Bilim, somut’ta gizli soyut’u görebilmek değilse nedir; herhâlde “zâhirî olanla değil “batınî” ile ilgilidir. Mutlaka, bilim, eninde sonunda bir görüş ve “bakış” hüneri olmalıdır; bunun için pek çok somut olguyu yan yana getirebilmek gerekir.
… bazı zaman kesitleri var, tekil somut olgu bile, çok büyük soyut kavram ve ilişkileri, derhal haber verebiliyorlar; sanki somut olgu ile yepyeni bir kavram, bir ve aynıdırlar. Böyle zaman kesitlerine, “bilimin üzerimize yıkılması” diyebiliyoruz.
Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın