Ricaut, Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi’nin maiyetinde, XVII. yüzyılın tam ortasında Türkiye’ye gelmiş ve çok dikkatli bir etüt bırakmıştır, bunun bilinmediğini söyleyemeyiz. Buradan bir paragraf aktarıyorum,
“Burada bir örnek vermekle yetineceğim”, Ricaut böyle başlıyor ve şöyle sürdürüyor. “Türklerin beşinci Padişahı Sultan Mehmet’in kardeşi Musa Çelebi’nin ölümünü takiben İznik’e sürülen Şeyh Bedrettin, yardımcısı Mustafa ile ikinci bir iç savaşın nasıl çıkacağı hususunda düşünmeye başlamıştı. İyice düşündükten sonra en iyi çarenin yeni bir din icat etmenin ve halkı İslam inanışına karşı kandırmanın olduğuna karar verdiler. Herhalde son derece dikkat çekici olmalıydı, kıyama, “yeni bir din icadı” olarak bakıyor ve çarpıcı, binaenaleyh, göze çarpmadığını söylemek imkânsızdır. Ricaut, bir araştırıcı değil diplomat idi ve bunları Börklüce Kıyam’ından iki yüz elli yıl kadar sonra ve Sabetay Sevi’nin messiyanik (Mesihlik iddiası) çıkışından ise yirmi yıl kadar önce yazıyordu. İstanbul’da idi, Türkçe okuma öğrenmişti, ancak yazdıklarını, okumaktan daha çok duyumlardan çıkardığını varsaymamız daha isabetlidir. Sf. 265, 266
Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 265, 266) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın