Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1937 yılında, Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa Bölümü şu pozisyonu takındı: Faşizm “başarmak zorunda” yoksa “hayal kırıklığına uğramış kitleler, onlardan önceki Rusya Devrimi’nde olduğu gibi… tatminsiz olan orta sınıfların katılmasıyla sola kayacaklardı.” Sf. 214

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanların çoğu sizin vaftiz adınızın gerçekte Avram olduğunu bilmiyor. Ne zaman isim değişikliği oldu?

    Abie, Noam’ın kısaltılmış hali mi?

    Hayır, Avram’ın. Avram, Abraham demek.

    İbranice’de No-am demek mi?

    Evet. Kimseye söyleme bunu, “dostluk, güzellik” anlamına geliyor. Sf. 205

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 205) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tam da İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğerlerinin söyledikleri gibi, ABD’den en çok yardım alan ülkeler, sistematik biçimde işkence yapan ülkelerdir. ABD’den en çok yardım alanlar genellikle İsrail, Mısır, Türkiye, Pakistan ve Kolombiya’dır. Ve bu yardım yasa dışıdır. Sf. 135

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Brezilya’nın başpapazı Dom Helder Câmara bir keresinde şunu dedi: “Yoksulları beslediğim zaman bana aziz diyorlar. Onların niçin yoksul olduğunu sorduğum zaman ise bana komünist diyorlar.” Sf. 111

    O kiliseyi yoksulların kilisesine dönüştürdü. Kendi rahiplerini ve rahibelerini yoksul bölgelerde çalışmaya yönlendirdi. Kilise binaları eğitime ve sağlığa yönelik kurumlara açıldı. Büyük bir değişim yarattı. Büyük oranda şiddetle, ama aynı zamanda Vatikan tarafından yıkıldı.

    Vatikan Dom Helder Câmara’ya çok güçlü biçimde karşı çıktı. Vatikan’ın silahları yoktu, ama kendine has bir gücü vardı. Papa özgürlük teolojisinin altını oyabildi, ilerici papazları başından savdı ve çok gerici olanları yerleştirdi. Sf. 112

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 111, 112) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakikaten, İsrail uluslararası standartlara göre işkenceyi kullanıyor. Sürekli olarak insan hakları grupları tarafından işkenceden dolayı suçlanıyorlar. Üstelik sürekli ve düzenli olarak işkence uyguluyorlar. Sf. 132

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir yerlerde George Orwell’dan şu alıntıya rastlamıştım, belki de rızanın üretilmesiyle ilgilidir. Diyor ki, “Sirk köpeklerinin eğiticileri kamçılarını şaklattıkları zaman zıplarlar, fakat gerçekten iyi eğitilmiş bir köpek kırbaç olmadığı zaman kendi taklasını atabilenlerdir.” Sf. 122

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kimyasal ve biyolojik savaşlar, bu kategori altında İkinci Dünya Savaşı sırasında geliştirildi. Bakteriyolojik savaş özellikle Japonlar tarafından en uç noktalara götürülerek geliştirildi. Japonlar, Shiro Ishii tarafından kötücül ve yıkıcı bir programı yürüttüler. İnsanlar üzerinde Mengele tarzında korkunç ve iğrenç deneyler yaptılar, amaçları bakteriyolojik ve diğer biyolojik savaşların biçimlerini geliştirmekti. Öyle görünüyor ki çok ileriye gitmişlerdi. İnsanlarla deneyler yaparsanız, çok fazla şey öğrenirsiniz. Sf. 94, 95

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • O zaman, 1991’de, Türkiye’nin Kürt halkı üzerine saldırısı gittikçe yoğunlaşmaya başlamıştı. O zaman bilmiyordum, ama Türkiye’nin güneydoğusunda Kürtler üzerine ABD destekli birkaç yıl yoğun bir şekilde sürecek saldırıların başlangıcıydı, bu dönemde köyler boşaltıldı. Yaklaşık bir milyon insan Kürtlerin yarı resmi başkenti Diyarbakır’a kaçmıştı. ABD’nin verdiği jetler kullanılıyordu. Kongre bunu keşfetti ve karşı çıktı, çünkü yasa dışıydı. Sf. 79

    Türkiye’nin korkunç bir kaydı vardı. Dedim ki Tamam: “niçin Ankara’yı, Türkiye’nin başkentini bombalamıyoruz? Silahları ve gerekli her şeyi biz veriyoruz onlara.” Hakikaten, Türkiye, tam da Kürtler üzerine saldırıların hızlandığı dönemde ABD’den en çok silah ithalatı yapan ülkeydi. Sf. 80

    “İlk önce zarar verme.” Jakarta’yı ya da Ankara’yı bombalamak gerekmez. Sadece onların acımasızlıklarına yardım etmeyi kesin. Sf. 81

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (Berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 79 ile 81 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çocuklarla çalışan ya da uğraşan herkes bilir ki onlar meraklıdır ve yaratıcıdır. Her şeyi keşfetmek ve ne olduğunu kafalarında canlandırmak isterler. Okulların önemli bir kısmı onlardan bunu çekip alma, yaratıcı dürtüyü önleme çabasıdır; onları bir kalıba uydurmak, belirli davranışlarla sınırlamak, düşünmelerini durdurmak ve hiç sorun çıkarmayacak hale getirmektir. Sf. 40

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (Berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar, eğer bilgileri olmuş olsaydı, kendileri için ne yapacaklarına karar verebilirlerdi. Sf. 17

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (Berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Entelektüellerin sorumluluğu gerçekleri söylemek ve yalanları teşhir etmektir.” Sf. 10

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (Berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Murad’ın gayrimeşru oğlu Bayezid Bey, o anda ağır bir ölüm yarası almış babasının bulunduğu yere en yakın olan kişiydi ve derhal buraya yanaştı. Erleri Murad’ı çadırına taşımışlardı; vakıadır ki, Murad henüz tam ölmemişti ve bu Bayezid Bey kaydını gördü. Sf.127

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemankeşlik her şeyden çok da bir spor haline geldi ve okun menzili hakkındaki bilgiler kitaplarda yerini aldı: Bir okçu 900 gezlik (594 m.) bir mesafeye ok atabilirse hatırı sayılır bir seviyeye ulaşmış kabul edilmekteydi ve 800 metrenin üzerinde atış yapanlar da oluyordu. Bu yayın savaşlarda daha kısa mesafeler için kullanılmış olduğu aşikârdır. Sf.126

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Murad kendi birliğini birçok piyade ve süvarilerle dördüncü kısımda kurdu. Ardından kalın zincirlerle zincirlenmiş altı bin deveyi üç sıra halinde art arda dizdirdi. Sonra dünyanın en büyük gürültüsünü çıkarsınlar diye hepsini çıngıraklar ve zillerle donattırdı. Bunları en ön safa koy-durdu ki, karşı taraf saldırmak istediğinde atların develerin gürültüsünden ürksün ve düzenleri bozulsun. Sf. 126

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de âdet olduğu üzere, büyük bir bey kendine eş aldığında kendi memleketine varıp halkıyla şenlik yapmadan önce katiyen eşine yanaşmazdı. Sf. 84, 85

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 84, 85) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her türlü hainlik, düzenbazlık ve sahtekârlık düşüncesinin Yahudilerde mevcut olduğu bilindiktir; bu adam da sahtekârlığı bol olanlardandı. Sf. 59

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Babası vali ve Murad’ın Baş veziri olan Muteber Ali Paşa ile aynı adı taşıyan bu genç, yirmi dört yaşında, pek zarif ve pek bilgili biriydi. Yakub Çelebi bu gence karşı öyle bir muhabbet besliyordu ki, ikisi ne gezerken, ne yerken, ne içerken, ne de uyurken birbirlerinden ayrılabiliyor, vakitlerini daima birlikte gencin babası muteber Ali Paşa’nın evinde geçiriyorlardı. Sf. 56

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu pasaj o dönemde Batı Avrupa’da Türkiye adında bir ülkenin varlığının artık zihinlere yerleşmiş olduğunu göstermektedir. Bu kavram Selçukluların 107l’de Malazgirt zaferiyle Anadolu’ya yayılmaya başlamasıyla oluşmuştur. Ortaçağ Latincesinde Turchia veya Turquia olarak bilinen kelime, Katalanca oldu. Sf. 53

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesin olan 15 Haziran 1389’da I. Murad’ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla, Bosna Kralı I. Tvrtko’nun yardımcı kuvvetleriyle Sırp Prensi Lazar’ın Kosovo Polje’de (Sırpça “Karatavuk Ovası”) savaştığıdır. Ayrıca her iki tarafın da çok büyük kayıplar verdiği ve her iki tarafın hükümdarının öldüğü de kesindir. Sf. 34

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Mart 1311’de Büyük Katalan Birliği (Bölüğü), söz konusu paralı Türk askerlerinin yardımıyla Gautier V de Brienne’ı devirerek Atina Dükalığı’nı ele geçirdi. Sf.13

    Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.