Özgürlük endeksinin yükseldiği zamanda siyasî kan akıtmanın da artması çok üzücü olmakla birlikte, teorik düzeyde, hiç de şaşırtıcı görünmemektedir. Çünkü özgürlük, eninde sonunda, devlet zoru ile temas alanlarındadır; devlet zorunun ortadan kalkması ile özgürlük arasındaki sınırı tanımlamak da çok zordur. Öyleyse ve eğer özgürlük, devlet zoru ile zıtlık ilişkisi içindeyse, iç savaş ile yakınlık hâlindedir; çünkü iç savaş, devlet zorunun coğrafyasında boşluk anlamına gelmektedir. Devlet ise, tanımında, zorunu uygulama alanında boşluk kabul etmediği için, zoru yeniden zorlayabilmek üzere, kendi legalitesinin dışına çıkmaya zorlanmaktadır. Buna iç savaş diyoruz ve iç savaş, devletin parçalanmasının, bir başka görünüşü olmaktadır.
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 161, 162) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın