Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Osmanlı düzeninde Padişah indiren bütün Paşalar öldürülür.  Alemdar Mustafa Paşa, Mithat Paşa, Mahmut Şevket Paşa öldürülmüşlerdir. Mustafa Kemal Paşa öldürülmemiştir.    Mustafa Kemal Paşa Padişah indiren Paşaların öldürülmesi yasasını duymuştur. İzmir Suikastı davasının bastırılmasında bu duymanın etkisi olmalıdır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 322 ile 323 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Saidi Kürdi (Saidi Nursi) okuma yazma bilmiyor, düşüncelerini müritlerine, kâtiplerine yazdırıyor.

    31 Mart ayaklanmasına öncülük eden İttihat-ı Muhammedi Fırkasının başında Derviş Vahdeti ve Saidi Kürdi var.     

    Sultan Hamit’e karşı olan 13 Nisan ayaklanması Sultan ile anlaşıyor. Sultan’ı kurtarmak için yola çıkan Hareket Ordusu ise Hamit’i tahttan indiriyor….

    Sina Akşin ..”Hareket Ordusu’nun masraflarının Almanya ve Avusturya tarafından ödendiğini..” yazıyor…. Ayrıca Selanik’teki askeri müteahhitlerin daha sonra geri almak üzere aynı finansmana katılmış oldukları ileri sürülüyor.””

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 292 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): 31 Mart ayaklanmasında İngiliz parmağı olduğu, genel olarak kabul ediliyor. Buna karşılık, Hareket Ordusu’nun bir yanıyla Alman parasıyla finanse edildiği de ileri sürülmüştür.

  • “Goltz Paşa 16.10.1899’da Berlin’e bir rapor gönderiyor ve bu rapor Türklerin eline geçiyor. Goltz Paşa diyor ki; “Hamit Almanya’dan yana değil tam güvenemiyorum. Onu Alman yanlısı yapabilirim. Ona karşı yakında bir ayaklanma düzenlerim, onu da bastırarak kendimize bağlarız.” diyor. Bunun için kullanacakları Paşaların adlarını da veriyor. Bu R. , M. , ve H. Paşalara daha önceden de parasal yardımda bulunduğunu açıklıyor….Genç subayların çoğu Almancı sadece Yakup Cemil İngilizci.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 291) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanin, yankı anlamındadır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kişinin kendisi ile şaka yapması kişiliğini geliştiriyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lenin (Kitle İçinde Parti Çalışmaları adlı eserinde) ihtilalin üç merhalesini (safhasını) şöyle tasvir ediyor; “Birincisi, dar propagandist çevrelerden kurtulup kitleler arasında geniş ekonomik ajitasyona (tahrike)geçiş. İkincisi geniş ölçüde politik ajitasyona ve açık sokak gösterilerine geçiş. Üçüncüsü gerçek iç savaşa dolayısıyla devrimci mücadeleye, silahlı halk ayaklanmasına geçiş.

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’ de Kürtçe konuşanların oranı % 7 civarındadır. (1965 Türkiye İstatistik Yıllığı, Genel Nüfus Sayımı)

    • İLLER İTİBARI İLE AZINLIK DİLLERİ:
    • Adıyaman: 117.325 Kürtçe, 6.705 Zaza’ca. —-
    • Ağrı: 156.316 Kürtçe —-
    • Bingöl: 56.881 Kürtçe, 30.928 Zaza’ca.
    • Ankara: 36.798 Kürtçe —
    • Artvin: 7.698 Gürcü’ce, 12.090 Laz’ca —-
    • Adana 22.356 Arapça —-
    • Balıkesir: 3.146 Çerkezce, 3673 Pomakça
    • Diyarbakır: 236.113 Kürtçe, 57.793 Zaza’ca. —-
    • Edirne: 10.334 Pomakça —-
    • Elazığ: 47.446 Kürtçe, 30.963 Zaza’ca
    • Erzincan 14.323 Kürtçe —-
    • Erzurum 69.648 Kürtçe.
    • Giresun: 19.954 Kürtçe. —-
    • Hakkâri: 72.365 Kürtçe. —-
    • Hatay: 148.072 Arapça. İçel: 9.430 Arapça —-
    • Kars: 133.944 Kürtçe —-
    • Kayseri: 17.110 Çerkezce —-
    • Kırşehir: 11.309 Kürtçe —-
    • Konya: 27.881 Kürtçe
    • Malatya: 77714 Kürtçe —-
    • Mardin: 265,368 Kürtçe, 79.687 Arapça —-
    • Siirt: 179.000 Kürtçe, 38273 Arapça. —-
    • Sivas: 52.284 Kürtçe.
    • Tunceli: 33.431 Kürtçe.
    • Urfa: 175.100 Kürtçe, 51.090 Arapça.

    Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan (1979 – Sf. 426 ile 427 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde iken, yanında görev yapan Doç. İsmail Beşikçi’yi doğudaki etnik yapıyı incelemek üzere görevlendiriyor. Beşikçi, doğuda yaşayan göçerlerin Kürt olduklarını ve Kürtlerin ayrı bir millet olduklarını tezine yazınca onu, sıkıyönetime ihbar ediyor. Beşikçi 13 yıl sadece yazdıklarından dolayı Kürtçülükten hapis yatıyor. Ayrıca, bu kitabında verdiği bilgiler de objektif değil meselâ % 7 sadece Kürtçe bilenlerin mi yoksa anadili Kürtçe olanların mı oranı, bence ikincisi. Ayrıca Kürtçe bir azınlık dili değildir. Anayasamıza göre Kürtler azınlık değildir.

  • “Osmanlı döneminin ünlü Maliye Bakanı Mehmet Cavit, İzmir Suikastı davasının sonucunda asılıyor.    

    Cavit sadece İngilizci değil aynı zamanda Yahudi dönmesiydi. Asılmasını önlemek için ne yapıldığını ve asıldığı gece Çankaya’da ne yapıldığını… bir yabancı kaynak şöyle yazdı; “New York, Paris ve Berlin’deki güçlü Yahudi kuruluşları af edilmesini dileyen mesajlar ve telgraflar gönderdiler. … birçok büyük mali kuruluşlar, İngiliz ve Fransız hükümetleri ile her iki ülkedeki önemli gazetelerin ellerindeki bütün imkanları kullanarak Cavit’i kurtarmak için ikna etmeye çalıştılar. Fransız Sarraut masonların doğu locasında önde gelen bir isimdi. Mustafa Kemal’e bir birader (Mason kardeş) olarak başvurdu.   

    H.C. Armstrong, Cavit’in asıldığı gece Çankaya hakkında şunları ileri sürdü; “O, (Mustafa Kemal) o gece Çankaya’da bir de balo verecekti.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III, Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): H.C. Armstrong önemli bir tarihçi, Grey Wolf (Bozkurt) 1932’de Londra’da yayınlanan kitabının adı. Cavit Bey’in asılması olayında önemli bir belge de Hasan İzzettin Dinamo’nun Kutsal İsyan kitabının 2. cildinin 125. sayfasında var. Şöyle; Bulgar Başvekili (başbakanı) Radoslavof, Zümrezade Şakir Bey’e “.. Duyuyoruz ki İstanbul’da yiyecek sıkıntısı varmış. Hemen gidip Talat Bey’i gör, bu birkaç gün içinde onlara iki yüz bin torba un yollayabilirim. ..” diyor. O günlerde İstanbul aç’tı… Şakir Bey bu haberi Mustafa Kemal’e iletti. O da hemen İstanbul’a telgraf çekerek durumu anlattı. Talat Bey İstanbul’a gelmiş olan Şakir Bey’i de yanına alarak Maliye Nazırı Cavit Bey’in yanına gitmiş. Cavit Bey bu ithalat için “Kırk para veremem” diyor. Şakir Bey bu durumu Sofya’da Mustafa Kemal’e anlatınca; “Asmalı, bu herifi asmalı!” diyor.

  • “Mustafa “Kemal’e fikir babası yapılan Abdullah Cevdet bir ateistti. Çok dindar olarak yola çıkıyor. İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşuna namazını kıldıktan sonra karar veriyor, sonra ateist oluyor.   Kariyerinde Kürt Milliyetçisi bir dönem de var. Osmanlı Kürt Teavvun ve Terakki Kulübünün eylemli üyelerinden oluyor ve bir ara yazılarını “Bir Kürd” biçiminde imzalıyor.   Abdullah Cevdet’e göre bir toplumun gelişmesi için yönetimin biyolojik bir elit’in elinde olması gerekiyor. Abdullah Cevdet burada da kalmıyor, elit ölçüsünü kafatası ölçüsüne kadar götürüyor. “Kafatası çevresi 16 pus olmayan adamlar ahmak olurlar.” diyor. … damızlık erkek getirmeyi düşlemeye kadar götürüyor. İngiliz başlarına ve beyinlerine hayran olduğu anlaşılıyor. İngiliz sevgisi Alman düşmanlığı olarak ortaya çıkıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1902 Paris Kongresinde ayrılık başlangıcı var; Prens Sabahattin Adem-i Merkeziyet (yönetimin merkez dışına çıkması) ve kişisel girişimcilik ilkelerini öne sürerek tohumlarını atıyor.   

    İttihat ve Terakki, Adem-i Merkeziyet ilkesinin içerisinde saklı tuttuğu federatif bir devlet yapısının Osmanlı Devletinin parçalanmasını hızlandıracağına inanıyor.     

    1906 yılında İttihat ve Terakki’nin merkezi yurt dışından Türkiye’ye, Selanik’e taşınıyor.  

    İttihat ve Terakki özel girişimi reddetmeyen ve güçlendirmeyi amaçlayan bir devletçi politikanın ilk adımlarını atıyor. Nemlizâdeler ve Avundukzadeler İttihat ve Terakki’yi destekleyen ve İttihat ve Terakki’nin desteklediği sermaye gurupları.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 248 ile 250 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Mustafa Kemal ve İsmet İnönü’nün bu iki aileye yaptığı baskılar, bu ailelerin İttihatçı oluşundandır.

  • “Sivas Kongresi …. Oy birliği ile ve hiçbir karşı görüş olmadan, manda (Bir büyük devletin koruması ve himayesi altına girme) düşüncesini benimsiyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Verimlilik zamanın tersidir; verimliliği arttırmak zamanı kısaltmaktır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kütle tabanının daralması da ihtilalci yöntemleri ön plana çıkartıyor. Kütlesellik yakın iktidar perspektifi ile birleştiği zaman daha çok, mutlaka bir ödün vermeyi içeriyor. Kütle tabanının küçülmesi, kütlelere gitmenin pratik kanallarının tıkanması, ödün gereğini ortadan kaldırıyor ve ihtilalci yöntemleri gündeme getiriyor. Sf. 242 

    Kütlesellikle ihtilal yöntemleri birbirini ortadan kaldırır. Teorik sığlık, kütle tabanı dar olan örgütlenmelerde, mutlaka tarikat özellikleriyle tamamlanıyor. Teorik sığlık içinde belirli bir amaca yönelme kesinlikle katı bir disiplin ihtiyacı yaratıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 242 ile 244 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Jöntürkler ihtilalci dergi çıkartıp bunu Abdülhamit’e satıyor. Hamit kendi mahkemelerinin verdiği ölüm cezalarının pek çoğunu, hemen hemen tümüne yakınını sürgüne çeviriyordu.  

    1897 Yunan savaşından galip çıkan Osmanlı Devleti Abdülhamit’in prestijini yükseltiyor ve muhalefete toplu sürgünler geliyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti ağır darbe yedikten sonra bir kısmı çözülüyor, geriye kalanlar ise daha rijit bir havaya girip, İttihat ve Terakki’yi bir ihtilal örgütüne dönüştürmeye başlıyorlar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 228 ile 242 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Fetiş, ilkelin teori ihtiyacına karşılık veriyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir ulusun tarihindeki her dış savaş aynı zamanda bir iç savaştır. Bu en çok kurtuluş savaşları için doğrudur.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sabahattin’in ölümü resmi kaynaklarca, yurtdışına kaçırma işini üstlenen kaçakçı Ali Ertekin’in, birden bire milli hislerinin sesine dayanamayarak, Sabahattin Ali’nin başını taşla ezdiği biçiminde ilan edildi. Türk aydınının çoğu bunu olduğu gibi aldı, kabul etti.  

    Çok büyük bir ihtimalle Sabahattin Ali’nin devletin istihbarat örgütüyle işbirliği yaptığını ve bunun sonucunda öldürüldüğünü yazdım. Madalya beklemiyordum, ancak, bu kadar küfrü hak ettiğimi de hiç düşünmedim.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ezilen, doğrudan doğruya, hiçbir zaman kurtarıcı olamıyor; Ezilmeyi kabul etmemeyi bir yaşam biçimi haline getiren kütle kurtarıcı olabiliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halide Edip Adıvar, Cami Baykurt hakkında, Sabiha Sertel’e şunları söylüyor; “Cami Bey dünyada tanıdığım en namuslu insandır, inançlarında samimidir. Atatürk’ün diktatörlüğüne karşı geldiği için onu da yerden yere vurdular!”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Meşrutiyet aydınının coğrafya açısından geniş ve son derece oynak ufkunu kısaltarak köye indirme kampanyasına hız veriliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.