Hipokrat bile ne dedi: “Ana hedef vücudumuza, kendi kendine tedavi edebilme yeteneğini tekrar kazandırmaktır.” Sf. 44
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
Hipokrat bile ne dedi: “Ana hedef vücudumuza, kendi kendine tedavi edebilme yeteneğini tekrar kazandırmaktır.” Sf. 44
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-“Endüstriyel bilim Hahnemann’ın dönemine göre potansiyeli daha yüksek kimyasallar oluşturdu. İlaçların her türü tahribat yapar, fakat benim deneyimlerime göre antibiyotikler, trankilizanlar / depresyonlar, doğum kontrol hapları, kortizon ve diğer hormonlar tahribatı en yüksek olanlardır.” Sf. 44
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
Mesela:
-Frengi kapmış ve penisi üzerinde şankr çıbanı çıkan hastaya yüksek dozda iki hafta penisilin verirseniz çıban yok olur. Böyle bir hastada şankr çıbanı çıkma ihtimali bir daha olmaz. Bu, iyileşme ve sağlık belirtisi midir? Hayır. Vücut “baskılama” yapmıştır. Üç ya da altı ay sonra frenginin ikinci devresi başlar; vücudun başka yerlerinde deri döküntüleri isilik ortaya çıkar! Yine toksik ilaçla tedavi başlar ama hastalık sona ermez; yıllar sonra bu kez sinir sistemi iflas eder, insanite/delilik meydana gelir…
Ressamlar Van Gogh’dan Goya’ya kimi hayatlarda bunun izleri yok mudur? Sf. 42
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.
C. F. Samuel Hahnemann (1755-1843) Deneysel farmakolojinin babası olarak adlandırılan bu Alman tıp adamı homeopatinin kurucusuydu. Sf. 40
Ve “alternatif tıp” ekolü yarattı: Bu, “benzer benzeri tedavi eder” anlayışıydı: “Bir insanı hasta eden onu iyileştirir de!” Yani, aşıda uygulanan sistemdi! Aslında, “benzerlerin yasası” daha önce Hipokrat ve Paracelsus tarafından tanımlandı. Mayalılar Çinliler Yunanlılar ve Amerikan Yerlileri de dâhil olmak üzere birçok kültür tarafından uygulandı… Sf. 41
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
Naturopati, bedenin kendini iyileştirme yeteneği olduğunu ileri sürer; hastalık belirtilerinin bedenin kendini düzeltme girişimi olduğunu ve hastalanmaması gerektiğini söyler. Tedavi daha kötü bir zarar vermemelidir ve hastalığa göre değil de kişiye göre düzenlenmelidir. Alman rahip Sebastian Kneipp (1821-1897) “modern naturopati”nin temel kuramlarım ortaya koydu. “Hidroterapi” (kaplıcalar gibi su), “fitoterapi” (botanik ilaçlar), “egzersiz” ve tam tahıllar ve sebzelerle “beslenme” şifa kaynağıydı. Kneipp’in “müşterileri” arasında Avusturya Arşidükü Franz Ferdin and, babası Arşidük Kari Ludwig, Papa XIII. Leo vardı. Bu görüş 1890’larda Amerika kıtasına geldi. İlk naturopatik okul burada kuruldu. Sf. 40
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
Ve bu “kutsal rapordan” sonra ABD deki “alternatif tıp”-“tamamlayıcı tıp” denen “homeopati”, “osteopati”, “naturopati” gibi tıbbi uygulamalardan vazgeçmeyen hekimlere ağır saldırılar başladı. Bu disiplinlerde eğitim sunan tıp fakültelerinin müfredatından bu dersler çıkarıldı. Hekimler hapse atıldı; okulları kapatıldı…
Bu yeni bir “cadı avı” idi. Şifa vericiler tarihin bu döneminde yine ağır saldırılara tecavüzlere maruz kaldı. Sf. 40
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
Güzel. Doğru. Peki, bu “okulun müfredatım”, “tıp literatürünü”, “kılavuz kitapları” kimler, nasıl hazırladı?
Bu sorunun yanıtını vermek için yazıldı bu kitap… Doktorun insan sağlığı konusundaki sorumluluğunu, yalnızca teşhis-tedavi çerçevesinde sınırlayacak tip eğitimi kimler tarafından dünyaya dayatıldı?
Beden “baş suçlu” nasıl yapıldı? Soru çok… Sf. 36
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
Şili, Arjantin gibi askeri darbe yönetimlerinde görev alan ekonomist isimlerin hemen hepsi Rockefeller bursuyla Şikago Üniversitesinde okudu. Sf. 35
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.
Rockefeller ailesinin 1857 yılına kadar uzanan belgeleri New York Rockefeller Arşiv Merkezi’nde (The Rockefeller Archive Çenter) saklanıyor…
Arşiv araştırmacılara açık. Fakat bazı “kutular” kapalı; okunması yasak. Bunlar arasında Türkiye’ye ait bazı bilgiler de var. Erişim niye yasak? Neyi saklıyorlar? Sf. 25
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.
Dikey yaklaşım; belirli bir sağlık sorununu çözmek için, özel bir yöntemin ve örgütün kullanılmasını esas alan yönelim. Kalıcı olmayan kampanyalarla enfeksiyon hastalıkları gibi kontrol olanaklı bir veya birkaç hastalığın üzerine yoğunlaşarak, tüm uygulamaları bu konuya odaklamak. Aşı kampanyaları gibi… Bu yönelim; küresel güçlere büyük ölçüde bağımlı olmayı gerektiriyor. Sınırlı sayıda sağlık sorunları üzerine konsantre olduğu için kapsamlı sağlık hizmetlerinin gelişmesini önlüyor. Sağlığa “mikro” bakış bu.
Yatay sağlık hizmetleri ise bütün sağlık sorunlarını halk sağlığı hizmetleri diye bilinen bütüncül sistem içinde çözmeyi amaçlar. Bu sistemde; kalıcı kurumlar yaratmak yoluyla, uzun vadeli ve geniş bir açıdan bakarak sorunların ele alınması söz konusudur. Sağlığa “makro” bakıştır. Sf. 22
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
Anne sütü yerine süttozu kullanılması gibi… Süttozu 10 milyar dolarlık pazardı. Özellikle azgelişmiş ülkelerde anne sütü bırakılır ve bebeklerin süttozu almaları sağlanırsa bu pazar daha da genişleyecekti… Sf. 21
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
Rusya’daki 1917 Bolşevik Devrimi sağlık hizmetlerinde büyük dönüşüm yarattı, örneğin, sağlığı tarihte “ayrı” bakanlık olarak örgütleyen ilk ülke Sovyetler Birliği oldu. Ulusal Kurtuluş Savaşı sürecinde (3 Mayıs 1920’de) Türkiye de ayrı bir sağlık bakanlığı örgütleyerek Sovyetler Birliği’ni izledi…
Mesele sadece “ayrı bir bakanlık” teşkilatı kurmak değildi. Sovyet Birliği, sağlık hizmetlerinin devlet tarafından finanse edildiği, devlet tarafından herkese eşit ve ücretsiz olarak sunulduğu, hak temelli, eşitlikçi sağlık sistemi inşa etti.
Sovyetler Birliği’nin ilk Sağlık Bakanı Nikolay Semaşko tarafından geliştirilen bu sağlık sistemi, “Semaşko Modeli” olarak adlandırıldı. (Günümüzde bu sağlık hizmet modeli Küba’da başarıyla sürdürülüyor.) Sf. 18
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
Bütün dönemlerde, kamuoyunun kutsallaştırdığı batıl fikirlerden hiçbir tehlike olmaksızın ayrılmak mümkün olmamıştır. Hiçbir türden buluş yapmaya asla izin verilmedi. En aydın adamların bütün yapabildikleri, kapalı kelimelerle konuşmak, çoğu kez korkak bir gönül okşayıcılığıyla, utanç içinde, yalanı gerçekle karıştırmak oldu; birçoklarının biri açık öteki gizli çifte inancı oldu. Sf. 397
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.
Teoloji, her dönemde “Procuste”ün yatağı olmuştur. Bu haydut, bu yatağa yabancıları yatırırdı; ayakları yataktan uzun olursa keserdi. Üzerine yatmak zorunda bıraktığı kimsenin ayakları yataktan kısa olursa, atlarla çektirerek ayaklarını uzatırdı. Sf. 396, 397
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 396, 397) kitabından birebir alınmıştır.
Kesinlikle akıl erdirilemeyen Tanrısal içerik, zaten açıklanması zor görünen insan içeriğini anlatabilir mi? Bir Hıristiyan filozofa sorunuz: Dünyanın kökeni nedir? Size cevap olarak, “Kâinatı yaratan Tanrı’dır” diyecek. Tanrı nedir? Bu konuda hiçbir şey bilinmez. Yaratmak nedir? Bu konuda hiçbir fikre sahip olunmaz. Vebanın, koleranın, kıtlıkların, savaşların, kuraklıkların, su baskınlarının, depremlerin nedenleri nedir? Tanrı’nın gazabı. Sf. 394
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 394) kitabından birebir alınmıştır.
Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın tanrısallık tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis edilmiştir. Sf. 389
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.
İnsanın anlayışına sığmayan şey, insanlara göre değildir. Metafizik olan şey, doğal yaratıklar için değildir. Sf. 386
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.
Sıradan insanlar için yazmak ya da sıradan insanları bir darbede batıl fikirlerinden kurtarmak iddiasında bulunmak çok delice bir iş olur. Makaleler, okuyanlar, muhakeme edenler için yazılır. Halk hemen hemen hiç okumaz; daha az muhakemede bulunur, daha az düşünür; aklı başında ve sağlam kimseler aydınlanır; kültür ışıkları yavaş yavaş yayılarak zamanla halkın gözlerini etkilemeye başlar. Sf. 383
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.
Bize hep diyorlar ki, “Halk için bir din gereklidir. Aydın kişiler bir manevi zabıtaya muhtaç değilse de, hiç olmazsa akıl ve muhakemelerini hiç geliştirmemiş olan kaba adamlar için din gereklidir.” Aşırılığa, sarhoşluğa, hayvanlığa, saldırganlığa, hilekârlığa, her türlü aşırılıklara bu dinin engel olduğunu görüyor muyuz? Sf. 380
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.
“Shakespeare”, “Hamlet” faciasında, kahramanlarından birine, yaklaşık, şu öğüdü verdirir: “Tanrı’ya yemin ederek sözünü doğrulamak isteyen kimseye güvenme; sözünü yerine getireceğine Tanrı’yı tanık gösteren, bu tanıklıktan çekinecek kadar onur ve namus sahibi değildir!” Koca bile! Sf. 379
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 379) kitabından birebir alınmıştır.