1791 Sonbaharında Selim, hem dinci hem de laik kesimden yirmi iki kişiye İmparatorluğun zayıf noktalarını ve bu konuda neler yapılması gerektiğini belirten bir rapor hazırlanmasını emretmişti. Yönetimdeki değişiklikler arasında Valiliklerin güçlendirilerek yeni yasaların çıkartılması, uzmanlaşmış laik okulların kurulması ve bu okullarda ordu ve donanma mensuplarına savaş ve komuta konularında dersler verilmesi (Fransızca dâhil), tahıl ticaretinin kontrolü, Avrupa güçleriyle sefir düzeyinde diplomatik ilişkilerin oluşturulması, taşra Valiliklerinin topladığı vergilerin yeni kurulacak bir hazineye ulaştırılması yöntemlerinin değiştirilmesi sayılabilirdi. Bu Valiliklere kahve, içki ve tütüne vergi koymak hakkı tanındı.
Selim, Paris’te yaşanan devrimi yakından izliyordu. Selim’in ordu ve donanma kütüphanelerine istediği eserler, Marsilya’dan gemilere yüklenirken, bunlar arasında Grande Encyclopedie’nin de bulunması ilginçtir. Selim … tımar beylerinin topraklarını tahtın toprağı haline çevirmeye çalıştı. Düşündüğü şey gerçekleşirse bu topraklar vergi mükellefi çiftçilere kiralanabilecekti. Bu çiftçilerin eski feodal beyler gibi askeri sorumlulukları yoktu. Ama onlara, kiracı köylüden vergi toplama yöntemlerini seçmede çok büyük özgürlükler tanınmıştı. .. Sonunda köylüler, “Eski sistem yeni düzenden iyidir.” demeye başladılar.
Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 88 ile 114 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın