifi (sunmak ve teklif etmek), Heyeti Vekile ile BMM azasından her birinin ve efradı milletin (milletin fertlerinin) hakkıdır. Gerek Heyeti Vekile’den biri tarafından yahut BMM’nin üç azası canibinden (tarafından) ve gerek muhtelif vilâyet halkından azami (en çok) on bin, asgari (en az) iki bin beş yüz kişi tarafından vaki olacak (ortaya çıkacak) her teklifin ârâyi umumiyei millete (Milletin oyuna, referanduma) vazı (sunulması) mecburidir. Teklifâtı vakıa (teklif edilen olay) BMM’nin ait olduğu encümende tetkik ve heyeti umumiyede (meclis genel kurulunda) tamik olduktan (derinlemesine incelendikten) sonra kaleme alınan maddei kanuniye milletin ârâyı umumiyesine (referanduma) arz olunur. Ekseriyeti mutlaka (mutlak çoğunluk. Geçerli oyların bir fazlası) ile kabul olunursa düstürulamel (istenilen prensip) olur.”

    (Mesud Bey’in takririnin üçüncü maddesi de her türlü kanun meclis onaylarsa uygulanır diyor. Ancak bu değişiklik teklifi reddediliyor.) Sf. 341

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu‘nun 1921 Anayasa’sının 6. Maddesi Görüşülüyor.

    Tadil (değişiklik) teklifiyle beraber Encümene geri gidiyor.) (7, 8 ve 9 madde de encümene gitti. Sf.351

    2. Celsede Reis kâtipliklerine ve encümene üye seçimleri var.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 113 ve Celse: 1, – Sf. 320 ile 353 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Aralık 1920 tarihinde 111. İçtima 1, 2. ve 3. Celseler hafidir. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    İstiklâl Mahkemelerinin Kapsamı Genişletilmek İsteniyor

    (İstiklâl Mahkemesi üyelerinden ve Adana Mebusu Zekai Bey, bir takriri vererek, mülki (sivil) amirlerin işledikleri suçları da bu mahkeme kapsamına alalım diyor, bu teklif encümene gönderiliyor.) Sf.274

    2. ve 3.Celse Gizlidir.

    Çerkez Ethem İle İlgili Gizli Celse

    (9 Aralık 1920 tarihli gizli celse Diyarbakır Mebusu olan Hacı Şükrü Bey’e Mustafa Kemal’in sözlü saldırısı söz konusu. Hacı Şükrü Bey kendisini savunuyor: Eskişehir’e tren ile Ethem sorununu barış yolu ile çözmek için gittikleri zaman kendilerinin bir nevi tutuklandıklarını iddia ediyor.)

    Mustafa Kemal Paşa: “-.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım… bakınız askerlere tesadüf etmişsiniz (rastlamışsınız), kaçabilir miydiniz?”

    (Hacı Şükrü’nün Batı Cephesinin kurmaylarının yetersiz olduğuna dair bir konuşması Mustafa Kemal’in önergesi ile keenlemyekûn (tamamen yok) sayılmış.)

    (Görüşmeler devam ediyor:)

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir); “.. Efendiler; Yunanlılar 16 Mayıs’ta İzmir’i işgal ettiler. Yunanlıların İzmir’i işgalinden sonra 9 Haziran’da (1919) ilk defa Aydın Cephesinde Kuvayı Milliye teşkil ederek vatanı müdafaaya başlamıştım. Binaenaleyh ben orada bütün mevcudiyetimle vatanî olan vazifemi ifaya sai oldum (görevimi yerine getirmeye gayret ettim). 17 Temmuzda bugün – mahiyeti söylenen – Demirci Mehmed; kendi nazarımda öldürülmeye layık olan Demirci Mehmed Efe; 17 Temmuz’da (1919) Paşa Hazretlerine; Hacı beni öldürecektir diye yazmıştır. Ben o cephede bulunduğum müddetçe Demirci Efe hiç kimsenin on parasına, hiç kimsenin ırzına, namusuna tecavüz etmemiştir. … Demirci 186 tane kız kaldırttı. Yalnız Refet Beyin zamanında seksen altı kızı dağa kaldırdı.

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara);” Kendine bir defa millî kumandan diyor. Hangi millet? Kim vermiş sana bu sıfatı? Bana da Anafartalar kahramanı dediler, Arıburun kahramanı dediler, Bitlis, Muş, Suriye kahramanı dediler diye imzamı öyle mi atacağım? Binaenaleyh bu bir suiistimaldir. Kumandan diye nasıl imza ediyorsun? (1)

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir) — Cevap vereyim müsaade ediniz; bunları zatı âlinize kim vermiş ise namussuzdur; alçaktır. Ben muhaberelerden (yazışmalardan) bile haberdar değilim. Yanımda kim varmış ise söyleyiniz…

    Mustafa Kemal Paşa (Devamla) — Biz Divanı Harp Heyeti değiliz. Kendinizi orada, Divanı Harpte müdafaa edersiniz.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 111, Celse: 1, – Sf. 265 ile 278 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2016): Paşa, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Aydındağ Bey’e çok şiddetli biçimde saldırıyor ve Divanı Harp ile tehdit ediyor. Oysa Hacı Şükrü Bey, Aydın’ı savunan değerli bir binbaşıymış. Hacı Şükrü Bey 2013’de Aydın’da “Vatan kahramanı” olarak anıldı.

  • 7 Aralık 1920 tarihinde 110. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    1.Celsenin sonu hafidir: (Hiçbir not yok. Muhtemelen Teşkilâtı Esasiye Kanununun 5. Maddesi Görüşülüyor. Bu madde milletvekili seçimleri ile ilgili.)

    2.Celse. İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülüyor;

    Mesud Bey (Karahisarışarki); (Hakimiyeti tam olarak halka vermek istiyorsak, Meclis kararlarını yada yasalarını, Mebuslardan üç tanesi veya ülkede on bin kişi imza ederse halkın oyuna sunalım. Halkın istemediği bir yasa ya da kararı yürütmeyelim diyor. Milletin de kanun teklif etme hakkı olsun diyor.) “-.. Biz kanun yapma hakkını ahaliye verelim. Sahte halkçılık olmaz Efendiler. .. Her inkılabın (devrimin) neticesinde millet ordunun bazicesi (oyuncağı) olmaktan kurtulamamıştır.”

    Tunalı Hilmi Bey; “-İsviçre’de elli bin imzalı bir mazbata (tutanak) ile talep olunursa, kanun, ahalinin reyine kalır. .. fakat zannetmem ki biz o kadar müterakki (gelişmiş) bir hale gelmiş olalım.”  Sf. 265

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 110, Celse: 1, – Sf. 257 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.