Prens Sabahattin, Sultan Abdülhamit’in kız kardeşinin oğlu, Damat Mahmut Paşa’nın oğlu… Paris’te 1905 te Terakki (gelişme) adında bir gazete çıkartmıştı. .. Cumhuriyet ve demokrasiye kadar gidecek bir devrim istiyordu. … ona göre ulusun yoksulluğunu meydana getiren derin nedenler vardı. Müslüman Türk toplumunun asıl belini büken, genel eğitim sisteminin bozukluğu idi. Türk halkı, birey olarak kişisel girişim niteliğinden yoksundu. Köylü, çiftçi, vb. bilgi sahibi olamadığından para sahibi olamıyor, böylece de büyük işler kuramıyor ve yoksul kalıyordu. İşte, Kanun-i Esasi denen Anayasanın kabulünden sonra memlekette bir sosyal bilgi ve kişisel girişim kampanyası açmak, böylece Batı uygarlığını yürüten buhar ve endüstri çağına girmek gerekiyordu. Sonra, geniş imparatorluk topraklarını bir merkezden yönetmeyi bir yana bırakmalı ve her bölgenin kendi olanaklarıyla gelişmesine önayak olmalıydı. 1907 de Jöntürk Kongresinde başkan seçilen Prens Sabahattin, büyük bir üne ulaşmıştı. Avrupa’dayken İttihatçılarla iyi geçinen Prens, 1908 devriminden sonra yurda dönmüş ve İzmir’de düşüncelerini yaymaya başlarken karşısına İttihat ve Terakki dikilivermişti. !. Dünya savaşının başlangıcında hükümete destek veren Prens durumun kötüye gittiğini anlayınca, birçok aydın gibi “ayrı bir barış” isteyince tasfiye oldular. Ve birçok yandaşları ve diğer aydınlar “taklibi hükümet” (Hükûmeti zorla değiştirme) suçundan sürgün edildiler. Bu sürgünler arasında Komünist Partisi Lideri Mustafa Suphi Bey, Refik Halit (Karay, Karaim Yahudilerinden), Melamiler Şeyhi Salih Efendi, Şeyh Baha Bey, Sosyalist Hilmi Beyler de var.
Alıntı: Kutsal İsyan II – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın