Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Nazım, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Vâlâ Nurettin Anadolu’ya geçmek için İnebolu’da bekliyorlar. Nazım ve Vâ-nu’ya izin çıkıyor ama diğer ikisi “Seciyesizler” diye geri döndürülüyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yıllar sonra, seciyeli yani kişilikli Nazım hapse atılıyor, diğer ikisi ise el üstünde taşınıyor.

  • “Soyutlayamamak ve kavramlaştıramamak köylülüktür. Köycülüğün babası Köylü İsmail Hakkı Baltacıoğlu tam bir aydın düşmanı.   

    Katıksız aydın ve bürokrasi düşmanlığı köylülüktür.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 538 ile 540 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Falih Rıfkı Atay; “Kökü köyde ve halkın bağrında olmayan hiçbir rejim sağlam değildir.” diyor. Ve “Kemalizm Türk Milletini yapmak davasıdır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 529) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aslen Kudüslü. Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğüne getiriliyor. Ve Kemalizm’in yayın organı olan Ülkü Dergisi’nin yöneticisi.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): ‘Orada Bir Köy Var Uzakta’ şiirinin şairi.

  • “İstanbul’da 1918 tarihinde Köycüler adında bir cemiyet kurulmuştur. Dr. Reşit Galip bu cemiyetin dört numaralı üyesidir.  Üç doktor arkadaşı ile birlikte Nisan 1919’da Anadolu’ya geçti, savaşmayı düşünmedi. Yunan güçleri Kütahya’ya gelince Reşit Tavşanlı’yı bıraktı. Mustafa Kemal Reşit Galip’i Mersin gezisi sırasında keşfetti. Aynı yıl, 1925 Yılında mebus oldu. Ve Milli Eğitim Bakanlığına kadar çıkmıştır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 521) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsmail Hakkı Baltacıoğlu diyor ki; “demek ki Türkiye’de toprağa dönüş hareketi otuz yıldan beri şiddetini gitgide arttıran bir kalkınma hareketidir.””

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 519) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995); Bunu söylediği yıllarda Avrupa sanayileşmede dev adımlar atıyor.

  • “Türkiye’de yenilik hareketinin başında Padişah var!

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): Çünkü ülkenin en donanımlı, eğitimli adamları genellikle Padişahlardı. Saray’ın, ahalinin eğitimli olması diye bir sorunu yoktu.

  • “Köy Enstitüleri Türk aydınının kaynağını genişletti ve sayısını arttırdı. Köy Enstitüleri Türk aydınının derinliğini azalttı. Köy Enstitülerinin temeli olan eğitmen kurslarına 1936 yılında başlandı. Aynı yıl İş Yasa’sı çıkartıldı. Grev ve sendikal haklar askıya alındı. Ceza Kanununa 141 ve 142 maddeler geldi.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 517) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mustafa Kemal Çankaya’da İsveç Veliahdı (geleceğin kralı) Ruvayal için verilen yemekte şöyle konuşuyor;)

    “Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün, en güzel utkuyu kazanmıya anıklanıyorlar; baysal utkusu.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 515) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Anlayabilene aşk olsun!

  • “Köylü bakış açısı, sosyal ekonomiden, estetikten ve teoriden çok uzaktır. Dar ihtiyaçların her ne pahasına tatmini mubahtır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 481) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Her köylü güç sahibine tapınır. Köylülük sanayileşmeye onun getireceği bireyselliğe bir gerici tepki olmalı.

  • “Mustafa Kemal Çanakkale’de yedek Tümen komutanı bir yarbaydır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 465 ile 485 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Çanakkale’de Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarpması ve saatini kırması meselesi hakkında Ruşen Eşref’in röportajında; Yüzbaşı Cevat, Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarptığını, Mustafa Kemal Paşa ise kurşun çarptığını söylüyor. Cevat saatin parçalandığını, Mustafa Kemal Paşa ise göğsünde hafif bir leke bıraktığını söylüyor. Arıburun’da düşmana, komutanına danışmadan saldırıya geçtiği de doğru değil. Bunu da Ruşen Eşref Ünaydın’ın Mustafa Kemal’le yaptığı röportajdan anlıyoruz. Yeni Mecmua Cilt;3

  • “Sivas “Genel Kongre Beyannamesi’nin” 7. Maddesi; “Milliyet esaslarına riayetkâr (uyumlu) ve memleketimize karşı istila emeli beslemeyen herhangi devletin fenni, sınai, iktisadi yardımlarını memnuniyetle karşılarız.””

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa’dan Albay Halit’i Ankara’da oluşturulabilecek özel cezalandırma kuvvetlerinin başına istiyor. Halit uzun süre Ankara’da Mustafa Kemal Paşa adına şiddet dağıtıyor.

    (Halit Şubat 1925’de Meclis’te öldürülüyor, kim vurduya gidiyor:)

    Hep birlikte Meclis salonundan çıktılar ve tabancalarına sarıldılar. Ali Çetinkaya (Kel Ali) kaçarken, ayağı takıldı, düştü, Halit Paşa üzerine çullandı. Bu anda üç-dört el silah patladı. Halit Paşa yere yıkıldı. Mustafa Kemal Paşa ve savcıya haber verildi… Halit Paşa hastaneye kaldırılmamış Meclis binasında yatıyordu. 12 Şubat 1925 İstanbul’dan operatörler geliyorlar. Meclis binasında Halit Paşa’yı ameliyat ettiler. Sağlık durumunun iyiye gittiğini söylediler. Fakat Halit Paşa yine hastaneye kaldırılmadı ve iki gün sonra ansızın zatürreeden öldü.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yenilikler memurlarla taşındı.  Türk gericileri memur düşmanıdır.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): Yalçın Küçük Hoca “Tüm gericiliğin şekillenip, çizgilerinin belirlenmesinde İttihat ve Terakki düşmanlığının ayrı bir yeri var.” diyor. Mustafa Kemal Paşa’nın İttihat ve Terakki’ye büyük bir darbe indirdiği göz önüne alınırsa, Mustafa Kemal hareketine de gerici bir hareket demek mi gerekiyor?

  • “Mustafa Kemal Haziran 1927 sonuna kadar asker kaldı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): 1919’da Erzurum’da askerlikten istifa etmişti. Sonra tekrar asker mi oldu yoksa hiç istifa etmemiş gibi devam mı etti?

  • “Fevzi Paşa, İstanbul İngilizler tarafından işgal edilince, Malta’ya sürülmekten korktuğu için Anadolu’ya geçmeyi tercih etti.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 408) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Enver, şapka reformunu planlıyor: Yarım yapıyor. Harf reformunu planlıyor: Yarım yapıyor. 

    Kurtuluş Savaşından hemen sonra Mustafa Kemal her iki reform önerisini de reddediyor. Bunun yerine hesaplaşıyor.   

    1926 yılı Türkiye’sinde asılmalar, yaşayan şahitlerden ayrılmalardır. Liderlikte iddia sahibi olabilecekler, ölüm ile karşı karşıya bırakılıyorlar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halide Edip “İzmir’i aldıktan sonra artık biraz dinlenirsiniz Paşa’m. Çok yoruldunuz.” Kemal Paşa şu cevabı veriyor; “Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz.” diyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hüseyin Cahit, Talat Başbakan iken Latin harflerini uygulamak için Maarif Bakanlığını istiyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çanakkale’den dolayı Mustafa Kemal’in hiçbir nişan veya madalyası yok.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 399) kitabından birebir alınmıştır.