“İşçinin kişisel tüketimini kendisi için yapması, kapitalistin keyfi için yapmaması hiçbir şeyi değiştirmez. Bir iş hayvanının beslenip bakılması, hayvan yediğinden zevk alıyor diye, üretim süreci için gerekli bir şey olma niteliğinden hiçbir şey kaybetmez. Güney Amerika’da maden ocaklarında çalışan ve her günkü işleri (1) 180-200 libre ağırlığındaki cevher kitlelerini 450 feet derinlikten sırtlarında taşıyarak yeryüzüne çıkarmakta olan işçiler sadece ekmek ve fasulye ile beslenirler. Kendileri yalnız ekmek yemeği tercih edebilirler; ancak yalnız ekmek yemekle o kadar sıkı çalışamayacaklarını gören patronları, onlara at gibi davranırlar, kendilerini fasulye yemeğe zorlarlar, fasulye ise kemikleri kuvvetlendirici madde (kireçli fosfor) bakımından zengindir. (ekmeğe oranla)”
Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1)(1978): Bu, belki de, dünyanın en ağır işidir.
Yorum bırakın