Parlamentonun 1908 Ağustosunda aldığı kararlarla değişen 1876 Anayasası onun güçlerini çok azaltmıştı. Bundan böyle Sultan yalnızca Sadrazamla Şeyhülislamı seçebilecekti.
Bakanları ve iki meclisin başkanlarını seçme yetkisi kaldırılmıştı. Meclisler kendi başkanlarını seçecekti. Sultanın özel hizmetine bakanlar bile parlamento tarafından seçilip görevlendirilecekti. … bakanlar sadrazamdan çok mebuslara karşı sorumlu olacaktı. Sultan’ın Meclislerin hazırladığı yasalar üzerinde ancak geciktirici bir veto hakkı olacaktı. Anayasanın 3. maddesi; Egemenlik Osmanlı hanedanından birine ancak, tahta çıkarken, vatana ve millete bağlı kalacağına, şeriata ve anayasaya uyacağına yemin etmesi halinde devrediliyordu. Bu durumda parlamento, İmparatorluğun temel kurallarını ihlal eden her sultanı tahttan indirme hakkına sahip oluyordu.
16 Ağustos 1909 tarihli “Cemiyetler Kanunu” ise millet yada ırk adı taşıyan siyasi guruplar kurmayı yasaklıyordu. Bu yasa uyarınca Arnavut, Rum ve Bulgar kulüpleri kapatıldı. Ama bir önceki Ocak ayında kurulmuş olan Türk derneğine bir şey yapılmadı. .. Belediye yönetimleri iyileştirildi ve daha çok sayıda okul açıldı. Ayrıca özellikle kız öğrenciler için okullar kuruldu.
Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 334, 335) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın