Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Sivas Kongresine ancak 25 kadar delege katılmış. Doğu Karadeniz ve Güney vilâyetlerinden kimse yoktur. Hatta Sivas bile Kongreye temsilci vermemiştir… Amiral De Robesk, Londra’da Hâriciye Nazırı Lord Gurzon ‘a gönderdiği 13 Eylül 1919 tarihli raporunda; “Alınan bütün haberlere göre Milli Hareket Anadolu’da müstakil (Bağımsız, ama İstanbul’dan bağımsız) bir cumhuriyete doğru gitmektedir.” diyor… Sivas Kongresi kararlarından sonra İngilizler Merzifon ve Eskişehir’i terk ediyorlar.”

    Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf.123 ile 128 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yunanlılar 15-29 Mayıs arasında hemen hiçbir mukavemete uğramadan Ege içlerine yayıldılar. 29 Mayıs’ta Ayvalık’ta ilk mukavemet oldu.”

    Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dâhiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Ali Kemal 22.06.1919’da Sadarete yazdığı müzekkere (teklif yazısı) ile Bakanlar Kurulundan Mustafa Kemal’in azl’i (görevden atılması) için gereken yetkiyi çıkartır. 24.06.1919 Amasya Tamiminden bir gün önce de kararı bütün Valilere tebliğ eder.

    Ali Kemal bu tebliğinde; “Harp ve darp yaygara ve şamata zamanı değildir. En büyük vatanseverlik, barış konferansında mukadderatımız (geleceğimiz) karar altına alınır ve beş senedir yaptığımız deliliklerin hesabı görülürken olsun artık akıllandığımızı dosta ve düşmana ispat etmektir.” Ayrıca Ali Kemal 26 Haziran genelgesinde de halkı orduya karşı uyaran bir dil kullanmıştır. Ankara’da XX. Kolordu kumandanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa bütün kumandan ve mülki amirlere bir karşı beyanname yayınlayarak, Ali Kemal’in düşmanlarla birlikte hareket ettiğini yazar.”

    Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 41 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1993): Bu olay Ali Fuat Paşa’nın İhtilal veya isyan denilebilecek bir hareketi başlatan ilk ciddi başkaldırısıdır. Paşa, bu genelgesi ile mahalli mülki idareleri askeri teşkilatın denetimi atına almıştır.

  • “Mustafa Kemal daha Samsun’da iken İstanbul’a arka çevirmişti. İlk iş olarak III. Kolordu Kumandanı Albay Refet (Bele) Bey Canik sancağına (Samsun’a) Mutasarrıf yapılmıştı.”

    Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal’in Ordu Müfettişliğine tayini 2 Mayıs 1919. Paşa, görevlendirme emrini yazan Genelkurmay II. Başkanı Kâzım İnanç Paşa’ya; “Sen onlar ne istiyorlarsa hepsini yaz. Ama şu iki noktayı mutlaka ekle. Onlar bana yeter. İstediğim birinci madde; Samsun’dan başlayarak bütün şark illerinin kumandanı olmaklığım ve bu kuvvetlerin bulunduğu Vilâyetlerin Valilerine doğrudan doğruya emir verebilmekliğimdir. İkincisi ise bu mıntıka ile ilgili herhangi bir temasta bulunan askeri ve idari makamlara bildiride bulunabilmekliğimdir.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1918’de Mütarekeden (ateşkesten) sonra, hep sivri subaylar tutuklanıp Bekirağa Bölüğüne girdiler. Rauf Orbay hatıralarında bazı Türk gazetelerinde; “Fethi Bey tevkif edildi, ama Mustafa Kemal ile Rauf Orbay hâlâ kollarını sallayarak Beyoğlu caddelerinde dolaşıyorlar.” diye yazılar çıkmaktadır.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal’in Şişli’de kaldığı ev İtalyan işgal kuvvetleri karargâhının karşısındaydı.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal, 17.09.1917’de Başkumandanlık Vekâletine bir rapor gönderdi. Bu rapor kabul edilmeyince hiçbir askerin hiçbir Ordu kumandanının yapamayacağı bir işi yapıyor. Kendi vekilini (yerine bakacak kişiyi) kendisi tayin ederek kendi kendine vazifesinden çekilir.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 310 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1993): Savaş sırasında ve 31 Ekim 1917 saldırısından önce Ordusunu bırakıp İstanbul’a geliyor, Enver Paşa onu Şehzade Vahdettin ile Almanya’ya yolluyor.

  • “Rauf Orbay; “Yakın Tarihimiz” adlı hatıralarında, Mustafa Kemal’in asker iken siyaset ile fazla içli dışlı olduğu konusunda bazı bilgiler veriyor.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 304) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rauf Orbay’a göre Yakup Cemil başarılı olsaydı, Mustafa Kemal’i başkomutanlığa getirecekti. Yine Rauf Orbay’a göre Mustafa Kemal bu konuda; “Eğer Harbiye Nezaretine gelseydim ilk önce Yakup Cemil’i cezalandırırdım.” diyor.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.

  • “29 Ekim 1914’de savaş başlıyor. .. Almanya ile yapılan ittifaktan ne Padişah ne Kabine ne de Meclis’in haberi var. Sadece Enver, Talat Paşalarla, Meclisi Mebusan Reisi Halil Bey ile Sadrazam Sait Halim Paşa’nın bilgisi var… Türkiye, sınırları bile ortak olmayan Almanya ve Avusturya gibi iki orta Avrupa ülkesinin safında, hem kara hem de deniz yolları kesilmiş olarak savaşa girdi. Maliye Nazırı Cavit Bey ve üç arkadaşı hükümetten çekildiler. .. Ve nihayet 5 Kasım 1914’de bize savaş ilan edildi, biz de 11 Kasım 1915’de savaş ilan ettik. Bu savaşta bizimle müttefik olan Bulgaristan bizden bir yıl sonra savaşa girdi ve bizden önce bireysel barış yaparak savaştan en az zararla çıktı. .. Sarıkamış’ta Enver Paşa’ya saldırı emrini verdirten kişi Alman Yarbay Feldman’dır... Ağır Sarıkamış yenilgisinden sonra Enver Paşa’nın fiili diktatörlüğü başlıyor.…  Liman Paşa ” Sarıkamış’ta 90.000 neferden ancak ve yaklaşık olarak 12.000 kişi döndü.”  diyor.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 220 ile 246 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2019): Enver Paşa, Sarıkamış’tan sonra, sansür uyguladı ve tam bir despot oldu. Bu ağır yenilginin sonunda batıda Rum, doğuda Ermeni tehcirleri ile savaşta iyice fakirleşmiş olan yerli halka birinci elden servet transferi yaparak halkı avutmaya çalıştı.

  • “1835’de Alman askeri uzmanlarından General Moltke orduyu ıslah için geldi. Daha sonra bir Alman ıslah heyeti de General Liman Von Sanders başkanlığında geldi. Bu geliş Enver Paşa’nın Harbiye Nazırı olmasından sonraya (1913) rastlar. Liman Paşa çok geçmeden Harbiye Nezaretinde söz sahibi olur… Alman İmparator’u II. Wilhelm Genelkurmay Başkanı Barıon Von Vangenhayn’a yazdığı mektupta; “Türkleri safımızda görmek istediğimizi bir dakika unutmayınız… Almanya’da okumuş genç Türk subayları arasında samimi dostlar bulabilirsiniz.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ve 30 Mayıs 1913’de Londra’da Barış Antlaşması imzalandı, Edirne Bulgarlara kaldı. Edirne’nin Bulgarlara kalması İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin itibarını iyice zayıflattı. Muhalefet intikam peşindeydi, 11.06.1913 günü sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürüldü. Bu olayı iktidarın terörü takip etti. İdamlar ve sürgünler Cemal Paşa tarafından organize edildi. 29/30 Haziran 1913 günü II. Balkan Harbi çıktı ve 29 Eylül 1913 günü bitti Edirne alındı.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 195 ile 198 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): I. Balkan savaşında Hürriyet ve İtilaf Partili Kamil Paşa hükümetini istemeyen İttihat ve Terakki mensubu subaylar gönülsüz savaştılar, hatta savaşmadılar ve Edirne düştü. Sonra ihtilal yapıp Sadrazam’ı değiştirince adam gibi savaştılar ve Edirne’yi kısa sürede aldılar. Bunların başındaki Enver Paşa da Edirne Fatihi oldu.

     

  • “İstanbul Hükümeti, ..Balkan Devletleriyle beraber büyük devletlerden bu arada Almanya ve Avusturya’dan da gelen baskılara cevap hazırlamakla meşgul iken 23 Ocak 1913 günü öğlenden sonra, Başta Enver Bey (Enver Paşa) olmak üzere İttihat ve Terakki Cemiyet’i ani darbesini vurdu. Bir baskınla Babıâli’ye girdi, İmparatorluk çökünceye kadar elinde tutacağı iktidarı eline aldı. Enver Bey İle Cemiyet’in savaşçılarından, Sapancalı Hakkı, Yakup Cemil, Mustafa Necip Babı Ali’ye doğru indiler. Talat Bey (Talat Paşa) ve arkadaşları da geldiler. Ömer Naci nutuk çekti. Enver Kabine’nin toplandığı odaya saldırdı. Sadaret Yaveri (Başbakanlık Özel Kalemi) Yarbay Nafiz Bey odasından fırlayınca vuruldu. Sonra Harbiye Nazırının Yaveri Tevfik Bey vuruldu.. Kabine toplantısından dışarıya fırlayan Harbiye Nazırı Nazım Paşa da öldürüldü. Baskıncılardan da Mustafa Necip öldü. Enver yanına silahşorların de alarak hemen kabinenin toplandığı salona daldı. Kabine üyeleri silah sesleri ile dağılmışlardı, sadece masanın başında Sadrazam Kamil Paşa ve Saray Başkâtibi Fuat Bey vardı. Enver salonun tam ortasında ve hazır ol vaziyetinde Sadrazam’ı selamladıktan sonra; “Millet sizi istemiyor. İstifanamenizi yazınız!” dedi. Sadrazam istifanameyi yazdı Enver Bey Saray’a koştu, aynı günü akşamında Sadarete Mahmut Şevket Paşa’nın tayin olduğuna dair iradeyi (Padişah emrini) getirdi.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 194) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1 Nisan 1910’da Arnavutluk isyanı başlıyor. 8 Ekim 1912’de Balkan Savaşı patlıyor. “

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • “27/28 Nisan 1909’da biri Türk; Arif Hikmet Bey, biri Ermeni; Aram Efendi, biri Yahudi; Emanuel Karasu, biri Kürt veya Arap, biri de Arnavut bir heyet Abdülhamit’e Padişahlıktan indirildiğini bildirdiler.”

    Alıntı: Tek Adam1, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.

  • “23 Temmuz 1908’deki ilk ihtilalden sonra, Osmanlıda fail-i meçhul (yapanı belli olmayan) cinayetler başladı. 2 Aralık 1908’de İsmail Mahir Paşa evinin önünde öldürüldü. Padişah’ın Millet Gazetesi’nin başyazarı Ahmet Samim, 7 Nisan 1909’da Serbestî gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi Beyi Köprü üstünde ve herkesin gözü önünde öldürüldüler.” (1)

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 170, 171) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1993): İsmail Mahir Paşa Suikastını yapan Abdülkadir Bey. Mustafa Kemal Paşa bu adamı Ankara Valisi yaptı, 1926’da kendisine suikast düzenlediği gerekçesi ile idam edildi.

    BAKKAL’IN YORUMU: İhtilalciler Padişahı değiştirip Meclis’i açtılar ama tam olarak iktidar olamadılar. Bu suikastlarla hem muhalifleri susturmak hem de kargaşa yaratarak iktidarı tam ele geçirmek istiyorlardı. Zaten, 2. Abdülhamit Meşrutiyet’i ilan etsin ve hatta gitsin diye, Makedonya’da Enver Paşa ve arkadaşları anarşi ortamı yaratmış ve sonunda başarılı olmuşlardı. Aynı oyun hep oynandı. Yine oynanacak çünkü halk bu oyunları bilmiyor.

     

  • “İttihat ve Terakki’nin çekirdeği 1889 Mayısının 21. gününde Tıbbiyenin bahçesinde atılmıştı. Kurucuları: İbrahim Temo, Arapkirli Abdullah Cevdet, Diyarbakırlı İshak Sükûti, Kafkasyalı Mehmet Reşit (Çerkez Ethem’in ağabeyi olmalı ?) Bakülü Hüseyinzâde Ali… vs. İttihat ve Terakki 1912’de Parti halini aldı. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İngiltere Hâriciye Nazırı Sir Edvard Grey İstanbul’daki İngiliz Sefiri’ne (Büyükelçisine) Jön Türklere her türlü yardımda bulunması emrini verdi.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 141 ile148 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): İttihat ve Terakki, Enver Paşa ve arkadaşları gibi Alman yanlılarının üstünlüğü ile 1913’e geldi, daha sonra Talat Paşa’nın başını çektiği masonlar vasıtası ile İngiltere’nin kontrolüne geçti. Jön Türkler iktidar hırslarının sonucunda kendi halkları ve devletleri dışındaki güçlere sırtlarını dayama ihtiyacını duydular.

  • “II. Abdülhamit’in (1876-1909) tahta çıkmasıyla meşrutiyet idaresine geçilir İlk Meclis-i Mebusan 19 Mart 1877’de açılmış ve 13 ay sonra 13 Şubat 1878’de kapatılmıştır. 23 Temmuz 1908’de II Meşrutiyet ilan olunur ve Meclis-i Mebusan yeniden açılır.”

    Alıntı: Tek Adam1, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf.138, 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • “II. Mahmut 15.06.1826 yılında Yeniçeri Ocağını imha etti. 3 Kasım 1839’da Tanzimat Fermanı (Düzenleme Fermanı) ilan edildi.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.