“Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor….
İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor….
Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü askeri mahkemelerde açılmış bir Türkiye’de askeri müdahalenin “iktidar amacı gütmediği” nasıl söylenebiliyor?… Yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri üç müdahalenin ikisi bir yandadır, biri diğer yanda; arada nitelik farkı var. 27 Mayıs silahlı kuvvetler içinde de bir hareket oldu. 12 Mart ve 12 Eylül, bir bütünlük içinde ve disiplinle yapıldı. 27 Mayıs, halktan yana yönetimin önündeki engelleri kaldırmak için yapıldı; 12 Eylül ve 12 Mart, yurttaşların haklarını daraltmak için gerçekleştirildi. Son ikisinde ABD ile uyum içinde hareket edildi. 27 Mayıs amaçlarına yaklaştı. Bu nedenle dönüş isteksiz ve kanlı oldu. 12 Mart ve 12 Eylül, kendi koyduğu amaçlarda başarısızlıkla karşılaştı. Bu nedenle dönüş ile ilgili eğilimler sürtüşmesiz ortaya çıktı.”
Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 755) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın