Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

2 Aralık 1338 (1922) tarihinde İçtima: 149, Celse:1, Birinci Reisvekili Dr. Adnan Beyefendi.  

Seçim Kanunu Değişikliği Teklifi Var

Erzurum Mebusu Necati, Selahattin ve Canik Mebusu Emin Beylerin Mebus Seçimleri Hakkında Kanun Teklifinin Görüşülmesi; (Teklif görüşülmeden Mustafa Kemal Paşa karşı çıkıyor.)

Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-  . teklif olunan lâyihayı kanuniye (kanun teklifi) doğrudan doğruya benim şahsımı vatandaşlık hukukumdan mahrum etmek nokta-i nazarına matuftur (mahrum etmek bakış açısına yöneliktir). .. maalesef mahalli tevellüdüm (doğum yerim) bugünkü hudutlar haricinde kalmış bulunuyor. .. Eğer düşmanlar tamamen maksatlarına muvaffak olmuş olsalardı; Allah muhafaza etsin vazül imza olan (bu kanun teklifini imzalamış olan) efendilerin dahi memleketleri hudut haricinde kalabilirdi. . Tahmin ediyorum ki ecnebi düşmanlar bana suikast etmek suretiyle de memleketimdeki hizmetimden beni tecride (soyutlamaya) çalışacaklardır..”

Hüseyin Avni Bey; “-Her fikir muhterem ve mübecceldir (saygıdeğer ve yücedir). Herkes memleketin selâmet ve saadeti için arzu ettiğini teklif eder ve serbesttir. Esasen teklif-i kanuniler hemen katiyetle kabul edilmiş mahiyette olmadığından Paşa Hazretlerinin bu işten istisna (seçimin dışında) ve vatandaşlık hukukundan ıskat edecek (sakatlayacak) bir mânâ telâkki buyurmalarına (bir anlam algılamalarına) hayret ediyorum. .. Paşa’nın vatanı her yer ve herkesin kalbidir. Fakat Paşa Hazretleri de bu kalplere hürmet etmelidir ki rica ederim Türkiye’de artık Arnavut mebus, Arap mebus, bulunmayacaktır. (alkışlar) .. başkalarının bir menfaati için şahs-ı devletlerini (kendisini) ileri sürmesi menafi-i memleketle kâbil-i telif (memleket menfaati ile bağdaşık) göremiyoruz.” 

Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Hüseyin Avni o madde gayet sârihtir (açıktır). Tefsire hâcet (açıklamaya gerek) yoktur.”

Hüseyin Avni Bey; “-.. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri kimseyle mukayese edilemez. Teklif-i kanuniler (kanun teklifleri) usul dairesince (kendi usulünce) encümene gider, Encümen kararını verir. Eğer Mustafa Kemal Paşa’yı Meclis fedâ ederse, o da fedâ edilsin! Söz Meclisindir… Kalbimizden çıkaracağımız gün atmakta tereddüt etmeyiz. Fakat siz milletin kalbinde her gün yaşayacaksınız. .. Arkadaşlarımızı hususi olarak dâvet edip fikirlerini sormalı idi. .. Paşa Hazretleri de bilirler ki o arkadaşlar en samimi insanlardır ve işe en evvel başlamış ve nihayetinde de milleti yaşatmak için en ziyade hizmet eden onlardır.  Paşa’m .. biz ..asırlardan beri Araplara haraç verdik. .. Arabistan’dan bizi nasıl kovduklarını kendiniz de gördünüz.     ..vatandaşlık şu veya bu memlekette oturmak esası üzerine değildir. Burada, kürsi-i millette yegâne söz sahibi Türk ve Kürt olacaktır. (her Türkiyeli sesleri)  Siz o seciyeyi (ırki yapıyı) taşıdıkça ve siz bu fikre sahip oldukça ebediyyen sizi serfiraz olarak başımızın üzerinde tutacağız. Ta ki bu gâyeden inhiraf (şaşmayın) etmeyiniz. (şiddetli alkışlar) İlminiz, fazlınız, istikametiniz sizi yaşatacaktır. Siz bundan inhiraf ettiğiniz zaman sizi atmak ta bizim için bir vazife olur. ” 

Celal Nuri Bey (Gelibolu); “-Bunu neden hatıra getiriyorsunuz?”     

Hüseyin Avni Bey; “-Ben riyakâr (ikiyüzlü) değilim! Olur, insandır, belki hata eder, riyakâr değilim. Samimi söylüyorum. (yaşa sesleri)”  

Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Hüseyin Avni Bey biraderimizin söylediği sözlere bu madde (Seçim kanununun 14. maddesi.)  tercüman olmuyor.” 

Şevket Bey (Beyazıt); “-Siz müstesnasınız (sıradışısınz) Paşa’m.”

Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Benim müstesna olduğuma dair bir kanun yoktur ve müstesna olamam.”

Necati Bey (Erzurum); “-(Takrir sahiplerinden. Konuşmasına Paşa’yı överek başlıyor ve) Ben böyle namussuz bir adam değilim. (Bravo sadaları) Efendiler bunu ancak namussuzlar yapar ve en çok bu milletle alakası olmayan menfaatperest, vicdanlarını, hayatlarını, namuslarını satmış olanlar yapar. (bravo sadaları)(alkışlar) .. Bundan sonra Türkiye hududu dâhilinde vatandaşlık tesis etmek mecburiyetindeyiz. .. Bu teklifin sâiki (sebebi) budur. .. Bunu başka türlü tevil (çeviren) ve telakki edenler (anlayanlar) varsa namussuzluğu onlar irtikâp etmişlerdir (yapmışlardır), yoksa ben değil. (Bravo sadaları)(alkışlar)”

Emin Bey (Canik) (Takrir Sahiplerinden); “-.. Paşa Hazretlerinin isimleri o madde esnasında mevzubahis olmamış ve hatıra gelmemiştir. Paşa Hazretlerinin tarz-ı telâkkilerinden (anlama biçiminden) müteessir oldum (etkilendim)… Paşa ki bizi kurtaran ve bu milleti kurtaran bir şahsiyettir. Biz nankör olamayız ki, böyle bir telâkki (anlayış) sahibi olalım.”  

Hüseyin Avni Bey; “- .. eğer Paşa Hazretleri bunun üzerine kendi telakkilerini tashih buyurdularsa (anlayışlarını düzelttilerse) mesele yoktur.”

Teklif Anayasa Encümenine gitti. Sf.162

Kanun Tasarısının 14. Maddesi; BMM azası intihâb olabilmek (seçilebilmek) için Türkiye’nin bugünkü hudutları dâhilindeki mahaller ahalisinden olmak meşruttur (şarttır) Veya daireyi intihâbiye dâhilinde (seçim bölgesi içerisinde) mütemekkin (oturuyor) olmak meşruttur (şarttır).   Ondan sonra muhaceretten gelenler Türk ve Kürtler, tarih-i iskânlarından (yerleştirilme tarihlerinden) beş sene mürûr etmişse (geçmişse) intihâb olunabilir (seçilebilir).”  Sf.159 

(Paşa bu tasarının 14. Maddesini hedef alarak, mevcut seçim kanunu ile seçimlere girmek istiyor ve öyle oluyor.)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 25 (20.11.1922 / 21.12.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 149, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın