Türkler binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Rum, Ermeni, Yahudi vatandaşlara ait ev ve işyerlerini birkaç saat içinde yakıp yıktılar, yağma ettiler: Lebon. Markiz. Lion pastaneleri. Banco di Roma, Beyoğlu, Arnavutköy, Bebek, Beşiktaş, İstinye, Yeniköy semtlerini dolaşan öfke Adalar’a kadar ulaşmıştı…
Göstericiler, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır, Rumlar ittir it kalacaktır” diye slogan atıyorlardı sürekli.
6 ve 7 Eylül günlerinde süren olayların bilançosu korkunçtu: 3 kişinin öldürüldüğü, 30 kişinin yaralandığı saldırılarda. 73 kilise, 1 fabrika, 8 ayazma (alt katı kilise üstü cami olan ibadethane), 2 manastır, 3 584’ü Rum vatandaşlara ait olmak üzere 5.538 gayrimenkul tahrip edilip yakılmıştı.
Hükümet hemen teşhisini koydu: bu olay olsa olsa komünist kışkırtması olabilirdi!
Zaten Başbakan Adnan Menderes de 12 Eylül günü meclis kürsüsünde, komünistlerin tertibinden söz etmişti.
“Haberi” yapan Mithat Perin’in kişiliği çok ilginçti. 27 Mayıs 1960’tan sonra, 1962 yılı sonlarında MAH Başkanı Fuat Doğu’ya Kayseri Cezaevi’nden bir mektup geldi. Gönderen Mithat Perin’di. Perin, önce geçmiş yıllarda “servise” (MAH’a) verdiği çeşitli hizmetleri, “25 seneyi bulan gazetecilik hayatımda açık veya gizli hiçbir faaliyetten geri durmadığımı herkesten evvel senin bildiğin kanaatindeyim…” gibi sözlerle uzun uzun anlattıktan sonra baklayı ağzından çıkarıyordu. Hapisten çıkınca gazeteciliğe devam edecekti. Yapacağı yayınlarla komünizme ve Kürtçülüğe karşı cephe oluşturacaktı. Bunun için sahibi olduğu Havadis Matbaası’yla (Güneş Matbaacılık AŞ) İstanbul Ekspres gazetesine malî yardım, resmî ilan ve kredi kolaylığı rica ediyordu! O yıllarda Millî Emniyet Hukuk ve Basın Müşaviri Askerî Yargıç Doğan Tanyer bu mektubu dokuz yıl sonra, Devrim dergisinin 19 Ocak 1971 tarihli sayısında yayımladı. Sf. 45, 50
Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 45 ile 50 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın