9 Aralık 1341 (1925) tarihinde İçtima: 21, Celse:1, Reis Vekili Refet Bey
Yerli Kumaştan Elbise Dikilmesi Hakkında Kanun;
Yerli Kumaştan Elbise Giyilmesine Dair Numaralı Kanun Lâyihası (önergesi) ve Ticaret Encümeni Mazbatası;
Besim Atalay Bey (Aksaray); ” .. Bugün bu memlekete turşu bile Avrupa’dan geliyor. .. Size Maraş’ı işhad ederim (şahit gösteririm). Vaktiyle beş yüz dükkândan ibaret ipek tezgâhı dükkânlarından bugün beş dükkân kalmamıştır. Geçen sene Ticaret Bütçesi münasebetiyle arz etmiştim. Her sene muntazaman (düzenli olarak) yüz kuruş gidiyor. Geçen sene bugünlerde İngiliz lirası sekiz yüz bu kadar iken, bugün 910 – 915 – 920 arasında yuvarlanıyor. (Enflasyon var.) Bugün istihsâl edilen (üretilen) 2,5 milyon metre kumaştır. Bilirsiniz ve takdir edersiniz ki, sermaye cıvadan cevval ve havadan da kaçkın bir şeydir.” Sf. 66
Zekî Bey (Gümüşhane); “Bir kanun yaparak memleketin Heyeti Umumiyesine (herkse, tamamına) şunu giyeceksin diye ısrar ederek giydirmek kolay değildir. Mevcut varsa giydirilebilir. Fakat yoksa o kanun ancak bizim kâğıtlarımız için de ve dosyalarda kalır. Bugün hepimiz arzu ederiz ki, memleketimiz diğer devletlere numunei imtisal (kendi işini yapma konusunda örnek) olarak kendi mamulâtını (ürettiklerini) giysin. Bunu arzu etmeyen fert yoktur. Fakat elimizde mevcut olan fabrikalar kâfi midir (yeterli midir), değil mimidir? Bunu nazarı itibara (göz önüne) almalıyız.”
Besim Atalay Bey (Aksaray); “İki buçuk milyon metrelik kumaş istihsal edildiğini (üretildiğini) dinlemediniz mi?”
Zeki Bey (Gümüşhane); “Dinledim… Bugün Karamürsel fabrikasının kuvvei imaliyesi (üretim gücü) senevî (yıllık) 450 bin metre kumaştır. Hâlbuki bu fabrikaya nispeten (oranla) Hereke daha ziyade (fazla) kudreti imaliyeye (üretim gücüne) maliktir (sahiptir). Maatteessüf (üzülerek belirtiyorum ki) bu kudreti imâliyeyi sarf edecek (kullanacak, harcayacak) elde ne pamuk vardır? Sf. 66 Hâlbuki bizim yünümüz velev ki biraz sert dahi olsa, elimizde bir filâtor makinesi olsa, bu gibi müesseseler (kurumlar) kendilerine lâzım olan trikotaj ipliği ihzar eder (hazırlar). İş ipliğin bükülmesindedir. Bu iplik bükecek makineler bizim elimizde bulunmadıkça daima, kendi muhitimizde imal edilen kumaşlar için muktazi (gereken) yünleri Avrupa’dan masuralar üzerine sarılmış iplik halinde getirtmek mecburiyetindeyiz. Kanun yapmak kolaydır ve lâkin bunları giydirmek müşküldür, çünkü vesait (araçlar) yoktur. Bunu temin için her vilâyet merkezinde lâakâl (en az) birer şube açmak mecburiyeti vardır. Bunun için de her şubeye gene lâakâl (en az) yirmi bin lira lâzımdır. Yekûnu üç dört yüz bin liraya varır. Fakat fabrikaların Heyeti Umumiyesi dört yüz bin liraya çıkar mı?” Sf. 67
Süleyman Sırrı Bey (Bozuk); “Süslü istemiyoruz, elde yapacağız ve o suretle giyeceğiz?”
Zekî Bey (Gümüşhane); “Onu yapsanız çok memnun olacağız. Fakat zatıâlinizin bugün üzerinde bulunan elbise İspanyol kumaşındandır. Evvelâ zatıâliniz yapmalı ondan sonra söylemeli” Sf. 80
Kanun kabul edildi.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 50 (2.12.1925 / 31.12.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 3, İçtima; 21, Celse: 1, – Sf. 60 ile 80 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın