Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Bu ilkelerin başında din, ibadet, dini teşkilat hürriyeti gelir, ırkçılığın dışında kalmak gelir. Bunlardan başka, klasik feodalizmin iç organları yerine devlet ve halk ilişkilerinin yeni vergi münasebetleriyle (ilişkileriyle) tanzimi (düzenlenmesi), feodalizmin bir sistem olarak reddi, başlı başına bir ileriliktir. Hâlbuki o sırada Avrupa, din, mezhep kavgaları arasında kendi içinde parçalanıyordu. Orta Avrupa’da Osmanlıların elleri altındaki bütün topraklarda kurulan kadılık sistemi Osmanlı yayılışının diğer bir üstün organıdır….Nihayet, tarihin hiçbir zaman görmediği kadar teşkilatlı (örgütlü) “kapıkulu ocaklarını” yani ordu sistemini, şaşılacak derecede detaylara inen teşkilat kanunları ve iç tüzükleri ile bugün ancak hayranlıkla incelemek icap eder. Gerçi bu ocaklar, bu ordu, bilhassa (özellikle) genç Hıristiyan çocuklarının devşirilmesi ve Müslümanlaştırılması esasına dayanır.

    Ama sonra bu çocuklar ya Enderun (bürokrat, siyasetçi, yönetici, sanatçı yetiştiren devlet kurumu) vezirleri, seçkinleri, ya Paşalar, kumandanlar, başkumandanlar, sadrazamlar (Başbakanlar), şeklinde bizzat devletin idaresine, hem de Padişahın adına ve müstakîlen (bağımsız olarak) el koyabiliyorlardı.”

    Alıntı: Tek Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “29 Ekim 1907’de Mustafa Kemal de İttihat ve Terakki’ye girdi. 23 Temmuz 1908’de İhtilal koptu, İttihat ve Terakki Mithat Paşa’nın Kanuni Esasi’sini (Esas Kanun, Anayasa) getirdi.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yafa bölgesinde piyade stajı yapmakta olduğu sırada bir gün, ancak bir iki arkadaşının bilgisi ile Yafa’dan bir yabancı vapura binerek kaçar.

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 103, 104) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1993): Bu kaçışta Selanik’teki ihtilalci örgütlere katılma amacı da var. Şevket Süreyya bu kaçıştan sonra geldiği Selanik’te “ Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdular” diyor. Ancak bir kısım tarihçi böyle bir cemiyet yoktur, bu bir yakıştırmadır, diyor.

        

  • “Afet İnan; “Kurmay Mektebinde… O küskündür, kederlidir ve ruhundan gelen anlaşılmaz bir mana ile asidir. Fakat kime karşı ve niçin? Bunu kendisi de bilemez.” .. bu depresyonlar kısaca, maddi ve manevi yalnızlık, gençlik buhranları ve hissi melankoliler olsa gerektir.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halit Ziya Uşaklıgil  “40 Yıl” isimli hatıratında Saray’ın en çok korktuğu bilgi kolunun tarih olduğunu yazar.””

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • “Ömer Naci, Manastır Askeri İdadisinde Mustafa Kemal’in yakın arkadaşı oldu, ona edebiyat ve hitabet aşkını aşılamış ve onda da bu kabiliyetlerin gelişmesine yardım etmiş olduğu bir gerçektir.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Harbiye’de güzel yazı yazma ve güzel söz söylemede çok iyi idi.

        

  • “Mustafa Kemal Askeri Rüştiyede iken yani 13-14 yaşlarında iken, Zübeyde, Ragıp Efendi ile evleniyor.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Zübeyde’nin Ali Rıza Efendi ile evlendikten sonra ve Ali Rıza Efendinin Yenikapı’daki evinde arka arkaya üç çocuk doğurduğu bilinmektedir. Fatma, Ömer ve Ahmet. Zübeyde Ahmet Subaşı Mahallesindeki evde Mustafa’yı doğurduğunda bunların hiçbiri hayatta değildi. .. Bu evin hikâyesi biraz çelişkilidir. Mustafa Kemal’in kız kardeşi Makbule… Ağabeyinin bu evde değil, kendi akrabalarından birinin evinde doğduğunu dinlediğini anlatır. ..Ali Rıza Efendi’nin Zübeyde ile evlendikleri yıl malum değildir. Mustafa’yı doğurduğu zaman Zübeyde’nin 20 yaşını biraz aşmış olması mümkündür. .. Ömer ve Ahmet üçer yaşında ölmüşlerdir. …..  Zübeyde “Ben dul kaldığım zaman yirmi yedi yaşında bir tazeydim.” diyor. O zaman, Ali Rıza Efendi öldüğü zaman Mustafa Kemal 7 yaşındaydı, geriye Mustafa, Makbule ve Naciye kalıyordu.”

    Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 30 ile 46 arası) kitabından birebir alınmıştır.

       

  • “Bakanlar Kurulu toplantısında Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç şöyle diyor; “Vekil beyler! Vekil beyler! Şu duvarların dili olsa da söylese, Demirel Hükümetlerine neler anlattığımızı. Son olarak şunu söyleyeyim; Sıkıyönetimsiz huzuru getiremezsiniz!””

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993 – Sf. 496) kitabından birebir alınmıştır.

       

  • “Samet Ağaoğlu; “Demokrat Parti, yukarıda dediğim gibi yönetici kadro ve sivil-asker bürokrasinin halkla el ele vermesi hareketinden başka bir şey değildir.” diyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993 – Sf. 451) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • “1946 yılında yapılan gürültülü seçimden sonra faşist Recep Peker Başbakan oldu.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.445) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • “1947- 48 Yıllarında kişi başına günlük kalori tüketimi 2170, 1934-38 arasında ise 2560 idi. Protein tüketimi 79 gramdan 68’e indi, yağ tüketimi ise 48 gramdan 46 grama düştü.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993 – Sf. 442) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1947 Yılında Sendika Yasası çıkıyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 443) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • “Varlık Vergisi Yasası’na göre bir kurulun belirleyeceği vergiyi ödemek zorunlu. Ödeyemeyenler doğu illerinde çalışma kamplarına alınıyorlar. Faik Ökte (O dönemin İstanbul Defterdarı) “Gayrimüslim teşebbüs sahibinin sıkıştırılmasını sağlayanlar, sonra da fabrikayı elde edenler var. İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza Temelli (1) zamanın İstanbul Valisi Lütfü Kırdar’a gelip giderdi. İdrofil Pamuk Fabrikaları sahipleri vergilerini ödeyemiyorlardı. İlgililerin sıkıştırılmaları için Temelli ilk defa bana geldi. Nihayet arkadaşların dediği gurup fabrikayı satın aldı. Temelli’nin bu guruba dâhil olduğunu o zaman söylediler. ” …. Bu kanun yabancı şirketleri de sıkıyor. Konsolosluklar vergi dairesi gibi çalışmaya başlıyor, sonunda yabancı sermayeli şirketlerin vergisi düşürülüyor. … 4305 Sayılı Varlık Vergisi Kanunu 12 Kasım 1942 yılında çıkartıldı. Vergisini ödeyemeyenlerin çalışma kamplarına gönderilmesi ile ilgili Yönetmelik, Bakanlar Kurulunun 12 Ocak 1943 tarih ve 21/19288 Sayılı kararnamesiyle yürürlüğe kondu.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 421 ile 427 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): İsmet Paşa’nın kardeşi Topal Rıza Temelli, İstanbul’da mahrukatçılık (yakacak satışı işi) yapıyor.

  • “1931 ile 1940 dönemi devlet memuriyetinin gözde olduğu yıllardır. Devlet hizmetinde çalışmak maddi ve moral yönleri ile çekicidir.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’nin, yabancı sermayeyi daveti bir önemli politika haline getirmesi 1947 yılına ait bir gelişme. .. 1947 yılında özel kesimin, dış borçlarına Türkiye Cumhuriyetini kefil olarak teminat göstermesi ile başlıyor. Yani yabancı sermayeyi önce Menderes çağırmıyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 382 ile 402 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İkinci Dünya savaşı başlamadan Hitler, Disiplin Bakanı Ribbentrop’u Stalin’e gönderiyor. Kremlin’deki görüşmeler sırasında Ribbentrop Stalin’e şunları söylüyor; “İngilizler Türk Politikacılarına rüşvet için 5 milyon İngiliz Lirası harcadılar. İşçi ücretlerinin ayda 30 lira olduğu bir zamanda . … belki de daha fazla verdiler… Stalin “Hayır! Sizi temin ederim ki (garanti veriyorum ki) daha fazla harcadılar!“”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I -Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zeybek talimi, Gazi’nin nezaretinde (gözetiminde) zeybek öğrenmek anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı istiyor ve sofrada bulunanlar hep birlikte zeybek oynuyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Disiplin, yaşam biçiminden ve zamanın ısrarından doğuyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ömrü tarlada gezmekle geçen, kullandığı saat gün doğumu ile gün batımı olan, mevsim ise güz ve bahar arasında değişen bir kimsede disiplin olabilir mi? Eğer işçi sınıfında bir disiplin varsa bu, … her sabah belli saatlerde fabrikada olmak ve elini kolunu kayışa (dönen sistemlere) kaptırmamak için daracık bir yerde dikkatle durmak zorunluluğundan geliyor.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.