Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 7 Aralık 1920 tarihinde 110. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Devletteki Verimsizlik Tartışılıyor;

    Opr. Emin Bey Nafıa Vekili İsmail Fazıl Paşa’dan Şimendiferlerin (demiryollarının) durumunu soruyor. 

    Opr. Emin Bey (Bursa);  “-.. eskiden şimendiferlerimizdeki amele ücretle çalışıyordu. Piyasadan usta gelip bedeli karşılığı tamir edip gidiyordu. Şimdi biz ne yaptık?  Ekseriâmâ (daimi çalışmaya, pür emanet çalışmaya) başladık ve lüzumundan fazla amele aldık. Amele layıkıyla çalışmıyor çünkü maaş, öylede olsa geliyor, böylede geliyor.”  Sf. 257

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 110, Celse: 1, – Sf. 257 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Aralık 1920 tarihinde 107. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi. (Müdafai Milliye Vekâletine Ek Ödenek İsteği;)

    (Müdafai Milliye (milli savunma) Encümeni Reisi Hakkâri Mebusu Mazhar Müfit Bey askeri giydirmek için 3 milyon istiyorlar diyor. Daha önce verilen ödenekler ne oldu diyor, harcama listesini istiyor. Konu Gizli Celseye bırakılıyor.) Sf.187

    Sansür Kanunu Teklifi Görüşülüyor; (Amasya, Tokat, Çorum, Kırşehir ve Samsun sancaklarına münhasır (yönelik) olmak ve mebus mektupları hariç sansür kanunu kabul ediliyor. Sf.181

    Nafiz Bey (Canik); (Sansür yasak olduğu halde mektuplarımız açık geliyor diyor.) “- .. Şu hale nazaran (göre) Meclis gayet gülünç vaziyette kalıyor. Meclis daima emrivakilere (oldubittilere) maruz kalıyor. Meclis .. Hükûmet memurlarına karşı daha küçük bir mertebede (seviyede) kalıyor. (Doğru sadaları)

    2. ve 3. Celseler hafidir yani gizlidir. Müdafai Milliye Vekâleti Ek Bütçesi;

    Hariciye Vekili İstanbul Mebusu Dr. Ahmet Muhtar Bey’in Ermeni barış anlaşması ve diğer konulardaki açıklaması ve görüşmeler.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 6 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 107, Celse: 1, – Sf. 158 ile 181 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Aralık 1920 tarihinde 109. İçtima 1. Celse,

    2.Celse. İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey;

    Konya Hadisesi Görüşülüyor

    (Çelebi Abdülhalim ve Kâzım Hüsnü Beyler Konya Hadisesi’nden dolayı suçsuz bulunuyorlar.) Sf.252

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 109, Celse: 1, – Sf. 189 ile 257 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Aralık 1920 tarihinde 108. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Rıza Nur Hakkındaki Soru Önergesi Reddedildi.)

    (Maarif Vekili Rıza Nur’a soru önergesi veriliyor. Derhal, telefonla çağırın gelsin diyorlar. Ve Rıza Nur geliyor, istizah (sor önergesinin görüşülmesi) başlıyor. Rıza Nur konuşurken istifa et diyorlar. Rıza Nur’un bakanlıkta kadrolaşmasına karşı ilginç iddialar var.) Sf.188

    Hasan Basri Bey (Karesi); “- Bizim Balıkesir’de vaktiyle Başkımcılığı (Başkımcılık; Arnavut ırkçılık örgütü) resmen yapmış olduğu için kovduğumuz Sabri Cemil isminde bir herif, herif diyorum, bu, Maarif Müdürü idi. İzmit’ten kovuluyor, Eskişehir’den kovuluyor, Niğde’ye tayin ediliyor, oradan da kovuluyor. İstanbul Maarif Nezaretince birçok fenalıkları müsecceldir (tescillidir, ispatlanmıştır), şimdi bu adam Tedrisatı İptidaiye (İlköğretim) Müdüriyetindedir.”

    Dr. Rıza Nur; “- Efendim, sicili vardır, Türk diye yazılıdır.” 

    Hasan Basri Bey; “-… emin olunuz bugün maarif mahvolmaktadır. (Alkışlar) Ve müsebbibi (sebep olanı), vekili hazırıdır (huzurunuzdaki vekildir).”

    (Oylama yapılıyor, Rıza Nur hakkındaki istizah yani soru önergesi red ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 108, Celse: 1, – Sf. 183 ile 188 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Kasım 1920 tarihinde 106. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtı Esasiye Kanun’u yani 1921 Anayasa’sı Görüşülüyor: Çok önemli konuşmalar var.

    İntihap (Seçim) Madde 4 Görüşülüyor:

    Vehbi Bey (Karesi); (Encümen yani Anayasa Komisyon’u adına konuşuyor ve meseleyi çok makul bir seviyeye çekiyor; Meslek sahipleri örgütlenirse haklarını da kolay alır diyor. Sivil toplum yaratma düşüncesi çok güzel. Gayrimüslimler Meclise gelecekse gelsin, onlarda Meclise gelsin otursun diyor.) 

    Tunalı Hilmi Bey (Bolu); (Delege ile yapılan seçime karşı. Seçimleri en küçük birimlere yaymalı diyor, temsili mahalli yani dar bölgeli seçim istiyor. Komünistlerin halkçılığı ile benimkisi farklı diyor.) Sf.155

    Hacı Ahmet Hamdi Bey (Muş); (Çok ilginç. Güzel bir de anekdot var.) “..Kürdistan’a ihalei nazar edecek (bakışımızı çevirecek) olursak görülecek ki, ahalinin % 8’i Türkçe tekellüm değil (konuşmak), hatta tefehhüm (hayal) bile edemez ve % 95 dahi okumak ve yazmaktan bihaberdir. Bunlar geldiği vakit de yanlarında birer tercüman mı getirecekler? 1327 (1911) senesinde Şiran Kazasında Mal Müdürü bulunuyordum. Ora mahkeme azasından Haro Ağa namında bir zat vardı. Müstantiklikte (Sorgu Savcılığında) bulunmuş ayrıca kâtibi var. Bazen kâtip bir kararnameyi getirdiği zaman, Efendiler Kürtçe söyleyeyim; (zabıt kâtiplerine hitaben dikkatli yazınız diyor.) …”babo ne ızha (imza) yekem, ne seravi mülazayiha (mülahaza) bikem, bekişe müntefişeki (müfettiş) han.”  Sf.156-157

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 106, Celse: 2, – Sf. 138 ile 157 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Kasım 1920 tarihinde 106. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Ordu’nun Giresun’a Bağlanması Konusu, Mustafa Kemal Paşa’nın da İmzaladığı Bir Hükûmet Teklifi.

    Mustafa Bey (Karahisarışarki); (Ordu kazaları ile birlikte 160 bin nüfuslu bir yer, Giresun daha küçüktür diyor ve soruyor.) “Giresun şimdi ne için müstakil yapılıyor? Osman Ağa iki yüz nefer çete gönderdi de onun için mi?” 

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); (Ordu’nun ticareti Hıristiyanların elinde, Giresun’a bağlarsak Ordu’daki Hıristiyanlar ezilir diyor.) Sf.144 “-…Ben esasen Arnavut’um.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 106, Celse: 1, – Sf. 138 ile 157 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Giresunlu olan Laz Topal Osman’ın bu işte parmağı olabilir diyorlar.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilât Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor. Yani 1921 Anayasası.

    İntihap (Seçim) Madde 4.

    Ali Rıza Efendi (Batum); (Bu kanun uygulanamaz çünkü halk çok cahil diyor.) “-.. Bir vakit köylü bir Macar neferine sormuştum ki yazı bilir misin? Eseri gaflet ile (bilmeden) sordum, kemali istiğrapla (garip karşılayarak) cevap verdi; Dünyada yazı bilmeyen adam olur mu? dedi….” 

    Encümeni Mahsusa Reisi Yunus Nadi Bey (İzmir); “-. Halkı temsil ediyorsanız, halkı cehaletle itham etmeyiniz. .. BMM belki bir mahsulü intihap (seçim ürünü) değildir, fakat BMM her halde bir milli amili inkılaptır (milli emeller devrimidir). (1) Avrupa’da intihabatın (seçimin) nazımı (düzeni) olan bu fırkalar… bizim memleketimizde yoktur. (Fırkalar (partiler) İran’da bile vardır diyor. Encümen: Avrupa’daki fırkaların faydaları olduğu gibi mahzurları da vardır, fırkalar yerine meslek sınıflarını koyalım diyor.)  Avrupa’nın yapamadığı demokrasiyi, bunu kabul etmekle Türkiye yapacaktır. Çünkü Avrupa’da bir takım fırkaların cidali (mücedelesi), diğer tarafta onun fevkinde (üzerinde) bir kapitalizm, bir sermaye tahakkümü (baskısı) vardır ki, intihabat (seçimler) yarı yarıya onun elinde bazicedir (oyuncaktır) ..” (bol miktarda alkış)        

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-…On sene gazetelerde halka karşı yazı yazdım… İdare memurlarımız halkı bir esir gibi kullanmış, halkın bir kısmı mühimminde (önemli bir kısmında) maalesef (üzüntü ile belirteyim ki) izzeti nefis (onur, haysiyet) bırakmamıştır. .. Halk bu gibi ahval (haller) karşısında mesaili umumiye (genel işler) hususatında (konularında) o derece lakayt (kayıtsız) kalmıştır ki, meselâ intihabatı ele alalım; bugün halk nazarında intihabat bir angaryadır. Artık halk intihaptan usanmıştır. (pek doğru sesleri) Halkı idare mesailinde (işlerinde) sahibi salâhiyettar (yetki sahibi) kılmak için evvel emirde halka idare salahiyetleri bahşedelim (bağışlayalım, verelim). Muhiti mahalli mesaili idariyede (yerel yönetimlerin işlerinde) halka daha vasi (geniş) salahiyetler bahşedelim. Bir kere halk mesaili idariyede sahibi salahiyet olduğunu görür ve bunun faydasını gözüyle görmek bahtiyarlığına vasıl olursa, emin olunuz, o, siyasi mesaili de yani intihabat ve saire mesailinde de bizim boğazımızı sıkarak hakkını alacaktır.” (Mesleki temsile karşı değilim ama bu, kolay tatbik edilemez diyor.)  “Tatbik edemezsek, halka karşı, kâinata karşı gülünç oluruz.” Sf.135

    (Görüşmeler devam edecek..)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKA’IN NOTU (1) (1995): Yunus Nadi çok akıllı ve bilgili bir insan. Diyor ki, iki dereceli seçim demokrasi açısından mahzurludur. Ayrıca partilerden bahsediyor.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Madalya kanunu kabul edildi: (Madalya kanunu 352e karşı 56 oyla kabul edildi.)

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor:

    İntihap (Seçim) Madde 4.   

    Encümeni Mahsusa Mazbata Muharriri Süleyman Sırrı Bey (Burdur); (Delegeler Hükümetin istediği adama oy verebilir, delege sistemi bozuktur diyor.)   

    2. Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey: Çerkez Ethem Meclis’te:  

    Reis; “.. Memleketin girişmiş bulunduğu istihlas ve istiklâl (kurtuluş ve bağımsızlık) mücadelesinde pek mühim hidematta (hizmetlerde) bulunan, vatanın hayırlı evlatlarından biri, mücahidi muhterem Ethem Beyefendi Hazretleri Meclisi Âlinizin müzakeratını istima etmek (dinlemek) üzere misafire mahsus dairede bulunuyorlar.” Sf.127

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, 2 – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Dersim Mebusu Diyab Ağa ve Kansuzade Hayri İle Mustafa Beylerin Dersim Hakkındaki Takrirleri (önergeleri):

                “BMM Riyaseti Celile’sine 

    .. Şimdiye kadar hiçbir usul ve şekli idarede cayi bulamayan  (yeri bulunmayan) ve adeta hayvanatı vahşiye (vahşi hayvanlar) sırasında telakki edilen (algılanan, anlaşılan) Dersim Halkı .. Dersim vukuatının (olaylarının) esbabı zuhuru (ortaya çıkma sebebi) şu dört kelime ile telhis olunabilir (özetlenebilir); Suiidare (kötü idare), açlık, maarifsizlik (öğretimsizlik), bu fırsatlardan istifade eden mütegallibenin (zorbaların, derebeylerin) gayrimeşru teşviki ve aynı zamanda makamata (yetkililere) yalan yanlış ihtaratta (uyarılarda) bulunmalarıdır. İşte Meclisi Âli’nizce bu dört meseleye zaman itibariyle, imkân derecesinde bir çare bulunduğu takdirde Dersim muammasının yüzde doksanı halledilmiş olacağına şüphe olmamalıdır. .. Evvela Dersim .. (Elazığ’dan ayrılarak.) müstakîlen idare edilecektir ve Pertek köprüsü yapılmalıdır. Saniyen (ikincisi); Dersim’de meskûn Aşair (aşiretler) mıntıkaları bir nahiye  addedilmeli ve aşiretin reisi o nahiyenin müdürü olarak aşiretin efradıyla kendi mıntıkasından mesul olmalıdır…..   Ve mektep inşaatına da başlanmalıdır. …..”

    Bu önerge Heyeti Vekile’ye (hükümete) tevdi ediliyor (gönderiliyor) Sf. 118,119

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Antep Mebusu Yasin Bey’in telgrafına göre 15 Ekim 1920’de Fransızlar bozguna uğramış.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Kasım 1920 tarihinde 104. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Fedakârların Sureti Taltifi (ödüllendirilme şekli) Hakkında Kanun; Kabul Edildi..

    (Fedakârların Sureti Taltifi (ödüllendirilmesi şekli) Hakkında Kanun; Saruhan Mebusu Mustafa Necati Bey’in Kanun teklifi. Mebuslar kendi kendilerine madalya takmak istiyorlar. Kanunun beşinci maddesinde BMM azalarına İstiklâl madalyası verilmesine dair ifade var.) 

    Hasan Basri Bey (Karesi); “Bunlar istibdat (baskı) zamanlarına ait bir takım merasimden ibarettir.” (Sf.;104)

    Vehbi Bey (Karesi); “-…mücadelenin sonu gelinceye kadar belki boynuna astığımız madalyayı sonra çıkartacağımız adamlar olacaktır. … Kurtaralım memleketimizi, ondan sonra bihakkın (hakkıyla, haklı olarak) kişilerin hizmeti geçmişse, göğüslerine madalya asmak değil, heykellerini yaptıralım, böyle merasimle vakit geçirmeyelim.” (alkışlar)

    (Müdafai Milliye Encümeni Mazbata Muharriri Hakkâri Mebusu Mazhar Müfit Bey, Mebuslar halk arasında tanınsın diye bir nişan, madalya gibi bir şey takalım diyor.)   

      Dr. Abidin Bey (Lazistan) (1); “- …milletimin arasında itile kakıla gezmekten iftihar duyarım… verirlerse de istemem. Mebusan (mebuslar) namına ben istemem. Bunu da zapta (tutanaklara) geçirin. (Bravo sesleri)” 

    (Kanunun birinci maddesinde cephedekilere ve isyanlarda görev alanlara madalya verilmesi kabul edildi. 2. maddede Mebuslara madalya verilmesi görüşülüyor.)  

    Vehbi Bey (Karesi); “-  Biz buraya kendi kendimize madalya vermek için gelmedik.” 

    (Kanun kabul ediliyor, mebuslar kendilerine madalya takıyorlar.) Sf.108

    Mehmet Şükrü Bey; “- Mebuslar işi gücü bitirdi de madalya mı tevzi ediyor (dağıtıyor)?”

    (Kanunun bütün maddeleri kabul ediliyor.) 

    Mehmet Şükrü Bey; “-Kanunun tamamı görüşülürken ben yoktum. Biz halkçılıktan, komünistlikten her gün her zaman bahsederken ve bu suretle fırkalar (partiler), zümreler (guruplar) teşkil ederken (oluştururken)… Meclisimizin böyle şeylerle meşgul olması, madalyalarla uğraşması doğru değildir. .. Mebuslar kendi kendilerine madalya takmak için kanun yapıyor. Madalya kanunu çıkarıyorlar derler. Ayıp efendiler, bu ne kadar ayıp şeydir, ayıptır, günahtır efendiler… Memlekete bomba koyuyorsunuz.  .. Tarihe karşı vazifemi yapıyorum.

    (Yeniden oylama isteniyor.)

    Madalya kanunu 29.11.1920’de kabul edildi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 104, Celse: 1, – Sf. 65 ile 105 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Lazistan Mebusu doktor Abidin Bey Arnavut asıllı, Arnavut biberi gibi kızgın bir kişi.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 3. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Teşkilatı Esasiye Kanununun Seçimlerle İlgili 4. Madde Hakkında Görüşülmesine Devam.:

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “…  Arkadaşlar, milletin fukarayı kasibesine (yoksul işçisine, emekçisine) bu hakkı vermeliyiz yani temsili meslekiyi (mesleklerin temsil edilmesi hakkını) tamamen vermeliyiz….”  

    İsmail Suphi Bey; “-… Emekçi, emekçi.”

    Dr. Abidin Bey; “- … arkadaşlar, hanesi, çifti, çubuğu olan bir zatla, dünyada dikili ağacı olmayan bir şahıs bir değildir.” 

    Nafiz Bey (Canik); “-Zatı âliniz hangisine dâhilsiniz?” 

    Dr. Abidin Bey; “Benim bir dikili ağacım yok. Sıkıştığım zaman giderim burdan Moskova’ya! … Rica ederim bu maddeyi aynen kabul edelim.” 

    Mehmet Şükrü; “- .. memurlar da memleketin evladı, onlar da fikirleriyle yaşıyorlar. .. fakat fena bir teşkilâtın zavallı insanlarıdırlar. Onlar halkın içinde, bugünkü gibi, halkın tepesinde, halkı ezmeye memur olmayacaklardır. Memurlar da gireceklerdir, korkulacak bir şey yoktur. … bu teşkilâtı kaldırdığınız zaman hepsi düzelmiş olacaktır.” 

    Hasan Basri Bey (Karesi); (Uygulaması zor diyor.) “…yarım yamalak bir tecrübei meşrutiye (meşrutiyet deneyimi) ile acaba dünyanın hiçbir yerinde henüz kabul edilmeyen temsili meslekiyi (mesleklerin temsilcilerinin mebus olması konusu), tatbik edebilecek miyiz? Bizde kapitalist yoktur, sınıf da yoktur .. O halde bu yapmak istediğimiz taklittir.”

    (Meslekleri geliştirelim, şubelendirelim, sonra meclise bu şekilde alalım diyor. Çok önemli ve doğru bir tespitte bulundu. Konu görüşülmeye devam edilecek) Sf. 466

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 3, – Sf. 438 ile 466 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Kasım 1920 tarihinde 104. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (İstiklâl Mahkemesinin Aza Sayısını Üç Asil Bir Yedek Üyeye Çıkartan Kanun Teklifi kabul edildi.  Sıhhiye ve Emekli Sandığı Vergilerine Zam Yapan Kanun Kabul Edildi.)

    Matbuat Müdüriyetinin Dâhiliye Vekâletine Bağlanması Hakkında Kanun Görüşülüyor:       

    Mustafa Bey (Tokat); “Vay gidi Maarif Vekâleti vay! Berbat etti her tarafı!

    Basın İşleri Müdürlüğü Maarife bağlı. Kanun hakkında Hükümetin görüşü sorulacak. Sf. 91

    2. Celse; İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    (Nüfus Harçlarının Arttırılması Hakkında Kanun)

    (Ergani mebusu Mehmet Emin Bey diyor ki; Benim seçim bölgem olan Ergani, …. , Siverek’te daha sayım yapılmamıştır. Nüfusa kayıtlı olanlar çok azdır. Önce sayım yapılsın, sonra nüfuz cüzdanı alana 100 para olan bedel beş kuruşa çıkartılsın diyor. Kanun kabul edildi.)

    Özel İdareler Muhasebesinin Vilâyetlerin Teklifi ile Maliye Vekâletine Bağlanması Hakkında Kanun Teklifi kabul edildi. Sf.100 

    Kıymetli Mektup ve Posta Kolilerinin Ücretine Zam Hakkında Kanun Kabul Edildi. Sf. 101, 102

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 104, Celse: 1, – Sf. 65 ile 105 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Kasım 1920 tarihinde 103. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Ağnam (Küçükbaş Hayvan) Vergisinin Arttırılması Hakkında Kanun Teklifi;

    Mehmet Şükrü Bey; (İhracat yapalım diyor. Koyun vergisini 8-10 kat arttıralım diyor.) “Bugün eğer biz elimizde bulunan bu malların ihracatını temin etmeyecek olursak, memlekette hiçbir vergi alamayacağız.”  

    2. Celse; İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey (Ağnam Vergisine Devam)

    Mebusların maaşı 100 lira. Sf.60-61

    Vehbi Efendi (Konya); ” … küçük bir Gediz zaferi oldu diye, hemen subaylara zam yaptınız. Şimdide Maliye Vekili bizden vergi istiyor.” 

    (Ağnam vergisi kanunu reddediliyor.) Sf.63

    3.Celse: İkinci Reis vekili Vehbi Efendi.

    (Oyun Kâğıtlarına Zam Kanununa İlaveler Yapan Kanun:)

    Oyun kâğıtlarının tüketim vergisinin arttırılması ve bilardo, tavla, dama, satranç tahtalarının damgalattırılması. (Kanun kabul edildi.) Sf.65

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 103, Celse: 1, 2, 3 – Sf. 42 ile 65 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Rusya’ya büyükelçi atanması sorunu) (1)

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-..oraya gidecek heyeti sefaretin (elçi heyetinin) bu tetkikatı (incelemeyi) yapması imkânı yok mudur?”

    Vehbi Bey (Karesi); “-.. Moskova’ya gidecek arkadaşları biz seçmeliyiz.” 

    (Ve Mustafa Kemal Paşa imzalı bir tezkere ile Ali Fuat Paşanın Mebusluk ve Sefirliği cem etmesi (birlikte yürütmesi) için izin isteniyor ve kabul ediliyor.) Sf.458

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 1, – Sf. 438 ile 458 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Ali Fuat Paşanın gönderilişi, Çerkez Ethem’in sonunun başlangıcı oluyor. Daha önce sefir olarak gidecekleri söylenen Ali Fuat Paşa ve Dr. Tevfik Rüştü’nün gidişlerinin gerekçesine ilmi tetkik adını koyuyorlar.

  • 26 Kasım 1920 tarihinde 103. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Dâhiliye Vekilinin Altı Livada Posta ve Telgrafa Sansür Konulmasına Dair Bir Tezkeresi;

                “Makamı Riyaseti Celile’ye;

    Görülen lüzum, Amasya, Tokat, Çorum, Yozgad, Kırşehir ve Samsun sancaklarındaki bilumum posta ve telgraf muhaberatına (haberleşmesine) sansür vazı (konulması) Heyeti Vekîle’ce (hükümetçe) tahtı karara (karar altına) alınmış ve lâzım gelen mahallere tebligatı (duyurulması) muhtesiye ifa kılınmıştır. …. ” 

    Vehbi Bey; “– Önceden de dört liva hakkında bir yazı gelmişti. Bunu da onun gittiği encümene gönderelim.”  

    Dursun Bey (Çorum); “-Arkadaşlar, hür bir memlekette, kanuni bir hükümette sansür vazının (konulmasının) manasını ben anlayamam.” Sf.52     

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “- ..hiçbir memlekette dâhili sansür bir fayda temin etmiş değildir.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 103, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Kasım 1920 tarihinde 102. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Düğünlerde İsrafın Men’i (Yasaklanması) Kanunu Kabul Edildi. Sf.33,39   

    2. CELSE; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi.

    Konya Olayı

    (Mustafa Kemal Paşa Konya Olay’nı araştırmak için üç mebus adı verip, Meclisin bunları izinli saymasını söylüyor. Abdülhalim Çelebi ise bunları Meclis seçsin diyor. Mustafa Kemal ısrar ediyor, Meclis’e kabul ettiriyor.) Sf.41,42

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Moskova ve Kafkasya’ya Giden Heyete Harcırah Talebi Görüşülüyor; 

    (Bu arada Mehmet Şükrü bu giden heyetler için Meclis’ten izin alındı mı diyor. Görüşme sonraya bırakılıyor.)

    2.Celse; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi:

    Halk Hükümetinin Tesisinin Ülkeye Duyurulması Hakkında Bir Takrir

    (Bu takrir Ergani Mebusu Mahmut, Kastamonu Mebusu Dr. Suat, Oltu Mebusu Rüstem, Muş Mebusu Rıza, Siirt Mebusu Mustafa Sabri tarafından veriliyor. Şöyle;)         

    “Halk Hükümeti tesisi (kurulması) suretiyle mevaddı esasiye (esasa ilişkin maddelerde) ve mevaddı idariyede (idari maddelerde) icra kılınan tadilat (gerçekleştirilen değişiklik) esbabı mucibesini (gerekçesini) izah sadedinde (asıl meseleyi açıklayan) Mazbata Muharriri İsmail Suphi Bey’in .. vaki olan izahatının muhiti millide (milli yerlerde) neşri (yayılması) … ”  (muvafık (uygun) sesleri)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 3. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtıesasiye Kanununun Görüşülmesine Devam; 4 Madde:

    (Madde 4 – seçimlerle ilgili. Meclise girecek mebuslar meslek guruplarından seçilecek diyor)  

    Esat Mahmut Bey (İzmir); (Toplumun örgütsüzlüğünden, esnaf loncalarının ve sendikaların zayıflığından bahsediyor. ) “-.. memnuniyetle haber aldığımıza göre İktisat Vekâleti de (bakanlığı da) Amele (işçi) Kanunu’nu kabul etmiş ve orada bu sendikaları mecburi tutmuştur. .. münevver (aydın) tabaka Meclis’e girebilecek mi?” (Avukatlardan bahsederek onlar da meslek mensubudur Meclise girmelidir diyor.) “Olsa olsa Tazimattan beri bu memleketin belli başlı burjuva tabakasını teşkil eden memur tabakası giremeyecektir. Onlar da vatandaşlarımızdır. Onların girememesinden müteessir olurum (üzüntü duyarım, etkilenirim). Mademki onlar girmemekle memleket kurtulacaktır, onlar girmesinler. Hıristiyanlara gelince; deniyor ki; ayakkabıcı esnafı .. ekseriyet onlarınmış, .. Hıristiyan’mış yahut bütün demirci esnafı Hıristiyan’mış. Bu varit (gerçek) olamaz. … ayakkabıcılarla tabaklar, deri dolayısıyla veyahut diğer müessesatla (kurumlarla) birbirine benzeyebilirler ve bunları bir araya getirdiğimiz zaman, mutlaka yine ekseriyet İslamlarda kalır. .. Fırkalar işbaşına geldikleri zaman bilhassa o zamana kadar mahir (maharetli) olup o kadar ince yollar buluruz ki. .. basit bir mesele olur. … bu memlekette Hıristiyan tabakasının hiçbir hakkı olmadığına şahit olmuş bir adam sıfatıyla söylüyorum…. Onlar Osmanlı tarihinin nankör çocuklarıdır ve bu memlekette hiçbir hakları kalmamıştır.    ..Bendeniz ancak, çiftçi tabakasının çarıklarıyla, demirci tabakasının çekiçleri ile ve tabak (dabak)  tabakasının önlükleri ile bu Meclis’e girdikleri zamanda memleketin kurtulduğuna kanaat hasıl edebilirim.”  Sf.437,438

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. 422 ile 438 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Kasım 1920 tarihinde 102. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Rasih Efendi’nin, Öğrenci Ve Muallimlerin (Öğretmenlerin) Askerlikten Tecili (Ertelenmesi) Hakkında Kanun Layihası (Teklifi):

    Vehbi Bey (Karesi); “-..düşmanla nasıl çarpışıyorsak, cehaletle de öyle mücadele etmek bize borçtur.” Sf.27

    (Takrir encümene gitti.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.