Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Personelimin çok azı beni şahsen tanırdı. Benimle, bir iş için görüşseler dahi, gerçekte kiminle görüştüklerini bilmezlerdi. Güvenliğe önem veren zihniyeti geliştirmek amacıyla, personelin birbirlerine yalnızca takma isimleri ile hitap etmeleri şartını koymuştum.

    Zaman zaman, güvenliğe verdiğim önem olağanüstü sonuçlar doğuruyordu. Bir defasında, Vüzberg istasyonunda bir ekspres trene binmiştim. Aynı kompartmanda iki gazeteci ve bir diğer yolcu ile birlikte seyahat ediyorduk. Bir süre sonra gazetecilerden biri Gehlen Örgütü’nden söz etmeye başladı. Gazeteci, örgütün başında bulunan kişinin tren veya uçakla seyahat etmesinin mümkün olabileceğini, bu nedenle günün birinde onunla yüz yüze gelmesinin olasılık dahilinde olduğunu söyledi. İki gün sonra, masamda, bu konuşmayı olduğu gibi yazan bir rapor buldum. Üçüncü yolcu, bölge birimlerinden birinin müdürüymüş. Bu tip personelin Pullach yakınlarına bile gelmelerine izin verilmediğinden, gazeteciler gibi o da beni tanıyamamıştı. Ben de kendisini hiç tanımıyordum. Sf. 182

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • En büyük güvenlik ilkemiz “Su geçmeyecek derecede kompartmantasyon”du. Yani, bir grup veya birimin elemanları, kendi birimleri dışında kimseyi tanımıyordu. Sf. 181

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her an tetikte olan bir güven…” Bu benim çok hoşuma gitmişti. Sf. 175

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bavyeralı yetkililer ve özellikle Başbakan ve İçişleri Bakanı ile görüşmelerimi geliştirme olanağını sağladı. 12 Ekim 1949’da Ritter von Lex’i ziyaret ederek (kendisi o sıralarda Federal İçişleri Bakanı olmuştu), Bonn hükümeti ile kişisel olarak temas kurdum. Daha sonra, dönemin bakanlarından Rr. Güstav Heinemann (bu anıların kaleme alındığı sırada cumhurbaşkanı)’la görüştüm. Sf. 174

    Arkadaşlarım, karşılık beklemeden yapmış oldukları fedakârlıkların boşuna gitmediğini hissediyorlardı. Artık, Alman hükümeti bizimle ilgilenmeye başlamıştı. Bonn’la olan temaslarımı gayet özenle yürüttüğüm halde, Amerikalı dostlarımızın bazı yanlış anlamalarına neden olmuştu. Albay M., Alman yetkilileriyle görüşmelerimi yasaklayacak kadar ileri gitti. 21 Aralık 1949’da, tahminimce Washington’un emirleriyle, yayımlanan bir yazı ile bu durum bana bildirildi. Bu emirde, örgütün geleceğinin sadece Amerikalıları ilgilendiren bir konu olduğu öne sürülüyordu. Yaptığımız anlaşmaya tamamen ters düşen bu Amerikan vetosunu hiç düşünmeden geri çevirdim. Sf. 174, 175

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 174, 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıdan kurtaracak bir tek yol vardı: Gehlen Örgütü, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünden derhal alınmalı ve 1947’de kurulan CIA’in yönetimine katılmalıydı. Biz; CIA’in politik, ekonomik ve askerî istihbarat toplama yönünden etkin bir güce sahip olduğuna inanıyorduk. Bunun uygulanması halinde, istihbarat çalışmalarındaki Alman-Amerikan işbirliği, çok daha uyumlu bir duruma gelecekti. Sf. 169, 170

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 169, 170) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir önlem olarak, fonları artırmak amacıyla, özel bir birim oluşturdum. Bize ayrılan 125 bin dolar ile Amerikalılardan alabildiğimiz kadar kakao aldık ve bunları Mknih bölgesinde -genellikle karaborsa bölgesi olan Möhlstrasse’de- sattık. Böylece, ödeneğimizi üç katına çıkarmış olduk! Karaborsacılık yapan personelimiz yakayı ele verdiğinde, Amerikalıların kendilerine verdiği kimlikleri gösteriyor ve böylece hemen serbest bırakılıyorlardı. Amerikalılar ise, bizim bu hareketlerimizi büyük bir hoşgörü ile karşılıyorlardı. Sf. 169

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha sonra, komünist ekonomi ve silah endüstrisindeki gelişmeleri takip edebilmek için espiyonaj çalışmalarına başladık. Amerikan istihbarat servisleri bu alana (ekonomik istihbarata) daha yeni yeni giriyorlardı. Onlara bu konuda oldukça sağlıklı ve verimli bilgiler sağladık. Sf. 164

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • Wessel ile benim tek bir hedefimiz vardı; savaş sırasında ve savaş sonrasında öğrettiklerimizden faydalanacak ve ileride kurulacak tek bir Alma istihbarat servisinin nüvesini gerçekleştirecektik. Sf. 161

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komünizme karşı kendini savunmak için, Avrupa’nın yeniden güçlenmiş bir Almanya’ya ihtiyacı olacağını düşünüyordum. Bu durumda Batılı güçlere önem vermeli ve kendimize iki hedef koymalıydık: Komünist yayılmasına karşın Batı’yı savunmak ve Almanya’nın kaybettiği yerleri yeniden kazanabilmek (Tabiî ki, bu iki hedeften sonuncusu zaferi kazanan devletler tarafından kabul edilmeyecekti) Sf. 142, 143

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 142, 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık, Rus gaddarlığını anlatan dehşet verici haberler gelmeye başlamıştı. Aralık ayında ele geçirilen Ukraynalı bir kaçak, Varşova’da Kızıl Ordu Karargâhı’nda yapılan brifing sırasında “İşgal edilen Polonya topraklarında, Stalin’in emriyle, hırsızlık ve yağmanın yasaklandığı, Polonya halkına dostça davranılmasının gerektiği, ancak ele geçirilen Alman topraklarında Sovyet askerlerinin istedikleri şekilde davranış göstermelerinin serbest olduğu”nun söylendiğini açıklamıştı. Benim ailem de dâhil olmak üzere, birçok Alman subay ailesi, artık Rus zulmünün yolu üzerinde bulunuyordu. Sf. 137

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle, savaşın sonunda, Vlasov‍la adamları Ruslara teslim edildi, böylece, bu macera da hapis veya darağacı ile sonuçlanmış oldu. Sf. 127

    Modern savaşlarda psiko-politik öge baskı altına alınamaz. Eğer buna dikkat edilmezse, bir ülkenin silahlı kuvvetlerine sağladığı imkânlar ne denli büyük olursa olsun, o ülkenin silahlı kuvvetleri harcanmaya mahkûmdur ve böylece yapılan fedakârlıklar da boşa gider. Clausewitz savaşı; “politikanın başka yollarla devamı” şeklinde tanımlanmıştı. Lenin de bu sözlerin altına kendi notunu eklemişti: “Barış, savaşın başka yollarla devam etmesinden başka bir şey değildir.” Sf. 127, 128

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler, bize teslim olsalar dahi, partizanların insafsızca öldürülmeleri konusunda bizzat emir verdi. Bu emirler, partizan sorununun yeniden ortaya çıkmasına ve Rus halkının, Alman olan her şeye karşı yeniden büyük tepkiler doğurmasına neden oldu. Sf. 122

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün bunlara karşın Hitler, gerçeklik sezgisinden tamamıyla yoksundu. Rus seferinin geleceği için politik ve askerî gayelerini değiştirmeye ne gücü yetiyordu, ne de böyle bir arzu besliyordu. Ne Halder, ne de Zeitzler Hitler’in bu davranışını değiştiremediler. Hitler, Vlasov’u, Sovyet Silahlı Kuvvetlerini zayıflatmak için bir propaganda aracı olarak görmekteydi; Vlasov’un çağrısına uyarak, ona katılmaya gelen kaçaklara çeşitli konularda söz verebilirdi. Lâkin bu sözlerin yerine getirileceği garantisi yoktu.

    Vlasov’la görüşen Alman subayları, Hitler’in kendisiyle ilgili düşüncelerini aktardılar ve ona hem Stalin’e ve hem de Nazi liderlerinin bilgisizliğine karşı savaşmak gerektiğini, Rus halklarının özgürlüğüne giden tek yolun bu olduğunu anlattılar. Uzun bir kararsızlık ve kahredici bir şüphe döneminden sonra, Vlasov, içinde bulunduğu durumu kabullenmek mecburiyetinde kaldı. Alman ve Rus subayları arasındaki bu anlaşmadan sonra, “Vlasov Harekâtı” ortaya çıktı. Sf. 121

    “Vlasov Harekâtı”nın tarihi, aynı zamanda, bir diktatörün idaresinde bile, devletin bütün güçlerinin ahenk içinde çalışacaklarına dair bir garanti olmadığını gösterdi. Devlet güçleri, birbirlerinin işlevlerini, bir bakıma göz yumulan hatta diktatör tarafından teşvik edilen bir tavırla baltalıyordu. Bu durumda da, harcanılan bütün gayretler boşunaydı. Sf. 121

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1942 yazı başlarında, Rus Korgenerali Andrey Andreyeviç Vlasov, Volkof yakınlarındaki Doğu cephesinde bizlere yakalandı. Sf. 120

    Kısa bir süre sonra Vlasov’un, Sovyetler Birliği’nde bir Rus milliyetçi özgürlük ordusu yönetmeyi hedeflediğini öğrendik. Bir savaş esiri olmasına karşın Vlasov’un Kızıl Ordu subay ve erlerine hitaben kaleme aldığı bildirinin, Rus hatlarında dağıtılmasından birkaç gün sonra, on binlerce Rus askeri Alman birliklerine teslim oluyordu. Sf. 120

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yine de 1942 yılı başlarında Hitler, sözünü ettiğim cephelerdeki politik amaçlarını değiştirmeye halâ karar verememişti. Daha da ilerisi, baharda Volga taraflarına, Kafkasya’daki petrol rezervlerine büyük bir saldırı yapılmasına karar vermişti. Sf. 119, 120

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 119, 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir bakıma, sakat uygulamalar dışında, iyi bir politik etki yaratmakta kullanılabilecek başka konular da vardı. Örneğin, Alman işgal bölgesinde Moskova yakınlarındaki Smolensk şehrindeki bir örgüt, bir Rus Milliyetçi Hükümeti kurulması ve Stalin’e karşı savaşacak bir milyon kişilik bir bağımsızlık ordusunun gerçekleştirilmesi konusunda öneriler yapıyordu. Düşmanın durumunun artık politik yollarla kontrol altına alınabileceğini gören Feld Mareşal von Boch ve diğer komutanlar, Smolensk örgütünün önerilerini desteklediler ama Hitler Litvanyalılar, Latviyalılar ve Estonyalıların önerileri gibi, bunu da geri çevirdi. Sf. 119

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1940’da Ruslar tarafından işgal edilen üç Baltık Cumhuriyeti, Litvanya, Latviya ve Estonya’da millî bağımsızlık anıları henüz çok tazeydi. Bu cumhuriyet halkları özgürlüklerine yeniden kavuşabilme umuduyla Alman ordularına yardım teklif ettiler. Ukraynalılar, Kafkasyalılar ve Türk azınlıklar, Stalin’in boyunduruğundan kurtulmaktan başka – şimdi sürgünde olan eski liderlerinin arzuladıkları derecede olmasa bile – milliyetçi hedeflerinin de gerçekleşeceğine inanıyorlardı. Yirmi yıllık bir keyfi yönetim ve dehşet dolu bir hayattan sonra, insanlık onuru, özgürlük, adalet ve mal güvenliği gibi belli başlı insan haklarının yeniden kazanılması fikri, Sovyet İmparatorluğu’nun her ferdini -eğer o zamana kadar doğrudan doğruya Moskova modeli için çalışmıyorsa- Almanları desteklemeye sevk ediyordu. Bu eğilimlerden faydalanmaktan daha doğal ne olabilirdi ki? Sf. 118

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşgal edilen her bölgede, örneğin; Rusya’nın orta ve kuzey bölgelerinde, Ukrayna’da, Besarabya’da birliklerimiz sıcak bir ilgi ile karşılandılar, bir kurtarıcı olarak selamlandılar ve çiçek yağmuruna tutuldular. Alay ve tümenlere varana kadar bütün Kızıl Ordu birlikleri silahlarını teslim ettiler. Sf. 118

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Strik-Strikfeld, Stalin’in yakalanan oğlunu sorguya çekerken, Stalin’in oğlu kendisine şu yanıtı vermişti: “Babamı mağlup edebilecek tek hareket, kendisine karşı nasyonalist bir rejimin ortaya çıkarılmasıdır. Lâkin gerçek olan şudur ki; sizler hiçbir zaman böyle bir adım atmayı göze alamayacaksınız.” Sorgulayıcı bunun sebebini sorduğunda, Stalin’in oğlu şöyle yanıtlamıştı: “Çünkü ülkemizi özgürlüğe kavuşturmak için değil, onu ele geçirmek için yola çıktığınızı biliyoruz.” Sf. 117

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); Stalin’in küçük oğlu Vasili Yosifoviç Stalin 1958 yılında  8 yıl hapis cezasına çarptırılmış. Stalin’in büyük oğlu Teğmen Yakov Çugaşvili İkinci Dünya Savaşında Almanlara esir düşmüştü. Stalin “bir mareşali bir teğmenle takas etmem” diyerek oğlunun bir Alman Generaliyle takas edilmesini reddetmiş, Çugaşvili 1943 yılında Sachsenhausen kampından kaçmaya çalışırken vurularak öldürülmüştü. Stalin bunu onurlu bir ölüm şekli olarak görmüştü.

  • Clausewitz, savaşın devlet politikasının değişik bir tarzdaki süreci olduğunu belirtir ve: “Savaş… Düşmanımızı, isteklerimizi yerine getirmeye zorlamak için başvuracağımız bir vahşet eylemidir” diyerek, devam eder: “Bir toplumun savaşı daima bir siyasi sonuçtan çıkar ve bir siyasi motifle gelişir. Bundan dolayıdır ki savaş siyasi bir olgudur.” Sf. 114, 115

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 114, 115) kitabından birebir alınmıştır.