Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

24 Şubat 1921 (1337) tarihinde 156. İçtima 3. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

Celalettin Arif Bey’in Uluslararası İş İlişkisi Hakkında Görüşme:

Ferit Bey (Çorum): “-Bir maden ruhsatı işi var. Ruhsat 1314 (1898) de verilmiş. 1913’te uzatılması gerekiyormuş, bu hissenin sahibi Notacı Emin Bey, Celalettin Arif Bey’e % 10 hissesini vermiş. Maden Nezareti süreyi uzatmış. Bir harita çizip “biz bu sahada faaliyete başladık” havası vermek istemişler. Yine Mustafa Necati karşı çıkmış. 1334’de Şurayı Devlet’e başvurmuşlar ….”  

İktisat Vekili Celal Bey (Saruhan); “-İtalyanlar oraya geldiği vakit mutasarrıfı görerek müktesep (kazanılmış) haklarına istinaden (dayanarak) 371 numaralı ocağı işleteceklerini ve ona bağlı 15-16 km’lik bir şimendifer hattı yapacaklarını ve kendilerinin Celalettin Arif Beyle görüşmek istediklerini Müsteşar Bey bana yazmıştır. Arkadaşım olan Celalettin Arif Bey’e konuyu bildirdim. Eğer karşımda Celalettin Arif Bey olsaydı, İtalyanlar olmasaydı bu izini verirdim. Ama Sevr Muahedesinden (antlaşmasından) evvel İtalyanların Fransızlarla müşterek (ortak) bir itilafnamenin (uzlaşmanın) ….   onlar havzayı iki kısma ayırıyorlardı, Ereğli ve Zonguldak.  ..    1308 (1892) akabinde Bahriye Mimarı Yanko Bey’in delaleti (yol göstermesi) ile Zonguldak havalisine Fransızlar yerleşmişler ve el’an (o anda) çalışıyorlardı. Diğer sahayı da İtalyanlara verdiğimiz takdirde, bu Ereğli havzası da tamamen elimizden çıkmış addolunabilirdi. … Meşhur Nafıa Nazırı Hallaçyan’ın orada havai hatla işler bir ocağı vardır. … İtalyanların Hallaçyan’la müzakerede oldukları haberini alıyorum.  Aynı zamanda İtalyanlar Ereğli Limanının imtiyazını almak için de uğraşıyorlardı. … Ben sermayenin düşmanı değilim ve yalnız memleketimize maksadı siyasiye ile gelenlerin bilaistisna (istisnasız, ayrım yapmadan) düşmanıyım. (Bravo sesleri) ” 

Emin Bey (Eskişehir) (Emin Sazak, toprak ağası ve tüccar.) “-… bir aralık bunaldık, hükümet Bolşevik mi oluyor dedik? Acaba hükümet komünistleri kendisi mi icat ediyor? Dedik. … Komünist yağmacıları mı oluyor? Dedik. Efendiler ben mebus isem de köylü gibi söyleyeceğim. Şimdi efendiler bir şey telkin edilmeye başlanıldı. Hükümete mi hücum ediyorsun? Bu muhalif bir vaziyet gibi gösteriliyor. Bendeniz bu Meclis’te en muhalif görünenleri tetkik ediyorum; ruhlarında mücadelatı milliyenin (milli mücadelenin) idamesinden (sürdürülmesinden) başka bir fikir taşıyan yoktur. Bu hususta Hükümetin Reisi Muhteremi Paşa’nın nazarı dikkatlerini celp ederim (bu konuya çekerim).” 

Fuat Bey (Çorum); “-Ne demek? Bunu anlayamadım? 

Emin Bey Devamla; “-Paşa Hazretleri anlamıştır. Ben müteahhit falan değil 5-10 fakire bakan bir adamım… Bunun için rica ederim herkesin namusuyla oynanmasın. Celal Bey orman varidatı yükselmiştir dedi. Buna inanmıyorum. Çünkü bendeniz o cihetlerde bulundum ve orada onbeş senedir fabrika sahibiyim… bugün orada on tane fabrikayı kapattırmıştır.”  Sf.412  

İktisat Vekâleti Vekili Mahmut Celal Bey (Saruhan); “-…Ormanlarda bizim memleketimizde 1288 (1862) tarihinden beri ıslahat yapılmak istenmiştir. … halkın yedinde (elinde) bulunan hususi baltalıklara, ormanlara tecavüz etmek istemiştir ve maksadı da ormanları heyeti umumiyesi ile (tamamen) miri (kamuya ait) olarak bulundurmak ve orman bekçileriyle ormanları tahtı muhafazaya (koruma altına) almak istemiştir. Fakat üç lira maaş vermek sureti ile yerli ahaliden intihap ettiği (seçtiği) orman bekçileri vasıtası ile şimdiye kadar hiçbir yerde ormanları bu suretle muhafaza etmeğe muvaffak olamamıştır.”  Sf. 413 

(Hüseyin Avni Bey, İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey idi. Celal Bey’de onun vekili idi. Yusuf Kemal Bey yurtdışı görevden geldi ve istifa edip Adliye Vekili oldu. Bir iktisat vekili seçmeliyiz, Celal Bey’in durumu zayıftır diyor.)

Mustafa Kemal Paşa; “-Bu hususta bir teehhür (gecikme) varsa doğrudan doğruya bendenize aittir.” 

(Paşa hemen bir aday belirleyelim seçimini yapalım diyor.) Sf.415

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 156, Celse: 3, – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın