Bir yüz yıldır İnsancıklar, edebiyat öğrencisinin ve izleyicinin demirbaşları arasında yer alıyor. Bir kimse, eğer İnsancıklar’ı okumamışsa, ciddi bir edebiyat öğrencisi olduğunu söyleyemez. Hiç kuşku yok, yazamaz. İnsancıklar’ı okumadan, öykü ya da roman yazmak çok büyük bir cüret işi olmalı. Böylelerinin yazdıklarına değil, cüretlerine hayranlık duyulmalı. Türkiye cüreti bol bir ülke. İnsancıklar’ı okumadan roman yazan var mı, söylemek zor. Ancak okuduğu roman sayısı yazdığı roman sayısından az olan “yazar” var mı? Her halde var. Yazılanlardan öyle anlaşılıyor. Sf. 259
Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın