Sosyalizm, eşitçiliği ve ortak çalışma ve tüketmeyi ön plana çıkarmak olarak anlaşılıyor. Böyle anlamak istiyorum.
Eşitliği sadece mülkiyette veya mülkiyetsizlikte görmüyorum. Ücretlerde bir eşitleyici süreci sosyalizmin kuruluşunun vazgeçilmez koşullarından birisi sayıyorum. 1920 yıllarında Ekim Devrimcileri ücret eşitliğine son derece önem verdiler ve bunu gerçekleştirmeyi çok doğal bir gerek saydılar. Ancak; 1930 yıllarının sanayileşme sorun ve zorlukları Sovyet düzeninde “ücret makasının açılmasına, düşük ve yüksek ücret arasındaki farkın, kapitalist ülkelerde bile savunulamaz bir boyuta çıkmasına neden oldu.
Bunu tekrar düzeltmek ve sosyalist bir topluma yakışır bir hale getirmek görevi Brejniyef’e düştü; Brejniyef döneminde hem Sovyet yurttaşının tüketim kalıbı zenginleşerek arttı ve hem de ücretler arasında farklılık son derece makul bir düzeye indirildi. Sf. 239
Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın