Çok açık bir Kürt birliği perspektifi olan ilk Kürt lideri sayabileceğimiz Şeyh Ubeydullah’ın İran’ın içine yönelen büyük isyanının, Sultan Hamid’le birlikte geliştirildiği iddiası, hâlâ tartışılmaktadır. Bunu, Sultan Hamid’in, imparatorluğu tümüyle pan-islamist ilkelere dayandırmak ve aynı amaçla daha doğuya kaydırmak heveslerinin bir uygulaması sayabilir miyiz; en azından, Büyük Britanya’nın Ubeydullah’ın Doğu’ya doğru yayılmasından çok kaygılandığı ve durdurulması için Bab-ı Âli’ye baskı yaptığı bilinmektedir. “Hamidiye Alayları” çok etkin bir taciz düzen ve kuvvetidir; bu korucu alayları ile Ermeniler, sürekli katlediliyor ve sürekli topraklarından kovuluyordu. Diğer taraftan, bu taciz makinelerinin etnik niteliğine gelince, 1919 ve 1920 yıllarında, Anadolu’nun batısındaki gerilla kuvvetlerini Çerkes halkıyla özdeşleştirdiğimiz ölçüde ve hattâ çok daha fazla, Hamidiye Alaylarını da Kürt saymak durumundayız. Ermeni zenginliği ve Hamidiye Alayları, Kürt şef ve şeyhlerini, tümüyle, Osmanlı ve Türk düzenine bağlamıştır.
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın