Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Necmettin Molla bana bazı tahvillerin (hisse senetlerinin) fiyatlarını yükseltmek için Lozan Antlaşmasına madde koydurmamı teklif etti.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 977) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nurettin Paşa’dan (karargâhı İzmit’te) Ali Kemal’i sordum, “Şimdi görürsünüz!” dedi. Yanımızda Fransız Miralayı Mojen de var. … alevler ortasında bir sehpa, bir adam asılmış, göğsünde de büyük bir yazı ile “Artin Kemal” yazılı. Ali Kemal’in bir ayağında kundura var diğer ayağında kundura da çorap da yok. yüzü kan içinde, kafası adeta yandan yassılmış, demek sopa ve taş ile öldürülmüş. Başını ezmişler sonra asmışlar. Miralay Mojen bana soruyor; “-Öldürdükten sonra mı asmışlar?” Adamdan utandım. … Nureddin’e (Sakallı Nurettin Paşa) nasıl yaptığını sordum. Göğsünü kabartarak hikâye etti; “-Aldım, sorguladım, hakaret ettim, sonra da asker ve halktan bir kalabalık toplamalarını emrettim. Topladılar. Beklesinler Ali Kemal’i çıkartacağım, hemen üstüne üşüşsünler, sopa ile taşla, yumruk ile gebertsinler dedim. Öyle yaptılar. Sonra da oraya astım.” Sofraya oturduk baktım bana anlattığı gibi Fransız Miralaya da anlatıyor. ….Eğer iyi bir hükümet olsaydı, bu adamı cani olarak tevkif ve idam eder.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 974 ile 976 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a hâkim olunca, eski muhalifler özellikle de ittihatçıları Ankara’ya getirtiyor. Rıza Nur tek tek getirelim ve önce Ali Kemal’den başlayın diyor. 2022 yılında İngiltere’nin Başbakanı olan Boris Johnson bu vahşice katledilen Ali Kemal’in torunudur!

  • “İsmet iki tane yaver, birkaç subay, on tane de er almış. Böyle saltanatla gidecek.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 973) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Mustafa Kemal geldi, toplantı başladı. “Bugün barış konferansına gidecek temsilcilerimizi tayin edelim.” dedi. Yusuf Kemal (Tengirşek) “Reis Rauf (Orbay) Bey olsun” dedi. Mustafa Kemal üyelere (Bakanlara) birer birer sordu, kabul dediler. Mustafa Kemal “Diğer temsilci?” dedi, beni söylediler. Herkese birer birer sordu, kabul ettiler. Danışmanlara geçtiler. İsmet Paşa’yı askeri danışman olarak tayin ettiler. Diğer birkaç müşaviri de (danışmanı da) tayin ettiler. Mesele de oldu bitti. Celse dağıldı. … Mustafa Kemal’de kalktı gidiyor, kapının yanında çekip kenara aldım. Heyecan ve şiddet içerisinde dedim ki; “Paşa! Artık hiç değerli bir Türk yok mudur ki bir Abaza (Rauf Orbay bir Abaza)böyle mühim bir yere tayin ediliyor… Hem de o adam bu işi yapamaz rezil oluruz.” durdu durdu, “Hakkın var, ben bu işi düzeltirim. Kimi yapalım ama?” “İsmet hepsinden uygundur. Bir Türk’tür.” dedim. Mustafa Kemal “Peki, ben bu işi düzeltirim.” dedi. Bir gün sonra Yusuf Kemal’e “İstifa et, İsmet Dışişleri Bakanı olacaktır.” diye bir telgraf çekmiş. Yusuf Kemal istifa etti. İsmet pek güçlükle Dışişleri Bakanı seçildi…. Bu sefer Mustafa Kemal Bakanlar kurulunu topladı. Sanki daha önce Heyet-i Murahhasa (Delegeler Heyeti) hiç seçilmemiş gibi; “Eee Konferansa gidecek murahhasları seçelim.” dedi. Herkes durdu, o devam etti; “İsmet Dışişleri Bakanıdır, o başkan olmalıdır.” dedi. “Hay hay!” dediler. Rauf’a baktım, kıpkırmızı oldu. … Meğerse ben ne hata etmişim!? Bir Abaza’nın atılmasına, fakat yerine bir Bitlisli Kürdün geçmesine neden olmuşum.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 961 ile 963 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İzmir’de General Pelle’ye bir nota (diplomatik uyarı yazısı) yazmak lâzım gelmiş. Mustafa Kemal, Yusuf Kemal’e (Tengirşek) yaz demiş. Fransızca yazamamış, Mustafa Kemal pek kızmış küfretmiş. Ankara’ya gelince Mustafa Kemal’in hala Yusuf Kemal’e küfrettiğini gördüm.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.956) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Venizelos Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet’le bana; “Bu Avrupalılar kötü insanlardır. Bizi İzmir’e yolladılar, bırakıverdiler. Para, yardım vermediler. Bu felakete uğradık.” dedi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 955) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Adapazarı civarından 12 bin Abaza Yunan Ordusu ile kaçtı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 952) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Lord Gurzon Lozan’da bana; “Llyod George İngiltere’yi Türkiye ile yeniden savaşa sokuyordu. Ben engel oldum. Llyod George’u bundan dolayı ben düşürdüm. Binaenaleyh ben Türkiye ile dostluk taraftarıyım.” dedi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 952) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsmet ve Mustafa Kemal, Ali İhsan’ın Ordusuna yaptığı bir tamimi (yazılı emri) Meclis’e verdiler. Bu tamime göre Ali İhsan adeta isyan vaziyetine geçmiş bir halde idi. Derhal azlettiler. . Ben .. Rusya’ya gitmeden önce bizim ordu ikiye taksim edilmişti. Birine Yakup Şevki, diğerine Ali İhsan Paşalar kumandan tayin edilmişti. .. Ali İhsan Paşa’nın yerine Nurettin Paşa’yı tayin ettiler. Nurettin zaferi kendisine mal etti, ilahlar çıldırdılar.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 947) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal, Cemal’in Türkiye’ye girmesinden telaş etti. Ruslara Cemal’i izale (ortadan kaldırma) ettirdi. Ruslarla Mustafa Kemal arasında ortaklaşa cinayetler olduğu hakkında büyük şüphem vardır. Bizde bir-iki Rus öldürüldü, katili meçhul kaldı.. Yine son zamanlarda Stalin, Trock’yi İstanbul’a yolladı. Burası Sibirya’dan daha iyi bir menfa (nef’i yeri sürgün yeri) olmasa Stalin onu Türkiye’ye emanet etmezdi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.933) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bizim bildiğimiz, Cemal Paşa’yı bir Ermeni militanı, 1915 yılının intikamını almak için öldürdü. Ama Rıza Nur’un sezgileri ve mantığı çok güçlü.

  • “Abdülhamit zamanında bütün Çerkezleri, Sivas ve Çukurova’da toplayıp istiklâl yapmak (bağımsız yapmak) istediler. Abdülhamit işin önüne geçti. .. İngilizler Papaz Fru, Sait Molla ve Ali Kemal’ler tarafından idare edilen İngiliz  Muhipler (sevenler) Cemiyetini oluşturuyor….. Milli Kıyam (Milli ayaklanma, kalkışma) ve hareket binefsihi (kendi kendine, yourself) ve her tarafta millet tarafından düşünülmüş ve yapılmıştır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur; (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 556, 560) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Menşevikler, Sosyal demokratlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.929) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Petersburg İmamı Musa Carullah geldi… Kitaplarını yayınlatacağıma ve kendisini İstanbul’a alacağıma söz verdim. .. Ankara’da bu hususta çok uğraştım. Adliye Bakanı Abdullah Azmi idi, ısrar ettim; Musa Carullah içtihat (dine yeni yorumlar getirme) kapısını açık tutan biridir. O kâfirdir, böylelerini burada hizmete alamayız.” dedi.  Hayret!”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 924) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ruslar Moskova sefirimiz (Büyükelçimiz) Ali Fuat’ı kolundan tutup hudut haricine atıyorlar. Ali Fuat Moskova’da İngiliz mümessili (temsilcisi) ile dost, onunla sıkı temasta imiş. Kendisi bizzat Rusların aleyhinde bulunuyormuş. Bizim Askeri Ateşe casuslar bulmuş, Rus Genelkurmayı’ndan Rus Ordusuna ait belgeler ve haritalar çaldırtmış. Bunu Ali Fuat’ın emri ile ve Polonyalılar ile birlikte yapmış. Ruslar da haber almışlar, …  basmışlar evrakları almış, subayları götürüp hapsetmişler. Ali Fuat’ı da trene bindirmişler yollamışlar. Ali Fuat’ı Batum’da buldum.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 911 ile 921arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): Rıza Nur, Ali Fuat sorununu hallediyor. Rusya özür diliyor. Türkiye de Ali Fuat’ı görevinden alıyor. Fakat tam da Ruslardan silah istenecek iken, bir haber geliyor, Ali Fuat yeniden Moskova Sefiri olmuş. Çok kötü bir durum. Rıza Nur baskı yaparak bu atamayı da geri döndürüyor.

  • “Eskişehir bozgunundan sonra Ankara’ya gelmişti. Nevres’i Ankara’da buldum. Mustafa Kemal’e de çocuk takdim etmiş (cinsel tatmini için çocuk sunmuş). Her gün Milli Savunma Bakanlığı’nda. Nevres, Dâhiliye Vekili Fethi’den resmen izin alıp İstanbul’a gitmiş. … Bakanlar Kurulu toplantısında Fevzi (Çakmak) olağanüstü bir tavırla; “Nevres buradan İstanbul’a gitmiş, İngiliz Komutanı’na bizim durumumuzu gösteren bir rapor vermiş. Raporun kopyasını bizim casus bize gönderdi. Onlara şunu tavsiye ediyor; “Yunan ordusu taarruz (saldırı) etmesin, işi böylece bırakın. Dört – beş ay içinde Türk ordusu kendi kendine dağılacaktır. Aç ve açıktır. ” .. Nevres sonra Ürdün’e gidip Şerif Abdullah’a harbiye bakanı olmuş.“”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 904 ile 906 orası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ordudan fena haberler var, yine asker adeta tabur tabur kaçıyor.  Orduyu besleyemeyiz. Düşündük; “Mustafa Kemal’den Hintlilerden gelen parayı alalım.”  dedik. İstedik. Vermedi. Zorladık, olmadı. .. Bakanlar Kurulunda “Bu para benimdir Hintliler bana gönderdiler.” dedi…. Ben Rusya’ya gidince Hükûmet bu parayı almış. Fakat 5-10 gün sonra Maliye Hazinesine ilk para girince, Mustafa Kemal Maliye Bakanı Hasan Fehmi’den parayı yine geri almıştır. Hâlbuki bu paradan başka, O’na Cava’dan, yine Hint’ten, Amerika Müslümanlarından, İstanbul’dan ve emsali (örneği)yerlerden daha böyle çok paralar gelmişti. Hepsi bir milyon altına yakındı. Mustafa Kemal hepsinin üstüne yattı. Hepsini yuttu. Bu açık ve büyük çapta bir hırsızlıktı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 904) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Mustafa Kemal Başkumandanlığı bırakmıyor. Süresi bittikçe uzattırıyor. Bu sefer de uzatmak istemediler. Üçüncü uzatmada istemeyenler o kadar çok idi ki, Kanun’un(Başkomutanlık Kanunu) uzatılması teklif edilmiş, çoğunluk sağlanamamış, kanun demek ki reddedilmiştir. İş bitmiş demektir. Fakat bir gün sonra Mustafa Kemal Meclis’e gidip, mebusların bir kısmını yine yalan-dolan, kimini tehdit ile elde etti. Hatta bu sefer celsede aleni tehditler yapmıştı.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 899) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Mustafa Kemal’de Halide de fantezi ve maskaralıkla meşguller. Halide orduda, o çadırdan o çadıra gidiyor. Hele “S” nin peşini bırakmıyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 873) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Sivrihisar’da Ayıcı Arif’in misafiri. Arif Miralay ve Fırka Kumandanı. Beraber çapkınlığın her türünü yapıyorlar. Bundan Arif’i pek seviyor. Sonra bu Arif’i İzmir suikastı bahanesi ile astı. Çünkü Arif muhalif (karşıt) olmuştu. Sivrihisar’da Mustafa Kemal hasta, yine böbreklerinde şiddetli ağrı var. Yeni bir idrar tahlili yapmışlar, gonekoklar (frengi hastalığı mikrobu) yine dolu imiş. Kendisine içmemesini, fuhuşla meşgul olmamasını nasihat ettim. “Bu hastalığın bunlar pek zıddıdır. Sonra yatağa düşer kalkamazsın!” dedim.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 898) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bana “Sen Rusya’ya git, silah cephane alıp yolla! Fransa ve İtalya’ya da subaylar yollayıp, oralardan da silah ve cephane alalım.” dediler ve adamlar yollandı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 906) kitabından birebir alınmıştır.