1 Mart 1339 (1923) tarihinde İçtima: 1, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa
Birinci Reis Vekili İntihâbını 272 reyin 148’ini Alan Hüseyin Avni Bey kazandı.
Lozan, Misakı Milli ve Musul Görüşmeleri:
Hüseyin Avni; (Birinci Reis Vekili seçildiği için teşekkür konuşması yaptı.) “-…Misâk-ı Milli Türk ve Kürt milletinin imanıdır. .. Efendiler; Misâk-ı Milli milletin imanıdır. BMM onu taşır, ondan zerre kadar inhirâf edemez (ayrılamaz, şaşmaz). (Sürekli ve şiddetli alkışlar)
Mehmet Şükrü; “-Edenler mu’teziledir.” (1)
3. Celse:
İkinci Reis Vekili İntihâbını 253 azadan 165’inin Reyini Alan Musa Kâzım Efendi Kazandı. Sf.23
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 28 (1.03.1923 / 8.04.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 4, İçtima; 1, Celse: 1, – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Mu’tezile, genellikle İslam Tarihinde aklı ön plana almasının yanında fikir ve düşünce hürriyetine önem veren bir fırka olarak tanınmakta idi. Bu husus ilk ortaya çıkışı itibariyle doğru ise de daha sonraları tam tersi bir icraatın içine girmiştir ki, bu da zaten Mu’tezile’nin sonunu hazırlayan sebeplerin başında gelmektedir. Mu’tezilenin Müslümanların % 93 gibi ezici bir üstünlüğünü elinde bulunduran Ehli Sünnet inancına aykırı birçok görüşleri bulunmaktadır. Mutezile kulların fiillerinin yaratıcısının Allah değil, kulun bizzat kendisi olduğunu savunur. Bu görüşün bir sonucu olarak Mutezile kaderi de inkâr etmektedir. Mutezileye göre Hz. Peygamber’in şefaati söz konusu değildir. Yani şefaat inkâr edilir. Ehli Sünnet’e göre şefaat haktır. Mutezile’ye göre taklidi imanın bir değeri yok iken, Ehli Sünnet’e göre böyle bir iman geçerlidir. Mutezile, Allah’ın ne dünyada ne de ahrette görülemeyeceğini iddia eder. Ancak Ehli Sünnet’e göre müminler Allah’ı, dünyada değil ama ahirette göreceklerdir. Mutezile, Miraç olayını ve evliyanın kerametlerini de inkâr eder. Mutezile kabir hayatını kabul etmez iken Ehli Sünnet kabul eder. Aynı şekilde ahiretle ilgili olan olan sırat ve mizan da Mu’tezile tarafından reddedilir. Sonuç olarak şunu ifade edebiliriz. Mutezile, aklı esas alıp, aklına uymayan ayetleri tevil etmesi ve Hz. Peygamber’in hadislerini de reddetmesi ile İslam’ın büyük caddesinden pek çok yönü ile ayrılmıştır.
Yorum bırakın