Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Diyalektik sözü Yunanca “dialegomni” kelimesinden türemiştir ve karşılıklı konuşma, mükâleme (konuşma) yapma manasınadır. (1) … ne kendisinin ne de karşısındakinin haklı olmadığını anlar ve hakikatin başka bir düşüncede olduğu hükmüne varabilirler. Bu durumda her iki konuşmacı da aralarındaki fikir ayrılığının yarattığı “çelişiklik” sayesinde ne birinin ne de öbürünün sahip olmadığı yeni bir anlayışa sahip olduklarını görürler. Burada çelişiklik durumu, bir dereceye kadar yukarı doğru iten bir kuvvet olarak ortaya çıkar. Marks bu prensibi sosyal gelişme alanına da uygulamış ve proletarya ile burjuvazi arasındaki sınıf kavgasının zaruri (zorunlu) gelişiminin sonucu olarak, kapitalizmin çökeceğini ileri sürmüştür. Marks’a göre zıtlıkların bu mücadelesi cemiyetin bundan sonraki gelişmesine de hizmet edecekti. Engels bu Diyalektik Materyalizmin bütün hakikatin temel kanunu olduğunu ispata kalkıştı.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 99) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1992); Marksist iddiaya göre; diyaloga giren tarafların her biri

  • “1961’de kabul edilen anayasa ile işçilere grev, işverenlere lokavt hakkı 247 Sayılı Sendikalar Kanunu ile tanındı. Türk-İş 1952’de resmen kuruldu.”

    Alıntı: Milliyetçi Toplumcu Sendikacılık, Mustafa Kemal Erkovan (Sf.46) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Adam Smith, “Richesse des Nations” (Ulusların Zenginliği) adlı eserinde  “..esirler tarafından yapılan bir iş, sadece onların hayatlarını devam ettirecek kadar bir masrafa mal olmasına rağmen, neticede, en pahalı iştir. Kendisi için bir şey elde edemeyen kimsenin tek menfaati mümkün olduğu kadar çok yemek yemek ve mümkün olduğu kadar az çalışmaktır.”

    Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See, (Sf. 159) Kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • “20 Şubat 1947’de çıkartılan 5018 No’lu İş Kanunu sendika kurma hakkını veriyordu. Bu sendikaların grev hakkı yoktu.”

    Alıntı: Milliyetçi Toplumcu Sendikacılık – Mustafa Kemal Erkovan (Sf.38) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şuur denilince hem faaliyet (eylem) hem de bu faaliyetin neticesi anlaşılır.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 85) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Ticari ve mali şekliyle kapitalizm, Fransa’ya göre İngiltere ve Hollanda’da neden daha önce oluşmuştur. M.W. Sombart, bu olayı 16. yüzyıl sonundan itibaren Hollanda’ya, 17. yüzyılda da İngiltere’ye yerleşen Yahudilere bağlamaktadır. Yahudiler ve Püritenler (1) kesin ölçülerini bilemeyeceğimiz bir şekilde, bulundukları ülkelerde, bir “kapitalist zihniyetin” yaratılışını kolaylaştırmışlardır. Yahudiler “ruhani” ile “fani” (ölümlü) arasında bir hiyerarşi kurmaz, zengin olmayı övülmeye değer bir uğraş olarak düşünür ve sonunda tasarruf etme imkânı veren bir hayat biçimi yaşarlardı.”

    Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See, (Sf. 97) kitabından günümüz Türkçesine çevirerek alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya önem veren katı bir Protestan guruptur.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Yahudiler geleceği çok iyi görmüşler, düşünürleri sayesinde hem kapitalizmi hem de Marksizm’i yaratıp geliştirmişler.

  • Şuurun (bilincin) meydana gelişinde Diyalektik Materyalizm, iki faktörün rolü olduğunu iddia eder; İçtimai iş vetiresi (toplumsal çalışma süreci), dil. Engels’in dediği gibi (iş süreci) bakımından birçok insan bir araya gelmiş ve bu durum onların ” birlikte bir şeyler ” ifade etmelerini gerektirmiştir. Demek ki önce ” bir şeyler söyleme ”  fikri belirmiş sonra dil belirmiştir…. Marks, Kapitalinde der ki: “En kötü inşaat ustasını, en iyi arı’dan üstün yapan şey: İnşaat ustasının, hücresini balmumundan yapmadan önce kafasında inşa etmiş olmasıdır.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 82, 83) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • Neredeyse başkalarına avuç açacak kadar yoksul bir kunduracı ile bir çamaşırcının oğlu olan Stalin de sapına kadar savunduğu Bolşevizm’in uğruna yirmi değişik takma ad kullanarak para nakleden trene ve kamyonlara saldırmış, banka soymuş, tehdit ettiği zenginlerden para sızdırmış, kendi açtığı genelevlerindeki kadınları partisi için para kazanmaya zorlamıştı.

    Alıntı: Dünyada Rüşvet İle İktidara Gelenler – Walter Görlitz, kitabından birebir alınmıştır.

  • “Engels’e göre insan meydana gelişini iş’e borçludur. “İnsanı yaratan ‘iş’ dir.””  Sf.78

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 78) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “W. Sombart haklı olarak “Zengin olduk çünkü ırklar ve milletler bizim için tamamen öldüler, bizim için kıtalar ıssızlaştı” demiştir. İtiraf etmek lâzım ki kapitalizmin çok kirli kaynaklarından biri de (esir ticareti vs.) budur.”

    Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See,  (Sf. 43) kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • İngiliz elçisi “Daha ne kadar Ermeni öldüreceksiniz?” Abdülhamit; “Şu gün, şu saatte, Karadeniz’in falan limanına yaklaşıp, karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için, şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa, tam o kadar Ermeni öldüreceğiz.”

    Alıntı: Ajan Okulları, Necdet Sevinç (s.126) kitabından alınmıştır.

  • “Sovyet felsefesine göre şuur:

    1- Maddenin, özel bir şekilde organize edilmiş olan insan beyni maddesinin,  “mahsulü(ürünü), fonksiyonu ve sıfatlarından başka bir şey değildir.

    2- Bu şekilde anlaşılan bir şuur maddi değildir…… Bu şuur anlayışına karşı idealistler derler ki: madde dışı bir faaliyet, onun amili (sebebi)olan madde dışı bir cevherin (öz’ün) yani ruhi manada bir “can”ın varlığını zaruri kılar. “”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 64, 65) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Faiz karşılığı borç, kapitalizmin temel kaynağı değilse bile, belli başlı ortaya çıkış şekillerinden biridir.”

    Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See,  (Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 32, 33) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nin ruhsatnamesi I. Dünya Savaşı’nda kaybolduğundan bu okulun kapatılması fırsatı ele geçmiş, ancak 17.04.1953’te Menderes Hükûmeti 106 sayılı yeni bir ruhsatname vermiştir.

    Alıntı: Ajan Okulları – Necdet Sevinç, (s. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kırmızıya kayma olayında enerji kaynağının hareket halinde bulunması dolayısıyla frekans değişikliği bu da ışığın tayflarının kırmızıya kaymasına sebep olur.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 61) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “… kâinatın zaman bakımından bir başlangıcı olmadığını ispat etmek, aynı zamanda yaratılmamışlığının da ispatı demek değildir.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 57) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • İl (devlet)  gider, Töre (toplumsal kurallar, adalet anlayışı da denilebilir)  gitmez.

    Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç (s. 64) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Türklerin tarih boyunca başarılı devlet idarelerinin ve bu sayede büyük ve güçlü devletler kurmalarının iç dinamiklerinden biri töredir. Yahudilerin de her türlü vatansızlık, sürgün, itilmişlik gibi olumsuzluklara rağmen yok olmamaları hatta dünyanın gizli ve acımasız efendileri olmalarının nedenlerinden biri dünyevi ve pragmatik yani faydacı olan dinleridir.

  • “Filozof (psikolog) Josiah Royce diyor ki; “Hiç kimse, toplumdaki benzerleriyle sürekli etkileşim içinde olmaz ise kendisinin ‘kendi’ olduğunun farkına varamaz.””

    Alıntı: Nasyonalizm, Sosyalizm, Mistisizm – Peyami Safa (Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Engels  “Bütün varlıkların temel şekilleri mekân ve zamandır ve zaman dışında bir varlığın mevcudiyetini düşünmek mekân dışında bir varlık tasavvur etmek (tasarlamak) kadar büyük bir saçmalıktır.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 42) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.